{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO:2023/228 Esas<br>KARAR NO:2024/1748<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ:15/09/2022<br>NUMARASI:2021/94 Esas, 2022/97 Karar<br>DAVANIN KONUSU:FSEK'ten Kaynaklanan (Tazminat istemli)<br>KARAR TARİHİ:07/11/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin babasının 70'ye yakın eseri Türkçe'ye çeviren önemli bir çevirmen olduğunu, davaya konu ...'un yazarı olduğu \"...\" adlı kitabını da 1975 yılında ilk kez Türkçe'ye çeviren kişinin de müvekkilinin babası olduğunu, Fransızca çeviriden çevrilen kitaba... adı verildiğini, ...'in çevirisi olan kitaplarla ilgili telif haklarının müvekkili ile ... tarafından temsil edildiğini, davalı ... Yayınlarının ...'un yazarı olduğu \"...\" adlı kitabını müvekkilinin ... ile olan sözleşmesi devam ederken Eylül 2018 tarihinde bu kez davalı ... çevirisi ile yayınlandığını, davalı yayınevinin ... 09/06/2017 tarihinde yaptığı 3 yıl süreli sözleşme devam ederken ... adını kullanarak ... çevirisi ile 131. Baskı yaptığını ve akabinde de 22/10/2018 tarihli bildirimle sözleşmeyi feshettiğini, davalıların ...'e aykırı eylemleri nedeniyle İhtarname keşide edildiğini ve \"...\" adının kullanılmasına son verilmesi talep edildiğini, davalıların ihtarnameye cevap vermediğini ve yayınlarını sürdürmesi nedeniyle arabulucuk başvurusu yapıldığını, ancak sürecin anlaşmama ile sonlandığını, davalıların eylemlerinin hukuka açıkça aykırı olduğunu belirterek, davalıların \"...\" adının her türlü mecrada kullanılmasının, önüne ardına eklemeler yapılarak kullanılmasının önlenmesine, 1.000,00 TL maddi, 130.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP:Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle ; müvekkili yayınevinin 1981 yılında kurulduğunu, dava konusu ... başlıklı çeviri eserin, Türkiye'de çoğaltılıp yayımlanması haklarını tam ruhsat şeklinde hak sahibinden aldığını, kitabı Türkiye'de çoğaltıp yayımlamaya yetkili tek kişi olduğunu, işleme eser sahipliğinin ancak asıl eser sahibinin hakları mahfuz kalmak kaydıyla mümkün olduğunu, bir işlenmenin sahibi kendisine bu sıfatla tanınan mali hakları, işleme hususunun serbest olduğu haller dışında, asıl eser sahibinin müsaade ettiği nispette kullanabildiğini, \"...\"nın ... tarafından yaratılmış özgün bir ad olmadığını, başlığın ...'e ait bir eser olmadığını, eserin Fsek m.83'te belirtilen yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının tedbir, maddi ve manevi tazminat ve dava sonucu taleplerinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde ;“...” başlığının kitabın orijinal adından farklı olmadığını ve çevirmenin hususiyetini taşımadığını, bu nedenle ... hükümleri gereği korumanın gündeme gelmeyeceğini, davacının tazminat taleplerinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI:\"... toplanan deliller, birbiri ile uyumlu bilirkişi raporları dikkate alındığında,  FSEK 83/1 kapsamındaki “Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, ilibasa meydan verebilecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz” şeklindeki hükmüyle çeviri eserler için de sağlanan korumanın ... çevirisi “...” kitabının adı için yeterli olamayacağı, dolayısıyla davacının murisine ait işlenme eser adının ayrıca bir eser olarak korunamayacağı, davalılar tarafından izinsiz olarak ve tecavüz oluşturacak şekilde kullanımın olmadığı gözetilerek sübut bulmayan davanın reddine\" karar verilmiştir. <br>İSTİNAF İSTEMİ:Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Dosyada Portekiz Dİli ve Edebiyatı uzmanı