{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  31. HUKUK DAİRESİ     <br>                    T.C.<br>               ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>       31.HUKUK DAİRESİ\t\t\t<br><br>DOSYA NO\t: 2022/1040  Esas<br>KARAR NO\t: 2024/894                                   (İnceleme aşamasında / Duruşmasız)<br>\t\t   \t               (Kararın Kaldırılarak Gönderilmesi <br>\t\t\t\tHMK 353/1-a-4 ve a-6)<br><br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/06/2022<br>NUMARASI\t\t: 2016/118 Esas-2022/483 Karar<br><br>DAVACI \t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>BİRLEŞEN DAVANIN<br>KONUSU                                :Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak <br>KARAR TARİHİ\t: 22/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 07/11/2024<br><br>Taraflar arasında asıl ve birleşen davalarda görülen eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali ve alacak davalarında mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br> İSTEM;<br>Asıl davada davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkili şirket arasında akdedilen 16/01/2015 tarihli söleşmenin 2. maddesinde de açıkça ifade edildiği üzere müvekkili şirketin, davalı şirkete ait olan \"... parselde\" yapılacak inşaat için ilgili standartlara uygun, temel altı ve perde su yalıtım malzemelerinin tedarikini yapmayı, tedarik edilen malzemelerin inşaat alanına uygulanması esnasında sınırlı süreli süpervizörlük hizmeti vermeyi ve uygulamanın usulüne uygun yapılıp yapılmadığını kontrol etmeyi üstlendiğini, yine anılan sözleşmenin 9. maddesi uyarınca müvekkili şirketçe davalıya “yalnızca ödemesi yapılan malzemelerin temin edilmemesinin ve bu malzemelerin bedelinin teminatı olarak\" ... Şubesine ait 16.01.2015 tarih, 33610002405 sayı ve 1.496.690,18 TL bedelli teminat mektubu verildiğini, müvekkili şirketin temin ve teslimini üstlendiği malzemelerin, taraflar arasında mevcut sözleşme ve ekindeki sevk programında belirlenen tarihlerden çok daha önce yine sevk programında belirlenen malzemelerin fazlası olacak şekilde hazır edildiğini, ancak davalının teslim yeri olan şantiyelerinin hazır olmadığı ve malzemelerin bir süre daha müvekkili şirket yedinde muhafaza edilmesi talebi üzerine müvekkili yedinde bir süre bekletilmek zorunda kalındığını, ancak bu sürenin uzaması üzerine; davalıya Yenimahalle 5. Noterliğinin 27.02.2015 tarih ve 06826 sayılı ihbarnamesinin tebliğ edildiğini, yapılan tüm yazılı ve sözlü taleplere rağmen davalının ilgili malzemeleri teslim almaması üzerine sözleşme konusu malzemeler daha fazla bekletilemeyerek kamyonlarla şantiye sahasına sevk edildiğini, ancak malzemelerin bir kez daha şantiye sahasının hazır olmadığı bahanesiyle davalı tarafından teslim alınmadığını, davalının müvekkiline ait malzemelerin uygulamasını yapacak ve yaklaşık bir ay boyunca işe başlayabilmek için davalı şantiyesinde yer teslimi ve işe başlama izni için bekleyen dava dışı uygulayıcı firmaya yer teslimini 21.05.2015 tarihinde yaptığını gösterir Yer Teslim Tutanağının da davalının şantiyesini ancak bu tarihlerde hazır edebildiğini ve kısmen de olsa malzeme teslimini alacak hale getirdiğini açıkça gösterdiğini, davalının, kendisine yalnızca bedeli ödenmiş malzemelerin tesliminin teminatı olarak verilen ilk teminat mektubunun süresinin uzatılmasına ilişkin haksız taleplerde bulunmaya başladığını, bu haksız taleplere karşı taraflarınca keşide edilen Ankara 50. Noterliğinin 13.07.2015 tarih ve 14010 sayılı ihtarnamesinde bakiye malzemelerin teslim alınmasının da davalıya bir kez daha ihtar edildiğini, işbu ihtar sonrasında ise müvekkili şirket tarafından davalının gecikme ve engellemeleri ile haksız tutumuna rağmen malzeme tedariki yükümlülüğü tam olarak yerine getirilerek sözleşme kapsamındaki tüm malzemelerin davalıya teslim edilebildiğini, ancak sorumluluğu bizzat kendisine ait olacak şekilde hazır olan malzemeleri teslim almaktan imtina eden davalının, kendisine salt malzeme tedarikinin teminatı olarak verilmiş bulunan ... Şubesine ait 16.01.2015 tarih, 33610002405 sayı ve 1.496.690,18 TL bedelli teminat mektubunu 16.07.2015 tarihinde sona erecek süresinin uzatılmasını, aksi halde teminat mektubunu nakde çevireceğini beyan ederek haksız taleplerde bulunduğunu, taleplerinin haksız ve hukuka aykırı olduğunun Ankara 50. Noterliğinin 13.07.2015 tarih ve 14010 sayılı ihtarnamesi, gönderilen mailler ve sözlü olarak davalıya bildirildiğini,  sözleşmenin ve teminat mektubu metninin açık hükümlerine rağmen davalının \"teminat mektubunun tamamının süresinin uzatılması aksi halde teminat mektubunun nakde çevrileceği \" yönündeki haksız ve hukuka aykırı talep ve beyanları ile haksız olarak malzeme tesliminden kaçınması üzerine anılan teminat mektubunun müvekkili şirketin iyi niyetini göstermek ve taraflar arasındaki ticari ilişkiyi bozmamak adına yenilendiğini ve huzurdaki davanın temelini teşkil eden ... Şubesine ait 15.07.2015 tarih, 33610002681 sayı ve 590.000 TL bedelli teminat mektubunun davalıya verilmek zorunda kalındığını, yenilenen iş bu teminat mektubunun metninde de aynen “yalnız temel altı ve perde su yalıtım malzemelerinin tedarikini taahhüt eden ...'nin bu taahhüdünün teminatını teşkil etmek üzere ...” ibaresinin mevcut olduğunu, bu teminat mektubunun da yalnızca davalıya zaten teslim edilmiş bulunan malzemelerin teslim edilmemesinin teminatı olarak verildiğinin açık olduğunu, davalı tarafın haksız ve dayanaksız olarak ... Şubesine ait 15.07.2015 tarih, 33610002681 sayı ve 590.000 TL bedelli teminat mektubunu nakde çevirdiğini, davalıya müvekkili şirket adına Ankara 50. Noterliğinin 16.10.2015 tarih ve 18836 sayılı ihtarnamesi gönderilerek nakde çevrilen teminat mektubu bedeli olan 590.000 TL'nin tamamının, nakde çevirme tarihi olan 12.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesinin ihtar edildiğini, bu ihtar üzerine davalının nakde çevirdiği teminat mektubu bedelinin 190.000 TL lik kısmını müvekkili şirkete ödemesine rağmen bakiye 400.000 TL lik kısmı ödemediğinden bakiye kalan 400.000 TL kısmının tahsili için taraflarınca Ankara 17. İcra Müdürlüğünün 2015/23114 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı sonucu takibin durdurulduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davalı tarafın icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>YANIT:<br>Asıl davada davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 16/01/2015 tarihli sözleşme ile; davacı firmanın standartlara uygun, temel altı ve perde su yalıtımı malzemelerinin - tedarikliğinin yapılması, tedarik edilen malzemelerin inşaat alanında uygulanması, bu uygulama esnasında süpervizörlük hizmeti verilmesi, uygulamaların kontrol edilmesi, tüm durumların işverene rapor edilmesi ve sözleşme süresinde eksiksiz olarak bitirmek şartı ile yapılan tüm hizmetlerin 25 yıl süreyle garantili olması konularında anlaşmaya varıldığını, davacı firmanın dava konusu inşaat alanında işlere başladığını, davacı tarafından, tedarikler ve uygulamaların yeterince denetlenmediğini, hatalı uygulamaların engellenmediğini ve yeniden masraf yapılmasına sebep verecek şekilde hem somut olarak maddi kayba hem de zaman kaybına sebep olunduğunu, inşaatın davacı firma tarafından yapılan hatalar sonucu meydana gelen zaman kaybı ile birlikte gecikmeli olarak devam ettiğini, Ankara 10. Sulh Hukuk Mahkemesine yapmış oldukları başvuru neticesinde 2015/240 D.