{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/3866 <br>KARAR NO: 2024/3882<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/10/2022<br>NUMARASI: 2021/2 Esas - 2022/867 Karar<br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)|Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 31/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi, <br>GEREĞİ  DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl dosyasında sunulan dava dilekçesinde; Müvekkili ... - ... ile davalı ... San. Tic. Ltd. Şti. arasındaki ticari iş döngüsüne dayanarak faturalara istinaden bakiye alacak için icra takibi başlatıldığını, takibe davalı tarafından 07/10/2020 tarihinde itiraz edilmiş ve takibin durdurulmuş olduğunu, ticari iş ilişkisine istinaden tutulan cari hesap tablosu / muavin defterlerine göre davacının 134.485,21TL alacaklı olduğu, müvekkilinin kesmiş olduğu ve davalıya ilettiği faturalara itiraz edilmediğini ve davalı şirketçe ara ara kısmi ödemeler yapıldığını, müvekkili tarafından düzenlenen ve davalıya gönderilen; 18/11/2019 tarihli 1 adet irsaliye fatura - 18/12/2019 tarihli 3 adet irsaliye fatura - 01/07/2020 tarihli irsaliye fatura 15/07/2020 tarihli irsaliye fatura ve davacının davalı yana 7.000 TL ile 20.000TL değerinde toplamda 27.000 TL'lik çeklere karşılık yapmış olduğu ödemenin dekontu taraflarınca icra takibine konu edilmiş olduğunu, Davalı tarafından kabul edilen ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmeyen faturalar incelendiğinde; Müvekkilinin \"akrilik kazak, akrilik hırka, akrilik kumaşlı mont, akrilik kumaşlı yelek, akrilik kumaşlı yelek model çalışması, fermuarlı hırka, triko yelek, triko hırka, fermuarlı kapüşonlu hırka ve diğer işçilikleri\" için fatura düzenlediğinin açık olduğunu, Davalı / icra dosya borçlusu bu süreçte ara ödemeler yapmış olsa da borcun tamamını kapatacak şekilde ödeme yapmadığını ve müvekkiline borçlu konuma düşmüş olduğunu, Yukarıda arz ve izah olunan ve mahkemece re'sen dikkate alınacak sebeplerle ticari faizi ile birlikte; Borçlunun/Davalının yaptığı haksız ve hukuka aykırı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, Borçlunun/Davalının takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı vekili  asıl dava dosyasında sunulan cevap dilekçesinde;  Müvekkili ile karşı tarafın en geç 10.06.2020 tarihinde teslim edilmek üzere 1547 adet ... model fermuarlı, kapşonlu hırkanın imal edilmesi konusunda anlaştığını fakat karşı taraf ürünleri yetiştiremeyince müvekkilinin, karşı tarafa 15.07.2020'e kadar süre verdiğini, ancak karşı taraf 17.07.2020 tarihli mailde, ürünleri soyadını bilmediği ...'ın tavsiyesi üzerine ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'ye teslim ettiğini ancak ürünlerin orijinaline uygun olarak yapılmadığını ve işçilik kalitesinin kötü olduğunu ikrar etmiş olduğunu, 1547 adet ... numaralı faturaya konu fermuarlı, kapşonlu hırkanın imal edilmesi için gerekli tüm malzeme ve ücret davacı şirket tarafından davacı tarafa sağlandığını, ancak davacı tarafın basiretsiz davrandığını ve ürünlerin takibini yapmadığını, davacının, ürünleri süresinde teslim etmemesi halinde müvekkilinin anlaşmalı olduğu ... isimli İtalyan Firma tarafından satış kaybı üzerinden ceza-i şartı ödemesi gerekeceğinin bildirilmesine rağmen davacı, ürünleri başka bir firma olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye teslim edip teslim ettiği firmadan ürünleri davacı şirkete verilmek üzere geri almamış olduğunu, İşbu sebeple ürünlerini teslim alabilmek için davalının davacı adına ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ye 22.626,00 TL ödeme yapmış olduğunu, Bunun akabinde ürünlerin süresinde İtalya'ya gönderilip mağduriyetin minimum düzeye indirilebilmesi için ürünler düzeltilmek üzere ...'a verilmiş hizmetleri karşılığında 13.000,00 TL ödenmiş olduğunu, daha sonra karşı tarafın yapması gereken ürünleri ütüleme ve paketleme işini yapmaması sebebiyle ... İhracat Ltd. Şti.'ye yapılan işlem karşılığında 6.000 TL, ... San. Tic. Ltd.Şti.'ye davalı adına fermuar dikimi için 5000-TL ödeme yapılmış olduğunu, Ancak ürünlerin ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den süresinde teslim alınamaması sebebiyle bütün ürünler tamamen düzeltilememiş ve düzeltilemeyen ürünler için davalıya ... isimli İtalyan Firma tarafından 6.400,00 Euro ceza kesilmiş, İşbu ceza maillerden de anlaşılacağı üzere müvekkilinin kazancından düşülmüş olduğunu, söz konusu tüm zararların Kartal ... Noterliğinden 19.11.2020 tarihinde ... yevmiye numaralı ihtar ile karşı tarafa bildirilmiş olduğu, ancak davacı tarafından Gaziosmanpaşa ... Noterliği ... yevmiye numarası ile sunulan ihtarnameye cevapta 1547 adet 451006 numaralı faturaya konu fermuarlı, kapşonlu hırkanın ifasını kabul etmeyip söz konusu ürünlere istinaden ilamsız icra takibi başlatmasının taraflarınca anlaşılamamış olduğunu, Ayrıca ... isimli İtalyan Firma'ya 157 adet ürün kabul edilemeyecek derecede ayıplı olduğundan dolayı gönderilememiş olduğunu, İşbu ayıp derecesinin tespiti için Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/169D.İş. Dosyası ile delil tespiti yaptırılmış, işbu dava sonucunda alınan bilirkişi raporunda Yukarıda arz ve izah edilen sebeplerle; İşbu haksız yere açılan davanın reddini, davacı aleyhine kötü niyet tazminatı hükmedilmesini,  talep etmiştir. Birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/99 esas sayılı dosyasında davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde; Müvekkili ile karşı taraf en geç 10/06/2020 tarihinde teslim edilmek  üzere 1547 adet adet 451006 model fermuarlı, kapşonlu hırkanın imal edilmesi konusunda anlaşmışlar fakat karşı taraf ürünleri yetiştiremeyince müvekkili, karşı tarafa 15.07.2020 tarihine kadar süre verdiğini, 22.05.2020 tarihinde müvekkil şirket yetkilisi tarafından ...'e  whatsapp üzerinden gönderilen proformadan ürünlerin teslim edileceği tarih anlaşılacağını, ancak karşı taraf 17.07.2020 tarihli mailde, ürünleri soyadını bilmediği ...’ın tavsiyesi üzerine ... San. ve Tic. Ltd. Şti.’ye teslim ettiğini ancak ürünlerin orijinaline uygun olarak yapılmadığını ve işçilik kalitesinin kötü olduğunu ikrar ettiğini,  müvekkilinin bu bağlamda zarara uğradığını belirterek, öncelikle Asıl davamızın usul ekonomisi ilkesi gereğince  Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/2E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine, Arz ve izah etmiş olduğumuz sebepelerden ötürü; Dava dilekçemizin davalıya tebliği ile yasal sürede vereceği cevaplardan sonra duruşmamızın icrasını, davamızın kabulüyle sair dava ve tazminat haklarımız saklı kalmak kaydı ile, HMK 109 madde gereğince kısmi alacak davası olarak, alacak değerinin tam ve kesin olarak belirlendiği aşamada  arttırmak kaydı ile  şimdilik 10.000 TL kısmi alacağın dava  tarihinden itibaren  bankalarca uygulanan en yüksek ticari  faizleri ile davalıdan tahsiline , karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/99 esas sayılı dosyasında davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; Taraflar arasında ürün teslimine ilişkin herhangi bir yazılı sözleşme veya taahhütname bulunmamadığı, ürünlerin teslim tarihinin; ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından sözlü beyan edilen 10/06/2020 tarihi veyahut sonradan mail ekinde göndermiş oldukları proformada belirtilen 17/07/2020 tarihi olmadığını, bu hususun taraflara arasındaki mailler ile sabit olduğunu, ... San. Tic. Ltd. Şti.'nin; Ürün teslim tarihini ve akabinde proforma düzenleyerek içeriğindeki mevcutlar müvekkile hiçbir şekilde bildirilmemiş, tebliğ edilmediğini, tek taraflı olarak iddia edilen ve mesnetsiz beyanların mahkemenizce dikkate alınmamasını talep ettiklerini, ... San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi ...'in ve ürünün mümessilliğini yapan ...'