{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>17. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/802 Esas<br>KARAR NO:2024/1262<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN\t        <br>MAHKEMESİ:İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ:26/01/2021<br>NUMARASI:2020/276 Esas, 2021/50 Karar<br>DAVA:İTİRAZIN İPTALİ<br>KARAR TARİHİ:31/10/2024<br>6100  Sayılı  Hukuk  Muhakemeleri  Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalı şirkete yemek servis hizmeti verdiğini, ancak davalının 2019 yılı Ağustos ayına ait toplam 14.761,44 TL bedelli iki adet faturayı ödemediğini, ihtarname ile borcun yedi gün içinde ödenmesi  istenmişse de ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı aleyhine... sayılı dosyasında takip başlattıklarını, davalının icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, takip tarihinde davalının yerleşim yeri adresinde icra takibi başlattıklarından davalının icra dairesinin yetkisine itirazının reddi gerektiğini, davalının faturaya itiraz etmemesi nedeniyle borca itirazında haksız olduğunu, zorunlu arabulucuya başvurmalarına rağmen anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP: Davalı vekili cevabında; davada yetkili mahkemenin müvekkilinin yerleşim yeri mahkemesi olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, Covid salgını sırasında  sözleşme bedellerinde indirimler yapıldığını, ancak yemek hizmeti veren davacının keyfi olarak yemek ücretinden artış yaptığını ve sonrasında kötü niyetli takip başlattığını savunarak davanın reddine, %20'den den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece, takip konusu faturaların her iki tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerine işlendiği, davalının faturalara itiraz etmeden defterlerine işlemesi nedeniyle hizmeti aldığının kabulü gerektiği, davalının ihtarnamede verilen yedi günlük ödeme süresi geçtikten sonra temerrüde düştüğü, buna göre 14.761,44 TL asıl alacak için takip tarihine kadar 691,94 TL işlemiş faiz talep edilebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 14.761,44 TL asıl alacak, 691,94 TL işlemiş faiz yönünden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalının alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; takipte ve davada müvekkili şirketin yerleşim yeri icra dairesi ve mahkemesi olan İstanbul Anadolu İcra Dairesi  ve Mahkemesinin yetkili olduğunu, davacının salgın sürecine rağmen hizmet bedelini keyfi olarak artırdığını belirterek kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep ve istinaf etmiştir. <br>DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının  12.441,60 TL ve 2.319,84 TL bedelli iki adet faturaya dayanarak toplam 14.761,44 TL asıl alacak ve  ve 771,90 TL işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine ... sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının yasal süresinde icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiği, davacının bir yıllık hak düşürücü süre içinde takibe itirazın iptali ve takibin devamı için işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece;  davanın kısmen kabulü ile 14.761,44 TL asıl alacak, 691,94 TL işlemiş faiz yönünden takibin devamına karar verilmiş, davalı vekili hükmü istinaf etmiştir.1-İcra takibi, takip tarihi itibariyle davalının yerleşim yeri icra dairesi olan İstanbul İcra Dairesinde başlatılmıştır. Takip tarihi itibariyle davalının yerleşim yeri icra dairesi takipte yetkili olup, mahkemece davalının icra dairesinin yetkisine itirazı reddetmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.2-Davalı vekili, hizmet bedelinin tek taraflı artırıldığını belirterek hükmü istinaf etmiştir.İlk derece mahkemesinde alınan raporda; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu ve lehlerine delil vasfını taşıdığı, davacı tarafından düzenlenen 12.441,60 TL ve 2.319,84 TL bedelli iki adet faturanın her iki tarafın defterlerine kaydedildiği, davalının faturaları yasal süresinde itiraz etmediği, davacının ticari defterlerine göre 31.12.2019 tarihi itibariyle davacının 14.676,56 TL alacağı bulunduğu, davalının ticari defterlerine göre 31.12.2019 tarihi itibariyle davalının 22.394,88 TL borcu bulunduğu, davacının takip tarihine kadar 691,94 TL işlemiş faiz talep edebileceği belirtilmiştir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK ‘nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. (Yargıtay15.HD'nin 2017/1445  Esas, 2018/1438 Karar sayılı kararı)Somut olayda, taraflar arasında yemek hizmeti verilmesi hususunda sözleşme bulunduğu ve davalının takip konusu faturaları itiraz etmeden defterlerine kaydettiği anlaşıldığından, fatura içeriklerinin sözleşmeye uygun olduğunun kabulü gerekir. Bunun aksinin yani fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükü bu kez davalıya geçmiştir. Ancak davalı fatura içeriğinin sözlemeye uygun olmadığını usulüne uygun delillerle ispatlayamamıştır. Bu nedenle mahkemece toplam 14.761,44 TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.3-Ancak HMK'nın 26. maddesine göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacı 14.761,44 TL asıl alacak ve  ve 771,90 TL işlemiş faizin tahsili için davalı aleyhine takip başlatmışsa da, dava değerini asıl alacak tutarı  14.761,44 TL olarak göstererek ve bu miktar üzerinden harç yatırarak eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. Bu nedenle mahkemenin, işlemiş faiz yönünden usulüne uygun harcı yatırılarak açılmış bir dava olmamasına rağmen istenen işlemiş faiz yönünden de karar vermesi doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenleri ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 3. nolu maddede belirtilen nedenler ile kabulü HMK'nın 353/1.b.2 bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında davanın kabulü ile takibin  14.761,44 TL asıl alacak tutarı yönünden devamına, faturada gösterilen alacak likit ve belirlenebilir olduğundan alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda 3. nolu maddede belirtilen nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/276 Esas, 2021/50 Karar ve 26/01/2021 tarihli kararının HMK'nun 353/1.b.2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, yeniden esas hakkında HÜKÜM TESİSİNE, 2-a)DAVANIN KABULÜ İLE, davalının.... sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİ İLE, takibin 14.761,44  TL asıl alacak üzerinden DEVAMINA, b)Asıl alacağın %20'si oranında hesaplanan 2.952,28 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, c)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 1.008,35 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 174,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 833,93 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, d)Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 174,42 TL peşin harç ile 826,00 TL yargılama gideri toplamı olan 1.054,82 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, e)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, f)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AÜTT gereğince davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 14.761,44 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,İstinaf Giderleri Yönünden 3-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 264,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 163,60 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA 4-Davalı tarafından yatırılan 426,10 TL istinaf harçlarının davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konu hakkında karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,7-6100 sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın tebliğ gideri karşılandıktan sonra artan kısmın yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1-b.2 bendi ile aynı kanunun 362/1a Maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.31.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5f4ec411ff08bb0d","SID":"e6877923c78bb06f"}}