{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>13. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2022/677 Esas<br>KARAR NO:2024/1619 Karar<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/10/2021<br>NUMARASI:2020/491 Esas - 2021/583 Karar<br>DAVANIN KONUSU:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)<br>KARAR TARİHİ:17/10/2024<br>İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı temlik alan davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil banka ile borçlu ....A.Ş. arasında 16.02.2017 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, diğer borçlu ...’in de bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını,borçlulara iadeli taahhütlü posta yolu ile 02.04.2019 tarihli kat ihtarnamesinin keşide edildiğini ve ihtarnamede verilen süre içerisinde borcun ödenmediğini,müvekkil bankanın muaccel alacağı için .... sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, ancak davalıların haksız ve kötü niyetli olarak faiz, asıl alacak, ferileri ve yetki yönünden itirazda bulunduklarını, tüm bu nedenlerle davalılarca .... sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere icra İnkar tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; her iki müvekkil yönünden de takibe Gebze/Kocaeli icra müdürlüklerinin yetkili olduğunu,asıl alacaklara, faizlere, faiz oranlarına, işlemiş faizlere, masraf ve tüm ferilerine dönük itirazlarının bu dava için de geçerli olduğunu, kefilin sorumluluğuna gidilebilmesi için yapılması gereken işlemler hususunda davacı yanın usule uygun işlemler yapmadığını,dosyanın yetkili Gebze/Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, likit olmayan alacak için talep edilen icra inkar tazminatının reddine ve yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesi 13/10/2021 tarih 2020/491 Esas - 2021/583 Karar sayılı kararında; \"Dava dilekçesi, cevap dilekçesi  ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.Taraflar arasındaki ihtilaf, davacının davalıdan Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı alacağı olup olmadığı, varsa takip ve dava tarihi itibariyle miktarı, alacağın likit olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Dosyamıza getirtilen ... sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 15.964,23 TL üzerinden icra  takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin  durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Yargılama aşamasında dava konusu bedel ... A.Ş. Tarafından temlik alınmış, temlik alan vekili tarafından ilgili kayıtlar ve vekaletname dosya kapsamına ibraz edilmiştir.Mahkememizce taraflar arasındaki sözleşme, takip dosyası, dava dilekçesi, tüm dosya ekleri ve banka kayıtları incelenerek detaylı gerekçeli denetime açık olacak şekilde davacının davalıdan varsa takip ve dava tarihi itibariyle asıl alacak ve ferilerine ilişkin rapor alınmasına karar verilmiştir.Bilirkişi 05/04/2021 tarihli raporunda özetle; Davacı ile davalı  kredi lehtarı .... A.Ş. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, diğer davalı ...' in  kullandırılan kredilere 1.000.000,00-TL kefalet limit ile  müteselsil kefil olduğu, 02/04/2019 tarihli nolu ihtarname ile hesabın kat edildiği, kredi hesabının 29/03/2019 tariihnde kat edildiği, tüzel kredili mevduat hesabından kaynaklanan 13.738,38-TL anapara, 888,34-TL işlemiş faiz, 44,42-TL ... olmak üzere toplam 14.671,13-TL nakdi alacağın 24 saat içinde ödenmesinin ihtar edildiği, davalılara ihtarnamenin 04/04/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve 06/04/2019 tarihinde temerrüte düştükleri, kat tarihi itibariyle 13.738,38-TL asıl alacak, 12,45-TL gecikme faizi, 888,35-TL işlemiş faiz, 44,42-TL ... olmak üzere 14.671,15-TL hesaplandığı, davacı bankanın ise 14.671,13-TL talep ettiği, taleple bağlı kalınmasının