{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ   23. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2020/2037 - 2024/1509<br>\t            T.C.      <br>                            A N K A R A                                 <br>B Ö L G E    A D L İ Y E    M A H K E M E S İ\t<br>              23. H U K U K    D A İ R E S İ    <br>\t            \t\t         (İ S T İ N A F    B A Ş V U R U S U N U N  <br>\t\t\t    E S A S T A N    R E D D İ)<br>ESAS NO\t: 2020/2037 <br>KARAR NO\t: 2024/1509<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br><br>İNCELENEN KARARIN:<br>MAHKEMESİ\t\t: Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>TARİHİ\t\t\t: 16.07.2020<br>ESAS-KARAR NUMARASI\t: 2020/18 E., 2020/340 K.<br>DAVACI\t\t\t:<br>VEKİLİ\t:<br>DAVALILAR \t<br>\t<br>\tDavalı  ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ\t: <br>\tDavacı vekili, davalıların taşeron olarak çalıştığı dönemlerde, davalı şirketlerde çalışan işçilerden ...’ün Ankara 44. İş Mahkemesinin 2018/36 Esas sayılı dosyası ile davacı şirkete karşı, işçilik alacaklarının ödenmesi talebi ile dava açtığını, davanın taraflarınca, davalıların da aralarında bulunduğu taşeron şirketlere ihbar edildiğini, yapılan yargılama sonucunda Ankara 44. İş Mahkemesinin 2018/36 Esas ve 2018/710 Karar sayılı kararı ile dava dışı işçinin tüm işçilik alacaklarından davacı şirketin üst işveren olarak sorumlu tutulduğunu, Ankara 44. İş Mahkemesi Kararının, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesinin denetiminden geçerek kesinleştiğini, bunun üzerine dava dışı işçi tarafından Ankara 26. İcra Müdürlüğünün 2019/312 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan bu icra takibi dosyasına takip sonrası işlemiş faizleri ile birlikte davacı şirket tarafından 19.06.2019 tarihinde 17.881,46 TL ödeme yapıldığından bahisle yapılan 17.881,46 TL ödemenin, ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketlerden sorumlu oldukları payları oranında rücuen tahsilini istemiştir.<br>\tDavalılar vekili, davacı şirket ile davalı şirketler arasında muhtelif tarihli hizmet alım sözleşmesi akdedildiğini, çalıştırılan işçilerle imzalanan sözleşmelerin ise belirli süreli iş akdi olduğunu, işin bitimi ve sürenin dolması sebebiyle iş akitlerinin sonlandırıldığını, ayrıca davacı şirket ile akdedilen sözleşmenin hiçbir yerinde işverenin, yüklenici adına yaptığı ödemeyi rücu edebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığını, işçinin davacı şirketin daimi işçisi olduğunu, her ihale alan firma üzerinden sigortası ödenerek istihdam edildiğini, 4847 sayılı kanunun 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile devralan işveren müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, devreden işveren yönünden bu sürenin 2 yıl ile sınırlı olduğunu, dava dışı işçinin ihaleyi yeni alan işveren nezdinde çalışmaya devam ettiğini, işyeri devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işverenin kendi dönemi ve devir tarihindeki ücretle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, bu nedenle davalılardan ... şirketi yönünden (204 Gün) kıdem tazminatı hakkı doğmadığını, 2 yıllık sürenin hak düşürücü   olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.<br>\tİlk derece mahkemesince \"...Taraflar arasında imzalanan şartnameler ve sözleşme gereği çalıştırılacak personelin yasal sorumluluklarından yüklenicinin sorumlu olduğuna dair açık hüküm bulunduğundan davacı genel şartname gereği ödeği bedelin tümünü işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak talep edebilecektir.Bu kapsamda ...'ün davalılar bünyesinden bilirkişi raporunda belirtilen dönemlerde raporda belirtilen gün kadar çalıştığı anlaşılmaktadır. Her bir davalı ancak işçiyi çalıştırdığı dönem için şartname ve sözleşmede açık hüküm bulunmasına göre ödenen bedelin tümünden sorumludur.Alınan usul ve yasaya uygun denetime ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporunda davalıların dava dışı işçiyi çalıştırdıkları dönemlere ilişkin 04/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen miktarın tümünden sorumlu oldukları(bilirkişi raporundaki talebi aşan fazlalık ve dava değeri orantılanmak suretiyle her bir davalı için talepel bağlı kalınarak sorumluluk hesaplanmıştır.) ve davalıların ödeme ile temerüde düştüklerinin kabul edilmesi nedeniyle ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın Davacının davasının kabulü ile, 3.412,27 TL'nin ......LTD ŞTİ'nden, 14.469,19 TL'nin... İnş...LTD ŞTİ'den 19/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine...