{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>16. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>DOSYA NO: 2023/525 Esas<br>KARAR NO: 2024/1541<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 15/12/2022<br>NUMARASI: 2021/877 Esas, 2022/1110 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit İstirdat (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ: 09/10/2024<br>İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 3.kişi ... San. Tic. Ltd. Şti. aleyhine yapılan icra takipleri sebebiyle, kendisine ait malların haczi ile muhafazasının yapılacağı tehdidi ile kabul etmek zorunda kalıp bir kısmını ödemiş olduğu tutarlar olan; 1.953.381,00.-Euro,1.392.135,00.-Amerikan Doları,1.748.000,00.-TL.’nin haciz tehdidi altında ve zorlama ile kabul edilmiş olması sebebiyle, davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, ikrah/zorlama nedenine dayalı olarak 04.06.2021 tarihli “BORÇ ÖDEME PROTOKOLÜ” ile, bu protokol gereğince yapılan tüm iş ve işlemlerin iptalini,  dava tarihine kadar söz konusu tehdit ve zorlama sebebiyle ödemesi yapılmış olan;1.067.000,00.-Euro tutarındaki meblağın ödeme tarihlerinden itibaren (200.000,00.-Euro için 02.06.2021, 316.000,00.-Euro için 10.06.2021, 116.000,00.-Euro için 30.07.2021, 200.000,00.-Euro için 31.08.2021, 235.000,00.-Euro için 30.09.2021 tarihinden itibaren) bankaların bir yıl vadeli Euro mevduata ödediği faiz oranının esas alınması suretiyle ve fiili ödeme tarihindeki kurun esas alınması suretiyle davalıdan tahsiline/istirdadını, davanın tarafları arasında imzalanan 04.06.2021 tarihli sözleşme gereğince ödeme vadesi gelmemiş olan tutarlar için (30.10.2021 tarihinde200.000,00.-Euro+300.000,00.-$ 30.11.2021 tarihinde 200.000,00.-Euro+300.000,00.-$, 30.12.2021 tarihinde 200.000,00.-Euro+300.000,00.-$*874.000,00.-TL. 30.01.2022 tarihinde 286.381,00.-Euro+492.135,00.-$+874.000,00.-TL.)borcun kabulünün ve ödeme takvimine bağlanmasının haciz tehdidinden kaynaklanan zorlama ile gerçekleşmiş olduğu hususunun nazara alınması suretiyle; ödemelerin ve söz konusu tutarlar için müvekkil aleyhine yasal başvuruların yapılmasının önüne geçilmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Borçlu ... Limited Şirketi,  ... Ticaret A.Ş.'nin yavru ortaklığı olduğunu, her iki şirketin de yöneticisinin ... olduğunu, iki şirket de ...-... isimli şahısların aile şirketi olduğunu,  şirketler arasında apaçık hukuki ve organik bir bağın mevcut olduğunu, davalı tarafın istirdat talebi mesnetsiz olduğunu, müvekkili ... ile ... firmalarının yıllardır ticaret yapan iki şirket olduğunu,  davacı firma her ne kadar sözde organize edilmiş kumpas, zorlama ve haciz tehdidi altında borcun ve ödemenin kabul edildiğini beyan etmiş olsa da davacı şirket ... A.Ş. TTK madde 18 / 2 gereğince basiretli tacir olarak hareket etme yükümlülüğü altında olduğunu,  davacı tarafın öne sürmüş olduğu menfi tespit ve istirdat taleplerinin mesnetsiz olması, borçlu tarafın borca ilişkin ikrarı olması, tarafların borcun tahsilatına yönelik borç tahsil protokolü imzalamış olması, davacı tarafın  müvekkil şirketi ibra etmiş olması, ihtirazi kaydın müvekkil şirkete yönlendirmemiş olduğu noktasında ki açık beyanı resen gözetilecek nedenlerle; haksız ve mesnetsiz ikame edilen huzurdaki davanın reddine, davacı yan aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Bakırköy 6.