İş dosyası kapsamında 06/11/2015 tarihinde Hakim ve Uzman bilirkişilerce inşaat alanında keşif yapıldığını, hem gözlem hem de mevcut durumun detaylı olarak fotoğraflanması sureti ile durum tespiti yapıldığını, mahkeme heyetince yapılan keşif neticesinde, sunulan 29/01/2016 tarihli bilirkişi raporunda; davacı tarafından hatalı uygulamalar yapıldığını, bu uygulamaların kontrol edilmediğini, raporlanmadığını, yapılan imalatlarda su sızmalarının meydana geldiğini ve bu durumun fotoğraflarla sabit olduğunu, kule bloku inşaatında, izolasyonun tamamlanmış, demir imalatına geçilmiş olan bölgede hatalı yalıtım uygulaması yapılması sebebi ile alttan ve yanlardan olmak üzere su sızmalarının meydana geldiğini, bu sebeple demir donatılarının yeniden sökülmek zorunda kalındığını, perde imalatlarının tekniğine uygun yapılmadığını, askı bağlantılarının düzgün yapılmadığı ve bu nedenle membran toplanmalarının olduğunu, perde demirlerinin yerine yerleştirilmediğini, meydana gelen tüm bu hatalı imalatlar ve kontrol yapılmaması nedeniyle kaba inşaatın ilerleyemediğini, sahada diğer faaliyetler için bulunan firmaların,bu gecikmeden dolayı ilerleyemediğini ve inşaat faaliyetlerinin durmak zorunda kaldığının tespit edildiğini,  ... firmasının kaba inşaat firması olduğunu, hizmet veren tüm firmalar tarafından yapılan süre taahhütleri neticesinde hazırlanan iş programı ve takvimi doğrultusunda hizmet verdiğini, meydana gelen her gecikme, kaba inşaat firmasının hali hazırda olan takvimini geciktirmiş olmakla beraber, doğal olarak bütün inşaatın gecikmesine sebebiyet verdiğini, hatalı imalatlar ve yetersiz tedarikler neticesinde ekstra maliyetlerin ortaya çıktığını, bunun neticesinde hem zaman kaybı yaşandığını hem de başta imalat artışı olmak üzere, inşaat faaliyetinin geciktirilmesi sebebi ile kira kaybının meydana geldiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğratıldığını, tüm kompleksin aylık kira getirisinin yaklaşık 3.000.000,00 TL olduğunu savunmuş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İhbar edilen vekili beyan dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki hukuki ve sözleşmesel ihtilaf ile müvekkili bankanın söz konusu teminat mektubunu tazmin etmesi arasında hiçbir illiyeti bağı olmadığından müvekkili bankaya davanın ihbarı ile taraf sıfatı yüklenemeyeceğini, ihbarı kabul etmediklerini bildirmiştir.<br>Birleşen Ankara 14.ASTM'nin 2016/465 esas sayılı dosyasında; <br>Davacı ... vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Uluslararası Proje Mad. İnş. T. San. ve Tic. Ltd Şti ile aralarında yapılan sözleşme ile müvekkilinin  44049 ada  3 parselde yapılacak olan inşaatın, temel grabeton döküm ve pedah işçiliği, grabeton altına naylon ve perde drenaj lehvası serilmesi, temel altı, perde ve temel kazık başlarına su yalıtımı ve diletasyon işlemi uygulaması, perde de su yalıtımı sonrası ısı yalıtım işlerinin birim fiyatı üzerinden yapılması işini üstlendiğini, davalı tarafça müvekkilinin 1. hak edişinden KDV dahil 3.504,25 TL teminat kesintisi, 2 hak edişinden KDV dahil 4.395,14 TL temnat kesintilerinin yapıldığını, yine davalı tarafından 3. Hak  ediş bedeli olan KDV Hariç 103.316,32 TL ile 14.877,56 TL KDV'sinin ödenmediği,  bu şekilde KDV'den 2/10 tevkifat kesintisinin yapıldığını, müvekkilinin ayrıca sözleşme haricinde 6 ayrı tutanağa bağlanan ek işler nedeniyle de 20.451,27 TL bedelli iş yaptığını,  bunların haricinde davalının taahhüt ettiği köpük fiyat farkı olarak 20.000,00 TL, barut tabancası ve çelik çiviler için 10.000,00 TL, olmak üzere toplam 30.000,00 TL yi de ödemediğini, yine davalının koşulları gerçekleşmediği halde 154.875,00 TL bedelli banka teminat mektubunu da nakde çevirdiğini, müvekkilinin belirttiği kalemlere istinaden toplam 175.910,13 TL alacağının tahsili için ihtarname keşide ettiğini, ihtarnamenin 10/12/2015 tarihinde davalıya tebliğ ediliğini ve 3 günlük ödeme süresi verildiği halde ödeme yapılmadığını, davacının ihtarname ekinde faturayı iade ederek ödeme yapmayacağını belirttiğini, davalının müvekkilini işi geciktirmekle suçladığını, hava koşulları, müvekkiline düzenli iş verilmemesi, davalının, diğer taşeronlarının işi geciktirmesi nedeniyle müvekkilinin süresinde işe başlayamaması, zemindeki suyun çalışmaya engel olması, davalının hak ediş ödemesi yapmaması nedeniyle davalı tarafın itirazlarının haksız olduğunu, davalının 3. Hak ediş bedelini 15.09.2015 ödeme tarihli olmasına rağmen ödeme yapmadığı gibi, 01.10.2015 tarihinde de kendisine ait teminat mektubunu paraya çevirdiğini, davalının sözleşmeye aykırı eylemleri nedeniyle müvekkilinin dilekçe ekinde sunduğu çekleri ödemekte temerrüde düştüğünü ve gecikmeli olarak ödeyebildiğini ve çek bedelinden fazla ödeme yapmasına neden olduğunu, bu zararının da karşılanması gerektiğini, belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000,00 TL'nin 14.12.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. <br>Davacı vekili, 21/03/2017 havale tarihli kuruşlandırma dilekçesi ile, dava dilekçesinin ilk 5 maddesindeki alacak kalemleri için toplamda 19.950,00 TL, 6.maddesi için 10,00 TL, 7. Maddesi için 10,00 TL, 17.maddesi için 30,00 TL talep ettiklerini bildirmiştir.<br>Davacı vekili ıslah dilekçesi ile; dava dilekçesinin ilk 5 maddesindeki alacak kalemleri için talep ettikleri 19.950,00 TL'yi, 106.593,27 TL arttırarak 126.093,27 TL  çıkardıklarını belirterek birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/465 Esas sayılı dava dilekçesinin ilk 5 maddesindeki alacak kalemleri için 126.093,27 TL'nin, diğer alacak kalemleri için 500,00 TL'nin 14 Aralık 2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, noksan harcı tamamlamıştır.<br>Davalı vekili tarafından 08/08/2016 tarihinde verilen cevap dilekçesinde özetle; asıl davaya vermiş  olduğu beyanlarını tekrarlamış, müvekkilinin alacaklı olduğunu belirtmiş, davanın reddini istemiştir.<br>Birleşen Ankara 4.ASTM'nin 2016/522 esas sayılı dosyasında; <br>Davacı ... Uluslararası Proje Mad. İnş. T. San. ve Tic. Ltd Şti vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle;  Müvekkili ile davalı ... arasında 16.01.2015 tarihinde diğer davalı ile 19.01.2015 tarihinde imzalanan sözleşmeler uyarınca davalılar tarafından standartlara uygun temel altı ve perde su yalıtımı malzemelerinin tedariki, tedarik edilen malzemelerin inşaat alanına uygulanması, bu uygulama esnasında süpervizörlük hizmeti verilmesi, uygulamaların kontrol edilmesi, tüm durumların işverene rapor edilmesi ve sözleşmesi süresinde eksiksiz olarak bitirmek şartıyla yapılan tüm hizmetlerin 25 yıl süreyle garantili olması konularında anlaştıklarını, ancak sözleşmelerde belirlenen edimlerin davalılarca gerektiği gibi yerine getirilmediğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek şimdilik 100.000,00 TL zararın davalılardan en yüksek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davacı vekili, 19.04.2017 tarihli kuruşlandırma dilekçesinde; dava dilekçesindeki 100.000,00 TL taleplerinin, 72.937,00 TL'sinin eksik ve ayıplı işler nedeniyle yarım kalan işin başka firmaya tamamlatılması nedeniyle maddi tazminat, 25.000,00 TL'sinin gecikme nedeniyle cezai şart, 2.063,00 TL'sinin kazanç kaybı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin ise 100,00 TL olduğunu bildirmiştir. <br>Davacı vekili, 05.04.2022 tarihli ıslah dilekçesi ile, davalılardan uygulayıcı (...