{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>15.HUKUK DAİRESİ <br>DOSYA NO:2021/617 <br>KARAR NO:2024/862<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:11/11/2020<br>NUMARASI:2016/922 Esas, 2020/674 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ:22/10/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili: davacı ile davalı arasında 1.230.848,92 TL +KDV bedelli 15/05/2015 tarihli ... Genel Müdürlük Renovasyon Projesi İşlerinin Yapımı  ve Malzeme Tedariki sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince işe başladığını, ancak davalının işin başlamasından sonra  proje değişiklikleri yapması sonucunda projede ön görülmeyen metraj artışları, malzeme seçiminde farklılık ve ilave işler meydana geldiğini, bunlar nedeniyle başlangıçta kararlaştırılan bedelin üzerine çıktığını, bu hususta taraflar arasındaki sözleşmenin ek 3 özel koşullarda 2 ve 3. maddelerde hükümler bulunduğunu, davacının sonradan istenen ilave işler ile birlikte yükümlülüğünü yerine getirerek davalıya teslim ettiğini, geç yapılan  geçici teslim tutanağında eksik işlere ilişkin tutanak tutulduğunu, bilahare bunların da davacı tamamlanarak  ve geçici kabulün yapıldığını, bilahare kesin hesap raporlarının davalıya sunulduğunu, ön görülen 21 günlük süre de davalının müvekkiline herhangi bir olumsuzluk bildirmediğini, davalının değişik tarihlerde toplam KDV dahil 2.927.395,85 TL ödeme yaptığını, bu miktar yapılan işin %60’nın bedeli olduğunu; %40’ına tekabül eden KDV dahil 1.847.110,91 TL alacaklarının ise talebe rağmen ödenmediğini, bu hususta çekilen ihtarlardan da sonuç alınamadığını, bunun üzerine bu miktarlı faturanın davalıya gönderildiğini, bakiye iş bedeli alacağının ödenmediğini ileri sürerek KDV dahil 1.847.110,91 TL alacaklarının 01/09/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili; taraflar arasında sözleşme bulunduğunu ve  sözleşme bedelinin de 1.230.848,91 TL olduğunu, 1. ve resepsiyon katındaki değişikliklerden vazgeçilmesine ve sözleşmeden çıkarılmasına rağmen davalının davacıya avans olarak KDV dahil 2.927.395,85 TL ödeme yaptığını, buna rağmen davacının işleri termin süresi içinde yapıp teslim etmediğini, her ne kadar binanın kullanıma sunulduğu belirtilmiş ise de 30/06/2016  tarihli taahhütnamedeki eksiklikleri tamamlamadığını, sözleşmede cezai şart bulunduğunu, buna göre davacının indirim yapması gerektiğini, bu şekilde indirim yapılması gereken tutarın 1.204.330,65 TL olduğunu, bu miktarın iadesinin davacıya  ihtaren bildirildiğini,ancak sonuç alamadıklarını, davacının talep edebileceği alacağı bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; taraflar arasında eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu sabit olduğunu,  davalıya ait binanın kapsamlı tadilat işlerinin yapılması için davalı ile sözleşme yapıldığını, Bilirkişi raporu gereğince; işin birim fiyat üzerinden yapıldığı, iş artışı ve proje değişikliği olabileceğinin taraflarca sözleşme kapsamında ön görülerek kararlaştırıldığı, taraflar arsında yapılan işlerin geçici kabil tutanağı da imzalandığı,  davacının yükümlülüklerini tam ve eksiksiz yerine getirmiş olduğu, sözleşme ek:3 özel koşullar madde : 13 de kesin hesapları (kesin hakediş) hazırlayarak işverene (davalı taraf )sunduğu, işverence de kesin hesapların incelenmesinin yapıldığı, 22.05.2015 tarihli sözleşmede birim fiyatı bulunmayan imalatlar ile ilgili birim fiyatların tespit edilmesi konusunda, imalat miktarlarının (metrajlar) tespit edilmesi konusunda, dövizle alınan malzemeler ile ilgili olarak döviz kuru konusunda, 22.05.2015 tarihli sözleşmede bulunan imalat pozlarından bir kısmının yerinde yapılan imalatlarda kısmen farklı malzeme kullanılması neticesinde yeni oluşan fiyatın tespiti konusunda ihtilaf