{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 17/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi<br>KARAR TARİHİ: 20/02/2024<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat <br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 17/10/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, Merkezi Antalya olan davacı şirketin ihracat işi ile uğraştığını, Antalya, Mersin, Adana ve Hatay bölgelerinden tarımsal işletmelerden topladığı yaş sebze ve meyveyi yurt dışına özellikle Ukranya ve Rusya'ya ihraç ettiğini, davacının davalı ile 28/08/2020 tarihinde yaptığı narenciye alım sözleşmesi kapsamında hasat zamanı davalının ürettiği  Satsuma portakal alımına hasat zamanı olan  07/11/2020 tarihinde başladığını ve toplam 9.325.000 TL tutarında ürün satın alıp, bu bedelin tamamını ödediğini, davacı davalıdan 27/11/2020 tarihinde, 26 paletten oluşan 23.500 kg valensiye cinsli portakal satın aldığını, bu ürünü 02/12/2020 tarihinde Ukranya menşeli ... ihraç amaçlı satış yaptığını, ürünler frigofirik dorseler ile deniz yolu ile ... limanına gittiğinde alıcı ... SGS  incelemesi yaptırdığını ve tutulan sörvey raporlarında ürünlerin çürük olduğu ortaya çıkınca alıcının ürünü almadığını, davacı şirketin nakliye bedeli dahil olmak üzere 20.237 USD zarar ettiğini, davacı şirketin yine sözleşme kapsamında davalıdan 13/12/2020 tarihinde 52 paletten oluşan 47.000 Kg satsuma cinsli mandalina satın aldığını ve bu mandalinayı yine Ukranya menşeili ... , ... şirketlerine ihraç yolu ile sattığını, ürünler yine soğutuculu dorseler ile deniz yolu ile Ukranya ... limanına gittiğinde yapılan SGS  incelemesi ve alınan sörvey raporlarında satsuma mandalinaların çürük çıktığı bozuk olan mandalinaların alınmadığı, bu satıştan ise şirketin toplamda 33.728 USD nakliye dahil zararının oluştuğunu, sözleşme kapsamında davalıdan satın aldığı 26 paletten oluşan 23.500 kg satsuma mandalinayı yine Ukranya menşeili ... şirketine sattığını, ürünler soğutuculu dorseler ile deniz yolu ile ... limanına intikal ettiğinde yapılan SGS incelemesi ve alınan sörvey raporlarında ürünlerin çürük olduğu tespit edilince  yurt dışı alıcısı ... şirketinin alımdan vazgeçtiğini, şirketin 17.500 USD zarar ettiğini, yine davacı davalıdan sözleşme kapsamında 30/11/2020 tarihinde 104 paletten oluşan ve 94.000 Kg satsuma mandalinayı soğutuculu araçlar ile Ukranya menşeli ... ve ... şirketlerine ihrac ettiğini, 14/12/2020 tarihinde yapılan SGS  incelemesi ve akabinde alınan Sörvey raporlarında ürünlerin çürük olduğu ortaya çıkınca bu iki şirketin de alımdan vazgeçtiğini, burada da 74.253 USD zarar edildiğini, alıcıların yaptırdığı SGS ve akabinde alınan Sörvey raporlarında ürünlerin nakliyesinde herhangi bir sorun veya zedelenme olmadığı düşmeye ve darbeye karşı ürünlerin paketlendiği kasaların kayışlarla bağlı bulunduğu römorkta bulunan sıcaklığın CMR belgelerinde belirlenen sıcaklığa uygun olduğu tespit edildiği ancak ürünlerin küflü olduğu ve tüketime uygun olmadığı şeklinde rapor düzenlendiğini, 9.325.000 TL tutarında portakal ve satsuma mandalina satın alan,  tüm ürünlerin bedeli ödeyen ancak satın alınan 188.000 Kg ürünün çürük çıkması nedeniyle davacı şirketin 142.852 USD zarar ettiğini, davacı zararının tazmini için arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, ancak sonuç alınamadığından dolayı 142.852 USD zararın tazmini için dava açma zarureti hasıl olduğunu ileri sürerek, davacı şirkete satılan ve davacının ihraç ettiği 188.000 kg mandalina ve portakalın çürük çıkması nedeniyle  fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla ileride arttırmak üzere fiili ödeme tarihi itibarıyla 142.852 USD'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline yargılama gideri ve ücreti vekaletin de davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.