ın önerisi ile müvekkil şirket ...; davaya konu ürünleri bizzat ... ile birlikte ... Ticaret A.Ş'ye teslim etmişlerdir. Bu husus müvekkil şirket çalışanı ... ile ... San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi ... arasındaki whatsapp ve mail konuşmaları ile de sabittir. ... San. Tic. Ltd. Şti; Müvekkil firmaya ürün dikimi için yün iplik sattığı, ancak bu satıma ilişkin yün iplikler ve diğer malzemeler kararlaştırılan sürede müvekkil firmaya teslim edilmediğini, akabinde müvekkilime geç teslim edilen malzemelerle dikim işlemleri başlatılmıştır. ... San. Tic. Ltd. Şti'nin kendi sebep olduğu ham madde temini sebebi ile ürünlerin tesliminde geç kalacaklarını fark ettiklerinde ise müvekkilimi arayarak aynı zamanda whatsapp üzerinden de konuşarak ürünlerin belli başlı kısım işlerini başkaca firmalara yaptırmayı, böylece daha hızlı yol alabileceklerini müvekkil firmaya bildiklerini, buna istinaden ise ... San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi ..., 17/06/2020 tarihinde whatsapp üzerinden müvekkilime \"...\" isimli ... firma yetkilisinin numarasını göndermiş ve onlarla iletişime geçmesini istemiştir. Yine 17/07/2020 tarihinde ise ... San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi ...; Müvekkilime \"...\" firmasının numarasını da ayrıca gönderdiğini, bu durum da açıkça göstermektedir ki; Ürünlerin mertol firmasına gönderilmesini müvekkilim değil ... San. Tic. Ltd. Şti. talep ettiği, ... firması ile çalışmayı ise ...'e ... adındaki davaya konu ürünlerin mümessilliğini yapan şahıs önermiştir. Müvekkil firmanın \"...\" firması ile kendi kendine çalışmadığı, iş sahibi firma ... San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi ... tarafından yapılan öneriler ve müvekkile gönderilen telefon numaraları ile sabit olduğunu, bu durum mahkemenize sunulan dilekçe ekindeki whatsapp mesajları incelendiğinde kolaylıkla görüleceği, eğer ki müvekkilim kendi gecikmesi sebebi ile iddia edildiği gibi ürünleri yaptırmak adına ... firması ile anlaşsaydı zaten ... firmasının ve yetkilisi ...'ın numarası bizde mevcut olurdu. ancak whatsapp kayıtlarında da görüldüğü üzere; ... firması ile müvekkilimi bir araya getiren ve bütün zarara asıl sebebiyet veren taraflar; ... San. Tic. Ltd. Şti ile ürünleri hatalı yapan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş olduğunu, müvekkilimin; ... firması ile kendi isteği ile çalışması asılsız bir iddia olup konuşma kayıtları incelendiğinde iddia olunan durumun hayatın olağan akışına da aykırı olduğu görüleceğini, yine müvekkil firma ile ... San. Tic. Ltd. Şti arasındaki 17/07/2020 tarihli mail yazışmasında da belirtildiği üzere; Müvekkil firma temsilcimizin göndermiş olduğu mailde \"ürünleri ...'ın tavsiyesi üzerine sizinle birlikte teslim ettik, ... ürünleri birlikte teslim ettiğimiz firma ...\" diyerek ürünlerin ... firmasına gönderilmesinde ... San. Tic. Ltd. Şti'nin açıkça rızası ve iş sahibi olarak kendi isteği ile teslim edildiği su götürmez bir gerçek olarak ortadır. Müvekkil firmanın; Ortaya çıkan hatalı ve eksik ürünlerde hiçbir kusuru olmadığını,  aksine müvekkil firma; ... Tekstil firmasına kesmiş olduğu faturanın not kısmında; ... tekstilin  ürünü her haliyle kabul ettiği açıktır . müvekkil şirket ... ürünü yarı mamül olarak teslim ettiğini beyan etmiş olup bu faturaya yasal süresi içerisinde hiçbir şekilde itiraz edilmediği,  ... tekstil firması; Müvekkil şirketten ürünleri yarı mamül olarak bile-isteye almıştır ve akabinde yine kendi isteği ile ... firmasına teslim ettiğini, Davaya konu ürün teslimi için; ... San. Tic. Ltd. Şti ile aramızda hiçbir yazılı sözleşme bulunmamakla beraber ... San. Tic. Ltd. Şti ile beraber aşağıda yer verilen işlemler için sözlü olarak anlaşıldığını, diğer kısımlar için ... San. Tic. Ltd. Şti kendi bulduğu başkaca firmalar ile kendi kriterleri ve şartlarında anlaşmıştır, bu hususları müvekkil firmanın bilmesi ve müdahale etme yetkisi olmadığını, ... San. Tic. Ltd. Şti; Müvekkil firmaya yün iplik satımı gerçekleşmiediğini, daha önce de belirttiğimiz gibi bu yün iplik satım işlemi ... Tekstil San. Tic. Ltd. Şti tarafından geç yapıldığından dikim işlemlerine de yün ipliklerin teslimi ile müvekkil firmaca başlanılmıştır. Müvekkil firmaya satılan yün ipliklere istinaden; Dokuma ( kol ve beden ribanası),  yıkama, dikim (kol ve beden ribanası) yapıldığını, akabinde müvekkil firma; kumaş, fermuar ve şerit aksesuarları da satın alarak temin etmiştir (bu satım işlemlerine ilişkin faturalar / dekontlarımız dilekçe ekindedir) ve tüm ürünleri son haline getirmek için ... San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi ... ve Ürünün mümessilliğini yapan ...'ın tavsiyesi ile ... ile müvekkil firma temsilcimiz ...; Beraber ... firmasına giderek ürünleri bu şekilde teslim etmişlerdir. Görüleceği üzere \"müvekkil firma ... - ... Imalatı Fason Imalatı ve Hizmet İşleri\" nin üzerine düşen edimi yerine getirdiği izahtan vareste olduğunu,  müvekkilin edimini yerine getirdikten sonra meydana gelen gecikmeler ve hatalar müvekkil firmaya yükletilemez. keza bu ana kadar müvekkil firmaya hiçbir kusur atfedilmemiş aksine şirket yetkilisi faruk bey, müvekkil firma yetkilisi hayrettin bey ile sürekli iletişim halinde olduğunu, aksine buna sebebiyet veren ... firması asli kusurlu olup, ... Firması ile çalışmayı seçen davalı- birleşen davada davacı olan ... San. Tic. Ltd. Şti de yaşanan hadiselerden dolayı uğranılan zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, karşı tarafın dilekçesinde yer alan \"söz konusu ürünlerin bedelinin kendileri tarafından ... firmasına ödenmesi\" ... San. Tic. Ltd. Şti firmasının işbu davayı açmasında kötü niyetli olduğunun en büyük göstergesi olduğunu, karşı taraf mahkemeye sunduğu iddialarında kendini mağdur gibi göstermeye çalıştığını, hatta ürünlerini başka firmalardan toplamak zorunda kaldığını belirttiğini, tüm bu yaşananların sorumlusu müvekkil şirket olmadığı, ... San. Tic. Ltd. Şti şirket yetkilisi basiretli bir tacir gibi davranmamış ve hiç kimse ile yazılı bir akit kurmadığı gibi kendi kusuru ile başkaca fason firmalarla çalışmış ve zararın doğmasına sebebiyet verdiğini, olay zincirinin daha en başında; ... San. Tic. Ltd. Şti temin etmesi gereken yün iplikleri müvekkil firmaya zamanında teslim etmeyerek yaşanan tüm gecikmelere kendi kusuru ile zaten en başında sebep olduğunu, eğer bir zarar isnat edilmeye çalışılıyorsa hukuka aykırı fiilin müvekkilim tarafından gerçekleştirildiğinin mahkemede şüphe uyandırmayacak şekilde davalı-birleşen dava davacı ... Tekstil firması tarafından ispatlanmasının elzem olduğunu, müvekkil firma ile ... firması arasında kurulan herhangi bir edim sözleşmesi de bulunmadığını, davalı-birleşen dava davacısının iddiaları ispattan yoksun, salt soyut beyanlara dayanan ifadeler olduğunu bu durum ... Tekstil firmasına 10/12/2020 tarihinde ... yevmiye numaralı Gaziosmanpaşa ... Noterliği tarafından gönderilen ihtarname'de de açıklığa kavuşturulduğunu, ... firmasını öneren ve ürünleri son haline getireceğini belirten ürünlerin mümessiliğini yapan ...'