\" karar verilmiştir.<br>\tİstinaf yasa yoluna başvuran davalı  ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle: <br>\tDavacı şirket ile müvekkili şirketler arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri gereğince işçi çalıştırıldığını, davacı şirketin daimi işçilerini her ihale alan alt işveren şirketlerde, belirli süreli iş akdi ile çalıştırdığını, davacı ile davalı arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesi ve ekleri olan şartnamelerde işçilerin iş akitlerinden doğacak davaya konu alacaklardan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenleme bulunmadığı halde, asıl işveren davacı şirketin yarı yarıya sorumlu olması gerekirken, dava dışı işçiye ödenen miktarın, müvekkili şirketlere rucu edilmesine ilişkin kararın  usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı şirket ile imzalanan sözleşmenin hiç bir yerinde ödediği tutarı rücu edeceğine ilişkin bir hüküm bulunmadığını; ayrıca  müteselsil sorumlulukta Borçlar Kanunu'nun 167. maddesine göre kısmi borçluluğun söz konusu olduğunu, kısmi borçlulukta alacaklıya ifada bulunan müteselsil borçlunun diğer borçlulara ifa ettiği kısmın tamamı için değil de her bir borçluya payına düşen nispette rücu etme hakkına sahip olduğunu, sözleşmede alt işverenin yaptığı ödemeyi asıl işveren rücu edemez şeklinde düzenlemenin mevcut olduğunu, asıl işverenin müteselsil sorumluluk altında ödediği tutarı alt işverenden rücu edebilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığını, işyerinin devri halinde kıdem tazminatı bakımından devreden işverenin kendi dönemi ve devir tarihindeki ücretle sınırlı olmak üzere sorumlu olduğunu, Yargıtay'ın emsal kararlarında hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenleme bulunmadığını, davacı şirketin ödediği bedelin tamamını alt işverenlere paylaştırdığını, karara bu yönüyle itiraz ettiklerini, dava dışı işçiye ödenen işçilik tazminat alacaklarından müvekkili şirketlerinde çalıştığı ihale dönemleriyle sınırlı olarak 1/2 oranında sorumlu olabileceğini, işyerinin devredildiği tarihe kadar doğmuş bulunan feshe bağlı diğer haklar olan ihbar tazminatı, izin ücret alacağı, fazla çalışma, hafta tatili alacağı genel tatil ücretlerinden 4857 sayılı Kanunun 6. maddesi uyarınca devreden işveren ile asıl işverenin müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağını, devreden açısından bu sürenin devir tarihinden itibaren 2 yıl ile sınırlı olduğunu,  müvekkili şirketlerin devir tarihinden itibaren üzerinden 2 yıllık süre geçtiğini,  dava dışı işçinin ihaleyi yeni alan işveren nezdinde çalışmaya devam ettiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. <br><br>Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>\tDosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı  ... İnşaat Ltd. Şti. vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. \t<br>HÜKÜM \t\t\t: <br>Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:\t <br>\t1-Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  2020/18 E., 2020/340 K. sayılı dava dosyasında verdiği 16.07.2020 tarihli kararına yönelik davalı  ... İnşaat ... Ltd. Şti. vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE.<br>\t2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 988,40 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak alınan 305,37 TL'nin mahsubu ile kalan TL'nin davalı... İnş. ... Ltd. Şti.'nden alınarak Hazine'ye gelir kaydına.<br>\t3-Davalı  ... İnşaat ... Ltd. Şti. tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine.<br>\t4-\tHMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.\t<br>\t06.11.2024  tarihinde,  dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,\tHMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri  üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan  (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.<br>GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ           \t:  07.11.2024<br><br><br>     Başkan                    Üye                 Üye           Katip <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd89cd030ca76160","SID":"b1cdde5fca20cad6"}}