uygun olacağı, takip tarihi itibariyle 14.671,13-TL asıl alacak, 1.216,22-TL işlemiş faiz, 60,81-TL ..., 27,76-TL masraf olmak üzere 15.975,92-TL alacağının hesap edildiği, asıl alacağa  %33,00 temerrüt faizi uygulanabileceği, davacı bankanın ise toplam 15.964,23-TL talepte bulunduğu ve %30,24 oranında temerrüt faizi istediğinden, taleple bağlı kalınmasının  uygun olacağı, diğer davalı ...' in kefaletinin geçerli olmasına göre 15.964,23-TL borçtan sorumlu olduğu,  huzurdaki davanın, 21.960,21-TL Dava Esas Değeri üzerinden açıldığı, ancak davanın temelini teşkil eden icra takibinde ise 15.964,23-TL alacak talep edildiğinin tespit edildiği, bu konudaki takdirin mahkemeye ait olduğu   hususlarında görüş ve kanaatini bildirmiştir.Dava dilekçesi,  genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarı, icra takip dosyası, detaylı, gerekçeli, dosya kapsamıyla uyumlu olması nedeniyle itibar edilen bilirkişi raporu uyarınca davacının davasının  kısmen kabulüne karar verilmiştir.Davacı banka ile davalı   .... A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, diğer davalının müteselsil kefil olarak yer aldığı, davacı bankanın takip tarihi itibariyle  14.671,13-TL asıl alacak, 1.216,22-TL işlemiş faiz, 60,81-TL ..., 27,76-TL masraf olmak üzere 15.975,92-TL alacağının hesap edildiği, asıl alacağa  %33,00 temerrüt faizi uygulanabileceğinin hesaplandığı, davacı bankanın ise icra takip dosyasında toplam 15.964,23-TL talepte bulunduğu ve %30,24 oranında temerrüt faizi istediği, bu talebi ile bağlı kalınması gerektiği, ancak, davacı bankanın dava dilekçesinde dava değeri olarak 21.960,21-TL gösterdiği, bu değer üzerinden de harç ikmal ettiği, davanın alacak davası değil, itirazın iptali davası olduğu, icra takibi sonrasında yeni bir hesap katının bulunmadığı, yeniden ihtarname ile davalıların temerrüte düşürülmediği, davacının dava konusu icra takibine davalıların itirazlarının iptalini talep ettiği, dolayısıyla icra takibi itibariyle davacı bankanın alacağının miktarının tespit edilmesi gerektiği, icra takibi tarihine göre de davacı bankanın  15.964,23-TL alacaklı olduğu tespit edildiğinden, bu kısım yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Taraflar arasındaki ilişkinin Genel Kredi Sözleşmesinden kaynaklı olması ve davalılarca borcun miktarının bilinebilecek durumda olmaları dikkate alınarak alacak likit kabul edilmiş ve buna göre de, kabul edilen dava değeri üzerinden taktiren % 20 oranında hesaplanan, inkar tazminatının da  davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.\"gerekçesi ile, '' Davanın Kısmen kabulü ile; ... sayılı takip dosyasında 14.671,13 TL asıl alacak, 1.205,09 TL işlemiş faiz, 60,25 TL..., 27,76TL masraf olmak üzere toplam 15.964,23 TL'ye ilişkin davalıların itirazlarının iptali ile takibin 14.671,13 TL asıl alacağı takip tarihinden itibaren yıllık %30,24 temerrüt faizi ile faizin %5'i oranında ...uygulanmak suretiyle devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Kabul edilen dava değeri olan, 15.964,23 TL üzerinden takdiren %20 oranında hesaplanan 3.192,84 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,'' karar verilmiş ve karara karşı temlik alan davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Temlik alan davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  İstinafa başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi tarafından verilen kararın kaldırılarak haklı davalarının tümden kabulüne karar verilmesi ve istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/491 E. 2021/583 K. sayılı kararın icrasının geriye bırakılmasına, (İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi ... E. sayılı icra takibinin geri bırakılmasına) karar verilmesi talebinden ibarettir.Harca Esas Değerin; Müvekkili Şirket, 5411 Sayılı Bankacılık