{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. DİYARBAKIR BAM   11. HUKUK DAİRESİ                              Esas-Karar No: 2024/1917 - 2024/233<br>T.C.<br>DİYARBAKIR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO: 2024/1917 <br>KARAR NO\t: 2024/233<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A <br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t:  DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>DAVANIN KONUSU\t:  Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)<br><br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ                  \t:  10/10/2024<br><br><br>Taraflar arasında görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:  <br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekili; müvekkili bankanın .... firması ve kefilleri arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ve Business Card Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmelere istinaden Taksitli Ticari Kredi ve Ticari Kredi Kartı tahsis edildiğini, .... Yetkin'in söz konusu borcun müteselsil kefili olduğunu, asıl borçlu firmanın takibe konu edilen borcunu ödememesi üzerine, borcun ödenmesinin gönderilen ihtarnameler ile bildirildiğini, davalıya da müteselsil kefil ve müşterek borçlu sıfatıyla noter ihtarı gönderildiğini, kredi borçlusu firma ile yapılan görüşmeler ve gönderilen kat ihtarnamelerine rağmen borçların ödenmemesi üzerine, Diyarbakır  İcra Müdürlüğünün .... Esas Sayılı dosya üzerinden icra takibi başlatıldığını ve müteselsil kefil ....Yetkin'in vefat etmesi üzerine mirasçısı ....'in takibe dahil edildiğini ve anılan mirasçı tarafından yetkiye, borca ve faize itiraz edildiğini, davalılar tarafından takip konusu borca itiraz dilekçesinin müvekkili bankaya tebliğ edilmediğini, itiraza .... tarihinde Avukat Uyap Sistemi üzerinden muttali olunduğunu, haksız olarak takibe itiraz eden borçlular hakkında takibe devam olunabilmesi adına; müvekkili banka tarafından öncelikle Diyarbakır Arabuluculuk Bürosu'na ..... Büro Dosya Numarası (Arabuluculuk Numarası:....) üzerinden başvuruda bulunulduğunu ve uzlaşma sağlanamaması üzerine, alacağın tahsil edilebilmesi için işbu itirazın iptali davasını açmak zarureti hasıl olduğunu, müvekkili Banka ile borçlu arasında imza ve tanzim edilen Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinde, Uygulanacak Hukuk ve Yetkili Mahkeme, Delil Sözleşmesine ilişkin bölümün ilgili hükümleri gereğince sözleşmeden kaynaklanan her türlü uyuşmazlıklarda Diyarbakır İcra Müdürlükleri ile Diyarbakır Mahkemelerinin yetkili kılındığını, davalının yetkiye yönelik itirazının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, borca, faize ve faiz oranına itirazların haksız ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesinde takibin açıldığı dönemde cari faiz oranının % 26,28 olduğu (ekte) ve akde göre 2 katı % 52,56 olup, uygulanması gereken temerrüt faiz oranının sözleşmeye ve piyasa şartlarına uygun olarak belirlendiğini, ayrıca takip borçlusunun Ticari Kredi Kartı Borcu temerrüt faizi oranının % 22,68 olduğunu, takibin açıldığı dönemde temerrüt faiz oranının %22,68 olduğunu, takip öncesi ve takip sonrası faizin % 5 BSMV. alınması hususunun da kanuna ve sözleşmeye uygun olduğunu, talep edilen masrafların da alacağın tahsil sürecinde müvekkili banka tarafından yapılmak zorunda kalındığını ve borçlulardan talep edilmesi hukuka uygun olduğunu, huzurdaki davaya konu icra takibine davalı tarafından takibin sürüncemede bırakma niyetiyle hiçbir gerekçe belirtmeksizin itiraz edildiğini açıklayarak Diyarbakır İcra Müdürlüğü’nün.... Esas sayılı takibe konu Müvekkili Banka alacaklarına dair davalı borçluların haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetle yapılan itirazının iptaline ve takiplerin devamına, alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; davalı vekili tarafından .... tarihinde sunulan davayı kabul ettiklerine dair beyan dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verildiği, davacı vekilinin .... tarihli dilekçesinde yargılama gideri ve vekalet ücretinin bulunmadığının belirtilmesi nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verildiği, davacı vekili tarafından sunulan 15/02/2024 tarihli tashih talepli  dilekçede 22.001,44 TL bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği,...tarihli ek karar ile tashih talebinin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>İstinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili; ... tarihli dilekçe ile dosya kapsamında yapılan ve lehlerine hükmedilecek olan (bilirkişi ücreti, tebligat masrafları vb.) yargılama giderlerine ilişkin taleplerinin olmadığının kastedildiğini, harçlar hazine alacağı olduğundan bu hususta kabul beyanlarının bulunmadığını, davanın kabulü halinde, davayı kabul eden davalının karar ve ilam harcını ödeyeceğini, müvekkili bankadan tahsil edilen 22.001,44 TL'lik bakiye karar harcının müvekkili bankaya iade edilmesi gerektiğini beyan ederek istinaf isteminde bulunmuştur.