<br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, Davacı tarafın davanın esasına yönelik iddia ve taleplerinin hukuki dayanaktan yoksun olup, kötü niyetli olduğunu, öncelikle davacı tarafın dava konusu etmiş olduğu hususların 2 yıl öncesine ait işlemler olup taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davalı ile davacı şirket arasında narenciye alım satım ilişkisinden kaynaklı ticari ilişki mevcut olduğunu, 30.11.2020 tarihli 245.796,98 TL bedelli faturada  21.823 kg, 22.848 kg, 22.973 kg ve 30.11.2020 tarihli 91.823,11 TL bedelli faturada 22.158 kg olmak üzere 89.802 kg mal verildiğini, yani 94.000 kg değil 94.000 kg brüt ağırlık olduğunu, davalı  tarafından davacıya  gönderilen 30.11.2020 tarihli 91.823,11 TL bedelli faturada 22.158 kg'lık meyvenin 17.000 kg'ı dobeshibeni cinsi madalinanın, dava dilekçesinde satsuma olarak yer almakta aynı şekilde hasarlı çıktığı belirtilen 14.12.2020 tarihli kargo denetim raporunda da satsuma cinsi meyve göründüğünü, davacıya satışı yapılan tüm ürünler sağlam olarak davacıya teslim edilmiş olup bitki sağlık sertifikası mevcut olduğunu, eğer ürünlerde herhangi bir çürüme, bozulma mevcut olmuş olsa idi bu sertifikanın verilemeyeceğini, ayrıca Gümrük Beyannamesinde de ürünlerin sağlam olduğunun sabit olduğunu,  yine 09.12.2020 Tarihli  396.871,28 TL tutarlı faturada da  satsuma ve novalina cinsi meyveler mevcut olup hepsi 21 paletten oluştuğunu, dava konusu 29.12.2020 tarihli Kargo Denetim Raporunda ise  26 Paletten 22.099 Kg ürün bulunduğunu, tüm bu hususlar dava konusu edilen ürünlerin davalıya ait olup olmadığı sorusunu akla getirdiğini, davacı yanın çürüyen yada küflenen ürünlerin davalıya ait olan ürünler olduğunu ispat etmek zorunda olduğunu, ancak dosyada mevcut belgelerde böyle bir ispat söz konusu bulunmadığını, ayrıca ingilizce olarak dosyada mevcut belgeler de inceleme esnasında bozulmuş ve küflenmiş görünen ürünlerin gemide taşıma esnasında ya da tırlarda taşınma esnasında gerekli sıcaklığı taşınmadığından çürümüş ya da küflenmiş olabileceğinini belirttiklerini, taşıma esnasında sorumluluk davalıya ait olmadığı gibi yine dosyada mevcut Bitki Sağlık Sertifikasının ürünlerin sağlam olarak teslim edildiğini gösterdiğini, davalının ürünleri sağlam verdiğini ancak davacı ... ile yurt dışındaki alıcı şirketler arasındaki malın taşıma işine davalının dahil olmadığını, dosyadaki gümrük beyannamelerinin davalının bir sorumluluğunun olmadığını gösterdiğini, ürünlerin yurtdışına gitmeden önce rastgele sandıklardan alınan ürünlerin Zirai Karantina Müdürlüğü'nün yetkilendirdiği memurlar tarafından kontrol edildiğini, eğer ürünler sağlam ve ihracata uygunsa memurlar tarafından mühürleme ve karantina bandı verme işlemi yapıldığını, bu mührün üzerinde firmanın parti numarasının olduğunu, davacı yana satılan ürünler içerisinde sağlam olmayan ve uygunluk verilmeyen bir ürün olmadığını beyanla davacının davasının reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, \"...Davacı ile davalı arasında CFR satış söz konusu değildir. CFR satış yukarıda da belirtildiği gibi dava dışı alıcı ile davacı arasındadır. CFR satışta masraflar ve navlun ödenmiş olarak teslim, satıcının yükleme limanında malları gemi küpeştesine aktarmasıyla yükümlülüğünün sona ermesi anlamına gelir. Bu hali ile davacının meydana gelen zararından taşıyan sorumlu olup, davanın taşıyana yöneltilmesi gerekirken davalıya yöneltilmesinde pasif husumet dava şartının bulunmadığı görülmekle davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;  yerel mahkemenin hükme esas alınması mümkün olmayan bilirkişi raporuna itibar etmesinin hatalı olduğunu, SGS VE SURVEY raporlarında dorse için sıcaklık ölçümünün -9 değil +9 derece olduğu açıkca belirli olduğunu,  bilirkişinin hatalı tespitlerine ilişkin olarak