{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ  K A R A R I<br>DOSYA NO: 2022/404 Esas<br>KARAR NO: 2024/1743<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ: 11/02/2021<br>NUMARASI: 2017/402 E. - 2021/59 K.<br>DAVANIN KONUSU: Marka (Manevi Tazminat İstemli)|Marka (Maddi Tazminat İstemli)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;<br>G E R E Ğ İ  D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;  2015 yılı Aralık ayında ... ve şubelerinin, tanınmış ... markasını taşıyan ürünleri ve müvekkilin birebir aynı ürünlerini sattığının tespit edildiğini, müvekkiline ait “..., ..., ..., ..., ... ve ... ayakkabıların internet ve mağazalarında satıldığının bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davacıların  kadın ayakkabısı konusunda dünyanın bilinen önde gelen firma ve markası olduğunu,  ... Statüsü endeksinde uzun yıllar başta olduğunu, tasarımcısı ...'nin dünyanın en tanınmış ayakkabı tasarımcısı olduğunu, Paris Sözleşmesine göre “tanınmış marka” statüsünde Türkiye'deki ilgili yasalar gereğince yasal haklarının bulunduğunu, Fransa'da ... tescil nosu ile ... tescilinin olduğunu,  halk nezdinde oluşan algı bakımından kırmızı tabanlı ayakkabıların ticari kaynak göstergesi olarak algılandığı vurgusu ile tescillendiğini,  ... markasının ülkemizde ve dünya çapında tanınmış marka statüsünde olduğunu,  Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi kapsamında ilgili Kânunda belirtilen “Güzel Sanatlar Eseri” statüsünden doğan telif haklan korunmasına tabi olduğunu, Davalı ... tarafından davaya konu tasarımlar hakkında taklit edildiğine dair Türkiye Mahkemelerinde alınan kararlar olduğunu, davalının satış sitesinden alınan görüntüler ile ... ürünlerinin  birebir benzer olduklarını, Tanınmış Marka ve Güzel Sanatlar Eseri statüsündeki “...” ürünlerinin korunması hakkında ihlal yaratan, haksız rekabete sebebiyet veren eylem ve faaliyetlerin gerçekleştiğinin kesinleştiğini, davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünü ihlal ettiğini, tüm bu açıklamalar neticesinde davaya konu ihlalleri teşkil eden fiillerin tespiti, durdurulması, önlenmesiyle birlikte, ihlal yaratan ürünlerin üretim ve satışının durdurulması, ürünlere el konularak toplatılması, imha edilmesi, kalıplara el konulması, 175,000- TL maddi 15.000-TL manevi tazminatın, ... markasının ihlalinden oluşan zarar için 30.000-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminini, davalı aleyhinde verilecek kararın kamuya yayın yoluyla duyurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili dosyaya sundukları beyanlarında özetle; Davacı ... tarafından dosyaya delil olarak sunulan “müvekkil şirketçe satışa sunulduğu iddia edilen tüm ürünlerin, hangi davanın hangi mağazasında satışının gerçekleştirildiği, satışın gerçekleştiği bilgisine nasıl ulaşıldığının davalı tarafından açıklanması gerekmekte olup talep ettiklerini, davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; \" 1-Davacıların davalılar ... Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ...  Ticaret LTD. ŞTİ ye yönelik açmış olduğu davanın KISMEN KABULÜ ile; -Davalıların satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\", \"...\" adlı ayakkabı modelleri ile \"...\" adlı çanta modellerinin ve davacıya ait \"...\" markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, MEN'İNE VE REF'İNE,  -Bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan ) el konulması ve imhasına, infazda 08/06/2018 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, 2-Davacının davaya konu modellerin FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin REDDİNE, 3-a)Davacının (mülga KHK 66-b) kapsamındaki maddi tazminat talebinin KABULÜ ile;  175.000,00 TL'nin (davalı ... Ticaret LTD. ŞTİ yönünden 50.000,00 TL ile sınırlı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... LTD.ŞTİ (eski unvanı ...LTD.ŞTİ) ile ...  Ticaret LTD. ŞTİ den alınarak davacıya ödenmesine, b)Davacının itibar tazminatı kapsamındaki maddi tazminat talebinin KABULÜ ile; 30.