-...'nün) uygulama hatalarının giderimi için gereken bedelin fazlaya dair hakkları saklı kalmak kaydı ile Ankara 10.Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/240 D. İş sayılı dosyasına uygun biçimde 400.000,00 TL olarak belirlendiğini ve bu bedelin ... Şirketinin 590.000,00 TL'lik teminat  mektubundan giderildiğini, dava dilekçesinde ve açıklama dilekçesinde 25.000,00 TL olarak talep ettikleri iki aylık gecikme nedeniyle oluşan cezai şart alacak taleplerini 600.000,00 TL'ye, dava dilekçesinde ve açıklama dilekçesinde 2.063,00 TL olarak talep ettikleri 2 aylık geç teslimden kaynaklanan kira/kazanç kaybı taleplerini 1.533.500,00 TL ye yükselttiklerini bildirmiş, noksan harcı tamamlamıştır.<br>Davalı ... Yapı Kimyasalları  İnş. San. ve Tic. A.Ş. Vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki sözleşme kapsamında müvekkilinin edimlerinin açıkça belirlendiğini, davacı tarafından müvekkilinin sorumlu olmadığı edimlerin yükümlendirilmeye çalışıldığını, müvekkili ile akdettiği sözleşmenin diğer davalı ile bir ilgisi bulunmadığını savunmuş, davanın reddini istemiştir. <br>Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile davacı arasında akdedilen sözleşme ile davacı ile diğer davalı arasında akdedilen sözleşmenin birbirinden farklı sözleşmeler olduğunu, müvekkili tarafından davacı aleyhine Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/465 E. Sayılı dosyası ile dava açıldığını, söz konusu bu davadan sonra iş bu davanın açıldığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : <br>Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarihli 2016/118 Esas 2022/483<br> Karar sayılı kararında özetle;  Asıl davada; davacının edimini eksiksiz yerine getirip getirmediği, verilen teminat mektubunun sadece malzeme teslimine ilişkin olup olmadığı, teminat mektubunun haklı olarak paraya çevrilip çevrilmediği konularında uyuşmazlık bulunduğu, birleşen Ankara 14.ASTM'nin 2016/465 esas sayılı dosyasında; davacı yüklenici ...'nün hak ediş alacaklarının sözleşmeye uygun şekilde zamanında ve eksiksiz ödenip ödenmediği, davacının sözleşme uyarınca hakediş alacağı bulunup bulunmadığı, ayrıca sözleşme haricinde yapılan ek işler, köpük fiyat farkı, barut tabancası ve çelik çiviler nedeniyle davacı yüklenicinin davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığı, birleşen Ankara 4.ASTM'nin 2016/522 esas sayılı dosyasında; yüklenici ... tarafından eksik ve ayıplı uygulama bulunup bulunmadığı, işveren tarafından tamamlattırılan tutar nedeniyle davacı işverenin alacağı bulunup bulunmadığı, işin tesliminde yaşanan gecikme nedeniyle cezai şart alacağı, inşaatın geç tamamlanması nedeniyle kira kaybı zararı bulunup bulunmadığı davacı tarafın alacak ve zararları varsa davalıların sorumlu olup olmadıkları konularında uyuşmazlık bulunmaktadır.<br>Bilirkişi kurulundan alınan 03.11.2017 tarihli raporda özetle; asıl davaya konu teminat mektubunun sözleşmenin 9. Maddesi uyarınca sadece bedeli ödenmiş malzeme temininin garantisi olarak alındığı, süpervizörlük hizmeti ile ilgisi bulunmadığı, davacının üstlendiği tüm malzemeleri teslim ettiği anlaşıldığına göre artık teminat mektubunun serbest bırakılması gerekirken nakde çevrilmesi yerinde olmadığı bildirilmiştir.<br>Bilirkişi kurulundan alınan 02.10.2018 tarihli ek raporda özetle; kök rapordaki görüşlerinin değişmediği bildirilmiştir.<br>Bilirkişi kurulundan alınan 18.09.2019 tarihli 2.ek raporda özetle; asıl dava bakımından; kök rapor ve ek rapordaki görüşlerinin değişmediği, birleşen Ankara 4. Ticaret Mahkemesi'nin 2016/522 sayılı dosyasında;  2 nolu hak edişin 21.08.2015 tarihinde tanzim edildiği, 3 nolu hak edişin ise Eylül ayı içinde tanzim edilmesi ve ödenmesi gerektiği halde ödenmediği, talep edilen bedel hatalı imalatların giderilmesine ilişkin olmayıp eksik kalan imalatın tamamlanmasına ilişkin bedel olduğu “Sözleşmenin 11. Maddesinde, söz konusu işte herhangi bir gecikme olursa; kalan iş yüklenici nam ve hesabına başkasına yaptırılacak ve söz konusu iş ile alakalı sayılacak bu eksik işlerin bedeli işbu sözleşme tarafı yükleniciden bildirimsiz fatura edilerek tahsil edilecektir.Yine işveren işin gidişatına göre tüm sahayı söz konusu yükleniciye vermeyebilir. Bu durumda yüklenici fiyat farkı veya herhangi bir ilave ücret isteyemez.’’ hükmü gereğince talep edilen 72.937,00 TL'yi davacı tarafın talep edebileceği bu hususu ... Yalıtım inş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nce sunulan 6 adet fatura ile tevsik ettiği, ... firması tarafından 2015 Eylül ayında 3. hakedişin yapıldığı ve parasının ödenmediği, ... firmasının 04.12.2015 tarihinde ihtar çekerek alacağını talep ettiği, ödeme alamayınca işyerini terk ettiği, ... firması gecikmiş ise de ... firması hak edişleri ödemede temerrüde düşmüş olduğundan müterafik kusurlu oldukları, davacı ... Ltd. Şti'nin eksik ve ayıplı işler için davalı ... firmasından 72.937,00 TL alacağı olduğunun hesaplandığı, ayrıca ... ... Ltd. Şti gecikme nedeniyle 25.000,00 TL talep etmekte ise de gecikmede müterafik kusur olduğu tespit edildiği, kaldı ki gecikme olduğu kabul edilse dahi dosyadaki verilerle hesaplamanın mümkün olmadığı, 2.063,00 TL iki aylık gecikmeden dolayı kazanç kaybı talebinin ise müterafik kusur olması nedeniyle davacının talep edip etmeyeceğinin mahkemenin takdirinde olduğu, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/465 sayılı dosyasında; davacı ...'nün hak edişten kesinti yapılan 3.405,25 TL + 4.395,14 TL ile 3 nolu hak ediş bedeli 118.193,88 TL alacağı olduğu, 6 adet tutanakla belirlenen 20.415,27 TL +30.000,00 TL bakımından talebinin dayanağı sunulmadığından değerlendirme yapılamadığı, davacının hak ediş ödemlerini alamayınca işi terk etmesi karşısında onun nam ve hesabına yaptırılan işlerin yukarda tahsili gerektiği belirtildiği, davalının da kusuru ile işin bırakıldığı anlaşıldığından 115.156,25 TL lık teminat mektubunun nakde çevrilmesi koşullarının oluşmadığı bildirilmiştir.