yerel mahkemenin ürünlerin nakliye esnasında dorse içi sıcaklık dalgalanması nedeniyle bozulduğu şeklinde gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, nakliye noktasında -9 derece araç ile nakliye yapıldığı gerekçesiyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı şeklinde gerekçenin kabul edilemeyeceğini, SGS VE SURVEY raporlarında araç içi sıcaklığın +9 derece olduğunu tespit edilmesine rağmen bilirkişinin -9 derece olarak belirlemesi ve mahkemenin bu geçersiz rapora itibar etmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin müvekkilinin malı teslim aldığını ve gözden geçirme külfetini yerine getirmediği şeklindeki belirlemesinin doğru olmadığını zira gözden geçirme külfetinin sadece açık ayıplar bakımından söz konusu olacağını, müvekkilinin parti parti teslim edilen narenciye ürünlerini gözden geçirmesinin mümkün olmadığını, bu ürünlerin kasalı biçimde olup bu miktarda ürünün tek tek gözden geçirilmesinin mümkün olmadığından yerel mahkemenin gerekçesinin hukuka aykırı olduğunu, tüm bu nedenlerle yerel mahkemenin kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. <br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Somut olayda davacı ile davalı arasında 28/08/2020 tarihinde narenciye alım sözleşmesi düzenlenmiş olup davacı, bu sözleşme kapsamında davalıdan farklı tarihlerde almış olduğu narenciyelerin varış limanında zarar görmüş olması nedeniyle davalıdan zararın tazmini talebinde bulunmuş, yerel mahkemece alınan bilirkişi raporları doğrultusunda narenciyelerin bozulma sebebinin davalının davacıya uygun nitelikte mal teslim etmemesi değil narenciyelerin uygun taşınma koşulları olmadan taşınmış olması bu nedenle meydana gelen zarardan taşıyanın sorumlu olduğu, davanın taşıyana yöneltilmesi gerekirken davalıya yöneltilmesinde pasif husumet dava şartının bulunmadığı belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir.<br>Yerel mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda dosyaya sunulan SGS ve survey raporunda araçtaki ısının -9 derece olarak ölçüldüğü, araç içi sıcaklığın uygun taşıma sıcaklığında olmadığı, ısı dalgalanması nedeniyle ortam bağıl nemi artması söz konusu olacağından ürün üzerinde oluşacak nem ve damlacıkların emtiayı bozmaya sebep olacağı belirtilmiş olup dosyaya sunulan tercüme evraklarda ise araç içi sıcaklığın -9 derece olduğuna dair bir belirleme bulunmadığı, davacının da rapora itiraz dilekçesinde araç içi sıcaklığın -9 derece olmadığı, bu derecede ürünlerin donacağı yönünde itirazı bulunmasına rağmen yerel mahkemece bilirkişilerden itirazları ve derece noktasında SGS ve survey raporları arasındaki çelişkileri giderir şekilde rapor alınmaksızın karar verilmesi Dairemizce yerinde görülmemiştir. <br>Kabule göre de; davalı tarafça davacıya satılan malların ayıplı olmadığı tespit edildiği halde davanın taşıyana yöneltilmesi gerektiği belirtilerek davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.<br>Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE,\t<br>2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2024 tarih ... Esas ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, <br>3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın  Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,<br>4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA,<br>5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde  davacıya İADESİNE, <br>6-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, <br>7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, <br>8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, <br>9-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, <br>Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi.17/10/2024<br>....</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b9c951fd8e3a7c84","SID":"13244323b2a9db12"}}