{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. İstanbul Anadolu  12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/768 <br>KARAR NO\t: 2024/721<br><br>DAVA\t: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)<br>DAVA TARİHİ\t: 10/11/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 09/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br><br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; müvekkili, davalı şirketin %13,73 nispetinde (31.300.000 TL'lik sermaye içerisinde 4.300.000 TL) hissedarı olduğunu, şirketin 12.07.2023 tarihindeki genel kurul toplantısının ertelenmesi neticesinde toplantı 11.08.2023 tarihinde yapıldığını, ancak toplantıda TTK'nın 445. Maddesi hükmüne göre genel kurul kararının iptali sebebi teşkil eden hukuka ve özellikle Dürüstlük Kuralına aykırı kararlar oylamaya sunulduğunu ve kabul edildiğini, buna karşılık olarak, müvekkilince aleyhine muhalefet şerhi işlenen kararlara karşı huzurdaki davayı ikame etme zarureti hasıl olduğunu,  yönetim kurulunun 2022 faaliyet raporu ve finansal tablolar hazırlanmadığını, genel kurula sunulmadığını,  Genel Kurul Toplantı Tutanağı incelendiğinde, tutanağın 3. ve 4. Maddelerinde şirketin 2022 yılına ait faaliyet raporu ile finansal tablolarının okunduğu ve müzakere edildiği, bu sözde raporların toplantıya katılanların oy çokluğu ile kabul edildiği tutanağa dercedildiğini ancak, toplantı tutanağı üzerinde ve tutanak eki dilekçelerinde  de belirttikleri üzere, toplantı esnasında atıf yapılan faaliyet raporları ve finansal tablolar toplantıda hazır edilmediğini, mevcut olmayan rapor ve tabloların müzakere edilemeyeceğini, oya sunulamayacağını ve kabul edilemeyeceğini de şüphesiz izahtan vareste olduğunu, genel kurul kararının iptalini  gerektirecek diğer sebepler bir yana, açıkça gerçek dışı ve yalan bir hadisenin gerçekmiş gibi tutanağa geçirilmiş olması dahi Genel Kurulun hukuk kuralları gözetilmeksizin yapıldığını ve iptalinin zorunlu olduğunu göstermeye yeterli olduğunu, söz konusu faaliyet raporu ve finansal tabloların mevcut olmadığını ilişkin müvekkili tarafından tutanağa işlenen muhalefet şerhine, ne toplantı divan heyeti tarafından ne de sözde faaliyet raporu ve finansal tablolara kabul oyu kullanan diğer hissedarlar tarafından cevap verilmediği gibi, mevcut olduğu iddia edilen rapor ve tablolar tutanağa da eklenmediğini, ayrıca, yönetim kurulu başkanı  ---- tarafından imzalanmış olan, rapor ve tabloların hazır olmadığına ilişkin yazılı belge de dilekçe ekinde olduğunu ve iddiamızı destekler nitelikte olduğunu, özetlemek gerekirse; gerçekte var olmayan rapor ve tablolar incelenmiş ve oylanmış gibi sahte tutanak tutulduğunu ve bu surette karar alındığını, bu fiillerden doğan Resmi Belgede Sahtecilik suçuna ilişkin şikayet ve ihbar haklarını da saklı tutmakta olduklarını, şirket hissedarlarından bir grubun, oy haklarını kullanarak azlık haddinin dahi çok üzerinde olan diğer hissedarları şirket yönetiminden dışlamakta olduklarını, toplantı tutanağı ve eklerinden de anlaşılacağı üzere, hissedarlar şirketin temsil ve idaresine ilişkin bazı konularda hemfikir olmadıklarından ötürü aralarında iki blok oluşturduklarını, aynı blokta yer alan pay sahipleri gündem maddelerine ilişkin olarak aynı doğrultuda oy kullanmakta olduklarını, dava konusu gelen kurul toplantısında aynı zamanda şirketin Yönetim Kurulu seçimi de gerçekleştirildiğini, yönetim kurulu seçimine ilişkin konular toplantı tutanağının 6. Maddesi altında ele alındığını, şirket hisselerinin yaklaşık %38'lik kısmını temsil eden pay sahiplerinin mevcut yönetimde temsil edilmediklerini, mevcut