ın tavsiyelerini dinleyen ve onun sözü ile hareket ederek zarara sebebiyet olan asıl firma ... Tekstil şirketi olduğunu, oysa ... Tekstil firmasının yetkilisi ...; Basiretli bir iş adamı gibi davranmamış ve kendi benimsediği kararları ...la birlikte kararlaştırarak uygulamaya sokulduğunu, akabinde de maddi olarak külfete uğradığını, ... Firması ile müvekkil firmanın hiçbir ilişiği bulunmamaktadır. ... San. Tic. Ltd. Şti ile ... arasında bir iş edimi mevcut olup doğmuş zararlardan da ... San. Tic. Ltd. Şti sorumlu olacağı, ürünlerin geç ve hatalı teslim edilmesine ilişkin hiçbir sorumluluğu kabul etmediğini, müvekkil firmanın en ufak bir kusuru bulunmadığını, ... Firması asıl zarara sebebiyet veren firmadır ve bu firmanın seçimini de ... San. Tic. Ltd. Şti yetkilisi ... kendisi gerçekleştiğini, çalıştığı alt işveren firmaları kendisi seçen ... San. Tic. Ltd. Şti. doğmuş olan tüm zararlardan asıl iş sahibi olarak sorumludur ve başka firmalara kusur izafe etmeye çalışmasının anlamsız olduğunu, dolayısıyla ... firmasının kesmiş olduğu ceza sadece ve sadece ... Tekstil Firması'nın uhdesinde olan bir konu olduğunu, talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz. Kısmi dava açılabilmesi için taleple istenen miktarlar  “tartışmalı” ve “belirsiz” olmalıdır. Oysa ki davalı - birleşen davada davacının dilekçesinde; Davasını kısmi dava olarak nitelendirmiş ve Harca Esas Değeri 10.000 TL olarak belirlediğini, ancak yine dava dilekçesi içeriğinde zararlarını açıkça kalem kalem şu şekilde belirtildiği, ... Tekstil'e ödendiği iddia olunan 22.625,24 TL, ...'a ödendiği iddia olunan 13.000 TL, ... Ltd. Şti.'ye ödendiği iddia olunan 6.000 TL, ... isimli İtalyan firma tarafından kazançlarından düşüldüğü iddia olunan 6.400 € olduğunu, görüleceği üzere davalı-birleşen dava davacısı vekilinin talepleri miktar olarak açıkça belirli olduğunu, bu sebeple; Kısmi dava açılmasının yolları kapanmıştır ve ivedilikle eksik harcı tamamlayarak harca esas değerini belirlemesi gerekmediğini, bu usuli eksiklik tarafımızca kabul edilmediğini, davaya konu hususlar; İşin niteliği itibari ile bilirkişiden alınacak rapor ile aydınlığa kavuşacağı inancında olduklarını, tüm ticari defterlerin, tarafların arasındaki mail ve whatsapp yazışmalarının, gönderilen ihtarnamelerin bilirkişilerce incelenerek hazırlanacak rapor mahkemenizin nihai kararı kurmasında fayda sağlayacağını, karşı taraf ... Tekstil; Ne tür bir anlaşma yapmış olursa olsun kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği gibi ürünü ...'ın önerisi ile ... Tekstil firma yetkilisi ...le birlikte teslim ederek - ayrıca ... şirketine  borcu olmamasına rağmen banka yoluyla ödeme yapması karşı tarafın kötü niyetli hareket ettiğini göstermediğini, yapıldığı iddia edilen ödemeyi müvekkil firma ...'ya olan cari hesap tablosu ve davaya konu icra dosyasındaki geçmiş borçalarına istinaden ödemek yerine  (özellikle havale saatine dikkatinizi çekmek isteriz ki)  ... şirketine gönderilmediğini, bu ödemenin ... adına yapılması da müvekkil firmaya karşı bir kumpas hazırlığı  olduğu şüphesini uyandırmadığını, ayrıca beyan edilen 17.07.2020 tarihi itibari ile proformada belirtilen termin 17.07.2020 tarihi olduğu son gün ve son saatte atılan maille bildirilmek istenmiş ama cevaben yazılan maile ... firması yanıt vermediğini, ... firmasının ... Tekstile bu işlemler için kestiği fatura bedeli yaklaşık 18,68 €'dur. (euro) Oysa ürünün  komisyon dahil fiyatı 24,00  € euro olması gereklidir. Burada 1547 x 5. 32euro = 8250  euro ... Tekstile eksik  fatura edildiğini (Müvekkilim yaptığı ticaretin amacı kar etmek olmasına rağmen karsız bir fatura olduğu da alınan tüm faturaları topladığınızda ortaya çıkacaktır ve yapılan diğer hizmetler  araç, eleman, yakıt, kira, vergi vs faturaya eklenmediği de açıkça ortadır.), ... Tekstil'in iddia ettiği üzere 6400 euro ... Tekstilin fatura ettiği cezai tutar; Müvekkil şirket ... tarafından  eksik ve karsız kesilen faturaya istinaden her halükarda kara geçtiği, herhangi bir maddi zararının da olmadığını da göstermediğini, ayrıca 24 euro üzerinden ...a % 8 Komisyon ödemesi yapılması gerektiği hususu da ... Tekstil tarafından müvekkil firma ...'ya sözlü olarak bildirilmediğini, bu komisyonların ödendiğini varsayarsak 2.970 euro yapmaktadır. Kalan 4.400 eurodan 2.900 euroyu düştüğümüzde ise 1.120 euro fazladan kaldığı hesap tablosundan görüleceğini, karşı firmanın yaptığı eksik teslimatta iddia ettiği gibi ürünü başkaca bedeller ödeyerek tamamladığını bildirmesine rağmen tamamlayamadığı da ortada olduğunu, çünkü ürünü ... şirketinden kendisi almıştır ve eksik teslim alınan ürünlere ilişkin ... şirketine karşı ...nun dava veya noter kanalı ile ihtarname göndermesini engellemiştir. Komisyonları ödediğini resmi evraklarla belgelediği takdirde ve de ticari defterlerinin bilirkişi tarafından incelenmesi halinde zararının olmadığı ve müvekkil firma olan ...'nun hiçbir kusurunun ve borcunun olmadığı aksine icra takibine konu cari hesap ve muavin defter kayıtlarına göre alacaklı olduğu ortaya çıkacaktır.(Karşı firma komisyon ödemesini belgeleyemez ise vergi kaçırmak amacı ile devlete zarar vermiş olur), ... Tektsil firmasının bu işlemlere ilişkin dava dilekçesinde belirtmediği başkaca bilgiler de mevcut olduğunu, bahse konu ürünü ... firmasına  1 ürün olarak satmamış olup yaklaşık 7 model olarak satmıştır ve ... firması da ... Tekstile tüm ürünleri dahil ederek ceza faturalarıda uygulamadığını, bu ceza faturaları dikkate alındığında ... Tekstil'in iddia ettiği üzere müvekkil şirket ...'nun ürünü sağlıklı teslim edemedi iddasının yersiz olduğuna da görüleceği, zira ... Tekstil firmasının ... Tekstile hiçbir ürünü (diğer ürün kodları proformada mevcuttur) doğru ve tam anlamıyla uygun halde teslim edemediğinin ispatı olup bu davanın tamamen müvekkil ...'ya zararlarını tedarik edebilmek adına açtığı  ve planlandığı  orta olduğunu, oysa ki karşı tarafın; Diğer fason firma olan ve ürünleri hatalı bir şekilde hazırlayan ... firmasına dava açması gerekirken işbu davanın müvekkil şirket ...'ya açılmış olması düşündürücü olduğunu, davaya; Zarara sebebiyet veren asıl şirket olan ... grup firmasının da dahil edilmesi gerektiğinden bu talebimizin mahkemece değerlendirilmesini ve kabul edilmesini talep ettiklerini, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi 25/02/2021 tarihli kararında; Her iki davada da tarafların aynı olması sebebi ile davaya konu olaylar arasında da hukuki - fiili irtibat bulunmasından bahisle birleştirme kararı verdiğini, ancak sayın mahkemenizce dosyaların tefrik edilmesi gerektiğini, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; \"... Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyası aslı celp edilmiş, incelenmesinde; Davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusuna karşı toplam 140.817,99  TL'nin tahsili için ilamsız takip talebinde bulunulduğu, süresinde itiraz üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır. Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/169 Değişik sayılı dosyasının incelenmesinde; davalı-birleşen dosya davacı tarafça ayıplı olduğu iddia edilen ürünler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve alınan bilirkişi raporunda 157 adet ürün incelenmiş ve ürünlerdeki ayıplar tespit edilmiştir. Davacı birleşen dosya davalı iş yeri yetkilisi ... duruşmadaki isticvap beyanında; \" Davalı ... şirketin 2019 yılına kadar yurtdışına ihracat yapmamıştır, dolayasıyla o süreci çok iyi bilmiyorlar, bu konuda benden yardım istediler, ben de tüm yardımları yaptım, davalı şirket İtalyan firmasından sipariş alınca benden yardım istediler, dava konusu ürünlerin üretimini yapmamı istediler, ben ilk yapmak istemedim, ancak daha sonradan kabul ettim, biz ürünlerin teslimi için 2020 yılının 30 Mayıs olarak teslim tarihi belirledik, ancak davalı şirket ürünlerin üretimi için ipliği bize 11 veya 21 Haziran da getirip verdi, üretime başladık, ancak yeni bir teslim tarihi aramızda belirlemedik, biz üretime başladıktan sonra pandeminin araya girmesi, karşı tarafın iplikleri geç teslim etmesi sebebiyle maliyetin arttığını ve dikimi yapamayacağımı karşı tarafın yetkilisi ...e ilettim, bunun üzerine tanık olarak dinlediğiniz ve karşı tarafın mümessili olan ..., ...e başka bir firma önermiş, ..., ... kendisine tavsiye ettiği ... firmasını bana söyledi, kendisi de daha önce burada üretim yaptırdığını söyledi, buruda ürünleri yaptırabileceğini söyledi, ben ve ... bey ürünleri ... firmasına götürdük, ürünler ... firmasına götürüldüğünde bizim tarafımızdan ürünler tamamen yapılmamıştı, bizim yaptığımız işler iplikten triko kol örgü, etek lastiği örgü, kısmi birleşimleri, penye kumaşını satın aldık, kesim yaptık, yıkama yaptık, bunun dışında ürünlere birşey yapmadık, bu şekilde ürünleri ... firmasına ... bey ile teslim ettik, ... ürünlerin tamamlanmasına çalıştı, ancak ürünleri kötü yaptığını görünce ben ... firmasındaki üretimi durdurdum, ancak ... bey devreye girerek üretimi devam ettirdi ve benim adıma ... firmasındaki üretime ilişkin faturaları ödeyerek ürünleri kendileri teslim aldı, çünkü ben bu şekilde ürünleri teslim almayacağımı söyledim, bunu yazılı olarak ... a da bildirdim, ürünlerin ... a tesliminden sonraki yapılan işlemleri ayıplı üretimi ben kabul etmiyorum, biz tamamlamadık, bizim dava konusu ayıplı olduğu iddia edilen İtalyan firmaya yapılan ürünlere ilişkin alacağımız ödenmemiştir, ayrıca ... beye yaptığımız bunun dışındaki işlere ilişkin alacağımız ödenmemiştir, davamızın konusu her iki alacağı da kapsamaktadır, ayıp iddiasını ve birleşen davayı kabul etmiyorum. iplikler geç teslim edildiği için yeni bir teslim tarihi belirlenmemişti, benim faturaları 15/07 düzenlememin sebebi davalı şirket yetkilisi ... bey ürünleri ... dan aldığını söyledi, bende de ürünlerin kolları ve bir kısım parçaları vardı, bunları ürünlerin tamamlanması için ... beye verdim, verdiğim tarihte de fatura düzenledim, dava konusu ürünlerdeki etek ribana ve kolları ben kendi firmamda yaptırdım, makinelerim vardır, başka bir yere yaptırmadım, iplik tesliminden sonra ürünlerin tamamlanmasının ne kadar süreceğini bilemem.\" Demiştir. Davalı birleşen dosya davacı şirket yetkilisi duruşmadaki isticvap beyanında; \"Ben davalı birleşen dosya davacı ... Tekstil şirketinin yetkilisiyim, İtalyan firmadan bize ürün siparişi verilince dostluk ilişkimiz bulunan davacı birleşen dosya davalısı ... firması ile ürünlerin üretimi konusunda anlaştık, davacı firma bize ürünlerin tüm işini yapıp, ütü paketini yapıp o şekilde teslim edecekti, biz İtalyan firmasına ürünleri 15/07/2020 tarihinde sevk edecektik, davacı firmada bize bu tarihte teslim edecekti, ancak davacı firma çeşitli sebepler ileri sürerek ürünleri tamamlayamayacağını söyledi, ben de bunun üzerine kendisine yardımcı olmak için ... hanımın tavsiye ettiği ... firmasını önerdim, davacı taraf ürünleri bu firmaya teslim etti, biz birlikte götürmedik, ayrıca iplikleri 11/06/2020 tarihinde davacı tarafa teslim ettik, ancak iplikle yapılacak iş sadece kol örme idi, bu da iki - üç günlük bir süreyi alır, karşı taraf ile anlaştığım ürün üretimine ilişkin diğer işlerle alakalı değildir, dolayasıyla ipliğin 11 Haziran da teslim edilmesinin sürecin uzaması ile ilgili yoktur, ... firması ürünleri getirip bizim işyerine attılar, biz gidip teslim almadık, ayrıca ...un ürünleri kötü yaptığı ve bizim süreci devam ettirdiğimize ilişkin karşı tarafın iddialarını kabul etmiyorum, ...un yaptığı ürünler ayıplı çıkınca ürünlerin bu ayıp ve eksikliklerine başka firmalara giderttim, benim davacı taraf ile dava konusu ticari ilişki dışında başka ticari işimde olmuştur, ödemelerimizi yaptık, davacı tarafa borcum yoktur, karşı taraf ile aramızda bir yazılı sözleşme yapılmamıştır, ancak whatsapp kayıtlarında ürünün 15/07/2020 de teslim edileceği yazılmıştır, ayrıca proforma faturada da ürünün teslim tarihi yazmaktadır, ... firması ürünleri getirip işyerimize bıraktı, ürünlerin siparişini yurtdışı firmasından ben aldığım için ürünleri teslim etmek zorundaydım, ayrıca ürünlerin üretimi için gerekli malzemeyi de ben sağladım, dolayısıyla ... firmasına ödeme yapıp ürünleri kabul etmek zorunda kaldım, biz davalı tarafa kolları ve etek kısmı dediğimiz lastik kısmının triko olduğu, ana gövdesinin penye olduğu fermuarlı ceket tarzı kazak üretimi siparişi verdik, İtalyan firma bizden bunu istemişti, biz sadece iplik ve logoları teslim edecektik, ürünün üretimi için diğer tüm parçaları davacı taraf karşılayacaktı, dolayasıyla ürünün kol ve etek kısmı dediğimiz alt kısmının örmesini yapmak en fazla 3 günü alır.\" demiştir. Davacı birleşen dosya davalı tanığı ... duruşmadaki beyanında; \"Benim ... tekstil isimli işyerim vardır, tekstil işiyle uğraşırım, işyerim eşim üzerinedir, ancak fiilen ben işletiyorum, her iki tarafla tekstil işi yapıyorum, davalı firmaya yurtdışından tekstil ürünü siparişi gelmiş, davalı da davacıya bu işin üretimini vermiş, ben davalının yetkilisi ... ve davacının müdürü ...yı tanırım, davalı ... davacıya işi yaptırırken ipliği geç verdiği için davacının üretiminde sıkıntı yaşandı, bu sebeple davacı ve davalı birlikte anlaşarak siparişlerin üretimi için başka bir firmaya verdiler, ancak bu firmada tekstil ürünlerini hatalı üretince davacı bu üretimi durduruyor, ancak ... yurtdışına siparişini yetiştiremediğini düşünerek bu hatalı ürünleri malın üretimi için verdikleri yerden gidip alın başka bir firmaya tekstil ürünleri ürettiriyor, davalı işin bedelini davacıya ödemeyip malın üretimini yaptırdığı yerlere ödüyor,  malın üretiminin 3.bir kişiye verilmesi hususunda tarafların ortak iradeleri vardır, bu mümessilin adını hatırlamıyorum, ben sürekli yanlarında olduğum için sürecin bu şekilde işlediğini biliyorum, bildiğim kadarıyla davacı davalıdan hiçbir ödeme almamıştır, benim yanımda ... ve kardeşi ... konuştular bu konuşma sırasında ... bu işin işinden nasıl çıkacağız, benim bir şekilde halletmem gerek, resmiyette ben bu işi hallederim diyordu. ticari hayatta yurtdışı