{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>9.HUKUK DAİRESİ <br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A  K A R A R <br>ESAS NO:2022/520 <br>KARAR NO:2024/1679<br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ:19/10/2021<br>NUMARASI:2019/262 Esas - 2021/719 Karar<br>DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)<br>KARAR TARİHİ:14/10/2024<br>Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;    <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 06/04/2019 tarihinde dava dışı sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki aracıyla karşıdan karşıya geçmekte olan yayalar ..., ... ve ...'a çarpması sonucu maddi hasarlı, ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, yaya ...'in vefatı nedeniyle müvekkillerinin müteveffanın desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek, davacı eş ... için  25.000,00 TL, davacı  çocuk ...için 5.000,00TL, davacı  çocuk ... için 1.000,00TL, davacı anne ... için 10.000,00TL, davacı  baba ... için 5.000,00TL olmak üzere fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 46.000,00 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 21/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte poliçe limiti sınırları dahilinde davalı ...'den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile dava değerini 60.941,85 TL'ye  arttırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını ve başvuru şartının yerine getirilmediğini, müteveffa yayanın can güvenliğini tehlikeye attığını, kazanın meydana gelmesine kendi kusuru ile sebebiyet verdiğini, sürücüye atfedilen tali kusuru kabul etmediklerini, müteveffanın davacılara destek olduğunun ispatı gerektiğini, davacıların nüfus kayıtlarının çıkartılması gerektiğini, müteveffanın kaza sebebiyle vefat ettiğinin tespit edilemediğini, 21/06/2019 tarihinden itibaren avans faizi talep edilemeyeceğini  belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda,  \"Davanın kabulü ile, davacı ... yönünden 31.009,97TL'nin, davacı ... yönünden 5.251,16TL'nin, davacı ...yönünden 1.859,96TL'nin, davacı ... yönünden 12.274,01TL'nin,  davacı ... yönünden 10.546,77TL'nin  21/06/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak  ayrı ayrı davacılara  verilmesine\" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur oranlarının ve müteveffa...'e atfedilen kusur oranının hatalı olduğunu, davacı ...'ın karar tarihinden önce vefat ettiğini, bu nedenle hükme esas alınan raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, rapor doğrultusunda verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından her bir davacı için hükmedilen tazminat miktarı bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam tazminat miktarı üzerinden tek bir vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporundaki maddi tazminat hesaplamasına ilişkin kullanılan yöntemin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı  istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Somut olayda, 06/04/2019 tarihinde sürücü ...'nın sevk ve idaresindeki davalı ... şirketine ... poliçesi ile sigortalı ...plakalı kamyoneti ile seyir halinde iken olay yerine geldiğinde kamyonetin ön kısmı ile  taşıt yoluna girip karşıdan karşıya geçiş yapan yayalara çarpması sureti ile meydana gelen trafik kazasında davacıların desteği yaya ...'in  vefat ettiği, eldeki dava açılarak müteveffanın ölümü nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği anlaşılmıştır.İlk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 21/02/2020  tarihli kusur raporunda; olayda sürücü ...'nın  %10  oranında kusurlu olduğu, müteveffa yaya ...'in %90 oranında kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/522 Esas, 2021/311 Karar sayılı dosyasında bulunan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığınca düzenlenen 06/11/2020 tarihli kusur raporunda olayda sanık ...ı’nın alt düzeyde tali derecede kusurlu, müştekiler ..., ... ve müteveffa ...'in her birinin  kendi yaralanması veya ölümü üzerinde asli derecede kusurlu olduğu tespit edilerek bildirilmiş, mahkemece bu rapor hükme esas alarak sanık ...'nın cezalandırılmasına karar verilmiştir.Uyap sisteminde yapılan kontrolde ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/522 Esas ve 2021/311 Karar sayılı ilamının istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19.Ceza Dairesinin  2021/4857 Esas ve 2022/1994 Karar sayılı kararı ile \"Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca istinaf nedenleri yerinde görülmediği gibi hükmü etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmadığı, ...Hükmün 4. Paragrafında yer alan \"TCK 50. Maddesindeki tedbirlerin ve\"  ibaresinin çıkartılmasına, Hükmün 4. Paragrafında sonra gelecek şekilde, hükme \"Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın, 5237 sayılı TCK' nun 50\\4.  