{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi   35. Hukuk Dairesi     <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/888 <br>KARAR NO\t: 2024/1346<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: DR. ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 05/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2020/456 Esas 2023/240 Karar<br><br>DAVACI\t:  <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 06/11/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 06/11/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile  anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 22.09.2018 günü saat 19.45 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı traktörü ile Yarışlı Köyü istikametinden gelerek ilçe merkezi istikametine seyir halinde iken Sedir Sokağa girmeden 100 metre mesafede ve Altangöz Mahallesi istikametine dönüş için kullanılan stabilize yola doğru dönmek istediği esnada yine aynı istikametten gelen önündeki traktörü sollamaya başlayan ... sayılı kamyonet sürücüsü müvekkil ...'nun kullandığı aracın sağ ön lastik kısımlarına traktörün sol ön lastik kısmının çarpması neticesinde kamyonetin devrilmesi neticesinde, müvekkilinin de yaralanmasına neden olan, çift taraflı, yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olayla ilgili olarak kaza mahallinde görevli memurlarca tutulan kaza tespit tutanağına göre iş bu kazanın oluşumunda, her ne kadar  iki tarafa kusur verilmiş olsa da, bu kusur dağılımını kabul etmediklerini, müvekkilinin malul kalacak derecede yaralandığını, müvekkilinin sağ ayak bileğinde kırığının olduğunun tespit edildiğini, olaya karışan ... plakalı aracın trafik poliçesinin davalı ...Ş. tarafından yaptırıldığını, davalı tarafın olumlu cevap vermemesi ve ödemede bulunmaması nedeniyle arabuluculuğa başvurulduğunu, anlaşmaya varamadıklarını belirterek, müvekkilinin gerek fiziki ve gerekse psikolojik olarak sağlık durumunun kötüy gitmesi ve maluliyet miktarının artması ihtimaline binaen fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sürekli işgöremezlik tazminatı olarak HMK 107 anlamında şimdilik 1.000 TL, geçici olarak bakıma muhtaç kalmasından dolayı hasıl olan bakıcı gideri olarak HMK 107 anlamında şimdilik 500 TL olmak üzere  toplam 1.500 TL maddi tazminatın davalı ...Ş.'den tahsili ile müvekkile verilmesine, hükmedilecek tazminatlara davalı tarafa yapılan başvuru tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde;  davacının geçici iş göremezlik zararına ilişkin talepleri tedavi gideri kapsamında olup tedavi gideri taleplerinin trafik sigortası yeni genel şartları gereği teminat dışı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla, 6111 Sayılı Yasa uyarınca müvekkil şirketin geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi giderleri nedeniyle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafın tedavi gideri taleplerinin müvekkil şirket açısından reddi gerektiğini, sigorta poliçesinde yazılı teminat tutarı, maluliyet halinde doğrudan doğruya hak sahiplerine ödenmeyeceğini, davacı tarafın sürekli maluliyet halinde zararını ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın zararını usulen ispatı gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, teminatın tek, hasar görenlerin birden fazla olması durumunda Karayolları Trafik Kanunu 96. madde gereğince teminatın paylaştırılması gerektiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçede yazılı limitle sınırlı olduğunu, kaza tarihinde geçerli poliçe teminatının 360.000 TL ile sınırlı olduğunu, davacının kazanın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik gereğince Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp ana bilim dalı Başkanlığından alınan Adli tıp raporunda malüliyet durumunun % 4, bakıcı ihtiyacının 1 ay olduğunun tespit edildiği, kusur ve aktüer bilirkişisinden rapor alındığı, davalı sigortalı traktör sürücüsünün sola dönüş yapmadan önce soldan gelen araç trafiğini kontrol ederek traktör olması nedeniyle sol şeride geçiş yaptıktan sonra dönmesi gerekirken kontrolsüzce dönüş yapmaya çalışması nedeni ile %75, davacının sola dönüş yapmak için manevra yapan traktörü gördüğünde ani fren yaparak kazayı önleyebileceği gözetilerek % 25 oranında kusurlu olduğu, THR 2010 yaşam tablosu ve progresif rant yöntemine göre hesaplamanın yapıldığı, savcılık aşamasında  sigortalı araç sürücüsü ile yapılan uzlaşmanın manevi tazminat yönünden gerçekleştiği  gerekçesiyle; \" Davanın kısmen kabulüne, 101.862,62 TL kalıcı, 1.522,13 TL geçici iş görmezlik bedeli toplamı 103.384,75 TL'nin 15.05.2020 tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine\" karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavalı\t\t...