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Ticaret LTD. ŞTİ den alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ den alınarak davacıya ödenmesine, 5-Karar  kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalılar ... Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... LTD. ŞTİ ye ait olmak üzere trajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, 6-Davacının 12/01/2018 tarihli sulh protokolü ile davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. (eski unvanı ... Sanayi ve Dış Ticaret  LTD. ŞTİ) ile sulh olduğu anlaşılmakla bu davalı yönelik açılan dava yönünden esas hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle;  Mahkemece verilen kararın müvekkili aleyhine hükmedilen yargılama gideri ve karar harcı yönünden usul ve yasaya aykırı olduğunu, karar içeriği ile hüküm kısmının çelişkili olduğunu, davacı ile müvekkilinin sulh olduğunu, sulh protokolünü mahkemeye sunduğunu, müvekkili yönünden hüküm verilmesine yer olmadığına yer verilmişken Harçlar Tarifesi uyarınca hesaplanan nispi karar harcına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, sulh gereği müvekkili ile davacının arasında bir anlaşmazlık kalmadığını, konusuz kalan davada maktu karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerektiğini, bu durumda yeniden yargılamaya gerek olmadığından hüküm fıkrasının 1. Bendinde davanın reddine ifadesinin çıkarılarak davanın konusuz kaldığına şeklinde düzeltilmesi gerektiğini, alınması gereken harcın maktu harç olarak düzeltilmesini ve düzeltilmiş şekli ile onanmasına, hükmün 9. Bendinde davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden müvekkilinin sorumlu olduğu kısmın hatalı olduğunu, bu durumun taraflar arasında yapılan sulh sözleşmesine aykırı olduğunu, sulh sözleşmesi gereği taraflar birbirinden vekalet ücreti ve dava masrafı talebi olmadığından Mahkemece verilen kararın müvekkili aleyhine tesis edilen harç ve yargılama gideri yönünden kaldırılarak müvekkili lehine hüküm kurulmasını, talep etmiştir. Davalılar ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... Pazarlama ve Dış Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup istinaf dilekçesinde özetle; davacıya ait yurt dışında tescilli ancak Türkiye'de tescilli olmayan \"...\" markasının tanınmış marka olarak kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, tescilli olmayan davacı markasının sırf \"tanınmış marka\" olduğu kabulü ile 556 sayılı KHK hükümleri uyarınca korunmayacağını, verilen tazminatın fahiş olduğunu,  tazminat hesaplaması yapılırken şirket kayıtları ve vergi kayıtlarının incelenmediğini, dava aşamasında bilirkişi raporuna itiraz aşamasında sundukları gelir tablosunun dikkate alınmadığını, davacıya ait markanın veya tasarımların kötü şekilde kullanıldığı,, üretildiği, temin edildiği yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürüldüğü yönünde tespit olmaksızın itibar tazminatına hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, verilen tazminat miktarının  fahiş olduğunu, müvekkilinin 2015 yılı hesaplarına göre elde ettiği kar/zarardan fazla tazminata hükmedilemeyeceğini,  müvekkili şirketin  davacı şirket ile haksız rekabet ilişkisinde olduğunu kabul etmek için herhangi bir somut dayanak bulunmadığını, davacı markasının lüks marka olduğunu, davacının müşteri profili ile müvekkil şirketin müşteri profilleri ve tüketici algı bilinçlerinin her iki markayı bir birine özdeşleştirecek niteliklere sahip olduğu kabul edilemeyeceğini davacı ürünlerinin fiyatı asgari ücreti 4-5 katı civarında olduğunu, müvekkili ürünlerinin fiyatı asgari ücretin 1/10 civarında olduğunu, müvekkilinin davacının markasını kullandığını ortaya koyan tespitte bulunmadığını, müşteri portföyü tamamen farklı olan ve müvekkili tarafından taklit olarak dahi kullanılmayan \" ...\" markasına tecavüz ettiği kabulü ile müvekkili aleyhine tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dosyada alınan bilirkişi raporlarına itirazlarının değerlendirilmeden de hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddini talep etmiştir. Davalılar ... Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi ve ... ve Dış Ticaret Limited Şirketi Ek İstinaf Dilekçesi,   Davaya konu ürünler hususiyet taşımadığını, moda trendi, fikir üzerinden tekel haklar sağlanması mümkün olmadığını, trendlerin kendisinin korumadan yararlanması mümkün olmadığını, dava konusu ayakkabıların moda tasarımı olduklarını,  ayakkabıların belli bir modaya bağlı olarak genel bir konsept olup konseptin de fikir olarak korunmayacağını, davacının kullandığı “...” markasından oldukça farklı ''...'' ibaresini kullanılmak suretiyle her iki tarafa ait ürünler arasında işletmesel köken itibariyle karıştırılma ihtimalini önleyecek tedbirleri aldığı dikkate alınmaksızın somut olaya haksız rekabet hükümlerinin uygulanması doğru olmadığını, tescilsiz tanınmış markanın tazminat hakkı olmadığını, orijinal tescilli tasarımlar için bile her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla 25 yıllık koruma sağlandığı ve sürenin sonunda tasarım hakkının topluma intikal edeceği hususunun mahkemece dikkate alınmadığını, ürünlerde benzerlik olması haksız rekabet koşullarının oluştuğu anlamına gelmediğini,  aynı ürünlerin bir başkası tarafından piyasaya sürülmüş olması dahi haksız rekabetin tespiti noktasında yeterli olmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirketin faaliyette bulunduğu bölgeler, hitap ettiği kitlelerin  çok farklı olduğunu, karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili şirkette çok değişik modellerde ürün satıldığını, müvekkilinin sağladığı karın sadece davacının davaya konu ettiği sınırlı olarak kullanılan birkaç modelden sağlanmadığını, davaya konu edilen ayakkabılara keşif sırasında rastlanmadığını,  müvekkili şirketin incelenen ticari defterlerinde de davaya konu ürünlere ilişkin hiçbir kayda rastlanmadığını, davacının zararını ispatlayamadığını, tazminat hesaplamalarının hatalı olduğunu, miktarın fahiş olduğunu, itibar tazminatı yönünden kanunun aradığı koşullar oluşmadığını, manevi tazminata hükmedilmesi için müvekkilinin kusurlu olması gerektiğinden  verilen kararın bozulması gerektiğini beyanla , davanın reddini talep etmiştir. Davacılar vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde ve istinaf  cevap dilekçesinde özetle; Davalılar istinaf dilekçelerinde müvekkili markasının TPMK nezdinde tanınmadığını, tanınmış marka olarak tescilli olmayan bir markanın Mahkeme kararı ile “tanınmış marka” olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürdüğünü, Paris Sözleşmesi Madde 6 mükerrer 1 maddesi uyarınca, Paris Sözleşmesi uyarınca tanınmış olan bir markanın Türkiye'de korunması gerektiğini, bunun Yargıtay içtihatları ve doktrin ile  sabit olduğunu,  hükmedilen maddi ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğu yönündeki iddialarının yerinde olmadığını, davalının tüm istinaf sebeplerinin yersiz ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi raporu ile de ... markasını davalının ürünlerinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde  kullanılmasının müvekkilinin tanınmış markasına tecavüz ettiğinin belirlendiğini,  müvekkili markasının Türk tüketicilerin zihninde tanınmış bir marka olarak yer ettiğini, Başta Fransa olmak üzere dünyanın bir çok ülkesinde tescilli olduğunu, müvekkili markası ayakkabılarının ... markası ile özdeşleştiğini,  ... markasının  dünyada 60 farklı ülkeye yayıldığını,  markanın dünya çapında tanınmasını sağlayan en önemli etken ayakkabıların parlak kırmızı cilalı tabanları olduğunu,  ... denildiğinde herkesin aklına ilk gelen şey ...'lı ayakkabılar olduğunu, dünyada olduğu gibi Türkiye'de de tanımmış olduğunu,   kırmızı lake tabanlar artık \"...'in imzası\" olarak anıldığını, hükmedilen tazminat miktarının  bilirkişi incelemeleriyle davalıların ilgili yıllara ait brüt kârının çok altında olduğunu,   davalıların mali müşavirinin değişmesini mazeret göstererek 2015 yılı fatura ve kayıtlarını incelemeye sunmadığını, 2016, 2017 ve 2018 takvim yıllarına ilişkin kayıtlar üzerinden inceleme yapıldığını,  yeterli bilirkişi incelemesi yapılamadığı için  bu konunun mahkeme takdirine bırakıldığını,  davalının defterlerini