Bilirkişinin raporunun dikkate alınması gerektiğini, 1975 yılında ... tarafından Fransızca çevirisinden Türkçe'ye çevrilen kitaba ..., Fransızca çevirisindeki “...” (...) adını vermeyerek, orijinal dildeki ve diğer dillerdeki tüm çevirilerinden farklı bir yaklaşım sergilediğini ve ...'in, kitap yazarının tercihi olarak kitabın içeriği ile örtüşen ve fidanı tanımlayan bir ad yerine meyveyi, portakalı tanımlayan ve çocuklar için cazip, akılda kalıcı bir ad oluşturduğunu, 1975 yılında ilk kez kurucusunun ... olduğu \"...'ndan yayınlanan ..., 1983 yılından davanın açıldığı 2018 yılına dek ...'ndan yayınlanmış ve 43 yıl boyunca ünlenmiş, markalaşmış bir çeviri adı olduğunu,Kitap adlarının o kitabı anlatması,  o kitaptan esinlenerek konulması çeviri kitap adının özgünlüğünü tartışmalı kılmayacağı gibi, bir meyve adının bir kitaba verilmiş olması da özgünlüğünü tartışmalı kılamayacağını,Davalı yayın evinin, kitabı her ne kadar orijinal dilinden yayına sunma iddiasıyla Ekim 2018'de 131.baskıyı ... çevirisi ile yayınlamışsa da, dava dilekçesi ekinde sunulan 2019 yılı kitap kataloğunda ve devam eden yıllardaki kitap kataloglarında (2021 yılı Çocuk Yayınları Kataloğu ) ve Web sitelerinde ... çevirisi görselini kullanmayı sürdürdüklerini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nce eser adı olarak anonim bir adın toplum tarafından tanınmışlığı ile özgün bir ad haline geldiği durumlarda korunacağını dahi kabul edildiğini, Kİtapla özdeşleşen ... adının özgün bir ad olduğu ve ...'in işleme eserine orjinal ve diğer dillerdeki adlarından ve içeriğinden farklı olarak ağacı/fideyi değil meyveyi, portakalı anlatan ... adını koyarak işleme eserini Fransızca çevirisinden, orijinalinden ve diğer tüm dillerdeki çevirilerinden farklı kıldığını,Yargıtay 11. HD E.2010/5052, K.2011/16290 sayılı kararının dikkate alınması gerektiğini, .. adının bir başka çeviride kullanılamayacağını ... tarafından konulmuş bu adın FSEK kapsamında korunması gerektiğini, POrtekiz DİLi ve Edebiyatı bilirkişinin raporunun dikkate alınmasını ve kararın kaldırılması gerektiğini belirtmiştir.<br>BİLİRKİŞİ RAPORLARI:İlk derece mahkemesince alınan 11/09/2020 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler FSEK uzmanı ..., yayıncı .., tercüman ... tarafından oyçokluğu ile sunulan raprda özetle; davacının çevirisini yaptığı kitabın çevirinin adı olan “...” “eser” olarak değil “işlenme eser adı” olarak FSEK 83 çerçevesinde haksız rekabet hükümleri çerçevesinde TTK 54 anlamında “iş ürünü” çerçevesinde korunacağını,FSEK m.83 hükmüne göre; \"Bir eserin ad ve alametleriyle çoğaltılmış nüshaların şekilleri, illbasa meydan verecek surette diğer bir eserde veya çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz. 1 inci fıkra hükmü umumen kullanılan ve ayırt edici bir vasfı bulunmayan ad, alamet ve dış şekiller hakkında uygulanmaz. ” şeklinde olduğunu, Bu hükmün gereği olarak, esere konulan ad veya alametin veya çoğaltılmış nüshaların şekillerinin korunması, ancak o eser bakımından ayırt edici niteliği bulunan ve genel olarak herkes tarafından kullanılmayan ad ve alametler için söz konudur. Yargıtay'a göre; “...” isimli kitap adı da ayırt edici vasfı olmayan herkesin kullandığı adlardan olması sebebiyle FSEK m.83 himayesinden faydalanamayacağını,Eserin ad ve alametinin yahut çoğaltılmış nüshalarının şekillerinin korunması haksız rekabet yasağı ilkesine dayanmakla birlikte, bunlar üzerindeki hak mali olmaktan çok eser sahibinin kişilik haklarından doğan fer'i ve manevi bir hak niteliğinde olduğunu, Bu hükmün gereği