<br>Bilirkişi kurulundan alınan 14.07.2020 tarihli 2.ek raporda özetle; asıl dava bakımından; kök rapor ve ek rapordaki görüşlerinin değişmediği, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/522 sayılı dosyasında; davacının talebinin; eksik ve ayıplı işler nedeniyle yanın kalan işin başka firmaya tamamlattırılması nedeniyle maddi tazminat, gecikme nedeniyle cezai şart ve kazanç kaybına ilişkin olduğu,davacı .... Ltd. şti.’nin eksik ve ayıplı işler için davalı ... - ... firmasından 72.937,00 TL alacaklı olduğu, gecikme süresine ilişkin olarak sağlıklı bir tespit yapılabilmesi için mahallin teslim tarihi, imalatın gerçekleştirilmesi için gereken süre, imalatın gerçekleştirildiği süre, gecikmeye ilişkin taraflarca düzenlenmiş tutanak, gecikmeye ilişkin sebepler ve süresi açıklayıcı belgelerin sunulması gerektiği ve konuya ilişkin ilave bilgi belge sunulmadığından aynca değerlendirme yapılmadığı, mahkemece gecikmenin bulunduğu kanaatinde oluşur ise; davacı ... ile davalı ... arasında yapılan sözleşmenin malzeme teminin gecikmesine ilişkin herhangi bir tespitin olmadığından hesaplamanın bulunmadığı, davacı ile uygulayıcı ... arasında yapılan sözleşme ve Ankara 10. Sulh Huk. Mahk. 2015/240 D.İş. sayılı Bilirkişi Raporunda belirtilen 2 aylık gecikme süresi dikkate alındığında gecikme bedeli toplamının (2 Ay x 30 gün) 60 x 10.000,00 = 600.000,00 TL olduğu, bu gecikmeden ... nin müteselsilen sorumlu olup olmadığının mahkemenin takdirinde olduğu, kazanç/kira kaybı talebine ilişkin olarak; söz konusu iş merkezinin henüz faaliyete geçmediği görülmekte olup, şu aşamada teşvik edici belgeler (ilk 2 ay içerisinde yapılan sözleşmeler ve kira kontratları vs.) bulunmadığından bir hesaplama yapılamadığı, bu belgelerin sunulması durumunda konu uzmanı olan Gayrimenkul Değerleme Uzmanının da heyete katılması ile birlikte değerlendirme yapılabileceği, birleşen 14. Ankara Ticaret Mahkemesinin 2016/465 Esas sayılı dosyası yönünden; davacının; 1 ve 2 no.lu hakedişlerinden kesilen teminatları, 3. no.lu hak ediş bedelini, yapılan ek işler ile fiyat farkını ve nakde çevrilen teminat bedelinin iadesini talep ettiği, davacının teminatlarından ve hak ediş bedellerinden kaynaklı olarak toplam 126.092,77 TL alacağının olduğu, ayrıca ... firması tarafından nakde çevrilen 116.156,25 TL’lik teminatı bedelini de talep edebileceği, dava dosyası içerisinde teminat mektubunun nakde çevrilmesine ilişkin ne kadar masrafa katlanıldığına dair herhangi bir belge bulunmadığından bu hususta inceleme yapılamadığı, 6 adet tutanakla belirtilen toplam 50.415,27 TL hususunda dayanak sunulmadığından değerlendirme yapılamadığı bildirilmiştir.<br>Bilirkişi kuruluna gayrimenkul değerlendirme uzmanının eklenmek suretiyle bilirkişi heyetinden alınan 2021 tarihli 4. Ek rapordan özetle birleşen 4. Asliye Ticaret mahkemesinin dosyasında davacı ...'nın 1.535.500,00-TL kira kaybı alacağının oluştuğu, 72.937,00-TL alacak hesabında 6.016 m2 poliüretan işinin daha fazla fiyata 3. Bir şirkete yaptırması nedeniyle 70.387,20-TL ek maliyet çıktığı ayrıca jeneratör maliyeti olan 1.950,00-TL ile kazık başı bedeli eklenince 72.937,00 TL tutarında maddi zararın oluştuğunun tespit edildiği buna ilişkin 6 adet fatura sunulduğu, diğer talepler yönünden önce ki raporlarında ki görüşlerinin değişmediği bildirilmiştir.<br>Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi davacısı ... vekili 09/12/2019 tarihli dilekçesinde ayrıntılarını bildirdiğ toplam 20.451,27-TL alacaklarının bulunup bulunmadığına ilişkin davalı tarafa yemin teklif etmiş, 16/06/2022 tarihli duruşmaya gelen davalı .... Ltd. Şti. yetkililerinden ... yemini eda etmiş, özetle; yemin konusu işleri tam hatırlamadığını ancak sözleşme haricinde davacı ...'ye yapılacak işler için herhangi bir fiyat taahhüdünde bulunmadıklarını sözleşmedeki yazılı fiyatları hatırlamadığını, fiyat farkına ilişkin herhangi bir konuşma geçmediğine dair beyanda bulunmuştur.<br>Dosya kapsamına, toplanan delillere, iddia, savunma ve bilirkişi heyeti rapor ve ek raporlarına göre; asıl davaya konu teminat mektubunun sözleşmenin 9. maddesi uyarınca sadece bedeli ödenmiş malzeme temininin garantisi olarak alındığı, süpervizörlük hizmeti ile ilgisi bulunmadığı, davacının üstlendiği tüm malzemeleri teslim ettiği, teminat mektubunun serbest bırakılması gerekirken davalı tarafından 12/10/2015 tarihinde nakde çevrilmesinin yerinde olmadığı, davacının davalı tarafından iade edilen 190.000,00 TL mahsubu sonucu 400.000,00 TL asıl alacağı ile teminat mektubunu paraya çevirdiği tarihten takip tarihine kadar işlemiş 1.035,62 TL alacağı bulunduğu, davalı tarafın takipte bu tutara ilişkin itirazında haksız olduğu anlaşıldığından asıl davada davanın kısmen kabulüne, alacak likit nitelikte olduğundan kabul edilen  401.035,62 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, <br> Birleşen Ankara 14.ASTM nin 2016/465 sayılı dosyasında; davacı ...'nün hak edişten kesinti yapılan 3.504,25 TL + 4.395,14 TL ile 3 nolu hak ediş bedeli 118.193,88 TL alacağı olduğu, davacı ... tarafından Ankara 56. Noterliğinden keşide edilen 04/12/2015 tarih 16782 yevmiye nolu ihtarnamenin davalı şirkete 10/12/2015 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede belirtilen tutarların tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi talep edildiğinden davalı tarafın 14/12/2015 tarihinde temerrüde düştüğü, kabul edilen tutarlar yönünden davacı tarafın temerrüt tarihinden itibaren avans faizi talep edebileceği anlaşıldığından davacı ...'nün davasının kısmen kabulüne, 126.093,27 TL'nin 14/12/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>Birleşen Ankara 4.ASTM nin 2016/522 esas sayılı dosyasında;davalı ....A.Ş.nin sözleşme uyarınca üstlenmiş olduğu edimini sözleşme kapsamında yerine getirdiği, davalının uğramış olduğunu iddia ettiği maddi ve manevi zararlardan sorumlu olmadığı, keza eksik kalan iş nedeniyle talep ettiği 72.937,00 TL alacak tutarından da davalı ...'nin sorumlu olmadığı anlaşıldığından davalı ... A.Ş.hakkındaki maddi ve manevi tazminat davasının reddine,<br> Bilirkişi heyeti raporlarına göre, davalı ... (... firması) tarafından 2015 Eylül ayında 3. hak edişin yapıldığı ve parasının ödenmediği, ... firmasının 04.12.2015 tarihinde ihtar çekerek alacağını talep ettiği, ödeme alamayınca işyerini terk ettiği, davalı ...'nün edimini yerine getirmede gecikmiş ise de davacı işveren .....şirketinin de hak edişleri ödemede temerrüde düşmüş olduğundan müterafik kusurlu oldukları, davacı ... ... Ltd. Şti. gecikmede müterafik kusur olduğundan gecikme cezası ve kazanç kaybı talep edemeyeceği, koşulları oluşmadığından manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı, davacı ... Ltd. Şti'nin eksik işler için yapmış olduğu masraf ve ödemelerden dolayı davalı ... (... firmasından) 72.937,00TL alacağı olduğu, bu alacağını  dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den talep edebileceği anlaşıldığından davalı ... hakkındaki davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin alacak taleplerinin reddine, koşulları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine dair karar verilerek asıl davada davanın kısmen kabulüne, Ankara 17. İcra Müdürlüğü'nün 2015/23114 sayılı takip dosyasında davalı tarafın 400.000,00 TL asıl alacak, 1.035,62 TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 401.035,62 TL'lik alacak tutarına yaptığı itirazın iptaline, asıl alacak tutarına, takip tarihinden itibaren %10,50 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen 401.035,62 TL üzerinden %20 oranında hesaplanan 80.207,12 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/465 Esas sayılı dosyasında davanın kısmen kabulüne, 126.093,27 TL'nin 14/12/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/522 Esas sayılı dosyasında davalı ... A.