{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2022/482<br>KARAR NO\t \t: 2024/1563<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2020/85\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>KARAR NO\t\t: 2021/780<br>DAVA TARİHİ\t: 06.02.2020<br>KARAR TARİHİ\t: 29.11.2021\t<br>DAVA\t\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 31.10.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 31.10.2024<br><br>İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.11.2021 tarih ve 2020/85 Esas, 2021/780 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında 08.07.2014 tarihinde çatı kaplaması için gereken panel malzemelerinin temini ve montajı konulu sözleşmenin imzalandığını,  ancak davalı tarafın sözleşme ile üstlendiği binanın çatı kaplaması için gereken malzemelerinin temini ve montajı işinde uygun malzeme kullanılmaması ve panel kaplama işlemi sırasında yapılması gereken uygulamaların eksik ve hatalı yapılması sonucu söz konusu panellerin çeşitli yerlerinde paslanmalar ve deformasyonlar oluştuğunu, bunun üzerine müvekkili şirkete ait ... İli, ... İlçesi ... Organize Sanayi Bölgesi ... Sk. No:... adresinde bulunan binanın çatısına panel yapımı sırasında davalı tarafın ayıplı ifası sebebi ile meydana gelen zarar miktarının ve çatıdaki panellerin fiziki durumunun tespiti için 15/03/2019 tarihinde Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/17 Değişik iş dosyası ile delil tespiti talep edildiğini, daha sonra 29/08/2019 tarihinde seçimlik haklarını kullanmak ve tazminat amacıyla arabuluculuk başvurusu yapılmış olup; 01/10/2019 tarihinde anlaşamama tutanağı imzalandığını, akabinde davalı şirket ile devam eden şifahi görüşmeler neticesinde davalı şirketin ayıplı ifanın giderilmesi için ücretsiz onarım yapmayı kabul ederek 13/11/2019 tarihinde tadilat işlemi yaptığını, Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/17 Değişik iş dosyası ile yapılan tespitte alınan bilirkişi raporunda; yağmur derelerinin üzerine gelen panellerin alınları açık bırakıldığı için yağışlı günlerde panellerin içi bitim yerlerinden su aldığından, sadece panel bitim yerlerinde ciddi anlamda malzemenin korozyona uğradığını, panellerin alın kapamaları yapılmadığı için ciddi korozyon - paslanma hatta aşırı sudan panel bitim yerlerinin yosun kapladığı; saçaktaki paslanma sorununun giderilmesi için ancak çatıdaki mevcut tüm panellerin sökülüp yeni saçak alın kaplamalı sandviç panel olacak şekilde takılması gerektiği ve maliyetinin 20.172 USD + KDV tutarında olduğunun tespit edildiğini, bilirkişi raporunda saçak alın kapamalı sandviç panellerin daha pahalı olduğu belirtilmişse de; müvekkili şirketin çatı yapımı işini hangi malzemenin uygun olacağı dahil tamamıyla ... A.Ş.'nin uzmanlık alanında olması nedeniyle anılan şirketle anlaştığını ve ödeme yaptığı 2014 yılında; bilirkişi raporunda belirlenen şu anki rayiç bedellerden daha yüksek tutara işi yaptırdığını, hatalı proje önerilmesinden ve işyerine uygun çatı planlanması durumundan ... A.Ş.nin sorumlu olduğunu, bilirkişi tarafından sadece saçak alın kapama ibaresinin sözleşmede yer alıp almadığı irdelenmiş olup; kullanılan çatı panelinin ayıplı olup olmadığının incelenmediğini, halbuki paslanmaya karşı galvaniz veya katafroz uygulaması yapıldıktan sonra fırın boya yapılması gereken çatı panel saçlarına bu işlem yeterince özenli yapılmadığı takdirde korozyona karşı direnci düşük kalması yönünde inceleme ve irdeleme yapılmadığını, yine saç kalınlığı sözleşme ile belirlenen olması gereken ölçülerde değilse, galvanizleme ve elektrostatik boyama işlemi usulünce yapılmamışsa bu hususlarda paslanma gerekçesi olabildiğini, ayrıca bilirkişi raporunda çatı yapımı üzerinden yaklaşık 5 yıl geçmiş olması nedeniyle garanti süresinin dolduğuna dair değerlendirme yapılmışsa da;(teslim tarihi,zamanaşımını kesen nedenler vs üzerinde durulmadan) ayıplı