{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 23/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 15/12/2020<br>DAVANIN KONUSU: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 23/10/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, davacı ile dava dışı ... Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, bu sözleşme doğrultusunda kullandırıldığını, davalının müteselsil kefil sıfatı ile sözleşmeleri imzaladığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine davacı bankanın anılan alacaklar için ihtarnamenin gönderildiğini, ödeme yapılmaması üzerine Antalya 2. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyası ile icra talibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı vekili, kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davalının yalnızca kefalet limiti olan 550.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere kefaletinin bulunduğunu, kredi sözleşmesi yenilenmiş olduğundan geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"..Davacı davalının müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile yer aldığı genel kredi sözleşmelerine dayanan kredi alacağının ödenmemesi nedeni ile ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişine tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... 06/09/2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; davacının talep edebileceği alacak miktarının 923.934,32-TL asıl alacak, 19.433,33-TL işlemiş faiz, 2.099,75-TL BSMV olmak üzere toplam 945.467,40-TL olduğu, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren taksitli kredi ve borçlu cari hesap için %41,60, kredili mevzuat hesabı ve ticari kredi kartı için %33 temerrüt faizi ve faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğu belirtilmiştir. Rehin tutarının borcu ödemeye yetmemesi nedeniyle tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla alacaklı tarafından bakiye alacak yönünden genel haciz yoluyla hem borçluya hemde kefile başvurulmasının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanun 45. maddesine uygun olması, davalının asıl borçlu şirketin ortağı ve temsilcisi olması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583 ve 584 üncü maddelerde kefalet sözleşmesi için öngörülen koşullarda kefalet sözleşmelerinin yapılmış olması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi bilirkişi tarafından da bu yönüyle hesaplama yapılması, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne, dava tarihinden sonra gerçekleşen ödemelerin, infaz aşamasında nazara alınmasına karar vermek gerekmiştir. Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Talep edilen alacak kalemlerinin tamamının kabul edilmesinin gerektiğini, takip tarihi itibari ile davalı borçludan olan alacaklarının takip çıkışı tutarı olan 976.055,73-TL olduğunu, bilirkişi raporlarında da bu alacak tutarının altında hesaplama yapıldığını, taleple bağlılık ilkesi gereği faiz kaleminin eksiltilmesinin doğru olmadığını, bilirkişinin hesaplamasında akdi faizlerin temerrüt faizi gibi temerrüt faizi kalemine eklenmesinin hatalı olup, bu tutarların asıl alacak kalemine eklenmesi gerektiğinden bilirkişinin eksik inceleme yaptığını, mahkemece eksik incelemeye dayanan bilirkişi raporuna istinaden karar verildiğini beyan ederek ilk derece mahkemesinin kısmen reddine şeklinde verilen kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemine ilişkindir. <br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi ek raporunun gerekçeli denetime  açık ve hüküm kurmaya  elverişli olmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 427,60-TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30-TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00-TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi. 23/10/2024      <br>...<br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"4c412167f7a48660","SID":"75994530e1a48bf8"}}