olarak, esere konulan ad veya alametin veya çoğaltılmış nüshaların şekillerinin korunması, ancak o eser bakımından ayırt edici niteliği bulunan ve genel olarak herkes tarafından kullanılmayan ad ve alametler için söz konudur. Yargıtay'a göre; “...” isimli kitap adı da ayırt edici vasfı olmayan herkesin kullandığı adlardan olması sebebiyle FSEK m.83 himayesinden faydalanamaz; Davaya konu Kitabın adının orijinal dilindeki ve çevrisi yapılmış farklı dilerdeki Türkçe karşılıkları şöyledir: Portekizce: “ ...” ( ..) Fransızca: “...” ( ...) İngilizce: “ ...” ( ...) Almanca: “ ...” ( ...) Kitabın Türkçeye çevirisini yapan ... kitabın adını “ ...”, Çevirmen tarafından kitabın adı tasarlanılırken aslına en uygun gelecek şekilde “...” adı konulmuş ve benimsendiğini, Yaratılan bir ad olmadığını, var olan bir adın uyarlanmasından ibaret olduğunu, ..., ülkemizde de eskiden beri ...'nde, dar bir alanda yetişen bir bitki olduğunu, ... kıyılarında diğer portakal türleri gibi yaygın olmadığını,   romanın her iki çevirisinde de “...'nın tür/cins adı olarak kullanıldığı, -düz- “ ...\" ile “...”nın farklı ağaçlar olduğunu,  ...'nın bir cins adı olarak kullanımı kitabın son sayfasına kadar da aynı şekilde sürdüğünü, romanda “...” bir tür adı olarak kullanıp işlense de, kitap adı olarak kapakta ön plana çıktığında özel bir ad olarak algılanması doğal olmasına rağmen, bütün dillerdeki çevirilerde çok küçük nüans farkı ile kitabın adı “....”, “...” olarak tercüme edilmekte olduğunu, davacının murisinin esere verdiği “...” isminin kitabın orijinal adına ve içeriğine uygun bir ad olduğu, ayırt edici niteliği ve yaratıcılık açısından yeterli düzeyi taşımayan, çevirinin özü itibariyle bir dilden bir dile aktarım niteliği dikkate alındığında kitabın orijinal adından bütünüyle ayrı bir ad olarak yaratılmasının zaten mümkün olamayacağı, kaldı ki eserin orijinal adından uzaklaşıp başka bir şekilde adlandırma yapılmasının da bağlı eser olan çevirinin mahiyetine uygun düşmediği, çevirinin asıl esere bağlılık esasının diğer işlenme eser türlerine göre daha sıkı olduğu da dikkate alındığında “...” isminin asıl eserin isminden uzaklaşmadığı ve adın anlamını değiştirip yaratıcı bir forma sokmadığı bu nedenlerle de FSEK m.83'e aykırılığın söz konusu olmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.,Bilirkişi heyetinde ayrık görüşü olan tercüman bilirkişi raporunda özetle ;  kitabın orjinal adının Türkçe'ye ... şeklinde  çevrildiğini, çevirmenin bunu \"...\" \"olarak çevirerek özgün ve kendine ait bir çeviri yaptığını, çevirmenin özgün yaratıcılığının eseri olan her öğenin patent sayılması gerektiğini belirtmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 29/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda bilirkişiler Yayıncı ..., Telif hakları uzmanı gazeteci DR. ... ve Portekiz dili ve edebiyatı  uzmanı .... oyçokluğu ile sunulan raporunda özetle; davacının murisinin esere verdiği “...” isminin kitabın orijinal adına ve içeriğine uygun bir ad olduğu, ayırt edici niteliği ve yaratıcılık açısından yeterli düzeyi taşımayan, çevirinin özü itibariyle bir dilden bir dile aktarım niteliği dikkate alındığında kitabın orijinal adından bütünüyle ayrı bir ad olarak yaratılmasının zaten mümkün olamayacağı, kaldı ki eserin orijinal adından uzaklaşıp başka bir şekilde adlandırma yapılmasının da bağlı eser olan çevirinin mahiyetine uygun düşmediği, çevirinin asıl esere bağlılık esasının diğer işlenme eser türlerine göre daha sıkı olduğu da dikkate alındığında “...” isminin asıl eserin isminden uzaklaşmadığı