Ş. hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkındaki manevi tazminat talebinin reddine, davalı ... (...) hakkındaki maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 72.937,00 TL'nin birleşen dava tarihi olan 04/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair karar verildiği görülmüştür.   <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :<br>Davacı/ Birleşen dosya davalısı ... (... Modern Yapı Teknikleri) vekili tarafından 31/08/2022 tarihinde verilen istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yüklenicinin davacısı olduğu birleşen Ankara 14. Ticaret Mahkemesi'nin  2016/465 sayılı dosyaya ilişkin olarak; mahkemenin hem yüklenicinin hem de iş sahibinin kusurlu olduğuna dair gerekçesinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, yüklenicinin imalatlarının bedelini alamayınca TBK madde 97 uyarınca sahadan çekildiğini, kanunda ya da sözleşmede iş bedeli ödenmeyen yüklenicinin işe devam etmesini zorunlu kılan hükmün olmadığını, aksine, TBK madde 97 uyarınca; iş bedeli ödenmeyen yüklenicinin işi durdurma hakkı olduğunu, yüklenicinin de bu hakkını kullanmış olup kanuni hakkını kullanan yükleniciye kusur yüklenemeyeceğini, bilirkişi raporunda yüklenicinin teminat mektubunun paraya çevrilmesinin haksız olduğunun belirtildiğini ama bundan doğan zararın hesaplanmadığını, <br>birleşen dosyada ...'a yazılan müzekkerenin cevabına göre teminat mektubunun paraya çevrilmesinden doğan zararın hesaplanması gerektiğini, davalarının sadece 50 TL'lik kısmı reddedilmişken, 500 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin AAÜT'ye aykırı olduğunu, <br>Birleşen Ankara 4. Ticaret Mahkemesi'nin  2016/522 sayılı dosyasına ilişkin olarak  da; yerel mahkemesinin hem yüklenicinin hem de iş sahibinin kusurlu olduğuna dair gerekçesinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, yüklenicinin imalatlarının bedelini alamayınca TBK madde 97 uyarınca sahadan çekildiğini, kanunda ya da sözleşmede iş bedeli ödenmeyen yüklenicinin işe devam etmesini zorunlu kılan hükmün olmadığını, aksine, TBK madde 97 uyarınca iş bedeli ödenmeyen yüklenicinin işi durdurma hakkı olduğunu, yüklenicinin de bu hakkını kullanmış olup kanuni hakkını kullanan yükleniciye kusur yüklenemeyeceğini, 16 Temmuz 2020 tarihli bilirkişi raporunun 9. sayfasındaki açıklamalara göre ...'nün haklı nedenle yapmadığı 6.016 m2 poliüretan köpük uygulamasının,  dava dışı ... firmasına m2'si 22 TL'den yaptırıldığını, bilirkişilerin, ...'nün bu imalatı m2'si 10.30 TL'den yapacağını, işi durdurunca dava dışı firmaya 22 TL'den yaptırıldığını,  22-10.30 = 11,70 TL olduğuna göre m2'si 11.70 TL pahalıya yapıldığını, bunun da 6.016 m2'de 70.387,20 TL edeceğini, ayrıca 1.950 TL jenaratör ve 600 TL kazık başı ile beraber zararın 72.937 TL dediklerini, ...'ye hakediş ödemesi yapılmadığı için haklı nedenle işi durdurduğunu, haklı nedenle işi durduran ...'den fiyat farkı talep edilemeyeceğini, bilirkişilerin ... lehine hesapladığı 73.937 TL'nin ise; ayıplı iş bedeli değil, yüklenicinin imal etmediği/parasını almadığı işlere ait bedel olduğunu, yani yüklenici şantiyeyi terk ettiği için, üstlendiği ama yapmadığı ve parasını almadığı işlerin başkasına yaptırıldığını, bilirkişilerin ayıp tespiti olmadığını, raporlarında ayıp ve eksik işler nedeniyle 72.937 TL talep edilebilir denilmiş ise de ayıplı iş olmadığını, yerel mahkemenin, davacının 72.937,00 TL'yi aşan taleplerini esastan reddettiğini, dava dosyası incelendiğinde dava dilekçesinin 100.000,00 TL üzerinden harçlandırıldığını, daha sonra 5 Nisan 2022'de ıslah ile dava değerinin 2.126.437,00 TL arttırıldığının görüleceğini, ıslaha konu  2.126.437,00 TL'nin ise zamanaşımı nedeniyle reddi gerekirken, 72.937,00 TL'yi aşan taleplerin sadece esastan reddinin dosya kapsamına ve hukuka aykırı olduğunu, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davalarının kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davacı/ Birleşen dosya davalısı .... Vekili tarafından 26/09/2022 tarihinde verilen katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece, asıl ve birleşen tüm dosyalar bakımından müvekkilinin haklılığının açıkça ortaya konulduğunu, ancak asıl davada itirazın iptaline konu icra dosyasının takip çıkışının 401.050,00 TL olmasına rağmen mahkemece takip öncesi işlemiş faizin 14,38 TL kısmının reddedildiğini, daha da önemlisi takip talebinde yer alan açık talepleri ile usul ve yasaya aykırı şekilde “ takibin 10,50 oranını geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi işletilmek suretiyle devamına karar verildiğini, taraflarınca yıllık 10,50 oranından az olmamak üzere değişen oranlarda avans faizi ile tahsilinin talep edildiğini, bu talebin faiz oranlarındaki lehe değişikliklerin icra hesabında dikkate alınması için gerekli olan ve yasaya uygun bir talep olduğunu, ...' nın aslen taraflar arasında çıkan uyuşmazlıkların başlangıcından beri sergilediği haksız, hukuk tanımaz ve basit kelime oyunlarıyla haksızlığı açık olan talep, eylem ve iddialarını haklı gösterme çabasını bu kez de istinaf dilekçesinde tekrarlamaktan kaçınmadığının görüldüğünü,<br> ... tarafından istinaf dilekçelerinde, bilirkişi kök ve 1. ile 2. ek raporlarına atıfta bulunulduğunun görüldüğünü, bilirkişi kök raporunda yer alan kısmen aleyhe değerlendirmenin, sonradan tüm raporlarda tutarlı şekilde müvekkili lehine olduğunu, 2. ek rapora ilişkin atfın ise; bilirkişilerin haksız ve hukuka aykırı tespit raporunu özetledikleri kısma ilişkin olmasına rağmen ... tarafından hiç de şaşırtıcı olamayan şekilde bunlar sanki bilirkişilerin tespit ve değerlendirmeleriymiş gibi lanse edilmeye çalışıldığını, yerel mahkemeye yapıldığı gibi bu kez de daireyi yanılmak için kullanılmaya çalışıldığını, ancak ...' nın daha önce de yaptığı gibi lehine algı yaratma çabasıyla bu kez de istinaf talebinde sunduğu beyanlarının aksine bilirkişiler tarafından yargılama aşamasında tanzim edilen raporlar sunulduğunu, <br>Bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmelerde ve yerel mahkemenin de kabulünde de olduğu üzere teminat mektubunun metninde ve taraflar arasında vaki sözleşmede dava konusu teminat mektubun salt malzeme teslimi için verildiği açıkça ortada olmasına rağmen ... tarafından istinaf dilekçesinde aksi iddianın bir kez daha dile getiriliğinin görüldüğünü, <br>... ile uygulayıcı arasında akdedilen, müvekkilinin tarafı olmadığı ve imzası bulunmayan bir sözleşmede yer alan cezai şart ve diğer edim ve taahhütlerden sorumlu olduğunun iddia edilmesinin ve bu kapsamda müvekkilinden ... ile ... arasındaki sözleşmeye dayanılarak cezai şart dahi talep edilmesinin hukuken mümkün bulunmadığının izahtan vareste olduğunu, müvekkili ile ... arasında vaki sözleşmenin 12.2 maddesi