yönetimi destekleyen bloğun, müvekkilinin mevcut olduğu bloktaki kişilerden birinin dahi yönetimde yer almasına müsaade etmediklerini, burada yapılmak istenen açıkça hissedarlardan bir kısmının bilgi alma hakkının engellenmesi olduğunu, her ne kadar şirket ortaklarının oy çokluğu ile yönetimi belirleme hakları olsa da, mevcut hal, TTK 445 ile belirlenen dürüstlük kuralına aykırı davranılmasının açık örneği olduğunu, ayrıca, bu şekilde yapılan seçim ile şirketin 21.12.2020 tarihinde gerçekleştirilen, 04.01.2021 tarihinde  ---- Gazetesinde yayımlanan Genel Kurul kararı ile 21.12.2023 tarihine kadar Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen------ yönetim kurulu üyeliği süresinden evvel sona erdirildiğini, bu hususun  da  azlık konumunda bulunan ikinci bloktaki pay sahiplerinin şirketin yönetimine katılmalarını ve bilgi almalarını engellemeye yönelik bir hamle olduğunu, müvekkil, şirketin yönetiminden uzaklaştırılmaya çalışmakta olduklarını,  yönetim kurulu üyesi olarak seçilen   -----, an itibariyle şirketin feshi için davasına devam etmekte olduğunu, şirketin feshini dava yapmış bir paydaşın yönetim kurulunda bulunmasının hukuka aykırı olduğunu,  finansal tablolar henüz mevcut olmadığından, ortakların incelemesine sunulmadığından ve buna bağlı olarak dağıtılacak kar bilinemediğinden alınan kar payı dağıtım kararı iptal edilmesi gerektiğini tüm bu nedenlerle ...'nin 11.08.2023 tarihli Genel Kurul Toplantı Tutanağının 3., 4., 6. ve 8. Maddelerinin iptaline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;  davacı yanca her ne kadar finansal tabloların ve faaliyet raporlarının hazırlanarak genel kurula sunulmadığı, bu hususta göstermelik bir oylama yapılarak hukuka aykırı bir karar alındığı belirtilmiş olsa da bu husus soyut ve mesnetsiz bir takım iddialardan öteye gitmemekte olduğunu, finansal tabloların ve faaliyet raporları usulüne uygun bir şekilde düzenlendiğini ve ortakların incelemesine 11/08/2023 tarihli toplantıdan çok daha önce bir tarihte sunulduğunu, bu hususun ekte sundukları 20/06/2023 tarih ----- sayılı ----- Gazetesinde açıkça ifade edildiğini, zira ertelenen 12/07/2023 tarihli genel kurul toplantısı için kanunda öngörülen usul ve esaslar çerçevesinde gerekli prosedürlerin uygulandığını, ----- toplantı tarihi, gündem ve diğer hususlar ile alakalı bilgilere yer verildiğini ve  akabinde 12/07/2023 tarihinde belirtildiği gibi genel kurul için toplanıldığını, yapılan toplantıda azlığın talebi ile 2022 yılına ait faaliyet raporları ile finansal raporlar ve bir kısım hususların görüşülmesinin ertelendiğini, yeni toplantı günü ve önceki toplantının ertelenmesi ile ilgili husus 24/07/2023 tarihli ---- sayılı ----- yayınlandığını, akabinde 25/08/2023 tarih ---- sayılı ----- 11/08/2023 tarihli iptale konu genel kurulun detayları tekrar yayınlandığını, bütün bu hususlara rağmen aylar öncesinden hazır olan ve toplantıların öncesinde ortakların incelemesine hazır bir şekilde bulundurulan finansal tablolar ile faaliyet raporlarının hazırlanmadığı, okunmadığı, müzakere edilmediği şeklindeki iddiaların tamamı davacı yanın kötü niyetini ve  iddialarının dayanaksızlığını açıkça ortaya koymakta olduğunu, davacı yanın şirket hissedarlarından bir grubun oy haklarını kullanarak azlık haddinin çok üzerinde olan diğer hissedarları şirket yönetiminden dışladıklarına yönelik iddialarının hukuki dayanaktan yoksun ve gerçek dışı olduğunu, 11/08/2023 tarihli genel kurul toplantısında önceden ilan edilen ----- doğrultusunda yönetim kurulu üyelerinin seçimi için gerekli müzakerelerin, oylamaların yapıldığını, yapılan oylama sonucunda