ve adın anlamını değiştirip yaratıcı bir forma sokmadığı bu nedenlerle de FSEK m.83'e aykırılığın söz konusu olmadığı,  FSEK m. 83/1 kapsamındaki “Bir eserin ad ve alametleri ile çoğaltılmış nüshaların şekilleri, ilibasa mevdan verebilecek surette diğer bir esevrde veva çoğaltılmış nüshalarında kullanılamaz” şeklindeki hükmüyle çeviri eserler için de sağlanan korumanın ... çevirisi “...” kitabının adı için yeterli olamayacağı, dolayısıyla davacının murisine ait işlenme eser adının ayrıca bir eser olarak korunamayacağı,  davalılar tarafından izinsiz olarak ve tecavüz oluşturacak şekilde kullanımın  olmadığı, dolayısıyla bir zarar oluşmadığı görüş ve kanaati bildirilmiş, raporda bilimsel kaynakların incelendiğinde yer verilmiş, Çukurova Üni Fen bilimleri Enstitüsü'nün 2011 yılında ..kişiye ait tezinde  Latincesi \"...\" olan portakal cinsleri arasında ... cinsinden bahsedildiğini, Adnan Menderes Üniversitesinde yapılan bir yüksek lisans tezinde  \"...\" NIN BİLİMSEL KARŞILIĞI olan \"... 'in Türkçe'ye tam karşılığı olarak ... olarak kullanılmış olduğunu,  ...'nın Türkçe karşılığının ... olarak da ifadesinin mümkün olduğunu, hatta ... ifadesinin genel bir kavram olup ... nın dahil  olduğu ... grubunu temsilen de kullanıldığı dikkate alındığında ... nın tam karşılığının ...  olduğu, her iki çevirmenin de doğru bir tercih ile bu ismi kullandıkları şeklinde açıklama yaptıkları anlaşılmıştır.Portekiz dili ve edebiyatı uzmanı  bilirkişi  ayrık raporunda özetle ; kitabın özgün başlığının Portekizceden Türkçe'ye doğrudan çevirisinin \"... \" ve \"...\" şeklinde olduğunu, bu çevirilerin hiçbirinde \"...\" sıfatının kullanılmadığını,  Türkçe \"...\" başlığında ise \"...\" iyeliği veya veya ağaç refaransı gibi kitabın özgün başlığındaki diğer unsurlar kullanılmadığını, dosyada “...lı\"nın başka bağlamlarda kullanıldığını ifade eden belgeler olmasına ve hatta Türkiye'de bu tür portakal türüne, fidanına atıfta bulunulmasına rağmen, kilabın “...” başlığının...'un yazdığı kitabu özgü edebi bağlamında anlaşılarak yapılmış olan orijinal bir çevirisi olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.<br>GEREKÇE: Davacı, murisi olan ...'in ...'un yazarı olduğu \"....\" adlı kitabı Türkçe'ye çevirdiğini, Fransızca'dan çevrilen esere çevirmen tarafından \"Ş...\" adının verildiğini, kitabın adının eser olarak korunacağını, davalılar tarafından kitabın bu ismi kullanılarak basım ve satışının yapılamayacağını iddia ederek kitap adının kullanımının menine ve maddi manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta mahkemece alınan her iki bilirkişi heyeti raporundaki çoğunluk görüşünde kitabın adının eser niteliğinde olmadığı yönünde görüş bildirildiği, mahkemenin kararında yer verildiği üzere kitabın içeriği de incelenen raporlarda kitap adının çevirmenin kişisel yorumuyla oluşturulan yaratıcı bir düşünsel özelliği olmadığı, kitabın içeriğinden istifade edilerek ön plana çıkartılıp kitaba ad olduğu, diğer dillere çeviri yapan yazarların da küçük farklar ile çevirilerine ad olarak kullandıkları, 2.bilirkişi raporunda kitabın orjinal adında yer alan \"...\" kelimesinin Türkçe karşılığının \"...\" şeklinde ifade edilebileceği gibi \"....\" olarak da ifadesinin mümkün olduğunun belirtildiği dikkate alındığında mahkemece davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmüş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.<br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.07/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b2296943cc4c74c4","SID":"48b0cb27e731af54"}}