bulunduğu, tarafların bedelde anlaşamamaları halinde gerçekleştirilen iş ve imalât bedelinin 6098 sayılı TBK’nın 481. maddesi gereğince yapıldığı tarihteki mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi, davacı tarafından hazırlanan kesin hesap dosyasında (kesin hakediş) davacı tarafça 4.046.597,50 TL+KDV (4.774.506,76 TL KDV dahil) kesin hakediş bedeli hesaplanmış, davalı tarafça yapılan inceleme sonrası ise 3.000.091,32 TL+KDV (3.540.107,76 TL KDV dahil) kesin hakediş bedeli hesaplandığı, Bilirkişi heyeti keşif mahallinin ve dava dosyasında bulunan evrakların incelenmesi sonucunda kesin hak ediş bedelini 3.596.191,21TL+ KDV hesaplandığı, buna göre daha önce ödenen 2.480.843,94 TL + KDV düşüldükten sonra kalan 1.115.347,27 TL+ KDV (1.316.109,78TL)nin davacı tarafa ödenmesi gerektiği, bilirkişi kök ve ek raporları denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bulunarak itibar edildiğini belirterek  bilirkişi raporunda tespit edilen miktar üzerinden kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının dava konusu ettiği alacak tutarı için alacağa konu faturanın 01.09.2016 tarihinde tebliğ edildiği, dolayısıyla davalının bu tarihte temerrüte düştüğü anlaşılmakla bu tarih itibariyle avans faizi işletilmesine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ortada davalı şirketin de kabul ettiği üzere tam, eksiksiz ve ayıpsız imalatlar ile teslim edilmiş bir proje olduğunu, iş ve imalat artışı sonrası ortaya çıkan ilave işler için hazırlanan birim fiyat listesi 26.10.2015 tarihinde yazılı olarak davalı şirkete verildiğini, hiç bir şekilde bu metrekare birim fiyatlarına davalı şirket tarafından itiraz gelmeden gel işi bitir dendiğini ve iş eksiksiz bitirildikten sonra geçici kabul sonrası kesin hak ediş raporları davalı şirkete sunulduktan sonra hiç bir şekilde imalat ve işin bitirildiği ana kadar itiraz edilmeyen 26.10.2015 tarihli birim fiyatları geçersiz sayılarak, sen bu işi bize pahalı yapmışsın denilerek, davalı şirketin biten projeye nereden, ne zaman, nasıl aldığı belli olmayan, hiçbir resmi yazışmasını sunamadığı, iş bittikten sonra yani kesin hesap kapatma aşamasında, yer bile görmediği belli olan bir firmalardan topladığı fiyatların bilirkişiler tarafından nasıl kabul edildiği ve ilk derece mahkemesinin de bu hatalı raporlara nasıl dayandığı sorusunun irdelenmesini istediğini, gerek bilirkişi heyetinin daha önce dosyaya sunduğu 14.10.2019 tarihli 2. Ek rapora karşı yapılan 12.11.2019 tarihli itirazların gerekse son olarak ibraz edilen  19.02.2020 tarihli 26 sayfadan ibaret 3. Ek rapora karşı beyanları dikkate alınarak haklı davanın kabulüne karar verilerek dava değerinin tamamı üzerinden alacakların temerrüt tarihinden itibaren işleyen ticari temerrüt faizi ile birlikte hüküm altına alınması gerekirken davanın kısmen reddi cihetine gidilerek 531.001,13 TL alacağın reddine karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığını, mahkemesi tarafından hükme dayanak yapılan kök bilirkişi raporuna, 14.10.2019 tarihli 2. Ek rapora, 19.02.2020 tarihli 26 sayfalık 3. ek rapora karşı yapılan haklı ve esaslı itirazlar dikkate alınarak yüksek mahkeme tarafından içerisinde hukukçu bir bilirkişinin de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetince yeniden dosya kapsamındaki teknik, mali ve hukuki ihtilafların  değerlendirmesi için rapor tanziminin istenmesini, Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.11.2020 tarih 2016/922 E 2020/674 K sayılı davanın kısmen reddine yönelik kararına karşı istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesinin davanın kısmen reddine yönelik kararının kaldırılmasını, davanın dava değeri üzerinden tamamının kabulü ile 01.09.2016 tarih ... seri numaralı 1 adet e-fatura 'ya dayanan  