aynen; \"Tedarikçi tarafından bulunan ve tavsiye edilen yüklenici ile işveren arasında bir sözleşme akdedilecek olup yüklenicinin yapacağı hizmetin bedeli işveren - yüklenici arasında akdedilecek sözleşme uyarınca işveren tarafından ayrıca ödenecektir\" dendiğini, <br>İnşaatta gecikme olduğuna ve bunun müvekkili sorumluluğunda olduğu iddiasına ilişkin olarak ise, bir işle ilgili gecikme iddiasından bahsedilebilmesinin ve bir tarafın bundan sorumlu olduğunun düşünülebilmesi için, taraflar arasında işin o tarafça yapılacağına ve süresine ilişkin bir anlaşma bulunması, bir iş programı olması, gecikmenin bu tarafın kusurundan kaynaklandığının ispat edilmiş olması gibi hukuki argümanların varlığının şart olduğunu, daha önce de ayrıntısıyla açıklandığı üzere müvekkili tarafından temin edilen malzemeleri dahi şantiyesi hazır olmadığı için aylarca almayan/bekleten, uygulayıcı firmaya aylarca yer teslimi yapamayan, uygulayıcıları şantiyesinde diğer taşeronlar işlerini bitiremedikleri için bekleten, sunulmuş, tebliğ edilmiş ya da onaylanmış herhangi bir iş programı olmayan ...' nın, zaten herhangi bir gecikme olmayan uygulayıcı işleriyle ilgili sorumlu olmadığı bir sözleşmeyi müvekkiline sirayet ettirmeye çalışarak müvekkilinden gecikmeden kaynaklanan zarar ve hatta tarafı olmadığı bir sözleşmeye dayanarak cezai şart talep etmesinin hiçbir hukuk normu tarafından korunamayacağını, <br>...' nın tüm delil, belge ve bilirkişi raporlarına rağmen hukuka ve gerçek duruma aykırı tespit bilirkişi raporunu kullanarak lehe algı yaratma çabasında olduğunu, ... tarafından istinaf dilekçesinde bir kez daha yokluklarında yapılan keşif incelemesi neticesinde hukuka ve gerçek duruma aykırı olarak tanzim edilen ve dosyada yer alan bilirkişi raporlarıyla da haksızlığının açıkça ortaya konulduğunu, tespit raporuna atıf yapılarak bu konuda da algı yaratılmaya çalışılmasının hiç de şaşırtıcı olmadığını, <br> ... tarafından 23.08.2022 tarihli ek beyan ile; gerek anılan dosyadan gerekse de huzurdaki dosyadan alınmış yaklaşık on adete yakın raporun tamamıyla zıttı yönde hazırlanan, sadece hukuka aykırı olmayan ayrıca “ ...'yi sorumlu çıkartmalıyız ama nasıl\" düşüncesi olan ve bunu yerine inceleme esnasındaki tavır ve sorularıyla belli etmekten dahi çekinmeyen bilirkişilerce kötüniyetli olarak hazırlanmış bir rapora atıf yapıldığı ve ek beyanla raporun dosyaya ibraz edildiğinin görüldüğünü, yerel mahkemece çelişkili rapor ile bilirkişilerin amacının sorgulanması ve bilirkişi değişikliğinin değerlendirilesi için dosyanın incelemeye alındığını, ... tarafından son bir çırpınış ile anılan raporun sanki haklılıklarını ortaya koymaya yetecekmiş gibi ek beyanla dosyaya sunulduğunu, özellikle ekte sundukları itiraz dilekçeleri ve ekleri incelendiğinde bunun hiçbir şekilde sonuca etkisinin olmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf taleplerinde yer alan kısımlarının düzeltilmesine, ...'nın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı/ Birleşen dosya davacısı ... Ulus. Proje Mad. İnş. Taah. San. Tic.  Ltd. Şti. vekili tarafından verilen 08/08/2022 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; ... şirketi ile sadece malzeme satımı konusunda anlaşıldığını, ayrıca ...'nin gerek yalıtım malzemesinden gerekse uygulanmasından doğabilecek rizikolara karşı müvekkili lehine garantör olmasının sağlandığını, diğer davalı olan ... – ... ile ise,  ... şirketi tarafından tayin edilen yalıtım ürün ve sisteminin uygulayıcısı olduğunu, bu uygulayıcı ile de, ... şirketiyle yapılan sözleşme konusu ürünlerin uygulanması için 19.01.2015 günlü 313.940,00 TL bedelli sözleşme imzalandığını, D.İş dosyası ile belirlenen 400.000,00 TL'lik giderim bedelinin, ... şirketinin 590.000,00 TL'lik  kesin teminat  mektubundan giderildiğini ve akabinde taraflar arasındaki ihtilafon yargıya taşındığını, Bu bağlamda ilk olarak ... şirketi tarafından teminat mektubunun bu şekilde kısmen nakde çevrilmesinin (sözde) haksız olduğu gerekçesi ile ana dava açıldığını, davalılarca eksik bırakılan işlerin nama tamamlatılmasından kaynaklı zararları ve ifaye ekli cezai şart alacakları ve D.İş dosyası ile tespit edilen hataların giderimi için geçecek olan süredeki kazancın kaybına yönelik zararlarının tazmini için birleşen Ankara 4.ATM'deki davanın ikame edildiğini, diğer davalı ... - ...'nün ise özetle uygulama ücretini alamadığı iddiası ile birleşen 14.ATM'deki dava ikame ettiğini, <br>Asıl dava yönünden dosyaları kapsamında alınan bütün bilirkişi raporlarında Ank. 10. Shm'nin D.iş dosyasında yer alan müvekkili ... Şirketinin zararına yapılan uygulama hataları ve eksik işlerin tamamının aynen kabul edildiğini ve bundan uygulayıcı ... - ... kadar diğer davalı ... şirketininde (süpervizörlük & denetim görevini gereği gibi ifa etmemesi ile  garantör olmasından ötürü) sorumlu olduğunun tereddütsüz biçimde  ortaya konduğunu, ayrıca kesin teminat mektuplarının, sözleşme ile üstlenilen bütün edimlerin ifasını garanti eden vesikalar olduğunu, ticari hayatta birden fazla edim üstlenen bir kişinin, edimlerinin bir kısmı için teminat mektubu sunması ve diğer kısmı içinse hiçbir güvence göstermemesi diye bir şeyin söz konusu olamayacağını, sözleşmenin yorumlanmasına dair değerlendirmelerini teyit eder biçimde ... şirketinin malzemeleri  teslim edip, eski kesin teminat mektubunun alması ve artık malzeme teslimi edimi kalmadığı bir tarih olan 15.07.2015 günü, dava konusu olan 590.000,00 TL tutarlı kesin teminat mektubunu vermesinin de,\tbu yeni mektubun (dava konusu olan) aslında ve sadece süpervizörlük edimini garanti altına aldığının taraflarca kabul edildiğinin  ikrarından başka bir şey olmadığını, bu yöndeki değerlendirmenin sadece taraflarına ait olmayıp 590.000,00 TL'lik kesin teminat mektubunun muhatabı olan (ihbar olunan) ... Bankasınca da aynı şekilde yorumlandığını ve davacı yanın malzeme teslim yükümlülüğünü ifa ettiği bir tarihten sonraki döneme dair teminat mektubu için ödeme yapıldığını, teminat mektubunun sadece malzeme teslime yönelik olsaydı, ... Şirketinin sözleşme ve malzeme teslim belgelerini banakaya teslim etmesi üzerine mektubun nakde çevrilmeyeceğini, muhatap bankada (müvekkilime 400.000,00 TL'lik ödeme yapmak suretiyle) dava konusu teminat mektubunun veriliş tarihinin malzeme tesliminden sonraki bir sürece yönelik olmasından ötürü bu mektubun aynı zamanda süpervizörlük ve genel denetim hizmeti ile uygulamaya yönelik garantörlük sorumluluğundan kaynaklandığını açıkça dikkate aldığını, bu nedenlerden ötürü yerel mahkemenin, dosya kapsamında tartışmasız bir gerçek olan ve ... Şirketinin sorumlu olduğu 400.000,00 TL'lik eksik ve ayıplı işler giderim bedelinin kesin teminat mektubundan tazmin edilemeyeceği yönündeki değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ayrıca  işbu davada icra inkar tazminatının  şartlarının bulunmadığının gözetilmesi gerektiğini, <br> Birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/465 E. dosyası yönünden ise;<br> Taraflarınca yerel mahkemenin hangi hesaplama ve değerlendirme ile birleşen işbu davanın