ifa durumunda ve gizli ayıp durumunda işbu sürelerin gizli ayıbın ortaya çıkması ile başlayacağından raporda bu hususun da gözardı edildiğini, bilirkişi raporunun diğer aleyhe kısımlarını kabul etmediklerini, davalının 13/11/2019 tarihli onarımı neticesinde yeniden keşif yapılması gerekli olup, yapılacak keşfin ardından tespit edilecek hususlarda davalı tarafça ücretsiz onarım yapılmasını ancak alınacak raporda yapılacak tespit neticesinde yasa gereği bu durumun aşırı bir masrafı gerektirdiğinin tespiti halinde; yapılacak hesaplamaya göre eseri alıkoyup, bedelden indirim isteme haklarını kulanmak istediklerini belirterek taleplerini artırma hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00.-TL tutarında tazminatın davalıdan tahsiline, masraf ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, delil tespit masraflarının maddi tazminat kaleminde kabul edilmemesi halinde işbu esas dava yargılama giderlerine eklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. <br>YANIT:<br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının müvekkilinden herhangi bir hak ve alacağının olduğunu kabul etmemek kaydıyla yapılan imalat ve sözleşme bedeli açık ve net olup davacı yanın işbu davayı belirsiz alacak talebiyle ikame etmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin yokluğunda Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi 2019/17 D.İş sayılı dosyasında da imalatın değerine ilişkin, kabul anlamına gelmemekle, hesaplama yaptırıldığını, açılacak olan davanın miktarının biliniyor olması halinde böyle bir dava açılması mümkün olmayıp kısmi dava açılmasının Mahkememiz nezdinde yapılacak ön incelemede harcı tamamlamaya ilişkin süre dahi verilmeksizin usulden reddi gerektiğini, taraflar arasında, davacı yanın \"... organize Sanayi Bölgesi ... Sokak No:... ... Beldesi ...-... adresinde bulunan, çatısı çelik yapı olan binasının çatı kaplaması için gereken taşyünü dolgulu çatı panel malzemelerinin temini ve montajının yapılması\" işine ilişkin 08/07/2014 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin işbu sözleşme uyarınca kararlaştırılan malzemeleri kullanmak suretiyle yine sözleşmede belirtilen usul ve şartlara uygun olarak işi tamamladığını, dolayısıyla müvekkili şirketin sözleşmeye aykırı bir davranışı söz konusu olmayıp, davacının işbu sözleşmeden kaynaklı herhangi bir tazminat hakkı bulunmamakla birlikte haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini, ayrıca sözleşme uyarınca garanti süresi dolduğu gibi yasal dava süresinin de zamanaşımına uğradığını, sözleşme bedelinin tarafların özgür iradesi ile herhangi bir zorlama ya da hataya maruz kalmaksızın taraflarca imza altına alındığını belirterek davanın esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına  karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 29.11.2021 tarih ve 2020/85 Esas, 2021/780 Karar sayılı kararı ile özetle; \"...Mahkememizce yapılan değerlendirmede ise \"işletmenin çatının alt katındaki faaliyetlerine ara vermesi\" riski geçici bulunmuş, yine çok titiz işçilik ve garanti verilmesine dair hususların da yapılan işin mahiyeti, hassasiyeti ve tarafın işe dair bilgi birikimi ve altyapısı itibari ile bu noktaları karşılayabileceği değerlendirilerek hüküm tesisinde \"sandviç çatı panellerinin hasarlı kısımlarının kesilerek ekleme yapılması\" şeklindeki seçimlik hakka dair tercihte bulunulmuştur. TBK 475.maddesi ''Eser Sözleşmesinde İş Sahibinin Seçimlik Hakları'' hükümleri dairesinde; eserdeki ayıp sebebi ile eser sahibinin seçimlik hakkının dava dilekçesindeki talep, eserin ana yapının bütünleyici parçası mahiyetinde olması ile kanunun ilgili hükmünün taraflar ve dava konusu açısından daha lehe olması itibariyle; ''Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.''