düzgün tutmamasının sorumluluğunu davacıya yüklenemeyeceğini, “net kazancın” karşılığı olan “brüt kâr” dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini,  müvekkil ürünleri lüks segmentine girebilecek tarzda ürünler olduğunu, dava kapsamında bu ürünlerin modellerinin birebir kopyalandığı ve bununla birlikte müvekkile ait tanınmış ... markasının kullanıldığının  tespit edildiğini, davalılar müvekkili marka ve tasarımlarının kopyalayarak düşük kalite ve satışlarda piyasaya sunarak müvekkili açısından itibar kaybı ve manevi zarara sebebiyet verdiğini, davalının tüm eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu, davalılar müvekkiline ait 6 adet ayakkabı ve çanta tasarımı birebir ve kötüniyetli olarak taklit ettiğini,   ... markasının kullanımının da, tanınmış markanın ihlalini teşkil ettiğini, davalıların haksız kazanç elde etme amacının ortada olduğunu,  dava konusu ayakkabı tasarımlarının tamamının mevcut davada, sanat eseri olduğunu, ayakkabı tasarımlarının tüm fikri ve sınai haklarının müvekkillerine ait olduğunu,  FSEK kapsamında Türkiye'de korunamayacağı yönündeki İlk Derece Mahkemesi kararının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,   davalıya ait telif hakkına tecavüz teşkil eden fiillerinin tespiti, durdurulması ve önlenmesine karar verilmesini, davalı şirketlerin istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>İstinafa Cevap:Davalı ... SANAYI VE DIS TICARET A.S. Vekili İstinafa cevap dilekçesinde özetle;  Davalı ... Pazarlama Şirketi hakkında herhangi bir tespit bulunmadığı halde sırf tedarikçi olması nedeniyle aleyhe karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, davacının istinaf dilekçesinde yer alan tanınmış marka statüsüne ilişkin beyanları delile dayanmadığını, davacının tanınmış marka olarak kabulü mümkün olmadığını, tazminat hesaplamaları yapılırken esaslı hatalar yapıldığından mahkemece verilen kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir. <br>Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava,  telif haklarına , markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Davacı vekili,    müvekkiline ait “..., ..., ..., ...,..., ... ve ... ayakkabıların taklitlerinin  davalı tarafından satışa sunulduğunu, davacı markalarının tanınmış marka olduğunu, Rusya, Bolonya, Lahey, Brüksel mahkemelerinde “...”ın tanınmış marka olduğu hakkında resmi kararlarının olduğunu,  Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi kapsamında “Güzel Sanatlar Eseri” statüsünden doğan telif haklan korunmasına tabi olduğunu beyanla ihlalleri teşkil eden fiilerin tespiti, durdurulması, önlenmesi 175,000- TL maddi 15.000-TL manevi tazminatın, ... markasının ihlalindan oluşan zarar için 30.000-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazminini,  talep ve dava etmiştir. - 03/01/2017 tarihli delil tespit bilirkişi raporunda; '' .... ... mağazasında tespite konu olan ayakkabı tasarımlarına rastlanmamış olup, yukarıda fotoğrafları ile belirlenen, mağaza içinde ... kullanılan topuklu ayakkabıların satış raflarında olduğunun tespit edildiği, yine internet sitesi üzerinden yapılan incelemelerde satışa sunulan ürünlerin davacıya ait model ve tasarımlar ile ... uygulamasının kullanıldığının tespit edildiği, dosyaya delil olarak sunulan çanta ve ayakkabıların ... etiketli olduğu, ... tarafından satıldığı ve ... tasarımı marka ..., ..., ... , ..., ... ayakkabıları ve ... Çanta ile karıştırılmaya sebebiyet verecek kadar aynı derecede benzer olduğu...'' belirtilmiştir. - 08/06/2018 tarihli bilirkişi heyet  raporunda; '' ...Dosyaya delil olarak sunulan çanta ve ayakkabıların ... etiketli olduğu ve .... tasarımı marka ..., ..., ..., ..., ... ayakkabıları  ve ... Çanta ile  iltibas yaratacak derece benzer olduğu; davaya konu davacı tasarlanan eser vasfında olmadığı, bu nedenle tasarımların korumasının FSEK çerçevesinde değil haksız rekabete ilişkin hükümleri çerçevesinde olacağı, ... markasının ise tanınmış marka olarak 556 sayılı KHK çerçevesinde korunabileceği, davacının ... MARKASI nın davalı ürünlerinde iltibasa sebebiyet