maddesi yollaması ile aynı yasanın 50/1-a maddesi gereğince suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın şahsi halleri ve ekonomik durumu dikkate alınarak günlüğü takdiren 20,00 TL'den paraya çevrilmek suretiyle sanığın 12.100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Sanığa verilen adli para cezasının, 5237 sayılı TCK.nun 52/4 maddesi gereğince, sanığın ekonomik durumu ve şahsi halleri nazara alınarak birer ay ara ile 10 eşit taksit halinde ödemesine, 5237 sayılı TCK.nun 52/4. maddesi gereğince yasal ihtarata rağmen taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin, ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrileceğinin ihtarına, ihtarına (ihtar edilemedi), \" ibarelerinin eklenmesi, Hükmün 5. paragrafında yer alan \"Sanığın, trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak işlemiş olduğu taksirli suçtan mahkumiyeti nedeniyle TCK'nın 53/6 maddesi gereğince cezanın infazından itibaren sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına,\" ibarelerinin hükümden çıkartılması, yerine gelecek şekilde hükme \"Sanığın alt düzeyde tali kusurlu olması nazara alınarak TCK 53/6. Maddesinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına\" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, Sair yönleri  usul ve yasaya uygun olan kararın CMK' nun  303 ve 280/1-a maddeleri uyarınca düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine\"  09/05/2022 tarihinde kesin olarak  karar verilmiştir.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun 11/10/1989 gün E:1989/11-373, K:472  ve  27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin \"hukuka aykırılığını\" ve \"illiyet bağının varlığını\" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar.İlk Derece Mahkemesince davalı vekilinin kusura yönelik itirazlarının değerlendirildiği, ceza mahkemesince  sanığın mahkumiyetine karar verildiği ve bu kararın  kesinleştiği kusur oranının hukuk hakimini bağlamayacağı ancak kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince ceza mahkemesince kabul edilen maddi olgulara göre (...  06.04.2019 tarihinde saat 11:30 sıralarında sanık ...'nın yönetiminde bulunan ... plaka sayılı kamyoneti ile Taksim istikametinden ... köprüsünü takip eden Aksaray istikametine doğru seyir halindeyken köprü bitiminde Balat yol ayrımına geldiğinde karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar ..., ... ve ...'e çarpması)   değerlendirme yapılarak  kusur oranı bakımından olayın oluş şekli ve ceza dosyası kapsamında alınan  kusur raporu ile uyumlu olarak davalı sürücü kusurlu kabul edilerek karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından kusura ilişkin istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Hükme esas alınan aktüer  kök  ve ek rapor istinaf talep eden davacılar vekiline  HMK'nın 281. maddesi  gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği, davacılar vekilinin aktüer raporlardaki hesap yöntemine itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde aktüer raporlardaki hesap yöntemi bakımından davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlenemeyeceğinden aktüer raporlardaki hesap yöntemine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Dava devam ederken taraflardan birinin ölmesi halinde TMK'nın 27/1. maddesi gereğince ölen kişinin taraf ehliyeti son bulur. Bu nedenle, davaya ölen tarafa karşı veya onun tarafından devam edilmesine imkan yoktur. Ölü kişi adına hüküm kurulamaz. Yalnız öleni ilgilendiren yani mirasçılara geçmeyen haklara ilişkin davalar tarafın ölümü ile konusuz kalır. Yalnız ölen tarafı ilgilendirmeyen, yani mirasçıları da ilgilendiren, mirasçıların malvarlığı haklarını etkileyen davalar tarafın ölümü ile konusuz kalmaz. Bu davalara, ölen tarafın mirasçıları tarafından veya ölen tarafın mirasçılarına karşı devam edilir.Somut uyuşmazlıkta, davacı ...'ın yargılama sırasında istinaf aşamasında 02/08/2021 tarihinde vefat ettiği  anlaşılmıştır. Mahkemece davacının mirasçıları tespit edilerek, mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma gününü içerir meşruhatlı davetiye tebliğ edilip taraf teşkili sağlandıktan sonra, ... mirasçılarının davaya devam edeceklerini bildirmeleri halinde ...'nın ölüm tarihine kadar tazminat hesaplanarak miras payları oranında hüküm kurulması gerektiğinden aktüerya bilirkişisinden hükme esas alınan rapor tarihindeki veriler esas alınarak davacı ...'nın ölüm tarihine kadar tazminat hesaplaması yapılması için  ek rapor alınması ve sonucuna göre  usuli kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerektiğinden bu yöne değinen istinaf talebi de yerinde görülmüştür. Kabule göre de; ihtiyari dava arkadaşı olan davacıların her birinin ayrı ayrı tazminat talebinde bulunmuş olması, her birinin davasının diğerinden bağımsız olması ve aralarında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunanların usul ekonomisi ilkesi dikkate alınarak birlikte dava açtıkları durumda da esasen birden fazla dava olduğu dikkate alınarak her bir davacı yönünden lehine hükmedilen tazminat miktarına göre ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi gerekirken  Mahkemece beş davacı olduğu gözetilmeden tek vekalet ücretine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.<br>KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana  iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan  gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda  HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"dbb64a9ecca6c3f6","SID":"24035a5ca141fdf1"}}