kısmen de olsa kabulüne dair hüküm tesis ettiğinin halen bilinmediğini, her ne kadar gerekçeli kararda bu dosya özelinde bilirkişi raporlarına atıfta bulunulmakta ise de; bilirkişi kurulunun 18.09.2019 günlü ikinci ek raporunun sonuç kısmında birleşen 14. ATM'nin dosyası yönünden kanaat belirtilmiş ise de, rapor içeriğinde buna dair bir \"inceleme veya değerlendirme\" kısmına yer verilmediğini, bir başka deyişle bilirkişi raporunda 14. ATM yönünden inceleme veya değerlendirme olmadan direk sonuç kısmında kanaat yazıldığını, bu nedenle raporun denetleme imkânı bulunmadığını, birleşen bu dosya ile ilgili olarak bilirkişi kurulu tarafından bugüne kadar hiçbir açıklama, değerlendirme yapılmadığını, bu nedenlerle istinaf aşamasında dahi, hangi nedenlerden ötürü bu davanın kısmen kabulü cihetine gidildiğinin kendileri açısından bir muamma olduğunu, ek olarak bu dosya özelinde müvekkili zararına yapılan bir diğer usul hatasının ise davacı yana verilen kesin süreye ilişkin olduğunu, işbu dosyanın henüz 11. ATM'nin ana dosyası ile birleşmeden evvel, 14. ATM nezdinde yapılan  20.02.2017 tarihli celsede alınan (4) no.lu ara karar uyarınca davacı yanın, dava dilekçesinde yer alan taleplerini açıklamadığı ve kuruşlandırmadığını, buna ilişkin beyanda bulunmadığı gerek dosyanın fiziken tetkiki gerekse uyap kayıtlarının kontrolü ile anlaşıldığını,   <br> Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/522 E. sayılı dosyası yönünden; Mahkeme tarafından yalnızca \"a) bendinde yer verdikleri \" 72.937,00 TL'lik davalıların eksik kalan iş başka firmaya tamamlatılmasından  kaynaklanan alacaklarının hüküm altına alındığını, bu kalem alacaklarının hüküm altına alınması yerinde ise de, bu tutardan diğer davalı ... Şirketinin de müteselsilen sorumlu tutulması gerekirken aksi yönde hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu, ancak davalıların müteselsilen sorumlu olmaları gerektiği yönünden ileri de ayrıca açıklama yapılacağı için bu kalem için şimdilik bu kadarlık bir açıklama ile yetinilmediğini, mahkeme tarafından eldeki taleplerinin kendilerinin hâkim olarak hukuki bilgi ile çözüme kavuşturmayacağı bir uyuşmazlık olarak kabul ve mütalaa edilerek yerinde biçimde birden çok kez bilirkişi heyetinin  yardım ve görüşüne ihtiyaç duyulduğunu, alınan bilirkişi raporlarının tamamında  davalıların eksik ve ayıplı işlerinin bulunduğunu, süpervizörlük ile denetim hizmetlerinin müvekkilinin zararına gereği gibi yerine getirilmediği bu durumun inşaatın diğer çalışmalarını da olumsuz etkilediğinin tespit edildiğini ve akabinde de  ifaya ekli cezai şart alacaklarının 600.000,00 TL olduğunun kabul ve hesap edildiğini, hâl böyle olunca, dava dilekçeleri ile birlikte 25.000,00 TL'si olarak talep edilen bu alacaklarının 600.000 TL ıslah ile yükseltildiğini, kazanç / kira kayıplarının 2 ay üzerinden hesap ve ıslah ile talep edilmesinin nedeninin; 03.11.2017 günlü bilirkişi kurulu raporunun 15. sayfasının son paragrafında koyu renk harfler ile davalıların (hassaten ... firmasının) süpervizörlük ile bağlı hizmetleri gereği gibi ifa etmediği ve bu nedenle müvekkili işlerinden 2 aylık gecikmeyle ile maddi zarara sebebiyet verdiği yönündeki (aynı zamanda sonraki bilirkişi heyetleri tarafından da benimsenen) tespit olduğunu, dosyaları kapsamında alınan bütün raporlarda, davalılardan ... Şirketinin süpervizörlük ve denetim ile bağlı hizmetleri gereği gibi ifa etmediği, diğer davalı ... - ...'nün de uygulama eksiklikleri ve ayıpları bulunduğu, bu durumun 2 aylık gecikme ile kazanç kaybına neden olduğu açık ve tartışmasız biçimde kabul edildiğini, yerel mahkemece,  gayrimenkul değerleme uzmanının heyete dahil edilmesinin gerekçesi de bu gün gibi gerçek ve yerinde olan tespitler olduğunu,\thâl böyle iken, mahkemenin gerekçesiz ve keyfî sayılabilecek biçimde bu taleplerini kökten reddetmesinin açıkça usul ve yasaya aykırı olduğu gibi hukuk dairesinde vicdana sinen bir izahı da bulunmadığını, mahkemece takdir edileceği üzere yukarıda yer verilen hükümlerin, yalıtım ürünlerinin tedariki (satımından hariç olarak) ayrıca ... Şirketinin uygulayıcıyı bulma ve onun eylemlerinin de garantörü olduğunun açık olduğunu, yorumdan kaynaklı ihtilafların önüne geçecek şekilde taraflar arasındaki sözleşmenin 4 no.lu ekinde yer alan işin tamamlanmasını sağlayacak yüklenicinin bulunmasına dair tedarikçinin verdiği garanti taahhütnamesinde açık bir deyişle “… ürünlerin uygulamasını, ürünlerin ve sistemin teknik şartnamelerine uygun şekilde yapacak yükleniciyi sağlayabileceğimizi …\" taahhüt edildiğini, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak kendi davalarının kabulüne, birleşen davaların ise reddine karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda;<br>Asıl dava, taraflar arasındaki 16/01/2015 tarihli sözleşme kapsamında, sözleşmede davacının tedarik ederek davalıya teslimini taahhüt ettiği malzemelerin teminatı niteliğinde olarak davalıya verilen teminat mektubunun haksız şekilde paraya çevrildiğinden dolayı ve bu mektuptan iade edilmeyen 400.000,00 TL'lik bedelin tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine itirazın iptali ile %20 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsili, birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/465 Esas sayılı dosyası taraflar arasında düzenlenen taşeronluk sözleşmesi kapsamında bu sözleşme nedeniyle davacı taşeronun hakedişlerinden kesilen nakit teminat kesintileri ile ödenmeyen 3. Hakediş bedelinin ödenmesi ile yine 6 ayrı tutanağa bağlanarak yapılan sözleşme dışı ek işler bedelinin davalıdan tahsili, yine köpük fiyat farkı için ve barut tabancası ve çelik çiviler için verilen malzeme bedeli ile davacının haksız olarak paraya çevrilen teminat mektubu nedeniyle oluşan zararının davalıdan tahsili isteğine, birleşen Ankara 4. Ticaret Mahkemesinin 2016/522 Esas sayılı dosyasındaki dava ise, davalı ... ile imzalanan 16/01/2015 ve diğer davalı ... Firması (...) ile imzalanan 19/01/2015 tarihli sözleşmeler uyarınca sözleşmelerde belirtilen edimlerin gereği gibi yerine getirilmediği, bu sebeple davacı iş sahibinin zarara uğradığı iddiasıyla eksik kalan işlerin üçüncü kişilere tamamlattırılma bedeli ile gecikme nedeniyle cezai şart ve kazanç kaybı ile manevi tazminat istemine yöneliktir. <br>Davalı vekilleri yukarıda ayrıntıları belirtilen cevap dilekçeleri ile davaların reddine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, yukarıda ayrıntıları verilen gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen 2016/465 Esas sayılı davanın kısmen kabulüne, birleşen 2016/522 Esas sayılı davanın, davalı ... Yapı Kimyasalları A.Ş. yönünden reddine, diğer davalı ...'ye karşı açılan manevi tazminat istemi yönünden reddine, davalı ...'ye karşı açılan manevi tazminat istemi yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri yukarıda belirtilen gerekçelerle istinaf yoluna başvurmuştur. <br>Taraf vekillerinin, yukarıda ayrıntıları verilen istinaf dilekçeleri kapsamında ve kamu düzenine ilişkin olarak dairemizce yapılan istinaf değerlendirmesi sonucunda, taraf vekillerinin aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair konularda yapmış olduğu istinaf gerekçelerinde isabet görülmemiş ve bu istinaf sebeplerinin reddine karar verilmiştir.