verecek şekilde kullanılması söz konusu olmakla davacının tanınmış markasına tecavüzün gerçekleştiği ve bu durumun 556 sayılı KHK 9/1-c hükmünün ihlali sayılabileceği, davacının ... markası dışında kalan ürünleri ile davalının ürünleri arasındaki birebir benzerlikler de iltibas yaratmakta olduğundan ve ayrıca davacı ürünleri Türkiye’de de satılmakta olan ürünler olduklarından davalının davacının ürünlerine benzer ürünleri piyasaya arzı TTK 55/1 -a-4 bendi kapsamında haksız rekabet teşkil edebileceği, davacı tarafın davasını dayandırdığı ... markasının davalı tarafça kullanılmasına hasren davacının tazminat talebini dayandırdığı 556 sayılı KHK 66/b çerçevesinde yoksun kalman kazancın hesaplanabilmesi ve yine davacının markası dışında kalan tasarımlar yönünden TTK 56 çerçevesinde maddi tazminat hesabı için de davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesinin gerektiği, davalı defterleri için Sayın Mahkemece inceleme karan verilmesi halinde maddi tazminat miktar hesaplanabileceği...''  belirtilmiştir.  -28/02/2020 tarihli mali incelemeye ilişkin bilirkişi raporunda; '' .... Davalının incelemeye sunduğu, tutulması zorunlu yasal defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun ve yasal süresi içerisinde tasdikinin yapıldığı, davaya konu ürünlerin alış faturalarının 2015 yılına ait olduğunun beyan edildiği, bu yıla ait evrakların; arşivleme ve muhasebe programı sıkıntısı mazeret gösterilerek incelemeye sunulmadığı ve yine dosyada sulh yoluna giden ... San ve Dış Tic. A.Ş.'den diğer davalılara kesmiş olduğu faturaların da talep edildiği halde incelemeye sunulmadığı, davalıların kayıtlarında ve belgelerinde satışlara ait adet bilgisinin mevcut olmadığı, bu nedenle de; 556 Sayılı KHK 66-b kapsamında davalılara ait ticari kayıtların incelenerek davalıların davaya konu emtiaların satışından elde etmiş olduğu kazanç üzerinden davacının oluşan zararının, davalıların dava konusu ürün satışından elde ettiği kazancın toplam kazanç İçindeki payı net olarak tespit edilemediğinden takdirinin mahkemeye ait olduğu....'' belirtilmiştir. Dosya kapsamına göre; Davalı ...  TİCARET A.Ş. Hakkında açılan davaya ilişkin , 6100 sayılı HMK'nın 313 maddesi uyarınca tarafların  12/01/2018 tarihli sulh sözleşmesi ile  sulh olduklarını bildirmeleri üzerine,  esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Davalılar ... PAZARLAMA VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ve ... AYAKKABI SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.  hakkında açılan dava yönünden yapılan değerlendirmede;  5846 sayılı yasada, eser sayılabilmenin sübjektif ve objektif unsurları dışında, ek olarak “estetik değere sahip olma\" unsurunun da arandığı, ayrıca FSEK'in 4/4.maddesi hükmüne göre, el işleri ve küçük sanat eserleri, minyatürler ve süsleme sanatı ürünleri ile tekstil, moda tasarımlarının hususiyet taşımaları ve ayrıca estetik değeri taşıması koşuluyla güzel sanat eseri olarak da korunacağı bilinen bir gerçek olup, somut olayda ayakkabı modellerinin moda tasarımı kapsamında değerlendirilerek eser vasfını taşıyıp taşımadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Davacının tasarımları Türkiye'de tescilli değildir. Benzer olaya ilişkin olarak gerek Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin  2021/89 esas, 2021/3954 karar sayılı kararı,  Dairemizin 2020/485 Esas, 2021/1000 Karar sayılı ve  2022/99 Esas 2024/1465  Karar sayılı kararları ile  dosyaya sunulan 08.06.2018 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere,  moda trendleri kendisi bir fikir olduğundan ve fikir üzerinden tekel haklar sağlanması mümkün olmadığından trendlerin kendisi  korumadan yararlanmaz. Ayakkabıların belli bir modaya bağlı olarak ince veya kalın topuklu olması, bağcıklı olup olmaması, açık kapalı olması veya süslemeler taşıması genel bir konseptdir, konsept de fikir olarak korunmaz.  Estetik olması yani göze hoş görünmesi tek başına ürüne eser vasfı vermeye yeterli değildir. Bunun belli bir yaratıcı etkinlik sonucu ve benzerlerinden farklı olarak oluşturulmuş olması zorunluluğu da vardır. Yenilikle orijinallik aynı şey değildir.  