Ş.  vekili istinaf dilekçesinde, davanın esastan reddine karar verilmesi gerekirken, usulden reddine karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, mahkeme CMK 253/19 maddesi “uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır.” hükmünü uzlaşmayı maddi ve manevi tazminat olarak ayırarak davanın kabulüne karar vermişse de, uzlaşmanın bütünlüğünü bozarak, sigortalının sorumluluğunu sigortacının sorumluluğundan ayırdığından, davanın esasına ilişkin şart bulunmadığından ve davanın esastan reddine karar verilmesi gerektiğinden istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE\t<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>\tDava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.<br>\tDosyadaki yazılara, kanuni gerektirici sebeplere,  haksız fiilin, uzlaşmaya tabi olduğu eylemden kaynaklanması durumunda, kaza tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 253/19. maddesi gereğince uzlaşılan eylem nedeniyle tazminat davası açılmayacağının  kabul edildiğinin, kaza tarihinde ve mahkemece karar verildiği tarihteki uzlaşmanın sonuçlarını düzenleyen CMK'nın 253/19 maddesinde; “(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde, 171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” denilerek, uzlaşmanın ceza yargılaması ve hukuk yargılaması açısından sonuçları düzenlenmiş, ilgili düzenlemede; \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" denilerek, uzlaşma sağlanması durumunda kesin olarak hukuk mahkemesinde aynı eylem nedeniyle tazminat davası açılmayacağı kabul edilmişken, ilgili düzenlemenin Anayasa'ya aykırı olduğundan bahisle yapılan iptal başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi'nin, E.2023/43, K.2023/141, 26/07/2023 tarihli, 18/10/2023 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren iptal kararı ile ilgili maddedeki  \"Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz\" hükmünün iptaline karar verildiğinin,  Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararlarının Resmî Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve eldeki tüm uyuşmazlıklara uygulanması gerektiği uyulması zorunlu yargısal içtihatlar ile kabul edildiği, (Yargıtay 4 H.D. 2022/7266 E 2022/16129 K.), görülmekte olan davada uygulanacak olan Kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olması nedeniyle mahkemenin iptal sonrası oluşan mevzuat çerçevesinde değerlendirme ve karar verme gerekliliği, Anayasa Mahkemesinin kararının geriye yürümezliğine aykırı bir durum  olmadığının, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı, uzlaşılan hususlar ve uzlaşmanın mahiyet ve amacı değerlendirilmek suretiyle, taraflar arasındaki uzlaşmanın hakkın özünden vazgeçme mahiyetinde olup olmadığı, davacıya uzlaşmanın hüküm ve sonuçlarının anlatılıp anlatılmadığı, davacının bu çerçevede maddi ve manevi zararlarından feragat edip etmediği iptal kararındaki gerekçeler de değerlendirilmek suretiyle, TBK'nın Genel Hükümleri de nazara alınarak, dava dışı işleten/sürücü ve davacı arasındaki uzlaşmaya yönelik anlaşmanın maddi tazminat hakları açısından hakkın özünden vazgeçme sonucunu doğurup doğurmayacağı değerlendirilmesinin gerekmekle birlikte, ilk derece mahkemesince, uzlaşmanın sadece manevi tazminat yönünden yapıldığına yönelik değerlendirmesinin yerinde bulunduğu,   davalı vekilinin emsal olarak gösterdiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi  2020/470 E.,  2021/918 K., sayılı ilamında ise,   davacının olayın asıl faili konumunda bulunan sürücünün  herhangi bir edim talebi olmaksızın ( maddi/manevi ayırdedilmeksizin) uzlaşmış olduğu kabul edilerek tazminat davası açma hakkından feragat etmiş sayılacağının  kabul edildiği ve somut olayda emsal niteliği bulunmadığı anlaşılmakla,  davalı vekilinin istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.<br>\tAçıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 3531-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  7.062,21-TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan  1.765,56 -TL harcın mahsubu bakiye 5.296,65-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, <br>\t3-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-Gider avansından artan kısım varsa karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,\t<br><br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/11/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br>\t<br>\t<br>\t\t\t\t<br>.<br>Başkan ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Üye ...<br> <br><br>Katip ...<br> <br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"143199eae5fe2c47","SID":"ee623838942593f8"}}