şeklindeki seçimlik hakkın tercihi ile, dosya kapsamına, tarafların durumlarına ve yapılan işin hususiyetine uygun düşeceği değerlendirilen; \"sandviç çatı panellerinin hasarlı kısımlarının kesilerek ekleme yapılması* şeklinde bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; Eser sahibi lehine davalının TBK 475.maddesi 3.bendi mucibince aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yüklenici davalıya ait olmak üzere, *Sandviç çatı panellerinin hasarlı kısımlarının kesilerek ekleme yapılması* şeklinde masrafı davalıya ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasına, Ücretsiz onarıma dair seçimlik hak tercih edilerek ayrıca hadise itibari ile eserin alıkonulup bedelden tenzilat hakkı kullanıma uygun olmamakla bu yönden karar verilmesine yer olmadığına, Dava dilekçesi 4 numaralı bendindeki maddi tazminat talebinin dava sebepli yargılama giderleri kalemleri olduğu ve ayıplı ifa sebepli vakıa, delil, anlatım, vb. bulunmamakla tazminat talebinin bahse konu masraflar yargılama giderlerinde davalıdan alınıp davacıya verilecek bedeller olduğundan bu yönden davanın reddine,\" dair karar verilmiştir.<br>İSTİNAF EDEN: Davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili tarafından verilen 09.03.2022 havale tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Söz konusu dosyada zaman aşımı ve garanti süresine yönelik itirazların reddedilmesi taraflarınca hiçbir şekilde kabul etmediklerini, yerel mahkemece müvekkilinin ağır kusurlu olduğundan bahisle ayıplı esere ilişkin davanın 20 sene içinde açılabileceği şeklinde bir yoruma gidildiğini, söz konusu kararda müvekkilinin ayıplı bir ifasının olmadığı geçmekte iken ve de dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında davacı tarafın çatıda özenli kullanım yapmamasının meydana gelen zarara katkıda bulunduğunu, müvekkilinin ağır kusurlu olduğu varsayımı abest olduğunu, davacı tarafından iş bu davanın ikame edilmeden evvel müvekkili tarafa resmi şekilde yapılan bir ayıp ihbarının gönderilmesi ya da gönderilmemesi olduğunu, ayıplı mala ilişkin davanın ikame edilmeden evvel satıcı tarafa bir ayıp ihtarnamesinin gönderilmesi ve bunun dosyaya ibrazının bir dava şartı niteliğinde olduğu için söz konusu durumun yerel mahkemece dikkate alınmadığını,  müvekkili şirketin iş bu sözleşmede hiçbir şekilde \"alın kapama işi ile yükümlenmemiş iken ve de ek işlerin ancak davacının talebi halinde düzenlenecek ek bir sözleşme ile yapılabileceği kararlaştırılmış iken yerel mahkemece taraflarca sözleşmede düzenlenmeyen bir hususun müvekkili sorumluluğunda olduğunun iddia edilmesi\" ahde vefa ilkesine aykırı düştüğünü, kural olarak hiç kimsenin isteği olmaksızın bir sözleşme ilişkisine girmeye mecbur olmadığını, yerel mahkemece müvekkili davalının ek bir sözleşme önerilmesi konusunda ağır kusurunun bulunduğu yönündeki ifadelerin Anayasa'nın 48. Maddesine aykırı olduğunu, tarafların 08.07.2014 tarihinde akdetmiş oldukları sözleşme ile anlaşılan hususların belirlendiğini, bu hususların müvekkili davalı tarafından dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ile de sabit olduğunu, davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin reddedildiğini, mahkemece taraflar lehine bir vekalet ücreti alacağına hükmedilmediğini, taraflar lehine bir vekalet ücretine hükmedilmemesine ilişkin kısmın düzeltilmesini talep ettiklerini, tehiri icra taleplerinin kabul edilerek istinaf incelemesi sonuna kadar yerel mahkeme kararının geri bırakılmasını, kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını, davacılar iş bu davayı ikame etmekte kötü niyetli olduğundan %20'den az olmamak üzere davacılar aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmesini talep ederek istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.