KDV dahil 1.847.110,91 TL sı alacağın alacağa konu faturanın tebliğ ve temerrüt tarihi olan 01.09.2016 tarihinden geçerli olacak ticari temerrüt /avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı  ödenmesi yönünde yeniden karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davalı şirket ile davacı şirket arasında imzalanan sözleşme kapsamında davacı tarafından davalının Türkiye Genel Müdürlük Binasının 1-2-3-4-5. Katlarının tadilatına ilişkin taraflarca anlaşılan sözleşme bedeli 1.230.848,91 TL + KDV olduğu, davalı şirket, 1. Kat ve resepsiyon katı tadilatı yapılmamasına ve sözleşme’den çıkarılmasına rağmen kabul ettiği faturalar ve hizmetler karşılığında davacıya avans olarak KDV dahil 2.927.395,85 TL ödeme yaptığını, davacı termin süresi dolmuş olan Sözleşme’ye konu projeyi tamamlamadığını, sözleşmeye konu işi eksikten ayıptan ari şekilde davalı Şirkete teslim edemediğini, her ne kadar 30.01.2016 tarihi itibari ile binanın davalı şirketin kullanımına sunulduğunu iddia etmiş ise de davacı, 30.06.2016 tarihli Taahhütname kapsamında tamamlanması taahhüt edilen eksiklikleri de tamamlamadığını, davacı Sözleşme konusu edimleri ifada temerrüde düştüğünü, davacının bu hususta ikrarı ve ayıpların giderilmesine dair taahhüdü dosyada mübrez e-posta yazışmalarında yer aldığını, dava konusu uyuşmazlığın asıl sebebi; davacı tarafından Sözleşmeye göre sunulması gereken kesin hesap tablolarının davalı şirkete sunulmamasını, davacı tarafından sağlanması gereken belgelerin zamanında davalı şirkete sağlanamamış olmasını, davacının üzerine düşen yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmemiş olmasını, davacı tarafından gönderilen dayanaksız tablo üzerinde davalı şirket tarafından yapılan detaylı çalışma sonucunda ise metraj ve birim fiyatlarda hatalar olduğunu, hesaplamaların oldukça yüksek olduğu tespit edildiğini ve bu nedenle davacı tarafından düzenlenen faturaya haklı olarak itiraz edildiğini, sözleşme’nin geçici kabul yapılmadan kesin hesap dökümü yapılması mümkün olmadığını, davacı,  davalı şirketçe talep edilen dava konusu hakediş faturalarını işbu dava açıldıktan hatta ilk bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra dosyaya sunduğunu, dava dosyasına sunulan excel tablolarda yapılan işlere ilişkin fiyat ve metraj farkları detaylı şekilde yer almakta olup bu husus Bilirkişi Heyeti Ek Raporları ile tespit edildiğini, dolayısıyla davacı, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, davalı şirket birçok kez davacı şirketi toplantıya davet ettiğini, iddia etmiş olduğu alacak kalemlerine ilişkin belge, bilgi ve alt faturaların sunulmasını talep ettiğini, davacının tam ve gereği gibi yapmadığı işlere ilişkin Ekim 2016'da (aynı zamanda işbu davanın açıldığı tarihtir) davacıya bakım ve onarımların giderilmesi için talepte bulunulduğunu, binanın genelinde klima hattında yapılan hatalar sebebiyle  tavandan gelen suların, sallanan camların sorumlusunun davacı olduğunu, mahkemece belirlenen faiz başlangıç tarihi de hatalı olduğunu, sözleşme gereğince proje teslim edilene kadar meydana gelen hasarların düzeltilmesi sağlayıcıya ait olduğunu, tavandan su gelmesi, takılan camların sallanması kullanıcı hatasından kaynaklanması mümkün olmayan, bizzat davacının hatalı yaptığı işler olduğunu, dosyada yer alan e-posta yazışmalarında bu durum açıkça görüldüğünü, davacı, bu sebeple hükme esas alınan rapordaki I.12 maddesinde kamyon seferleri için verilen ücrete de itiraz ettiğini, ayrıca I 37, I 38 pozlarının da bu madde kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. Taraflar arasında 22.05.2015 tarihli davalı iş sahibine ait ... Türkiye Genel müdürlük renovasyon projesi anlaşması imzalanmış olup, sözleşme gereğince davalının Türkiye Genel Müdürlük