her pay sahibi kendi iradesi ve isteği doğrultusunda serbestçe oy kullandığını ve yeni yönetim kurulu belirlendiğini, hal böyleyken davacı yanın soyut nitelikteki iddialarının kabulü mümkün olmadığını, davacı tarafın, yönetim kuruluna seçilmesini istediği isimleri özgür bir şekilde beyan ettiğini, tüm ortakların oyuna sunduğunu ve yapılan oylamada davacı yanın belirtmiş olduğu isimlerin kabul edilmediğini, davacı yanın iddia ettiği gibi şirket içi bir bloklaşma- gruplaşmanın olduğu yönündeki beyanlarının kabul edilebilir olmadığını, davalı şirkette her ortağın yönetimde söz sahibi olduğunu, her ortağın eşit oy hakkı mevcut olduğunu, bu minvalde her ortağın, genel kurulda kanuna ve usule uygun olarak kendisine tanınmış ve en doğal hakkı olan oy hakkını hür iradesi ile kullandığını ve ortaya oldukça demokratik bir netice çıktığını, hal böyleyken davacının bu yöndeki bahanelerinin ve iddiaları esasen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil etmekte olduğunu, davacı yanın birtakım ortakların şirket yönetiminden dışlandığı, kendisinin de bu ortaklardan birisi olduğu, esasen buradaki amacın açıkça hissedarların bilgi alma haklarının engellenmesine yönelik olduğu iddialarının da hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkil şirketin bu yönden oldukça hassas davranmakta olduğunu, müvekkilin kanuni düzenlemedeki şekle ve usule riayet ederek pay sahiplerinin bilgi alma ve inceleme hakkını en üst düzeyde uygulamakta ve korumakta olduğunu, bu minvalde dilekçe ekinde sunulan ----- açıkça ifade edildiği üzere ilgili bilgi ve belgelerin genel kuruldan önce ve kanuni düzenlemede belirtilen süre boyunca şirkette pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulmakta olduğunu, davacı yanın yönetim kurulu üyesi olarak seçilen ---- seçilmesinin hukuka aykırı olduğu yönündeki iddiasının da  kabul edilebilir olmadığını, genel kurul toplantısında yönetim kurulu üyelerinin seçimi için usul ve yasaya uygun bir şekilde oylama yapıldığını ve ----- yönetim kurulu üyesi seçildiğini, yapılan oylama sonucunda her pay sahibinin kendi iradesi ve isteği doğrultusunda serbestçe oy kullandığını ve yeni yönetim kurulu belirlendiğini,   finansal tablolar ve faaliyet raporlarının usulüne uygun bir şekilde düzenlenmiş ve ortakların incelemesine 11/08/2023 tarihli toplantıdan çok daha önce bir tarihte sunulduğunu, akabinde yapılan 11/08/2023 tarihli toplantıda ilgili belgelerin okunduğunu, müzakere edildiğini ve oylanarak kabul edildiğini, bu belgelere bağlı olarak daha önce ----- yapılan ilan doğrultusunda kar payı dağıtımına ilişkin gerekli müzakerelerin gerçekleştirildiğini, oylamaya sunulduğunu ve oy çokluğu ile bu hususta bir karar verildiğini, anılan kararda usul ve yasaya aykırılık teşkil eden herhangi bir husus bulunmamakta olduğunu, davacı yanın, 11/08/2023 tarihli genel kurulda alınan kararların iptaline yönelik işbu davayı kötü niyetli olarak ikame ettiğini, davacı tarafın davalı müvekkili şirketin uğrayacağı zararlardan sorumlu olduğunu tüm bu nedenlerle davacı tarafça açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine,  kötü niyetli olarak işbu davayı ikame eden davacıdan, davalı şirketin uğrayacağı zararlara karşılık olarak mahkemenin belirleyeceği nitelik ve nicelikte teminat alınmasına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkememizce; ----Asliye Ticaret Mahkemesi'nden --- Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilmiş, ----- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden davalı şirketin, kuruluşundan bu yana tüm ticari sicil kayıtları ve davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin isim ve adreslerinin bildirilmesi ile, ayrıca davalı şirketin 11/08/2023 tarihli Olağan Genel Kurul toplantısına ilişkin çağrı kayıtları, hazirun cetveli, genel kurul toplantı tutanağından bir sureti getirtilmiş,  davalı şirkete açılan davanın duruşma gününün ilan edilmesi ve  şirketin internet sitesine koyulması hususunda bildirimde bulunulmuştur.Mahkememizce  davalı şirketin ticari defterleri incelenmek suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Dava, TTK'nın 445 vd. maddeleri uyarınca, davalı şirketin   11/08/2023  tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 3,4,6 ve 7 nolu kararlarının  iptali istemine ilişkindir.TTK'nın 445. maddesinde, ''446. maddede belirtilen kişiler, kanun ve esas sözleşme hükümlerine özellikle dürtüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler'' denilmiştir.<br>TTK'nın 446. maddesinde de iptal davası açabilecek kişiler sayılmış ve toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, toplantıda hazır bulunsun ya da bulunmasın,  olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın, çağrının usulüne uygun yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına veya oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, yönetim kurulu ve yönetim kurulu üyelerinden her birinin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. <br>Genel Kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için iptali istenen karara olumsuz oy vermenin dışında TTK'nın 446. maddesi gereğince muhalefet şerhinin de tutanağa geçirilmesi gerekmektedir.  Davacıyı temsilen vekilinin genel kurul toplantısına katıldığı ve bir kısım kararlar yönünden muhalif kaldığını tutanağa yazdırdığı, bu itibarla davacının dava açma hakkının mevcut olduğu, ayrıca 08/03/2021 tarihinde açılan davanın TTK'nın 445. maddesinde öngörülen hak düşürücü süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.<br>İptal talebine konu 3 ve 4 nolu kararlar yönünden:<br>Genel kurulun iptal talebine konu edilen 3. Maddesi; 2022 yılı faaliyet raporunun okunmasına, 4. Maddesi ise; 2022 yılı finansal tabloların okunmasına  ilişkindir.<br>Gündemin 3 ve 4  numaralı maddesleriyle faaliyet raporu ve finansal tabloların oyçokluğuyla  <br>onaylandığı, davacı tarafından her iki madde yönünden de faaliyet raporu ve finansal tabloların hazırlanmadığı, okunmadığı, ve oylanmadığı konularında ayrı ayrı şerh konularak kararlara muhalaefet edildiği ve bu sebeple iptallerinin talep edildiği; Mahkememizce şirket defter ve kayıtları incelenmek suretiyle yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasında genel kurul kararını müteallik faaliyet raporunun mübrez olmadığı yönünde tespit yapıldığı gibi, dosya kapsamına sunulan ve imza inkarına uğramayan 11.08.2023 tarihli tutanak incelendiğinde “---- 2022 yılı <br>faaliyetlerine ilişkin Yönetim Kurulu Faaliyet Raporu ile Bağımsız Denetim Raporu 11.08.2023 <br>tarihi itibari ile henüz hazır değildir” ifadesine yer verildiği ve tutanağın Yönetim Kurulu <br>Başkanı unvanı ile ----- tarafından imzalandığı, bu tutanak ile birlikte mali <br>inceleme esnasında faaliyet raporunun incelemeye sunulmamış olması da dikkate <br>alındığında, faaliyet raporunun düzenlenmediği sonucuna varılmakla, kısman hükme esas alınan bilirkişi heyet raporundaki tespitler de nazara alınarak mali tablo ve raporların onaylanmasına ilişkin alınan 3 ve 4 nolu kararların TTK'nun 445. Maddesine aykırılık nedeniyle iptaline yönelik karar vermek gerekmiştir.