<br>YANIT:<br>Davacı vekili tarafından verilen 22.03.2022 havale tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; Dilekçelerinde ayrıntılı olarak açıkladıkları üzere davalı tarafça gerekçeli kararda ayıplı bir ifa olmadığına ilişkin bir tespit bulunduğu iddialarının gerçeklerle bağdaşmadığını, davalı tarafın zaman aşımı iddialarının hiçbir şekilde kabul edilebilir olmadığını, davalı şirketin sorumluluktan kurtulduğu savunmasının uyuşmazlığın esası incelendiğinde somut vakıalar ile uyuşmadığını, davalı tarafın sözleşme kapsamını aleyhe daraltmaya çalışmakta ise bilirkişi tarafından tespit edilen teammüllerin ve hususların doğrultusunda bu durumun kabulünün mümkün olmadığını, ilk derece mahkemesi tarafından verilen karar yerinde olduğundan davalı tarafın istinaf nedenlerinin esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br> İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda aşağıdaki değerlendirmeler yapılmıştır:<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan ayıp nedeniyle seçimlik hakların kullanılması istemi ile açılmıştır.  İlk derece mahkemesi tarafından davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen nedenlerle istinaf edildiği görülmüştür.<br>Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmelerinin özel bir türü olan kat karşılığı inşaat sözleşmeleri karşılıklı edimleri içeren bir sözleşme olup, bu sözleşmelerde arsa sahibi; inşaat yapılacak arsayı hazır durumda yükleniciye teslim etmek ve inşaat yapıldıktan sonra da yüklenicinin hak ettiği bağımsız bölümlerin devrini sağlamak, yüklenici ise; arsa üzerinde bilime, fenne ve imara uygun bir şekilde binayı yaparak arsa sahibine teslim etmek borç ve yükümlülükleri altındadır.<br>Eser sözleşmesini diğer iş görme sözleşmelerinden ayıran önemli özelliklerinden birisi sonuç sorumluluğu, yani tarafların iradeleri doğrultusunda yüklenici tarafından bir sonucun meydana getirilmesi taahhüdüdür. Zira; eser sözleşmesinde bir eserin yaratılıp teslim edilmesi borcu altına girilmektedir. Bu borcun altına giren taraf, yani yüklenici, işin mahiyeti gereği işi sadakat ve özenle yerine getirmek zorundadır. <br>Eserin, sözleşmede kararlaştırılan niteliklerine ya da iş sahibinin beklediği amaca uygun olmaması veya lüzumlu bazı vasıflardan bir ya da bir kaçının bulunmaması halinde ayıplı ifa edildiğinin kabulü gerekir. Ayıp bir malda ya da eserde sözleşme ve yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Başka bir anlatımla ayıp, eşyanın normal niteliklerden ayrılmasıdır. Kural olarak eser sözleşmelerinde ayıbın varlığı her türlü delille kanıtlanabilir. Uygulamada, ayıp, gizli-açık ayıp ayrımına tabi tutulmaktadır. Gizli ayıp, eserin tesliminden sonra genellikle kullanım sonucu kendini gösteren ve o eserde  sözleşme ve dürüstlük kurallarına göre olmaması gereken farklılıklardır. Açık ayıp ise, yine sözleşme ve dürüstlük kurallarına göre eserde olması gerektiği halde fiilen mevcut olmayan vasıf eksikliğidir.<br>Somut olayda, taraflar arasında  \"... organize Sanayi Bölgesi ... Sokak No:... ... Beldesi ...-... adresinde bulunan, çatısı çelik yapı olan binasının çatı kaplaması için gereken taşyünü dolgulu çatı panel malzemelerinin temini ve montajının yapılması\" işine ilişkin 08/07/2014 tarihli eser sözleşmesi imzalandığı, davacı tarafça panellerin çeşitli yerlerinde paslanmalar ve deformasyonlar oluştuğu iddiası ile meydana gelen zarar miktarının ve çatıdaki panellerin fiziki durumunun tespiti için 15/03/2019 tarihinde Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/17 Değişik iş dosyası ile delil tespiti yaptırıldığı ve ardından eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı vekili, işin sözleşmeye uygun şekilde yapıldığını, sözleşmede belirtilen garanti süresinin dolduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. <br> 6098 sayılı TBK'nın 474. maddesi hükümlerine göre iş sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorunda olduğu, TBK'nın 472/son maddesi hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler uyarınca gerek açık ayıp, gerekse