binasının 1,2,3,4,5 katların tadilatını yapılması ile sözleşme bedelinin 1.230.848,91 TL + KDV olarak belirlenmiştir. Davalı iş sahibi tarafından davacı yükleniciye 2.927.395,85 TL (KDV dahil) ödendiği hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacı davada, taraflar arasındaki sözleşme kapsamındaki işleri ve davalının talep ettiği tüm işleri yaparak teslim ettiklerini, davalı geçici kabul sırasında bir kısım eksiklikler belirlediğini ve bu eksiklikleri tamamlamak suretiyle teslim ettiklerini, geçici kabulün yapıldığını, sözleşme gereğince bakiye iş bedelinin 21 gün içerisinde ödenmesi gerektiğini ancak davalı tarafından bakiye iş bedeli olan 1.847.110,91 TL ödenmediğini, bu bedelin 01.09.2016 temerrüd tarihinden itibaren tahsilini talep etmiştir. Davalı sözleşme gereğince davalı edimini süresinde tamamlamadığını, eksikliklerin bulunduğunu, sözleşme gereğince teslim tarihi 31.08.2015 tarihi iken 13.06.2016 tarihinde teslim gerçekleştiğini, 41 haftalık gecikme bulunması sebebiyle sözleşmede belirlenen haftalık %1 indirim sebebiyle toplam alacaktan %41 indirim yapılması gerektiğini, davalıya ödenen miktarın %41'ni oluşturan 1.204.330,65 TL kısmının idaresi gerektiğini, sözleşme gereğince taraflarlar anlaşarak 1. Kat oluşturan resapsiyon katının tadilatından vazgeçildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, bilirkişi rapor taraf beyanları itibariyle davacının 1.316.109,78 TL (KDV dahil) bedelin 01.09.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında yapılan sözleşme itibariyle davacı edimlerini tamamlamak suretiyle davalı iş sahibine geçici kabul yapılması için teslim ettiği, davalı iş sahibi tarafından inceleme tamamlanarak eksikler belirtildiği, davacı tarafından eksikler tamamlanması üzerine 13.06.2016 tarihinde geçici kabulün yapıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamı itibariyle bilirkişi heyetinden rapor alınmış, tarafların itirazları doğrultusunda ek raporlar alınmıştır. Davalı vekili, geç teslim halinde iş bedelinden her hafta %1 indirim yapılması gerektiği, teslimin 41 hafta gecikmesi sebebiyle iş bedelinden %41 indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 179/2.maddesinde düzenlenen ceza, ifaya eklenen cezai şarttır. Burada ceza, asıl borcun belirli zamanda veya yerde yerine getirilmemesi halinde kabul edilmiştir. Alacaklı, kusuru ile temerrüde düşen borçlunun mevcut durumdaki ifasını kabul etmekte ve ancak ifa zamanında ve yerinde yapılmadığından, sözleşmede kararlaştırılan cezayı talep etme hakkını kazanmaktadır. İfaya eklenen cezai şart, özellikle borcun geç ifa edilmesi halinde uygulanır ve uygulamada en çok rastlanan cezai şart türüdür. Bu cezai şart alacağının talep edilebilmesi için teslimin ihtirazi kayıt ile alınması gerekmektedir. Davalı arsa sahiplerince dosyaya bu yönde herhangi bir belge sunulmadığı gibi, davalı yanca bu yönde bir iddiada da bulunulmamıştır. Mahkemece cezai şart indirimi uygulanmaması yerinde olmuştur. Tüm dosya kapsamı itibariyle denetime elverişli bilirkişi raporu itibariyle davacının 1.316.109,78 TL alacaklı olduğu anlaşılmış olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11/11/2020 tarih ve 2016/922 Esas, 2020/674 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,2-Davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30‬ TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı tarafça yatırılması gereken 126.176,14 TL nisbi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 22.475,86 TL harcın mahsubu ile bakiye 103.700,28 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerlerinde BIRAKILMASINA,5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 22/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6585b95051acdb21","SID":"75def8eb28c432b7"}}