Modanın unsurları üzerinde de tekel haklar verilemez. Bütünü ile orijinal olması ve benzerlerinden ayrılması, bu benzerliği de ona tasarlayıcısının kazandırmış olması gerekir. Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında da ayakkabıların özellikleri incelenmiş olup, bu özelliklerin eser kapsamında değerlendirilemeyeceği belirtilmiştir. Yargıtay'ın benzer kararlarında da, bir moda tasarımının güzel sanat eseri olarak kabul edilmesi için ürünün basit yatırımdan uzak, günlük ve normal kullanımın ötesinde, seri üretim yoluyla ticari kullanım amacını aşan, işlevsel bir amaçtan ziyade sanatsa bir faaliyet sonucu, seyir hissi yaratmak üzere meydana getirilmiş, yüksek düzeyde estetik vasfa sahip olma şartlarını sağlaması gerektiği vurgulanmıştır.  Somut olayda, 5846 s. FSEK kapsamındaki ihlal iddiasının davacı tasarımlarının eser vasfı taşımaması nedeniyle yerinde olmadığı , tasarımların eser olup olmadığının koruma talep edilen ülke yasalarına göre belirleneceğinden , alınan bilirkişi raporlarında  ayakkabıların hususiyet taşımadığı, moda tasarımı olduğu tespit edilmiş olmakla   bu talep yönünden davanın reddi kararının dosya kapsamına uygun olduğu  görülmüştür.  Bu nedenle davacının, davaya konu ayakkabı modellerinin eser olduğuna yönelik istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Markaya Tecavüz iddiasına gelince , davacının  ... markasının Türkiye'de tescilli olmadığı,  Fransa’da ... nezdinde ... no ile 25 inci sınıfta yüksek topuklu ayakkabı olarak Avrupa Birliği Markası olarak tescilli olduğu, 556 s KHK  3 ve 4 maddeleri gereği ülkemizin taraf olduğu uluslararası anlaşmalar nedeniyle  markanın  ülkemizde de koruma altında olduğu, dosyaya sunulan  delillerden , davaya konu markanın uygulandığı tescilsiz tasarıma konu ayakkabıların davacı şirketle özdeşleştiği ayırt edicilik kazandığı, ... şekil markasının ülkemiz dahil geniş bir coğrafyada  bilinen davacı ile özdeşleşmiş tanınmış bir marka statüsünde olduğu ,bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere , davalı ürettiği ayakkabılar üzerinde kendi markasını kullanmış ise de, tarafların aynı alanda ticari faaliyet yürüttüğü, davacıya ait ürünlerin ülkemizde satışa sunulduğu, davalının davacıya ait  tanınmış marka ve tescilsiz tasarımlardan haberdar olmamasının mümkün olmadığı buna rağmen  davalı tarafça davacıya ait ... markasını   tüketici nezdinde ayırt edilemeyecek derecede benzer şekilde ayakkabı emtiası üzerinde kullanmak suretiyle iltibasa yol açtığı, bu durumun KHK 9/1-c maddesi kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet  teşkil ettiği, yine davacıya ait diğer tescilsiz, ..., ..., ..., ..., ... isimli  ayakkabı ve el çantası  tasarımları ile  aynı şekil, doku ve aksesuarlara sahip şekilde ... tarafından bire bir benzer olarak,  üretildikleri, tasarımların tüketicisi tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek kadar benzer niteliklere sahip olduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olmakla, davacıya ait tescilsiz tasarımların ayırt edilemeyecek benzerinin satışa sunulmasının  da haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmıştır. Davacının KHK, 62 maddesi uyarınca maddi manevi tazminat ile , 68. Maddesi uyarınca itibar tazminatı talep hakkı olduğu, davacının KHK  66. Maddesine dayalı yoksun kalınan kazanç nedeniyle tazminat talebini marka hakkına tecavüz edenin, markayı kullanmak yoluyla elde ettiği kazanca göre talep ettiği, zira mahkemece KHK 66/b maddesine göre bilirkişi raporu alınmasını talep ettiği, davacının bu ara karara karşı aksi yönde bir beyanının bulunmadığı, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesindeki beyanlarından talebin bu yönde olduğu hususunda kuşku bulunmadığı,  bu kapsamda   hükmedilecek tazminatın markayı kullanmak yolu ile elde ettiği \"net kazanç\" yani \"kar\" üzerinden hesaplanması gerektiği,  ancak davalı yanın ihlal oluşturan fiilleri ile elde ettiği kazancın tam olarak tespiti mümkün olmadığından TBK 50-51 maddesine göre, mahkemece takdir