Kanunu’nun 143.maddesi gereğince; “ ..Kurulun çıkarmış olduğu yönetmelik kapsamında kurulan varlık yönetim şirketlerinin yaptıkları işlemler ve bununla ilgili olarak düzenlenen kâğıtlar, kuruluş işlemleri de dâhil olmak üzere kuruldukları takvim yılı ve bunu izleyen beş yıl süresince 488 sayılı Damga Vergisi Kanununa göre ödenecek damga vergisinden, 492 sayılı Harçlar Kanununa göre ödenecek harçlardan, her ne nam altında olursa olsun tahsil edilecek tutarlar 6802 sayılı Gider Vergileri Kanunu gereği ödenecek banka ve sigorta muameleleri vergisinden, kaynak kullanımını destekleme fonuna yapılacak kesintilerden ve 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 39 uncu maddesi hükmünden” istisnadır. (EK: Müvekkil Ticaret Sicil Kayıtları) Müvekkili şirketi temlik eden bankanın, davalı/borçlulardan takip talebinde talep edildiği gibi,  15.964,23 tl  alacaklı olduğunu, yerel mahkeme kararı ile de sabit olduğunu, temlik eden banka tarafından, sayın mahkeme huzurundaki dava, dava tarihi üzerindeki alacağı hesaplanarak ve harçlandırılarak ikame edildiğini, yerel mahkeme tarafından \"dava konusu icra takibine davalıların itirazlarının iptalini talep ettiğini, dolayısıyla icra takibi itibariyle davacı bankanın alacağının miktarının tespit edilmesi gerektiği\" şeklindeki hatalı gerekçe ile, temlik eden bankanın/müvekkili şirketin dava tarihi itibari ile alacağının hesaplanmadığını, temlik eden bankanın/müvekkil şirketin davalı/ borçlulardan, takip tarihi itibari ile, talep edilenin üzerinde alacaklı olduğunun 05.04.2021 tarihli bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, Temlik eden banka ile davalı şirket arasında 16.02.2017 tarihli 1.000.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesi akdedilmiş olduğunu, diğer davalı ... işbu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil olarak imzaladığını,02.04.2019 tarihinde borçluların hesabı kat edildiğini, ancak borçlular tarafından temlik eden bankaya herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine, temlik eden banka tarafından, .... Sayılı dosyası ile borçlular aleyhine icra takibi başlatılmış olduğunu, bankanın, borçlulardan olan alacağı Beykoz .... Noterliği'nin, 23.10.2020 tarih, ... yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile temlik alındığını, Temlik eden banka tarafından, borçlular aleyhine başlatılan icra takibi 15.964,23 TL üzerinden başlatıldığını, mahkeme huzurunda alınan 05.04.2021 tarihli bilirkişi raporundaki \"takip tarihi itibari ile 15.972,92 tl alacak tutarı hesaplanmıştır.\" şeklindeki tespit ile de müvekkili şirketin/ temlik eden bankanın, borçlulardan fazlası ile alacaklı olduğunun sabit olduğunu, Davalı ...'in borcun tamamından müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, işbu durumun yine yerel mahkeme huzurunda alınan bilirkişi raporunda,  bilirkişinin \"Adı geçen kefil, davalı asıl borçlu ile birlikte 06.04.2019 tarihinde temerrüde düştüğünü, hemen yukarıda davalı asıl borçlu için taleple bağlılık ilkesi de gözetilerek takip tarihi itibari ile hesaplanan ve davalı kefilin kefalet limiti içinde kalan toplam 15.964,23 TL borçtan müteselsilen sorumlu tutulabileceği kanaatine ulaşılmıştır.\" şeklindeki tespiti ile de sübut bulduğunu, Müvekkili şirketin borçlulardan, dava tarihi itibari ile de, talep edilenin (21.960,21 tl) üzerinde alacağı bulunduğunu, ancak yerel mahkemenin eksik ve hatalı bir inceleme yaparak, müvekkili şirketin dava tarihi itibari ile alacağını hesaplamadığını,Yukarıda detaylıca açıkladıkları ve yerel mahkeme huzurunda alınan bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu, müvekkili şirketin takip tarihi itibari ile borçlulardan  15.964,23 TL'nin üzerinde alacağı bulunmakta olduğunu, temlik eden banka tarafından takip tutarı üzerinden yıllık %30,24 temerrüt faizi talep edildiğini, 05.