<br><br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE  GEREKÇE:<br>6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>Dava, 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca, ilamsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>Dosya kapsamına göre; davacı tarafça Diyarbakır İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyasında kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacak için ilâmsız icra takibi yapıldığı, itiraz üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, davalının.... tarihli kabul beyanı üzerine davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı vekili tarafından sunulan .... tarihinde “vekalet ücreti, tazminat ve yargılama gideri tabimiz yoktur” beyanlarını içerir dilekçe sonrasında  Mahkemece bu beyan üzerine ... tarihinde dava kabul edilerek, yargılama giderleri, arabuluculuk ücreti ve harçların davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.. Kararın istinaf edilmeksizin .... tarihinde kesinleşmesi sonrası, Davacı vekili tarafından  .... tarihinde tashih talep dilekçesi verilmiş ve harçların davalıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Mahkemece,.... tarihli ek karar ile davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiştir. .... tarihli asıl kararda mahkemece \"Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 46.852,75-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 24.851,31-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 22.001,44-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına\", hükmü kurulmuş olup, davacı vekili tarafından, .... tarihli ek karar istinaf edilerek, ödemek zorunda kaldığı, \"22.001,44-TL\" harcın iadesini talep etmiştir.<br>Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti” kavramlarına  değinilmesinde yarar vardır.<br> Genel olarak yargılama giderleri, bir davanın açılması, uyuşmazlığın esasını çözmeye yönelik belli bazı işlemlerin yapılması ve sonuçlandırılması için ödenmesi gereken paradır.<br> Yargılama giderlerinin kapsamını düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin kapsamı düzenlenmiştir. Vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti de yargılama giderlerinden sayılmıştır.<br> Yargılama giderleri mahkemece kural olarak davada haksız çıkan ve bu sebeple aleyhine hüküm verilen tarafa yüklenir (6100 sayılı Kanun md. 326/1). Mahkemenin davayı kaybeden tarafı yargılama giderlerine mahkum etmesi için mutlaka karşı tarafça talepte bulunulmuş olması gerekmez, bu konudaki karar mahkemece kendiliğinden verilir (6100 sayılı Kanun md. 332/1). Bu yargılama giderleri hem davayı kazanan tarafça daha önce peşin olarak ödenen hem de dava sonunda ödenmesi gereken harç ve masraflar ile yargılama gideri olan vekâlet ücretidir.<br>6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323 üncü maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, bu madde içerisinde “Başvurma, karar ve ilam harçları yargılama gideri” kapsamında belirtilmiş, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği”, “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.  <br>Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere “Harç, idarece yapılan bir hizmetten yararlananlardan bu hizmet dolayısıyla alınan para, diğer bir deyimle verginin özel ve ayrık bir türüdür. Bu nedenle diğer harçlarda olduğu gibi, yargı harçlarında da kural; harcın, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişi tarafından ödenmesidir. Ancak yargı yoluna başvurmak, başvuran kişiye bir harç yükümlülüğü yüklediği gibi, başvuranın haklı çıkması halinde bu yükümlülük yer değiştirmekte ve davada haksız çıkan tarafa yükletilmektedir. Bu nedenle nispi harca tabi davalarda, yargılama sonunda ödenecek harç miktarıyla birlikte, harcın gerçek sorumlusu da mahkeme kararıyla belirlenmektedir.”<br>Davacı vekili, 12/06/2023 tarihinde vermiş olduğu beyan dilekçesinde \"vekalet ücreti, tazminat ve yargılama gideri talebimiz yoktur. Kabul nedeniyle davalı aleyhine yargılama gideri, tazminat ve vekalet ücretine hükmedilmemesini arz ve talep ederiz\" şeklinde beyanda bulunarak yargılama gideri talebi olmadığını beyan etmiştir. HMK'nın 323/1-a maddesinde \"celse, karar ve ilam harçlarının\" yargılama gideri kapsamında olduğu açıkça belirtildiğinden ve davacının, davalı yana yargılama gideri yükletilmemesini talep ettiğinden, ödenmesi gereken harcın davacı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik görülmemekle davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.<br>Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmakla istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.<br><br><br>H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-) Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, <br> 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,<br>3-) İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,<br>4-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından davalı yararına vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>5-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359(4) hükmü uyarınca Dairemiz kararının İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,<br>dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın m. 362(1)-a hükmü gereğince miktar itibarıyla KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/10/2024<br><br> <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"87d3bb48b87f0387","SID":"ca7c1c93ecc1edb4"}}