kaynaklı işlerde genelde aracı kurum olur, buna iş mümessili diyoruz, mümessilin yönlendirmesi ile zaman zaman işlerin başka işyerlerine yaptırabiliyoruz, ... işi yetiştiremeyince ... ismini hatırlamadığım mümessile gitti ve mümessilin önerisi üzerine davacı ve davalı şirket her ikisi anlaşarak ürünleri 3.bir firmaya yaptırdılar, bu firmanın ismini hatırlamıyorum, davacı iletilen ürünlerin kontrolü için dava dışı firmaya gittiğinde ürünlerin hatalı olduğunu görüyor, ürünlerin üretimini durdurmak istiyor, ancak davalı iş yeri yetkilisi ... işi yetiştirmek için davacının rızası olmadan ürünleri bu 3.firmadan alıp başka bir firmaya yaptırıyor, ... bu 3.firmadan malı almak için onlara para ödedi, yoksa bu firma ürünleri iade etmiyordu, üretimi genel olarak 3.firma yapmıştır, ürünleri buradan alıp tamamlanması için 4.bir firmaya ... veriyor ve bu firmaya da ücret ödedi, bildiğim kadarıyla davacıya ücret ödemedi, tanıklık ücreti istemiyorum, ben davacı şirket müdürü ... ile 15 yıldı tanışıyorum, davalı ... ile sadece bu iş sebebiyle tanışıyorum,  ... bana dava konusu işle ilgili olmayan başka bir ürünün üretimi verdi.\" demiştir. Davalı-birleşen dosya davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında; \"Ben de tekstil işi ile uğraşıyorum, benim kendime ait ... Tekstil isimli iş yerim vardır, tarafları da aynı işi yapmamız sebebi ile tanırım, tarafların arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacı tarafından davalıya yapılması gereken işler eksik ve ayıplı yapıldığı için davalı ... tekstil yetkilisi ... bu işleri benim işyerime getirdi, çünkü kendisine sipariş verilen işlerin zamanı geçecekti biz de gelen işleri tamir edip ... tekstile ürünleri tespit ettik, benim işyerim de dava konusu ürünlerin fermuarlarını dikti, daha önce yapılan fermuarlar sökülmüştü, sebep söküldüğünü tam bilmiyorum, muhtemelen bozuk olduğu için sökülmüştür, ürünleri ne kadara tamir ettiğimizi hatırlamıyorum, faturalar vardır. Fermuarlar bana gelmeden önce fermuarları kimin yaptığını bilmiyorum, tanıklık ücreti talep etmiyorum.\" demiştir. Davalı-birleşen dosya davacı tanığı ... duruşmadaki beyanında; \" Ben İtalyanca tercümanlık yapıyorum, davalı şirket dava konusu ürünlerin siparişini İtalya daki firmadan almıştır, ben de İtalya daki firma ile davalı şirket arasındaki görüşmeler için tercümanlık yaptım, davalı şirket İtalya daki firmaya ürünleri teslim zamanından 15 gün önce beni arayarak, ürünlerin yapımı için verdikleri davacı firmanın ürünleri zamanında yetiştiremeyeceğini söyledi, bu hususu İtalya daki firmaya iletmemi söyledi, ben de bu durumu yurtdışındaki firmaya ilettim, yurtdışındaki firma ürünlerin zamanında teslim edilmemesi halinde mağaza fiyatındaki ödemeyi yapacaklarını söylediler, ... bey de çok zarar edeceklerini söyleyince ben de kendisine yardımcı olmak istedim ve kendilerine ürünlerin yapımında yardımcı olması için ... firmasını önerdim, ben daha sonrasında ki süreci bilmiyorum, ürünlerin kime yaptırıldığını da bilmiyorum, ben davacı ... firmasıyla hiç muhattap olmadım, davacı şirket yetkililerini tanımıyorum tanıklık ücreti talep etmiyorum. Ben davalı birleşen dosya davacısının ürünlerin üretimi için teslim etmesi gereken iplikleri davacı birleşen dosya davalısına teslim edip etmediğini, teslim zamanını, ne zaman teslim ettiğini bilmiyorum, benim önerdiğim firmaya tarafların birlikte gidip gitmediğini bilmiyorum. Ürünlerin İtalyan firmasına tesliminden sonrada taraflar arasındaki görüşmelerde tercümanlık yaptım, ürünlerin ayıplı olarak gönderilmesinden dolayı İtalyan firmanın düzenlediği raporları ben tercüme ettim, ürünlerin ayıplı olduğu hususlar yazıyordu.\" demiştir. Davacı-birleşen dosya davalısının dava dilekçesi, cevap dilekçesi, iddia, savunma ve talepleri, davalı- birleşen dosya davacının dava dilekçesi, cevap dilekçesi, iddia, savunma ve talepleri, taraflar arasındaki mesaj ve mail kayıtları, BA ve BS formları, Bakırköy 4. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2020/169 Değişik iş dosyası, dosyaya taraflar tarafından sunulan belgeler, faturalar, ödeme kayıtları, tarafların ticari defter ve kayıtları, icra dosyası, davalı-karşı davacının dava dışı şirketlere yapmış olduğu ödemeler, ihtarnameler, tanık beyanları ayıplı olduğu iddia edilen ürünlerin davalı-birleşen dosya davalısı tarafından incelemeye sunulması halinde bu ürünlerin incelenmesi ve tüm dosyanın incelenerek; taraflar arasındaki hukuki ilişkinin niteliği, tarafların edimlerinin neler olduğu ve yerine getirilme tarihleri, tarafların edimlerini eksiksiz, ayıpsız ve zamanında yerine getirip getirmediği, getirilmemişse tarafların sorumluluk oranları ve bunun hangi taraftan kaynaklandığı, davacı-birleşen dosya davalının alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarı, faiz miktarı, türü, oranı ve başlangıcı, davalı-birleşen dosya davacının dava dilekçesinde iddia edilen hususlar, karşı tarafın ürünleri zamanında ve ayıpsız olarak teslim etmemesi sebebiyle ürünleri başka firmalara yaptırıp yaptırmadığı ve bu firmalara ödediği bedelleri, ürünlerin sipariş veren yurtdışı firma tarafından tamamının teslim alınıp alınmadığı, bu firma tarafından ceza kesilip kesilmediği, bu firmaya teslim edilmeyen ürün miktarı ve bedeli, davalı-birleşen dosya davacısının talep ettiği alacak kalemleri, miktarı ve zarar miktarı, faiz miktarı, faiz oranı, türü, başlangıcı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, zamanında teslim edilip edilmediği, ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, bundan dolayı uğranılan zarar miktarı, ayıplı ve gecikmiş ifa bulunması halinde bunlardan dolayı uğranılan zararlar ve eksik iş olması halinde eksik işlerin neler olduğu ve bedelleri ayrı kalemler olarak belirtilmesi, dava konusu ürünlerin üretimi için dava dışı firmaların yaptığı işlemler, bedelleri, bunların rayice uygun olup olmadığı, ayıpın bunların üretiminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, dava dışı kişilere üretimin yaptırılmasında tarafların anlaşıp anlaşmadığı, süreçten her iki tarafın birlikte hareket edip etmediği ve tarafların tüm talepleri ve iddia ve savunmaları hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor düzenlenmesi için davalı-birleşen dosya davacısı tarafından ürünlerin incelemeye hazır edilmesi halinde bunların incelenmesi, tarafların ticari defter ve kayıtları ve dosya üzerinde inceleme yapılmasına ve rapor alınmasına karar verilmiş, 02/06/2022 havale tarihli alınan bilirkişi raporunda özetle; Davacı ve davalı yanların Ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, Her iki tarafça tüm düzeltme kayıtları yapıldıktan sonra, ticari defterlere göre, davacı/karşı davalı alacağının 105.071,41 TL olduğu,  Davacı/karşı davalının kusuru sebebiyle 112 adet 451006 model fermuarlı kapüşonlu hırkanın ayıplı hale gelmiş olduğu, davacının kusuru sebebiyle ayıplı hale gelen ürünler sebebiyle davalı/karşı davacının 2.576,00 Euro zararının oluştuğu, davalı/karşı davacının 2.576,00 Euro zararını davacı/karşı davalıdan talep edebileceği, 2.576,00 Euro'nun icra takip tarihi olan 24.11.2020 tarihi itibariyle TL karşılığının 23.749,95 TL hesaplanmış olduğu, Asıl davada; her iki alacak birbirinden mahsup edildiğinde davacı/karşı