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda, Sayın Bilirkişinin \"Kredi hesabının kat edildiği tarihte yürürlükte olan...'nin 2018-51 sayılı duyurusuna göre; kredi kartlarına uygulanacak azami akdi faiz oranı yıllık %27; azami gecikme faiz oranı ise yıllık %33 olarak belirlendiğini, tüzel kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacak tutarına yıllık %33 gecikme faizi oranı üzerinden temerrüt faizi talep edilebileceği değerlendirilmektedir.\" şeklindeki tespitinden de anlaşılacağı üzere, temlik eden banka tarafından takip tarihi itibari ile %33 faiz istenebilecekken, %30,24 faiz talep edildiğini,Bilirkişinin işbu tespitinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin, dava tarihi itibari ile borçlulardan olan alacağı dava değerinin de üstünde olduğunu,Yerel mahkemenin \"alacak davası degil, itirazın iptali davası oldugu, icra takibi sonrasında yeni bir hesap katının bulunmadığı\" şeklindeki gerekçe ile temlik eden bankanın/ müvekkili şirketin dava tarihi itibari ile alacağını hesaplamamış olmasının tamamen hatalı olduğunu, Temlik eden banka tarafından, mahkeme huzurundaki dava, dava tarihi itibari ile alacaklı olduğu tutar üzerinden ikame edilmiş olduğunu, işbu tutar üzerinden harçlandırıldığını,İtirazın iptali davaları genel hükümlere göre nispi harca tabi olduğunu, temlik eden banka tarafından mahkeme huzurunda dava ikame edilirken takip tarihinden dava tarihine kadar olan faiz alacağı da harçlandırıldığını, bu durumun ekli harçlandırma formu ile de sabit olduğunu, (EK: Harçlandırma Formu) Yerel mahkemenin huzurdaki dava itirazın iptali davası olduğundan, temlik eden bankanın/ müvekkili şirketin sadece takip tarihi itibari ile alacağını hesapladığını, dava tarihi itibari ile alacağını hesaplamadan, davanın kısmen kabulüne karar vermesinin hatalı olduğunu,Temlik eden bankanın/ müvekkili şirketin takip tarihi itibari ile kısmen reddedilmiş bir alacağı olmadığını,Aşağıdaki Yargıtay kararı ile sabit olduğu üzere,  itirazın iptali davalarında takip tarihi ile dava tarihi arasında işlemiş faiz alacağının da hesaplanmasını isteyen alacaklı faiz alacağını da harçlandırılması gerektiğini, somut olayda, temlik eden banka tarafından, dava tarihi itibari ile alacak miktarı üzerinden harçlandırma yapılmışsa da, Sayın Yerel Mahkeme tarafından hatalı bir şekilde dava tarihi itibari ile alacaklarının hesaplanmadığını, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi 2014/4068 K. \"Dava dilekçesinde harca esas değer 82.600,00 TL olarak gösterilmiş ve bu miktar üzerinden harç yatırılmıştır. Harç yatırılan miktar takip talebindeki asıl alacağa karşılık geldiğinden sonradan harç ikmali yapılmadığından eldeki davanın takip talebindeki asıl alacak ile sınırlı olarak açıldığının kabulü gerekir.\"Temlik eden bankanın/ müvekkili şirketin dava tarihi itibari ile olan alacağının kolaylıkla tespit edilebileceğini,Yukarıdaki açıklamalarını ile de sabit olduğu üzere, Yerel Mahkeme huzurunda alınan bilirkişi raporuna, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada, temlik eden bankanın takip tarihi itibari ile borçlulardan olan alacağının, takip tutarından fazla olduğunu,banka tarafından %33 temerrüt faizi talep edilebilecekken, %30,24 faiz talep edildiği açıkça tespit edilmiş olduğunu, işbu hesaplama ile temlik eden bankanın/ müvekkili şirketin dava tarihi itibari ile borçlulardan olan alacağının  21.960,21 tl'nin üzerinde olduğu sabit hale geldiğini,Yerel Mahkeme tarafından müvekkil şirketin dava tarihi itibari ile alacağının hesaplanmadığını, müvekkili şirketin dava tarihi itibari ile alacak rakamı kolaylıkla tespit olunabileceğini,Bilirkişi tarafından asıl alacak miktarının 15.972,92 TL olarak tespit edildiğini,Temerrüt faizinin