de gizli ayıplarda iş sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmakta ise de, yüklenici eserdeki işçilik, malzeme ve yapımla ilgili açık ve gizli ayıplardan dolayı sorumluluğu garanti ettiği süre için bunu önceden kabul ettiğinden, yüklenici lehine olan iş sahibinin ihbar zorunluluğunu aramaktan vazgeçtiği ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları ücretsiz olarak gidermeyi sözleşme tarihinde peşinen kabul ve taahhüt ettiği kabul edilir. İş sahibi ihbar zorunluluğu olmaksızın garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili zamanaşımı süresi içinde seçimlik haklarını kullanarak yükleniciden ayıpların giderilmesini talep edebileceği gibi, aleyhine dava açabilecek ve iş bedelini ayıp giderim bedeli miktarınca ödemekten kaçınabilecektir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, 2021/6077E., 2022/4952K. sayılı ilamı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi, 2013/4976 E. 2014/4282 K. sayılı ilamı). Bu nedenle davalı vekilinin sözleşmede belirtilen garanti süresinin dolması nedeniyle sorumluluğu bulunmadığı yönündeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir. <br>Eser sözleşmesinde, işin uzmanı sayılan yüklenici, yapımını yüklendiği işi, özen borcu gereği olarak fen ve sanat kurallarına, sözleşme hükümlerine, kendisine duyulan güvene ve beklenen amaca uygun şekilde yapmakla yükümlüdür. Sadakat borcu gereği ise,  yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapması ve ona zarar verecek her türlü eylemden kaçınması gerekir. Dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olarak hazırlanan bilirkişi raporunda dava konusu çatı kaplaması panellerinin alın kapaklı olarak imal edilmemesi eksik ve ayıplı imalat olduğu, basiretli ve işinin ehli bir tüccar olarak  yüklenicinin çatı kaplaması panellerinin uç kısımlarına saçak alın kapaklarını takması gerektiği belirtilmiştir. Davacı tarafça, işin sözleşmeye uygun şekilde yapılmadığı iddiası ile öncelikle  Menderes Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/17 Değişik iş dosyası  sayılı dosyası ile tespit yaptırılmış ve ardından dava açılmıştır.   Davacının delil tespiti sonrasında eldeki davayı açtığı dikkate alındığında davacının ayıp ihbarında bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davacının ücretsiz onarım yapılmasına ilişkin talebinin kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygundur.   Mahkemece \"davanın kısmen kabulüne\" karar verildiği, her ne kadar Mahkemenin delil tespiti dosyasında yapılan giderlerin yargılama giderlerinden olduğuna ilişkin tespiti doğru ise de davacı tarafça ücretsiz onarım ile giderilmeyen zarara ilişkin olarak 100,00-TL maddi tazminat isteminde bulunulmuş ve Mahkemece bu talebi reddedilmiştir. Bu kısım yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamıştır. Belirtilen nedenle davalı vekilinin istinaf isteminin kabulüne karar verilmiştir.  <br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-2. maddesi gereğince kaldırılarak, Dairemizce yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>A)1-Davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun KABULÜ ile;<br>2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29.11.2021 tarih ve 2020/85 Esas, 2021/780 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/(1)-b/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,<br>B) Esasa ilişkin aşağıdaki şekilde yeni hüküm tesisine:<br>1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;<br> TBK 475.maddesi ''Eser Sözleşmesinde İş Sahibinin Seçimlik Hakları'' hükümleri dairesinde;<br> Eserdeki ayıp sebebi ile eser sahibinin seçimlik hakkının dava dilekçesindeki talep, eserin ana yapının bütünleyici parçası mahiyetinde olması ile kanunun ilgili hükmünün taraflar ve dava konusu açısından daha lehe olması itibariyle '' Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.''