davalının alacağının (105.071,41 TL-23.749,95 TL) 81.321,46 TL olarak hesaplanmış olduğu, Davacı/karşı davalı lehine karar alınması durumunda, 3095 sayılı yasaya istinaden davacı yan icra takip tarihi olan 24.11.2020 tarihinden itibaren, davacının takip talebinde belirtmiş olduğu gibi, asıl alacağına 9013,75 ve değişen oranlarda Avans faizi talep edebileceği, sonuç ve kanaati bildirilmiştir. Somut davamızda; Davacı birleşen dosya davalı vekili tarafından dava ve takibe konu faturalardaki belirtilen işlerin kendileri tarafından ifa edilmesine rağmen iş bedellerinin davalı birleşen dosya davacısı tarafından ödenmediğini, alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız itiraz edildiğini, kendileri tarafından ayılı ifa veya geç teslimin söz konusu olmadığını, bu sebeple asıl dosyada davanın kabulüne, birleşen dosyada davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı birleşen dosya davalı vekili ise taraflar arasında dava konusu ürünlerin imal edilmesi için karşı tarafla aralarında sözleşme olduğunu, bu sözleşme kapsamında davacı birleşen dosya davalı firmanın edimlerini zamanında ifa etmediğini ve imal edilen ürünlerin ayıplı olduğunu ve zarara uğradıklarını, karşı tarafa borçlu olmadıklarını, bu sebeple uğranılan zararın tazminine ve birleşen davanın kabulüne, asıl davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasında davalı birleşen dava davacı ...'ın iş sahibi, davacı birleşen dosya davalı ...'in yüklenici olduğu, ... tarafından yurt dışı firmasının siparişi üzerine davacıya teslim edilen iplikler ile fermuarlı kapşonlu hırkanın ... tarafından üretilerek ...'a teslim edilmesine ilişkin sözlü eser sözleşmesi akdedilmiştir. Taraflar arasında söz konusu sözleşmenin kurulmasına ilişkin ve dava ve takibe konu faturalardaki işin davacı birleşen dosya davalı ... tarafından yapıldığına ilişkin herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ürünlerin imal edilip ...'a teslim edilmesi için bir tarih kararlaştırılıp kararlaştırılmadığı, vadenin kararlaştırılması halinde ... tarafından ürünlerin geç teslim edilip edilmediği, geç teslimatın bulunması halinde bunun hangi taraftan kaynaklandığı, ürünlerin başka firmalara yaptırılmasının kimden kaynaklandığı, ürünlerin ayıplı olup olmadığı, ayıbın gizli mi açık mı ayıp olduğu, ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı, söz konusu ayıbın ...'ten kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıbın ürünler üzerinde işlem yapan diğer firmalardan kaynaklanıp kaynaklanmadığı, ayıp olması halinde ...'ın zarar miktarı, ...'in davacıdan alacaklı olup olmadığı ve miktarı hususlarındadır. 6098 Sayılı TBK'nun 470. maddesinde; Eser sözleşmesinin yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleme olduğu şeklinde tanımlanmıştır. Bu hüküm gereğince da somut davamıza konu taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi olduğu hususunda kuşku yoktur. Bu sebeple somut olayımıza 6098 sayılı TBK hükümleri uygulanacaktır. Aynı Kanunun 471 ve devamı maddelerinde yüklenicinin borçları hüküm altına alınmıştır. Bu hükümler gereğince yüklenicinin borçlarından kurtulması için üzerine düşen edimi zamanında, ayıpsız ve eksiksiz olarak yerine getirmesi ve bu hususu ispat etmesi gerekmekte olup, somut davamızda ispat yükü davacı birleşen dosya davalısı üzerindedir. 6098 Sayılı 474. Maddesi gereğince, işsahibi eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Eserin ayıplı olduğu hususunu ve yasal ihbar sürelerine uyulduğu hususunu ispat yükü bunu iddia eden üzerinde olup, somut davamızda ise davalı birleşen dosya davalısı üzerindedir. Davalı birleşen dosya davalısı ... vekili tarafından dava konusu işlerin davacı birleşen dosya davalısı ... tarafından yapılması ve teslimi için taraflar arasında 10/06/2020 tarihinin belirlendiğini, proforma faturadan ürünlerin teslim tarihinin anlaşıldığını, ancak karşı tarafın edimini zamanında yerine getirmemesi sebebiyle karşı tarafa 15/07/2020 tarihine kadar süre verildiğini, ancak ...'in süresinde ürünleri yetiştiremediğini, bu sebeple ürünlerin yetiştirilmesi için dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ürünleri teslim ettiğini, bu firma tarafından yapılan ürünlerin ayıplı olduğunu, bu hususların karşı tarafın maili ve mesajları ile sabit olduğunu, yurtdışı firmasından aleyhlerine cezai şart faturası düzenlenmemesi için dava dışı firmadan ürünleri alıp dava dışı firmalar ... Tekstil, ... Tekstil ve ...'na düzelttirdiklerini, dava dışı firmalara ödemeler yaptıklarını ve ayıp sebebiyle yurtdışı firması tarafından cezai şart kesildiğini ve alacaklarından düşüldüğü, bu zararlara ...'in sebebiyet verdiğini ve bu sebeple karşı tarafa borçları olmadıklarını, zararlarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir. Davalı birleşen dosya davacı ...'ın taraflar arasındaki ürünlerin teslim tarihinin belirlendiğine ilişkin savunması ve dayanak proforma fatura incelendiğinde; taraflar arasında dava konusu sözleşme yazılı olarak akdedilmemiştir ve taraflar arasındaki kurulan sözlü sözleşmeye göre ...'in üzerine düşen edimleri yerine getirme ve teslim tarihinin 10/06/2020 tarihi olduğunun kararlaştırıldığına dair dosyaya ... tarafından geçerli bir delil sunulmamıştır. ...'in iş yeri yetkilisi beyanında ürünlerin 30/05/2020 tarihinde teslimi için anlaştıklarını, ancak ...'ın kendilerine ipliği geç teslim etmeleri sebebiyle üretime başlayamadıklarını ve bu sebeple işin karşı taraftan kaynaklı olarak geciktiğini beyan etmiştir. ... vekili tarafından teslim tarihinin karşı tarafın iddia ettiği tarihe ilişkin kararlaştırılmadığı, karşı tarafça ipliklerin geç teslimi sebebiyle işe geç başladığını beyan etmiştir. Gerçekten de ... tarafından düzenlenen faturadan ipliklerin 20/06/2020 tarihinde ...'e teslim edildiği anlaşılmıştır. ... vekili tarafından karşı tarafa 15/07/2020 tarihine kadar süre verildiğini ve bu tarihte de işi yetiştiremediklerini beyan etmiş ve buna da ...'in düzenlediği 15/07/2020 tarihli sevk irsaliyesini gerekçe göstermiştir. Ancak proforma faturada belirtilen tarih ... ile yurdışı firması arasında düzenlenen proforma faturası olup, bu teslim tarihi kendileri tarafından yurdışı firmasına yapılacak olan ürün teslim tarihidir. Bu tarih taraflar arasında kararlaştırılan bir tarih değildir. Taraflar arasındaki mailleşmelerde de ... tarafından bu iddiaya itiraz edilmiş ve kabul edilmemiştir. ...'ın iplikleri teslim tarihi dikkate alındığında ipliklerin kendileri tarafından ürünlerin teslim tarihi olduğu iddia edilen günden sonra ...'e teslim edildiği, gecikmenin ... şirketinden kaynaklandığı, ...'e atfedilecek bir kusur olmadığı sabittir. Sevk irsaliye tarihinin 15/07/2020 tarihi olarak düzenlenmesi de tek başına teslim tarihinin bu tarih olarak kararlaştırıldığı anlamına gelmez. Dolayısıyla ... vekilinin bu savunmalarına itibar edilmemiştir. Davalı birleşen dosya davacı ... vekili tarafından ...'in ürünleri yetiştirememesi sebebiyle ... tarafından ürünlerin dava dışı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne teslim edildiğini, bu şirket tarafından ürünlerin ayıplı şekilde yapıldığını, ayıbın giderilmesi için kendilerinin başka firmalara ayını düzelttirdiğini, bu zararlardan ...'in sorumlu olduğunu savunmuştur. ... tarafından ise söz konusu ürünlerin ...'