işleme başlayacağı tarih 06.04.2019 olarak tespit edildiğini,Dava tarihinin ise  18.09.2020 olduğunu,Asıl alacağa 17 aylık temerrüt faizi işletilmesi gerekeceğini, bunun da 6.842,79 TL.'ye  tekabül ettiğini, Bu durumda masraflar hariç Temlik eden bankanın dava tarihi itibariyle davalılardan talep etmesi gereken rakamın 15.972,92 TL 6.842,79 TL  +----------- 22.815,71 TL. Olacağı tespit edildiğini,Dava değerinin  21.960,21 TL olduğu dikkate alındığında, müvekkilinin bu aşamada ıslah talebi de olmadığı dikkate alınarak davanın talepleri doğrultusunda kabulünü istemek gerektiğini,Açıkladıkları bütün bu nedenlerle temlik eden bankanın/ müvekkili şirketin takip ve dava tarihi itibari ile borçlulardan fazlası ile alacaklı olduğu sabit olduğunu, yerel mahkeme tarafından takip tarihi itibari ile alacak hesabı ile yetinilerek hatalı kabul ve eksik inceleme ile haklı davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,İleri sürerek; Arz ve izah edilen nedenler ile mahkemece resen nazarı itibar alınacak sebeplerle; Tehiri icra taleplerinin kabul edilerek istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar tarafından verilmiş olan kararın icrasının geriye bırakılmasına, (İstanbul Anadolu .... İcra Dairesi 2022/3435 E. sayılı icra takibinin geri bırakılmasına)İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/491 E. 2021/583 K. Sayılı kararın kaldırılarak yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın taleplerimiz gibi KABULÜ yönünde hüküm kurulmasına,Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talebine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, reddedilen kısma ilişkin karara karşı temlik alan davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.  Somut uyuşmazlıkta; alacağı temlik eden davacı ile davalı asıl borçlu şirket arasında akdedilen genel kredi sözleşmesine konu alacağın ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği ve davalı asıl borçlu ve davalı kefile hesap kat ihtarının tebliğ edildiği, alacağın ödenmemesi üzerine bu kez banka tarafından ilamsız icra takibi ile yoluyla icra takibi başlatıldığı ve davalı borçluların takibe itiraz etmesi üzerine icra takibinin durduğu ve banka tarafından iş bu itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu icra takibinde alacaklı tarafından 14.671,13 TL asıl alacak, 1.205,09 TL işlemiş faiz, 60,25 TL ..., 27,76 TL masraf olmak üzere toplam 15.964,23 TL alacağın takibe konulduğu, ancak dava dilekçesinde dava değeri olarak 21.960,21 TL gösterildiği ve bu miktar üzerinden peşin harcın yatırıldığı, arabuluculuk son tutanağında ve dava dilekçesinde dava konusu icra takibine itirazın iptalinin ve davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesinin talep edildiği, Mahkemece de icra takibine konu edilen toplam alacak ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verildiği görülmüştür. İtirazın iptali davası icra takip talebiyle sıkı sıkıya bağlı bir dava olup, dava dilekçesinde gösterilen harca esas değer itirazın iptali davalarında açıkça takipten ayrılarak daha düşük bir rakam belirtilmediği sürece takipte itiraza uğrayan alacak kadardır. Davacı tarafından açılan iş bu dava alacak davası olmayıp, itirazın iptali davası olduğundan icra takip talebinde talep edilen ve itiraza uğrayan alacağı aşar şekilde hüküm kurulması yasal olarak mümkün değildir. Mahkemece bu hususlar gözetilmek suretiyle icra takibine konu ve itiraza uğrayan alacak üzerinden davacı lehine hüküm kurulması isabetli olup, temlik alan davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, temlik alan davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 346,90TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 17/10/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cc6b254f41720a79","SID":"53b84dfc63ce4d5c"}}