{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A K A R A R <br>ESAS NO:2023/1912 <br>KARAR NO:2024/1683<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:20/06/2023<br>NUMARASI:2022/558 Esas - 2023/519 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ:14/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;     <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketi tarafından ...  ile sigortalanan  ... plakalı aracın meydana getirdiği tek taraflı trafik kazasında, aracın ön sağ yolcu koltuğunda oturan ...'ın kırık ve iç organ yaralanmasından dolayı kazanın meydana geldiği yerde hayatını kaybettiğini, veraset ilamına göre müvekkilleri ..., ... ve ...'ın müteveffa ...'ın mirasçıları olduklarını, ...'ın vefat ettiği tarihte henüz 41 yaşında olup, öncesinde ...'lı olarak asgari ücretle çalışıp, ailesinin geçimine katkı sağladığını,  davacıların ciddi bir maddi yokluğa düştüklerini, müvekkillerince davalı sigorta şirketine yapılan 14/06/2022 tarihli başvuru neticesinde, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını,  belirsiz alacak davası olarak açılan davada şimdilik davacı eş ... için 1.300,00TL, davalı çocuk... için 100,00TL, davalı çocuk ... için 100,00TL olmak üzere toplam 1.500,00TL destekten yoksun kalma tazminatının ... poliçesi ile ...poliçesi kapsamında kaza ve ölüm tarihinden tarihinden itibaren sigorta poliçelerinin kapsamını aşmayacak şekilde yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini davacı ... bakımından toplam 500.000,00 TL artırmış, davacı ... bakımından 100,00TL, davacı ... bakımından 100,00TL olmak üzere artırım yapılmamıştır. Davalı  vekili cevap dilekçesinde özetle; yasaya ve usule aykırı davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin hak kaybına uğramaması adına zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet ve derdestlik itirazlarının bulunduğunu, sigorta şirketlerine dava açılmadan önce yazılı başvuru yapılmasının ve arabuluculuk başvurusunun dava şartı olup,  arabuluculuk ve başvuru eksikliği nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların müvekkili şirketin sorumluluğunda bulunmayan destekten yoksun kalma tazminatı ile dolaylı zararların ödenmesini talep ederek kötüniyetli davrandığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun “gerçek zarar” ilkesi uyarınca belirlendiğini, TTK’nın 1459. maddesi gereğince, sigortacının, sigortalının uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu, sigorta hukuku uyarınca zarar sigortalarında sigorta şirketinin sorumluluğu, sigorta sözleşmesi kapsamında hasara bağlı olarak hak sahibinin malvarlığındaki azalmanın giderilmesi suretiyle hasar öncesi eski durumun iadesinin sağlanması olduğunu, davacının taleplerini somutlaştırması gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, \"Davacıların davalarının ayrı ayrı reddine\"   karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili ile davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı değerlendirilmeden ve kusur raporu alınmadan müvekkili ...'ın  destekten yoksun kalma tazminatı talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından destekten yoksun kalma tazminatının amacına aykırı olarak değerlendirildiğini, müvekkilleri... ve ...'in işsiz olması ve müteveffanın desteği ile hayatlarını idame ettirdikleri gözetilmeden eşitlik ilkesine aykırı olarak yaşları itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı alamayacaklarına ilişkin gerekçenin Anayasaya ve Uluslararası Hukuka aykırı olduğunu, müteveffanın ailenin geçimine katkısı ve destekten yoksun kalma tazminatının amacı birlikte değerlendirildiğinde destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;  vekalet ücreti hususunda davanın alacak/tazminat davası olduğu göz ardı edilerek maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, davacının ıslah dilekçesi ile davasını 500.200,00 TL  olarak ıslah ettiği göz önüne alınarak vekalet ücretine ilişkin kurulan hüküm fıkrasının düzeltilerek ve AAÜT 13/1 maddesi uyarınca dava değeri üzerinden vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut olayda 18/03/2022 tarihinde davacılardan ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı araçla karıştığı tek taraflı trafik  kazasında, araç içerisinde yolcu olarak bulunan ...'ın vefat ettiği, davacı ...'ın ölenin eşi, diğer davacılar ... ve...'ın çocukları oldukları, aracın dava dışı ... adına kayıtlı olduğu ve  davalının kaza tarihi itibariyle kazaya karışan aracın  ... poliçesini düzenlediği anlaşılmıştır.Davacılar vekili davalı sigorta şirketinden ... ve ...kapsamında destekten yoksun kalma tazminatı talep etmiş ise de, davalı sigorta şirketi nezdinde ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle sadece  ... poliçesi düzenlenmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre, “İşletenlerin, bu Kanun'un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Aynı Kanun'un 85/1.maddesine göre “Bir motorlu aracın  işletilmesi  bir  kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.\", 85/son maddesinde ise \"işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinden, zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Davalı ... A.Ş. davacı ...'ın sürücüsü olduğu, işleteni ... olan ... plakalı aracın,...  sigortacısıdır.  Davacı ...'ın eşi olan müteveffa davacının tam kusuru ile gerçekleşen trafik kazasında vefat etmiştir. Davacı ... kendi kusuru ile gerçekleşen kazada destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğinden mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.  Yargıtay 4. Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre, yüksek öğrenim görme durumu bulunmayan halde, kız çocuklarının 22 yaşına kadar, erkek çocuklarının 18 yaşına kadar; yüksek öğrenim gören ya da görme ihtimali bulunan çocukların ise 25 yaşına kadar destek alacağı dikkate alınarak destek tazminatı hesaplanması gerekmektedir. Somut olayda davacılar ... ile... da anneleri olan müteveffanın ölümü nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talep etmişlerdir. Ancak davacı ... 05/02/1999 doğumlu olup, kaza tarihi itibariyle 22 yaşın üzerinde, davacı... ise 05/02/2000 doğumlu olup, kaza tarihi itibariyle 22 yaşında olduğu ve  destek yaşını geçtikleri, dosya kapsamına göre kaza tarihinde yüksek öğrenimde öğrenci olmadıkları, bu nedenle yaşları itibariyle destek ihtiyacı ortadan kalktığı gibi destekliğin devamını gerektirir özel bir durumları bulunduğunun da ispatlanamadığı anlaşıldığından  davacılar ... ve...'ın  destekten yoksun kalma  tazminat taleplerinin  reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık  bulunmamaktadır. Kabule göre de;  İlk Derece Mahkemesince maddi tazminat davasının tamamının reddine karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/4.maddesi gereğince Tarifenin 2. kısmının 2. bölümüne göre  maktu vekalet ücreti belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu nedenlerle; davacılar vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:1-Davacılar vekili ile davalı vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE,2-Davacılardan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3- Davalıdan alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan  tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,5-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan  inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın  tebliğ tarihinden  itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"d89d5855747575ac","SID":"2772b003d77942fb"}}