ın yurtdışı firma ile aracılık yapan ... isimli kişinin önerdiği firma olan ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne onların isteği üzerine teslim edildiğini, ayıp olması halinde kendi yaptıkları işlemden kaynaklı olmadığını, söz konusu dava dışı firmaların yaptığı işlemlerde ayıp olması halinde kendilerinin sorumlu olmadığını beyan etmiştir. Taraflar arasındaki yazışmalar ve davalı şirket yetkilisinin Mahkememiz huzurundaki isticvabında ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ni kendilerinin ...'e önerdiği kabul etmiş, tanık ...'da bu hususu doğrulamıştır. Bu sebeple ... vekilinin bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir. Davalı birleşen dosya davacı ... vekili tarafından dava konusu ürünlerin ayıplı olduğu, bu ayıbın giderilmesi için dava dışı firmalara ödemeler yapıldığı, yurt dışı müşterisi tarafından kendilerine cezai şart uygulandığını, ... firmasından ürünleri almak için yaptıkları işlemlere ilişkin fatura bedelini ödediklerini ve bu zararlardan ...'in sorumlu olduğu savunmasında bulunmuştur. Davacı birleşen dosya davalısı tarafından ürünlerin üretimi için kendilerine iplik teslim edildikten sonra kendileri de başka firmalara ürünlerin çeşitli işlemlerini yapmış, söz konusu bu firmalar kendilerine fatura düzenlemiştir. ... yetkilisinin duruşmadaki isticvap beyanında da ürünlere hangi işlemleri yaptığı beyan edilmiş ve dava dışı firmaların düzenlediği faturalar ile ...'in ...'a düzenlediği faturalar uyuşmaktadır. Mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi ile de sadece ... tarafından yapılan işlemler ...'a faturalandırılmıştır. Bilirkişi tarafından ayıplı ürünler üzerinde yapılan incelemede Dikim işçiliği hatalarının bir kısmının davacının yapmış olduğu triko kısımlarında ve yan cep fermuar dikişlerinde olduğu gi ünden yaklaşık 15 adet üründeki dikim işçiliği hatalarının davacının hatalı dikim işleminden kaynaklandığı, eksik parçalı dikilmiş ürünler ve diğer dikim hataları dikim işlemini yapan ... San.ve Tic.A.Ş. firmasının hatalı dikim işleminden kaynaklandığı, triko ve kumaştaki delik, yırtık, kaçık ve patlak hataları kumaş ve trikodan kaynaklandığından 97 adet üründeki ayıpta kusurun davacı birleşen dosya davalısı ...'e ait olduğu, ...'in kusuru sebebiyle ayıplı hale gelen ürün miktarı 97 * 15  112 adet ürün olduğunu, triko ve kumaştaki ayıplar ile dikim işçiliğinden kaynaklanan ayıpların tamamı çıplak gözle incelemeyle anlaşılabildiğini, taraflar arasında eser sözleşmesi mevcut olduğunu, işin olağan akışına göre göndermeden önce davalının 157 adet üründeki ayıpların farkına vardığı ve davacıya ayıp ihbarında bulunduğu, 27.03.2020 tarihli proforma faturaya göre; Davacı 451006 model fermuarlı kapüşonlu hırkayı 24,00 €/adet birim fiyattan satmak için müşterisiyle anlaştığını, ayıplı olduğu tespit edilen ürünler ayıplı olarak 1,00 €/adet birim fiyattan satılabildiğini, davacının kusuru sebebiyle ayıplı hale gelen 112 adet 451006 model fermuarlı kapüşonlu hırkanın ayıplı olması sebebiyle davalının zararı: 112 x (24,00  1,00)  2.576,00 Euro olduğunu, davalı ...'ın 2.576.00 Euro zararını davacıdan talep edebileceğini tespit etmiştir. Bilirkişi tarafından her ne kadar ... tarafından yapılan işlemlerin ... tarafından ayıplı yapıldığı tespit edilmiş ise de Mahkememizce bu tespite itibar edilmemiştir. Çünkü ... tarafından yapılan işlemler sonrasında ürünler dava dışı firmalarca işleme tabi tutulmuştur. Bilirkişi tarafından ...'in yaptığı işlemlere ilişkin ayıplar tespit edilmiş ise de bu ayıpların ...'in yaptığı işlemden mi yoksa daha sonraki firmaların ürüne işlem yaparken mi oluştuğu tespit edilmemiştir. ... tarafından yapılan işlemlerden sonra ürünler kontrol edilip ayıp veya eksik olup olmadığı tespit edilmeden dava dışı firmalara teslim edilmiştir. Dolayısıyla ... tarafından yapılan işlemde ayıp olup olmadığı net bir şekilde ortaya konulmamıştır. ... tarafından yapılan işlemde ayıp olmamasına rağmen sonraki yapılan işlemler sebebiyle ...'in yaptığı işlemlerin bozulması olasılık dahilindedir. ...h'in yaptığı işlemlerdeki ayıp kesin bir şekilde ortaya konulmadığından bilirkişi raporundaki tespiti itibar edilmemiş ve bu zarar ...'in alacağından mahsup edilmemiştir. ...'in yaptığı işlemler dışındaki işlemlerdeki ayıpların diğer firmaların yaptığı işlemlerden kaynaklandığı raporda tespit edilmiştir. Ayrıca başka firmaların yaptığı işlemlerdeki ayıp yönünden bu ayıpların ...'in işlemlerinden kaynaklandığı hususu ...'in işlemlerinden sonra ... tarafından bir tespit yaptırılmamış ve ürünler işlem yapılmak üzere başka firmalara teslim edilmiştir. ...'in yaptığı işlemlerden sonra dava dışı üç firmaya daha işlem yaptırılmıştır. Taraflar arasındaki maillerden de ... firmasının yaptığı işlemlerin ayıplı olduğu belirtilmiş ve bu ayıplar ... tarafından dava dışı firmalara gidertilmiştir. ... yazışmalarda ürünleri kendisinin ayıplı yaptığını kabul etmemiş, ... firmasının ürünleri ayıplı yaptığını ...'a bildirmiştir. Dolayısıyla ... vekilinin ...'in ürünleri ayıplı ürettiğini ikrar ettiğine ilişkin savunmasına itibar edilmemiştir. ... tarafından ipliklerin geç teslimi ve kendi kusuru sebebiyle ürünlerin ...'ın rızası ve tavsiyesi üzerine ... firmasına ve sonrasında kendisi tarafından başka firmalara yaptırıldığı dosya kapsamı ile sabittir. Dolayısıyla dava dışı firmalara yapılan ödemeleri ve yurt dışı firması tarafından düzenlenen cezai şartı ...'ten talep etmesin mümkün değildir. Ayrıca yurt dışı firmasına gönderilen ürünler bilirkişi incelemesine sunulmadığından ayıbın ... tarafından yapılan işlemlere uygun olduğu tespit edilememiş ve bu husus ... tarafından ispat edilememiştir. Bu sebeple de söz konusu cezai şartın ...'ten talep edilebilmesi mümkün değildir. Bu sebeple ...'in alacağından ...'in yaptığı işlemlerden kaynaklandığı belirtilen zarar ve dava dışı firmalara ödenen bedeller ve yurtdışı firması tarafından uygulanan cezai şart ...'ın talep ettiği ...'in alacağından mahsup edilmemiştir. Mahkememizce taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından 6102 Sayılı TTK'nun 83 ile 85 ve 6100 Sayılı HMK'nun 222'nci maddeleri gereğince tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, davacı birleşen dosya davalı ...'in ve davalı birleşen dosya davacı şirketin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu ve kendi lehlerine delil niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Davacı birleşen dosya davalı ...'in ticari defter ve kayıtlarına göre karşı taraftan 134.485,21 TL alacaklı olduğu, davalı birleşen dosya davacı ...'ın defter ve kayıtlarına göre karşı tarafa 74.271,42 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Tarafların birbirlerine düzenlendiği tüm faturaların birbirlerinin defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, tarafların BA ve BS formları arasında da farkın olmadığı tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunda tarafların ticari defter ve kayıtları arasındaki farkın hangi sebeplerden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Buna göre ...'ın dava dışı ... firmasına yaptığı 22.626,00 TL bedelin ... tarafından ...'