{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/841 Esas<br>KARAR NO:2024/1264<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:24/03/2021<br>NUMARASI:2020/79 Esas, 2021/272 Karar<br>DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:31/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında düzenlenen 01.02.2018 başlangıç tarihli sözleşme ile müvekkilinin davalıya haşere ve zararlılarla mücadele hizmeti verdiğini, verilen hizmet karşılığında 2019 yılı Şubat ayı itibariyle 11.387,00 TL alacakları bulunduğunu, sözleşmenin 6.4 maddesi uyarınca faturayı takip eden 30 gün içerisinde fatura bedeli ödenmez ise işverenin temerrüde düşeceğini, davalının borcu ve işlemiş faizi ödememesi üzerine ... sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, davalının borca ve işlemiş faize haksız itiraz ettiğini, zorunlu arabulucuya başvurulmuşsa da anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevabında; takibe dayanak faturalarda belirtilen hizmetin şantiye şartlarına uygun yapılmadığını, davacı şirkete borçları bulunmadığını savunarak davanın reddine, %20'den den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br> İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacının verdiği hizmet karşılığında takip tarihi itibariyle 13.163,37 TL alacağı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile takibin devamına, davalının 13.163,37 TL alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; hizmetin şantiye şartlarına uygun yapılmadığını, davacının taahhüt ettiği edimi yerine getirmediğini, şantiye şartlarına uygun hizmet yapılmaması nedeniyle şantiyede işlerin bir süre durduğunu, icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, davacının 11.387,00 TL asıl alacak ve 1.776,37 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.163,37 TL'nin tahsili için davalı aleyhine  ... sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde borca ve faize itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde takibe itirazın iptali ve takibin devamı için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece; davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın % 20'si tutarında icra inkar tazminatına hükmedilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.1-Davalı vekili, davacının edimini yerine getirmediğini belirterek hükmü istinaf etmiştir. İlk derece mahkemesinde alınan raporda; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil vasfını taşıdığı, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre davacının takip tarihi itibariyle 11.387,00 TL alacağı bulunduğu, sözleşmenin 6. maddesine göre davacının faturayı takipeden 30 içinde ödeme yapılmazsa davalının temerrüde düşeceği, buna göre takip tarihi itibariyle davacının 1.776,37 TL işlemiş faiz talep edebileceği belirtilmiştir.Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445  Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı)Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davacının düzenlediği faturaların her iki tarafında usulüne uygun tutulan defterlerine kaydedildiği anlaşılmaktadır. Faturaları teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden davalının, bu fatura nedeniyle mal veya hizmet aldığının kabulü gerekeceğinden, davalının hizmet almadıkları yönündeki istinaf nedeni yerinde değildir.2-Diğer taraftan davalı hizmetin şantiye şartlarına uygun yapılmadığını savunmuştur. 6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır (Yargıtay 23. HD'nin 2016/991 Esas, 2018/5119 Karar sayılı kararı). Somut  olayda, davalı  hizmetin eksik ve ayıplı ifa edildiğine yönelik savunmasını somutlaştırmadığı gibi, tacir olan davalı, verilen hizmetin ayıplı olduğuna hususunda süresinde davacıya ayıp ihbarında bulunduğuna ilişkin delil de sunmuş değildir. Bunun yanında hizmetin eksik veya ayıplı olarak yapıldığına ilişkin ortada somut bir delil de bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.3-Öte yandan fatura ile belirlenen ve ticari defterlere kaydedilen alacak likit olduğundan, mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerinde olduğundan, davalının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/79 Esas, 2021/272 Karar ve  24/03/2021tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 195,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 232,60 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b/1 bendi ile aynı kanunun 362/1.a maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 31.10.2024 \t\t</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"eda4348286364992","SID":"b1b8f69863c034df"}}