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  15/12/2022 tarih ve 2021/877 Esas - 2022/1110 Karar sayılı kararıyla; \"...Tüm bu açıklamalar ışığında; basiretli tacir olan davacı firmanın haciz işleminden sonra söz konusu protokole ilişkin olarak yönetim kurulu kararı alması, protokolleri imzalaması, dava tarihinden önce ve sonra olmak üzere kayıtsız ve şartsız ödemeler yapması ve muhasebe kayıtlarını protokole uygun olarak düzenlemesi protokolü ve hükümlerini benimsediğini göstermektedir. Bu sebeplerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde; davacı tarafın zorlama ve tehdit iddialarının soyut nitelikte kaldığı ve ödeme protokolünün düzenlenmesinde TBK 37 anlamında irade sakatlığı bulunmadığı anlaşılmış ve davacının bu yöndeki protokolün iptali talebi yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davacı, geçerli kabul edilen 04.06.2021 Tarihli Borç Ödeme Protokolü ile davalı İlcotec firmasının borcunu üstlenmiş olduğundan menfi tespit ve istirdat talebinin reddine\" karar verilmiştir.<br>İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dosyasında araştırılması gereken en önemli husus irade sakatlığı sebebiyle sözleşmenin geçersiz olup olmadığı hususunda yazılı deliller önem arz etmekte, bu belgelerin hangi koşullar altında hazırlanıp imza edildiği hukuki sorunun çözümü bakımından elzem olduğu  haciz süreci ve bunu takip eden protokoller, ödemelerin yapıldığı andaki durumu en iyi yansıtabilecek olan bu duruma bizzat şahit olmuş kişiler yani tanıklar olduğu, dosyadaki uyuşmazlık konusu bakımından tanık delilin ayrıca bir yeri bulunduğu öncelikle dava dilekçelerinde haciz işlemi ve ava dilekçelerinde izah edildiği  müvekkili şirkete adeta bir kumpas kurulduğu  haciz baskısı altında sözleşmeler ile yüklendiği edimleri ifa edemez hale gelecek, cezai şart ve tazminat talepleri ile karşı karşıya kalacak duruma getirildiği  haksız ödemeleri yapmaktan başka çare bulamadığını tüm bunlarla birlikte, olası bir haciz halinde bunun kamusal sonuçları da olacağı açıktır. Zira müvekkilin iş hacmi sayesinde 4000'den fazla işçi istihdam edilmektedir. Yine yapılan üretimler neticesinde gerçekleşen ihracatlar ülkemize değer katmaktadır. Faaliyet kapsamında ödenen vergiler de ciddi tutarlardadır. Dolayısıyla müvekkil hem şirketinin geleceği hem de bu işlemin kamusal sonuçları için davalı tarafın tehdidi altında ödemeler yapmaya mecbur kaldığı, bu dava dışında Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde 2021/102361 Sor. No'lu dosya ile ilgisi olduğu bilinen herkes hakkında suç duyurusunda bir fiilin suç oluşturup oluşmadığı ile özel hukuk bakımından hukuka aykırı bir işlem olup olmadığı birbirinden farklı olduğu suç duyurusunda bulunulmadığına dair gerekçe isabetli olmadığı, haciz tehdidinin irade bozukluğuna sebep olacağı yargı kararlarında ve öğretide kabul edildiği tarafların içinde bulunduğu koşullar, müvekkili şirket yetkilisi üzerinde yarattığı etki ayrıca dikkate alınması gerektiği Dava konusu hakkında  Prof. Dr. ... ve Prof. Dr. ...'dan mütalaa alındığı mütalaa dilekçemiz ekinde sunulduğu  İşbu mütalaada haciz tehdidinin korkutma olabilmesi için bir takım şartların aranığı belirtildiği  birincisi, haciz ve muhafazanın gerçek bir tehdit olarak arandığı haciz ve muhafaza tehdidi altında iken ödemeye dair protokol oluşturulduğu haciz tutanaklarından anlaşıldığı Dolayısıyla müvekkili şirket yönünden haciz ve muhafaza işlemlerinin tehdit oluşturduğu konusunda şüphe olmadığı bir başka şartın da talep edilen haciz ve muhafazanın hukuka aykırı olup olmadığıdır. Haciz  işlemi her ne kadar hukuka aykırı bir uygulama olarak görünmese de bu yolla aşırı menfaat elde edilmesi halinde haciz ve muhafaza talebinin irade sakatlığına sebebiyet vereceği dava konusu olayda da davalı ... İnşaat ve Sanayi A.