ın cari hesabına alacak olarak kaydedilmesi gerekmesine rağmen kaydedilmemesi sebebinden kaynaklandığı tespit edilmiştir. Ancak yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere Mahkememizce bilirkişi raporunun bu kısmına itibar edilmemiştir ve ...'in alacağından bu bedel mahsup edilmemiştir. ... tarafından ... adına ...'ya gönderilen 2.000 Euro da ...'in defter ve kayıtlarına 17.187,80 TL olarak kaydedilmesi gerekmesine rağmen 9.000,00 TL olarak eksik kayıt edilmiştir. ... vekili tarafından bu bedelin ... ve ... arasındaki özel ilişkiye istinaden gönderildiğini ve alacaktan mahsup edilmemesi gerektiğini iddia etmiştir. Ancak bu iddiasına ilişkin geçerli ve kesin bir delil dosyaya sunmamıştır. Kaldı ki özel ilişkiye istinaden söz konusu bedel gönderilmiş ise bedelin bir kısmı hangi gerekçe ile kendi defterlerinde ... tekstilin cari hesabına kaydedilmiştir. Bu sebeple ... vekilinin bu itirazlarına itibar edilmemiştir. ... tarafından ...'a gönderilen 1.300,00 TL bedel ... tarafından ticari defter ve kayıtlarına alınmamıştır. ... tarafından ...'a gönderilen 3.000,00 TL bedel ...dan hesaplarına alınmamıştır. Ayrıca ... tarafından çekle yapılan 27.000,00 TL ödeme ... tarafından hesaplarına geç alınmıştır. ... vekili tarafından söz konusu çek ödemesine ilişkin taraf yetkililerinin arkadaşlığına ve ... yetkilisinin ... yetkilisine yardım amacıyla verildiğini iddia etmiştir. Ancak söz konusu çekler her iki şirketin cari hesabına kaydedilmekle ve bu iddiaları ispatlar geçerli ve kesin bir delil sunulmadığından ... vekilinin bu yöndeki iddialarına da itibar edilmemiştir. Bilirkişi heyeti tarafından defter ve kayıtlardaki gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra, ...'in işlemlerinden kaynaklanan ayıp mahsup edildikten ve ...'a yapılan ödeme mahsup edildikten sonra ...'in alacağının 81.321,46 TL olduğunu tespit ettiklerini belirtmiştir. Ancak yukarıda ayrıntılı olarak gerekçesi açıklandığı üzere ... tarafından ...'a yapılan ödeme ve ...'in işlemlerinden kaynaklanan ayıp sebebiyle hesaplanan zarar Mahkememizce ...'in alacağından mahsup edilmemiş ve ...'in 127.697,41 TL alacağı hüküm altına alınmış, bu bedel üzerinden itirazın iptaline ve takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Bunun dışında bilirkişi tarafından yapılan diğer düzeltmeler ve tespitler yerinde, usul ve yasaya uygundur. Bunlar dışında taraf vekillerinin rapora itirazlarına yukarıda belirtilen gerekçeler ile itibar edilmemiştir. ... tarafından işlemiş faiz talebinde bulunulmuş, ancak fatura alacağının ödenmesine ilişkin takipten önce karşı taraf temerrüte düşürülmediğinden işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir. ... tarafından ayıp iddiaları ispat edilmediğinden ve ...'in alacağı  tarafların birbirleri ile uyuşan defter ve kayıtları, faturalar ve BA ve BS formları ile likit olduğundan ... lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. Birleşen davada yukarıda ayrıntılı olarak gerekçelendirildiği üzere ... tarafından ayıp ve geç teslim iddiaları ve kusurun ...'ten kaynaklandığı ispat edilmediğinden birleşen davanın reddine karar verilmiştir; A)Mahkememizin iş bu asıl 2021/2 esas sayılı dosyası yönünden; 1-Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE; Davalı borçlunun Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra takip dosyasındaki icra takibine yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 127.697,41 TL asıl alacak üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, fazlaya ilişkin talebin ve işlemiş faiz talebinin reddine, Hüküm altına alınan asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Birleşen Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/99 esas sayılı dosyası yönünden; Açılan davanın REDDİNE, ...\" karar verilmiştir. Verilen karara karşı davalı-karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davalı-karşı davacı ... vekili istinaf dilekçesinde; Cevap ve karşı dava dilekçesi ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla,hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, bilirkişi raporuna olan itirazlarının değerlendirilmediğini,  davacı- karşı davalının ikrar ettiği gibi taraflar sıkı iki dost olduklarını, bu sebeple davacı-karşı davalının ürünlerin teslim tarihini bilmeme ihtimali olmadığını, müvekkilinin de zarara uğradığını  beyanla yerel mahkeme  kararının kaldırılarak  talepleri doğrultusunda davanın duruşmalı olarak tekrardan görülerek esas dava yönünden reddine, açılan karşı dava yönünden ise kabulüne, dosyanın yeniden görülmesi mümkün değilse, hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden karar verilmek üzere yerel mahkemeye gönderilmesine  karar verilmesini talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Asıl dava, taraflar arasındaki faturalara konu ürünlerin imal edilmesine ilişkin eser sözleşmesi niteliğindeki sözleşme kapsamında davacı tarafça ifa edilen işlerin karşılığında bedellerinin ödenmemesi iddiası ile alacağın tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine itirazın iptali istemidir. Birleşen dava; Taraflar arasındaki faturalara konu ürünlerin imal edilmesine ilişkin eser sözleşmesi niteliğindeki sözleşme kapsamında davacı tarafça imal edilen ürünlerin ayıplı olduğu ve geç teslim edildiği iddiası ile zarar tazminine ilişkindir. Asıl dava yönünden  yapılan istinaf incelemesinde;Somut olayda; Zararın belirlenmesinde  uzman bilirkişi değerlendirmesinin gerektiği, İlk Derece Mahkemesince alanında uzman bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunun dosya kapsamındaki diğer delillerle örtüştüğü ve denetime elverişli olduğu, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, Mahkemece yapılan tespitlerin yerinde olduğu, tarafların rapora itirazlarının tek tek incelendiği ve yapılan tespitlerin gerekçelendirildiği anlaşıldığından davalı-karşı davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.Karşı dava yönünden  yapılan istinaf incelemesinde; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) “ispat yükü” başlıklı 6. maddesinde; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü tutulmuştur.Yine ispat yükünü düzenleyen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesi “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Dosyada mevcut delil durumuna göre; İspat yükü kendisine düşen davacının, karşı tarafça imal edilen ürünlerin ayıplı olduğu ve geç teslim edildiği iddiasını ispat edemediği, davanın kabulünü gerektirir nitelik ve yeterliliği haiz bir delilin dosyaya kazandırılamadığı anlaşıldığından davalı-karşı davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı-karşı davacı  vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/2 Esas  2022/867 Karar sayılı 04/10/2022 günlü kararına yönelik davalı-karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın  353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince asıl dava yönünden alınması gereken 8.723,01 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 2.261,40 TL'nin mahsubuyla bakiye 6.461,61 TL harcın davalı ... Sanayi Ticaret Ltd. Şti'den  tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince birleşen dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 31/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5804f712b0b9bb0c","SID":"3cabca49192e940c"}}