şeklindeki seçimlik hakkın tercihi ile;<br>*Sandviç çatı panellerinin hasarlı kısımlarının kesilerek ekleme yapılması* şeklinde bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; Eser sahibi lehine davalının TBK 475.maddesi 3.bendi mucibince aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yüklenici davalıya ait olmak üzere, *Sandviç çatı panellerinin hasarlı kısımlarının kesilerek ekleme yapılması* şeklinde masrafı davalıya ait olmak üzere ESERİN ÜCRETSİZ ONARILMASINA, <br>2-Ücretsiz onarıma dair seçimlik hak tercih edilerek ayrıca hadise itibari ile eserin alıkonulup bedelden tenzilat hakkı kullanıma uygun olmamakla bu yönden KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,  <br>3-Dava dilekçesi 4 numaralı bendindeki maddi tazminat talebinin dava sebepli yargılama giderleri kalemleri olduğu ve ayıplı ifa sebepli vakıa, delil, anlatım, vb. bulunmamakla tazminat talebinin bahse konu masraflar yargılama giderlerinde davalıda olup davacıya verilecek bedeller olduğundan bu yönden DAVANIN REDDİNE, <br>4-Bilirkişinin ek ücret talebi yerinde görülmekle bilirkişiye 300,00 TL ek ücret takdiri ile davacı gider avansından ödenmesine, <br>5-Alınması gereken 6.256,30 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 54,40 TL peşin harç ile 1.509,67 TL tamamlama harcı toplamı 1.564,07 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 4.692,23 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, (Mükerrer harç tahsilinin önlenmesi için ilk derece mahkemesi kararından sonra yazılan harç tahsil müzekkeresinin işlemsiz iadesine, infaz olunmuş ise yatırana iadesi için ilk derece mahkemesi  tarafından müzekkere yazılmasına),<br>6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan  12.650,76-TL  vekalet ücretinin davalıdan  alınarak, davacıya verilmesine, <br>7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2. Maddesi gereğince gereğince hesaplanan  100,00-TL  vekalet ücretinin davacıdan  alınarak, davalıya verilmesine, <br>8-Davacı tarafından yapılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç, 7,80 TL vekalet harcı, 384,90 TL keşif harcı, 1.509,67 TL tamamlama harcı, 19,00 TL tebligat masrafı, 55,00 TL e-tebligat masrafı, 350,00 TL ATGV araç ücreti, 850,00 TL bilirkişi ücreti ile Menderes Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/17 değişik iş sayılı dosyasında yapılan 314,00 TL keşif harcı, 606,00 TL vekalet ücreti, 150,00 TL ATGV araç ücreti, 14,00 TL tebligat posta masrafı, 4,50 TL e-tebligat masrafı, 300,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.673,67 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>9-HUAK 18/A Maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk kapsamında suç üstü ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL ara buluculuk giderinin 6831 Sayılı Yasa hükümlerine göre davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,<br>10-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri ve yatırılan delil avansı bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, <br>11-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,<br>C) İstinaf Yargılaması Hakkında:<br>1-Davalı tarafın istinaf isteminin kabulüne karar verildiğinden, davalı tarafından yatırılan 1.564,08-TL istinaf nispi karar harcının istek halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,<br>2-Davalı tarafından yatırılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan yargılama giderlerinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, <br>3-HMK. 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine,<br>4-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,\t<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/(1)-a maddesi gereğince kesin olmak üzere 31.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.  <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0da7863a0bd30a15","SID":"10dc0ceeff479ab0"}}