Ş. ve avukatları ticari ilişkide oldukları ... şirketinin durumunu bildiği  alacaklarını müvekkiline yöneltmek suretiyle menfaat elde etmeye çalıştığı  somut olayda da menfaatten çok daha fazlasını elde ettiği açık olduğu bir başka şart ise tehdidin, haksız olması ve muhatabı bakımından korku kaynağı olmasıdır. Bu halde haciz ve muhafaza uygulanması halinde üretim araçlarının haczedileceği, üretimin durma noktasına gelebileceği bu nedenle üstlenilen işlere ilişkin verilen taahhütlerin yerine getirilmemesi üzerine çok daha büyük zararlar oluşabileceğinden endişe ve korku duyulması olağan olacağı son şart ise manevi baskı ve zorlamanın hukuka aykırı olmasıdır. İİK'dan kaynaklanan talep haklarının hukuka aykırı amaçlarla kullanılması ile edinilen menfaatler bunlardandır. Somut olayda da davalı şirket önce borçlusu olan şirkete gitmek yerine doğrudan daha güçlü konumda olan müvekkili şirkete gelmiş ve tahsil imkanına kavuşmuştur. Müvekkil şirket yetkilisinin müteveffa eşinin yaşadığı elim olay karşısında davalı şirketin bu şekilde hareket etmesinden çekinip korkarak bu şekilde hareket etmiştir. Korkutmanın gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında müvekkil şirket yetkilisine dair sübjektif şartların ve unsurların da gözetilmesi gerektiği  bu sebeplerle istinaf başvurusunun kabulünü  yerel mahkeme kararının kaldırılarak dairece davalarının kabulü bu mümkün değilse yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın yerel mahkemeye gönderilmesini talep etmiştir. <br>İSTİNAFA CEVAP Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde;  tüm deliller, görüntüler, evraklar dosyada olduğu incelendiğinde borçlu ... firmasının sahibi ve davacı ... firmasının yetkilisi ...'ın kardeşi olan ...'ın her iki şirketinde yetkilisi konumunda olduğu tek elden yönetildiği, düşünce birliği saikiyle hareket edildiğinin görüleceği haciz esnasında toplamda 300.000,00 Euro değerinde iki adet çek haczedildiği icra kasasına alındığı  borçlu ...'ın, ... yetkilisi ...'ın kardeşi olduğu ve aynı zamanda ...'de ayrı bir odasının bulunduğu tespit edildiği Odada gerçekleştirilen incelemelerde ise ... ve ... şirketlerine ilişkin pek çok evrakta tespit edildiği  borçlunun ödeme vaatlerine ve dosyaya sunulan çeklere istinaden 27/05/2021 tarihinde başka bir haciz işlemi gerçekleştirilmediği 27/05/2021 tarihli hacizde 4 gün içerisinde tüm borcun ödeneceği beyan edilmesine rağmen ödenmediği haciz işlemlerine girişildiğinde ise davacı şirketin  yönetim kurulu başkanı ..., vekiline beyanda bulunarak dosya borcu ile ilgili problemleri sonlandıracağını belirtiği ve borçlu ... telefonla şirket çalışanlarından isminin Selim olduğu öğrenilen personeli arayarak ve hoparlör de açılmak suretiyle ... şirketinde on gün haciz işlemlerinin gerçekleştirilmemesi kaydıyla tarafımıza kısmı ödeme olarak 200.000,00 Euro ödemeyi teklif ettiği  teklif kabul edilmesiyle ... şirket çalışanlarına ödeme yapılması talimatı verildiği  ve dosya borcunun kapatılacağı ... vekili tarafından beyan edilmesi üzerine borçlu tarafında iyi niyetine inanılarak haciz işlemleri bırakıldığı ve mallar yediemin sıfatıyla şirketin müdür yardımcısı ...'e bırakıldığı imzalanan protokol 