<br>İptal talebine konu 6 nolu karar yönünden:<br>Genel kurulun iptal talebine konu edilen 6. Maddesi; yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmesine ilişkindir.Genel Kurul kararlarına karşı iptal davası açılabilmesi için iptali istenen karara olumsuz oy vermenin dışında TTK'nın 446. maddesi gereğince muhalefet şerhinin de tutanağa geçirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 446. maddesi gereğince toplantıya katılan ortağın karara red oyu kullanarak söz konusu karara muhalif kalması ve bu hususun ayrıca zapta geçirilmesi gerektiğinden, oylama öncesi yapılan görüşmeler esnasında sunulan öneriye karşı olunduğunun belirtilmiş olması ve söz konusu karara karşı red oyu kullanmasının alınan karara karşı muhalif olacağı anlamını taşımayacağından, başka bir ifadeyle oylama öncesi peşin muhalefetin olması dahi söz konusu olamayacağından iptal davası açan ortağın oylama sonrası red oyu ve ayrıca toplantı tutanağına muhalefet şerhini de yazdırması gerektiğinden somut olayda  11/08/2023 tarihli olağan genel kurulda alınan 6 nolu karara karşı red oyu vermesine rağmen toplantı tutanağında herhangi bir muhalefet şerhi bulunmadığından,  bu durumda iptal davası açabilmek için kanunun aradığı “alınan kararlara muhalif kalma” koşulunun yerine getirilmediği, bu hususun dava şartı olduğu, dava şartlarının bulunup bulunmadığının yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği, buna göre 6 nolu genel kurul kararına ilişkin iptali davasının dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir. (Yargıtay ---- HD'nin 08/12/2015 tarih -----, yine aynı Dairenin 02/06/2014 tarih -----. Sayılı kararları emsal niteliktedir).<br>İptal talebine konu 7 nolu karar yönünden:<br>Genel kurulun iptal talebine konu edilen 7. Maddesi; kar payı dağıtımı yapılmasına ilişkindir.<br>Genel kurul toplantı tutanağı içeriğinden, söz konusu kararın davacının da olumu oyu ile birlikte oybirliğiyle alındığı, davacının karara katılmakla birlikte muhalefet ettiği ve maddenin iptali istemli işbu davayı açtığı görülmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 446. maddesi gereğince toplantıya katılan ortağın karara red oyu kullanarak söz konusu karara muhalif kalması gerektiğinden, davacının red oyu kullanmadığı bir karara muhalif kalarak iptalini talep etmesinin  dürüstlük kuralına aykırı olduğu, dolayısıyla davacının kar dağıtımına ilişkin 7 nolu kararın iptali isteme hakkı bulunmadığı kanaatiyle dava konusu  olağan genel kurul toplantısında alınan 7 nolu madde yönünden davacı talebinin reddine karar vermek gerekmiş, sonuç itibariyle  aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br><br>HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle):<br>1-)Davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 11/08/2023 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 3 ve 4 nolu kararların iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine,<br>2-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL  harçtan peşin yatırılan harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL karar ve ilam harcının davaldan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>3-)Davacı tarafından yapılan 578,1‬0 TL dava açılış masrafı ile 14.178,75 TL yargılama masrafı toplamı 14.756,85 TL yargılama giderinden kabul ve redde göre hesap olunan 7.378,42 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,<br>4-)Davacı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, <br>5-)Davalı kendisini vekille temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince tayin olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-)Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ------ Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ab574778748ecbd9","SID":"1a15491b29206919"}}