<br>Ancak dairemizce birleşen dosyada davacı- birleşen dosyada davalı ... vekilinin istinaf başvurusu sebebi ile yapılan istinaf değerlendirmesi sonucunda;<br>Bu davacı vekilinin açmış olduğu ve eldeki dava ile birleşen Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/465 Esas sayılı dosyasında, davacı vekilinin dava dilekçesinde talep ettiği alacaklar arasında davalı iş sahibine vermiş olduğu ve paraya çevrilen teminat mektubu bedelinin tahsili isteği de olduğu halde davacı ...'nün bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadan ve bu talep hakkında karar verilmeden hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi davacı ...'nün dava konusu ettiği sözleşme dışında fazladan yapıldığı söylenen ve altı ayrı tutanağa bağlanan ek işler nedeniyle talep edilen alacak nedeniyle bu işlerin yapıldığına dair dosyaya ibraz edilen ve davalı temsilcisinin de imzasını içeren tutanaklara neden itibar edilmediği gerekçede tartışılıp değerlendirilmeden bu alacak kaleminin davacı tarafından dosyaya ibraz edilen delillerle kanıtlanamadığının kabulü ile son olarak bu konuda davalıya yemin teklifine hakkı olduğunun hatırlatılması doğru olmadığı gibi kabule göre de, davalı temsilcisi tarafından eda edilen yeminin davaya konu edilen ek işlerin davacı tarafından yapılmadığına dair tam bir ret içermediğinden ve bu konudaki davalı temsilcisinin beyanları açık nitelikte olmayıp belirsizlik içerdiğinden davalı yanın yemini usulüne uygun şekilde eda etmemiş olduğu gözden kaçırılarak davacının ek işler bedeli yönünden davasını ispat edemediğinin kabulü ile bu alacak kaleminin reddine karar verilmiş olması doğru olmadığından davacı- davalı ... vekilinin istinaf sebepleri bu yönlerden haklı bulunmuş ve kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. <br>Asıl dosyada davacı- birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2016/522 Esas sayılı dosyasında davalı konumunda olan ... Yapı Kimyasalları A.Ş. Vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan değerlendirmede ise; asıl davada davaya konu edilen icra takip dosyasında, takip çıkısının 401.050,00 TL olmasına rağmen ve mahkemenin kabulüne göre davanın buna göre tümden kabulüne karar verilmesi gerekirken dava ve takip konusu edilmeyen 14,38 TL'lik kısım yönünden davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi davacı ... A.Ş. Vekilinin takip talepnamesinde alacağa yıllık %10,50 oranından az olmamak üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmasını talep etmiş olmasına rağmen mahkemece talebe aykırı şekilde itirazın iptaline karar verildikten sonra bu alacağa yıllık %10,50 oranını geçmemek üzere avans faizi uygulanmasına karar verilmiş olması da kabul şekli itibari ile doğru olmamıştır.<br>Birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/522 Esas sayılı dosyasında, davacı ... Ltd. Şti. Vekili tarafından dosyaya sunulan ıslah dilekçesine karşı davalılar vekili tarafından süresinde verilen cevap dilekçesi ile zamanaşımı definde bulunulduğu halde mahkemece ıslaha karşı yapılan zamanaşımı defi değerlendirilmeksizin ve zamanaşımı definin yerinde olmadığı tartışılıp bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmeden ıslahla arttırılan talepler yönünden davanın esastan reddine karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi yine aynı dosyada ve birleşen 2016/465 Esas sayılı dosyada ... ile ... Ltd. Şti. Arasındaki 19/01/2015 tarihli yüklenici sözleşmesinin, iş sahibi ... Ltd. Şti.'nin hakediş ödemesini süresinde yapmamış olması ve bunun üzerine yüklenici ... (... Firmasının) inşaat sahasını bu sebeple işleri tamamlamadan terk etmesi nedeniyle taraflar arasında bu şekilde eylemli olarak feshedilmiş olduğunun kabulü gerektiğinden 2016/522 Esas sayılı dosyada davacı iş sahibi ... Ltd. Şti'nin feshedilen sözleşme nedeniyle müspet zarar kapsamında kalan yarım kalan işlerin tamamlanma bedelini talep edemeyeceği gözetilmeden mahkemece yarım kalan işlerin tamamlanma bedeline hükmedilmiş olması doğru olmadığı gibi yine birleşen 2016/465 Esas sayılı dosyada dava konusu edilen ve yüklenici ... tarafından iş sahibi ... Ltd. Şti.'ye verildiği ve paraya çevrildiği anlaşılan teminat mektubu bedelinin, sözleşmenin eylemli olarak feshedilmesinde  tarafların eşit kusurlu oldukları anlaşıldığından paraya çevrilmesinin doğru olmaması nedeniyle birleşen davada davacı ...'nün paraya çevrilen teminat mektubu bedeli hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da bu sebeple doğru olmamıştır.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin ayrı ayrı kabulüne, mahkeme kararının, 6100 sayılı  HMK'nın 353/1-a-4 ve a-6 maddeleri gereğince kaldırılmasına, dosyanın asıl ve birleşen davalar yönünden dairemiz kararına uygun şekilde sonuçlandırılması için kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>           1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının, esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin AYRI AYRI KABULÜNE,<br>2-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarihli ve 2016/118 Esas 2022/483 Karar sayılı kararının, 6100 sayılı  HMK’nun 353/1-a-4 ve a-6 maddeleri gereğince KALDIRILMASINA,<br>3-Dosyanın asıl ve birleşen davalar yönünden, dairemiz kararına uygun şekilde yeniden inceleme ve araştırma yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı/ birleşen dosya davalısı ... tarafından ayrı ayrı yatırılan 1.245,58 TL istinaf nisbi peşin karar harcı ile 80,70 TL maktu istinaf peşin karar harcının talep halinde ...(... Firmasına) iadesine, <br>5-Kararın mahiyeti gereği istinaf karar harcı alınmasına yer olmadığına, davacı/ birleşen dosya davalısı ... Ltd. Şti. tarafından ayrı ayrı yatırılan 6.848,70 TL, 2.153,36 TL ve 80,70 TL istinaf maktu ve nisbi peşin karar harçlarının talep halinde ... Ltd. Şti'ye iadesine,  <br>6-Davacı/ birleşen dosya davalısı ... Yapı Kimyasalları A.Ş. tarafından yatırılan 80,70 TL  istinaf maktu peşin karar harcının talep halinde ... Yapı Kimyasalları A.Ş.'ye iadesine,  <br>7-Taraflarca ayrı ayrı yatırılan 220,70 TL'şer istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına,<br>8-Talep halinde inceleme konusu kararın icrasının geri bırakılması için İİK'nın 36/1 maddesi gereğince varsa taraflarca yatırılan nakit teminatların veya sunulan banka teminat mektuplarının dosya kapsamı ve kararın niteliğine göre aynı maddenin 5. fıkrası gereğince yatıran/sunan tarafa  İADESİNE, <br>9- Kararın ilk derece mahkemesince  taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1.a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.\t\t\t\t<br>         Başkan  ...                Üye ...                   Üye ...               Katip ...<br>        e-imzalıdır                    e-imzalıdır                  e-imzalıdır                 e-imzalıdır <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"1d00bc1d184269b4","SID":"0731f80e2cdace3d"}}