04/06/2021 tarihli ve 07/06/2021 tasdik tarihli Yönetim Kurul Kararı imza altına alındığı 07/06/2021 tarihinde Cari Hesap Ekstreleri ve Cari Hesap Mutabakatı imzalandığı  virman yapılmasına davacı ... tarafından karar verildiği 25/06/2021 tarihinde ... vekili Av. ... tarafından bizzat vekil adresine gelinerek 300.000,00 Euro bedelli çeklerin ...'e verilmesi, icra dosyasının kapatılması talep edildiği ayrıca ihtirazi kaydın ... ile ilgisi olmadığı 25/06/2021 tarihli ek protokole yansıdığı olup, işbu protokolde müvekkil işirket ... Kumaşı ibra ettiği, ikrah iddiasını asla kabul etmemekle birlikte görüldüğü üzere ikrahın varlığında dahi  ibraname ile icazet verildiği Yargıtayın yerleşik içtihatları ile sabit olduğu kabul anlamına gelmemekle bir an için haciz baskısı altında olduğunun kabul edildiği takdirde dahi davacı tarafından ibraname ile icazet verildiği ortada olduğu  davacının tüm istinaf itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan kararın onanmasına karar verilmesi talep etmiştir.<br>DELİLLER: Dosyada aldırılan 16/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... Tekstil, ... ve  ... Tekstil'in 2020-2021 yılı ticari defterlerinin TTK ve HMK 222/2 hükümlerine uygun tutuldukları, ticari defter ve belgeler kapsamında her üç şirketin birbirleri ile ayrı ayrı ticari ilişkilerinin olduğu, ... Tekstil firmasının ... firmasına olan borçlarının 04.06.2021 tarihli Borç Ödeme Protokolü ile davacı ... tarafından temlik alındığı, ... ve ... Tekstil tarafından ticari defter ve belgeler kapsamında 04.06.2021 Protokol tarihi itibarıyla temlik konusu borç tutarında ... ve ... arasında ihtilaf bulunmadığı, Borç Ödeme Protokolü kapsamında ... borçlarını devraldığına ilişkin noter onaylı Yönetim Kurulu kararının alındığı, Protokolde yer alan “...'ın işbu Protokolün imzalanması ve ... tarafından muhasebe hesabında temlik ve virman yapılarak bu tutar kadar mutabakat imzalanması halinde icra takiplerini takipsiz bırakacağı” maddesi uyarınca ... Tekstil ile ... arasındaki mutabakat formu kapsamında ilgili muhasebe kayıtlarının ... Tekstil tarafından yapılmış olduğu ... borçlarının ... tarafından temlik alınması ile birlikte ... ve ... ticari defterlerinde de ...-... borç/alacak bakiyelerinin sıfırlandığı, bu bağlamda her üç şirkette muhasebe kayıtlarının 04.06.2021 tarihli Borç Ödeme Protokolüne göre muhasebe usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı ... Tekstil tarafından temlik alınan ... Tekstil borçlarının tamamının ödendiği,  davalı şirketler ... ve ... Tekstil arasında 2020 ve 2021 yıllarında ticari ilişkinin varlığının taraflarca incelemeye ibraz olunan ticari defter ve belgeler kapsamında görüldüğü, taraflarca bağlı bulunulan vergi dairelerine alım ve satım beyanlarını içerir BA-BS Formlarının tetkik edilerek ... tarafından ... Tekstil firması adına 2020 ve 2021 yılında düzenlenen satış faturalarına esas BS Formu beyanı ile ... Tekstil firmasının ... Kumaştan mal alımına ilişkin faturaları BA Formu ile beyan ettiği,  bu bağlamda taraflar arasında alım-satım faturalarına ilişkin ihtilaf bulunmadığı, BA-BS formlarının birbirini teyit eder nitelikte olduğu ... Ve ... Tekstil arasında gerçek bir ticari ilişki olduğunun değerlendirildiği, 04.06.2021 tarihli Protokol kapsamında yaptığını, ödemelerin ... ve ... arasındaki gerçek bir ticari ilişki kapsamında ... firmasının ... Kumaşa olan borçları olduğunu, 04.06.2021 tarihli Protokol kapsamında ödenen 1.953.381,00Euro * 1.392.135,00 Usd * 1.748.000,00 TL bedelin, 25.10.2021 dava tarihi itibarıyla ödenen;“01.06.2021 tarihinde 200.000,00 Euro,  10.06.2021 tarihinde 316.000,00 Euro,“30.07.2021 tarihinde 116.000,00 Euro,“30.08.2021 tarihinde 200.000,00 Euro,“30.09.2021 tarihinde 235.000,00 Euro olmak üzere 1.067.000,00 Euro bedele isabet ettiği, dava tarihinden sonra ödenen bedellerin ise;“30.10.2020 tarihinde 200.000,00 Euro * 300.000,00 Usd, “30.11.2021 tarihinde 200.000,00 Euro * 300.000,00 Usd, “30.12.2021 tarihinde 200.000,00 Euro * 300.000,00 Usd * 874.000,00 TL,“30.01.2022 tarihinde 286.381,00 Euro * 492.135,00 Usd * 874.000,00 TL olmak üzere 886.381,00 Euro, 1.392.135,00 Usd, 1.748.000,00 TL tutara isabet ettiği görüşü bildirilmiştir. Dosya içerisinde yer alan 04.06.2021 tarihli borç ödeme protokolünün ... Ticaret A.Ş ile ... İnşaat ve Sanayi A.Ş arasında düzenlendiği görülmüştür.  Dosya içerisinde yer alan 04.06.2021 tarih ve 2021/07 tarihli Yönetim Kurulu Kararının; \"Şirketimizin yönetim kurulu, şirket merkezinde toplanarak; Görülen lüzum üzerine şirketimizin cerrahi ve tekstil maskesi tedarik ettiği ... San. ve Tic. A.Ş.'nin, ... Dış Ticaret A.Ş.'ne olan borçlarının ödenmesine, bu nedenle .. A.Ş. İle Borç Tasfiye Sözleşmesi yapılmasına, bu konuda muhasebe kayıtlarında virman işlemleri yapılmasına oybirliğiyle karar vermiştir.\" şeklinde olduğu görülmüştür. Dosya içerisinde yer alan 25.06.2021 tarihli  ... Tekstil Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş ile ... A.Ş arasında düzenlendiği görülmüştür. <br>GEREKÇE: Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesi tarafından; davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Eldeki davada davacı takip borçlusu olmadığı halde haciz baskısı altında kendisine ait malların haciz ve muhafazası tehdidi korkutması altında takip borcuna karşılık yapılan protokolün iptali  yapmış olduğu ödemenin tahsili talep edildiği  anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan icra dosya örnekleri 27/05/2021 ve 01/06/2021 tarihli haciz tutanakları, sonrasında 04/06/2021 tarihinde davacı ile davalı arasında icra dosyaları borçlusunun borcuna karşılık protokol düzenlendiği alınan bilirkişi raporunda da  belirtildiği üzere yapılan ödemelerim ticari defter ve kayıtlara işlendiği  ve 04/06/2021 tarihinde davacı şirketin 04/06/2021 tarihinde yönetim kurulunca borçlu şirketin borçlarını devraldığın dair karar alındığı görülmüştür. İlk derece mahkemesinin 15/12/2022 tarihli oturumun 4. celsesinde; taraf iddialarının yazılı protokole dayalı olması nedeniyle davacı tarafın tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, Davacı şirketin  04/06/2021 tarihli protokol dışında  ibra beyanın içerir ek protokolü davacı ile davalı arasında düzenledikleri görülmüştür.  TBK 37 maddesi kapsamında irade serbestliğinin oluştuğu taraflar arasında imzalanan protokol ve ek protokol incelendiğinde ise  mahkemenin tanıkların dinlenmesi talebinin reddine karar verilmesi yerindedir. Bu hali ile  ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği,  kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Alınması gereken 427,60 TL harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye  247,7-TL harcın  davacıdan alınarak, hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,  Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.09/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"041069a523320470","SID":"5be039fe6a6a1340"}}