edildiği, davalı  ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ imalatçı değil tedarikçi firma olması, diğer davalı ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ nin hem tedarikçi hem imalatçı firma olması  ve ticari hacimleri nazara alınarak 175.000,00 TL maddi tazminatın  50.000,00 TL sinden  davalı  ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ  sorumlu olacak şekilde her iki davalı yönünden hüküm altına alındığı, bunun yanında  30.000,00 TL itibar tazminatı ve 15.000 TL manevi tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmiş olup,  ihlale konu ürünlerin alış faturasının 2015 yılı olduğu dikkate alındığında,  somut olayda  ihlalin niteliği,  süresi ve boyutuna göre TBK 50. Madde gereğince mahkemece hükmedilen tazminatın yüksek olduğu 50.000,00 TL maddi  tazminatın 20.000,00 TL sinden  davalı  ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ  sorumlu olacak şekilde her iki davalıdan tahsiline karar verilmesinin dosya kapsamı ile adalete uygun olacağı, aynı şekilde  markanın uygulandığı ürün kalitesine göre düşük kalitede ihlal oluşturan üretim ve piyasaya sunulması KHK  68. maddeye göre,  marka hakkına tecavüz eden tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanımı olacağından itibar tazminatı koşullarının oluştuğu ancak somut olayın özelliği ihlalin boyutuna göre  hüküm altına alınan itibar tazminatı miktarının fazla olduğu, 10.000,00 TL itibar tazminatına hükmedilmesinin dosya kapsamına uygun olacağı değerlendirilmiştir. Somut olayın özelliği hak ve nesafet ilkesi gereği 15.000-TL manevi tazminatın ise, makul ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince reddine, Davalı vekilinin maddi ve itibar  tazminatına yönelik istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne , yukarıda açıklandığı şekilde tazminatlar yönünden yeniden  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, 3- İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/02/2021 tarih, 2017/402 E., 2021/59 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 4-Davacıların davalılar...Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ ye yönelik açmış olduğu davanın KISMEN KABULÜ ile; 4/a-Davalıların satışa sunduğu ürünlerin davacıya ait \"...\", \"...\", \"...\", \"..\", \"...\", \"...\" adlı ayakkabı modelleri ile \"...\" adlı çanta modellerinin ve davacıya ait \"...\" markasına benzer/ aynı nitelikte olması sebebiyle bu kullanımların tanınmış marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin TESPİTİNE, MEN'İNE VE REF'İNE,  4/b-Bu kapsamda marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden ürünlerin üretim ve satışının durdurulmasına, önlenmesine, el konularak imhasına, ürünlerin üretiminde kullanılan kalıplara (sadece bu modellerin üretimine yarayan ) el konulması ve imhasına, infazda 08/06/2018 tarihli bilirkişi raporunun dikkate alınmasına, hüküm eki sayılmasına, 4/c-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen KABULÜ ile; 50.000,00 TL'nin   dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte ;(davalı  ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti yönünden 20.000,00 TL ile sınırlı ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla), davalılar ... Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile  ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ den alınarak  davacıya ödenmesine, 4/ç-Davacının manevi tazminat talebinin KABULÜ ile; 15.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ den alınarak davacıya ödenmesine, 4/d-Davacının itibar tazminatı talebinin kısmen KABULÜ ile; 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ den alınarak davacıya ödenmesine, 5-Davacının davaya konu modellerin FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i taleplerinin REDDİNE, 6-Karar  kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalılar ... Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ ye ait olmak üzere trajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına, 7-Davacının 12/01/2018 tarihli sulh protokolü ile davalı ... Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş. (eski unvanı ... Ayakkabıcılık Sanayi ve Dış Ticaret  LTD. ŞTİ) ile sulh olduğu anlaşılmakla bu davalıya karşı  açılan dava yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına 8- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 8/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken  (maddi tazminat, manevi tazminat, itibar tazminatı) için 5.128,37 TL + 427,60 TL (markaya tecavüz ve haksız rekabet)  karar harcından peşin alınan 3.244,73 TL'nin mahsubu ile 2.311,24 TL harcın ( davalı ... Pazarlama ve Dış Ticaret Ltd. Şti.yönünden 770,41‬ TL'sinden sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 8/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 29,20 TL başvurma harcı, 3.244,73 peşin harç, 4,30 TL vekalet harcı,  4.100,00 TL bilirkişi ücreti, 668,30 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 8.046,53‬ TL'nin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle,  2.735,82 TL'nin (davalı ... ve Dış Ticaret Ltd. Şti.yönünden 911,94‬ TL'sinden sorumlu olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla)  davalılardan  alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına, 8/c-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından; bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,  8/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre markaya tecavüz ve haksız rekabet talebine ilişkin 40.000,00 TL vekalet ücretinin  davalılar ...  Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ'den tahsili ile davacılara verilmesine,  8/d)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi göre reddolunan FSEK kapsamında eser niteliğinin ve esere tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkin 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsili ile ... Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ ye verilmesine, 8/d- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul olan itibar tazminatı yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ'den tahsili ile davacılara verilmesine, 8/e- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre reddedilen itibar tazminatı yönünden 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan müteselsilen tahsili ile ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ ye verilmesine,  8/f- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/(2). maddesine göre maddi tazminat talebi yönünden 40.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ'den tahsili ile davacılara verilmesine,  8/g- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 10.ve 13/(2).  maddelerine göre kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden 15.000,00 nispi TL vekalet ücretinin davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ'den tahsili ile davacılara verilmesine, 8/ğ- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret  Tarifesinin 13/(2)-(3).  maddesine göre red edilen maddi tazminat talebi yönünden 40.000,00 TL nispi vekalet ücretinin  davacılardan müteselsilen tahsili ile ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ ye verilmesine, 9- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 9/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 9/b- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3‬0 TL harcın davacılardan müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 9/c-İstinaf yargılaması için davalılar ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ (eski unvanı ... Deri Ürünleri Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ) ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ tarafından yapılan 324,2‬0 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 114,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 438,2‬0 TL'nin davacılardan müteselsilen tahsili ile ... Ayakkabı Sanayi ve Ticaret LTD.ŞTİ ile ... Pazarlama ve Dış Ticaret LTD. ŞTİ ye verilmesine,  9/ç-İstinaf yargılaması için davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 10- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,  20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32ba82da6189d62b","SID":"53bdaa8d0bae467a"}}