{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ\t\t         TÜRK MİLLETİ ADINA <br>DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ\t\t              İSTİNAF KARARI <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 14/11/2019<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)<br>KARAR TARİHİ: 24/10/2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ: 05/11/2024<br><br>Yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararın istinaf edilmesi üzerinde dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20/10/2016 tarihinde ....'un maliki olduğu sürücüsü .... olan ...... plakalı motosiklet ..... istikametinden .... istikametine, ortadan çift çizgiyle bölünmüş yol kenarındaki yolda kendi şeridinde seyir halinde iken, karşı yan ....'in sürücüsü ve maliki olduğu ... plakalı araç ... istikametinden seyir ile ... kavşağına geldiğinde yolu yeterince kontrol etmeden ... kavşağından sola dönüş yapmak isterken aracının ön kısımları ile çarpması sonucu kaza meydana geldiğini, müvekkili ...’un ağır şekilde yaralandığını, karşı tarafın aracının davalılardan ... Tarafından .... nolu poliçe ile sigortalandığını, kaza sonrası müvekkilinin .... Hastanesine kaldırıldığını, müvekkilinin kolu ile vücudu arasındaki liflerinin koptuğunu, müvekkilinin kolunu kullanmaktan hala zorluk çektiğini, maddi tazminat talebine ilişkin karşı yan sigorta şirketine 28/12/2016 tarihinde başvuru yapıldığını, ancak sigorta şirketinin herhangi bir cevap vermediğini, bu nedenle davalarının kabulü ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, 3.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müşterek ve müteselsilen, 8.000,00 TL manevi tazminatın da davalı ...'dan olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili cevap dilekçesi özetle; kaza sonrasında düzenlenen kaza tespit raporunda her ne kadar davacının kusursuz, müvekkilinin ise tam kusurlu olduğu belirtilmişse de bu kusur oranının doğru olmadığını, kaza esnasında davacı yanın üzerinde bulunduğu motosiklet güvenli sürüş kurallarından uzak olduğunu, kazada hem motosiklet sürücüsü hem de davacı kask takmayarak ve gerekli giyim kurallarına uymayarak tedbirsiz davrandıklarını, kaza sırasında oluşan maddi kayıplardan davalının kullandığı aracın trafik sigortasını yapan şirketin sorumlu olduğunu, bu nedenle maddi kayıplarla ilgili olarak müvekkiline husumet yöneltilmesinin  yerinde olmadığını, davacının kaza sonrası müvekkilinden şikayetçi olmadığını, daha sonra kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Davalı ... şirketi vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesinde özetle; dava konusu sürücüsü ve sigortalı ... sevk ve idaresindeki .... plakalı araç için müvekkili şirketçe 03/06/2016 - 03/06/2017 tarihleri arasında .... nolu poliçe numarası ile karayolları zorunlu mali sorumluluk poliçesi düzenlendiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun teminat limiti ile azami 310.000,00 TL olarak sınırlandırıldığını, bu miktarın maksimum talep edilebilecek miktar olduğunu, müvekkili şirketin asım sorumluluğunun gerçek zarar üzerinden belirlenebileceğini, davacı taraf sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu iddia ettiğini, ancak sigortalı araç sürücüsünün verdiği cevap dilekçesinde izah edildiği üzere kazanın meydana gelmesinde sigortalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davacı kazaya karışan motosiklette yolcu konumunda olduğunu ve emniyet için gerekli hiçbir önlemi almamış olarak zararın meydana gelmesine sebep olduğunu, ne sürücü de ne de yolcuda kaza anında kask bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.<br>Mahkemece; \"1-Maddi tazminat davası yönünden feragat nedeniyle maddi tazminat talebinin  reddine, davacı ile davalı ... şirketi arasında  müteselsil sorumlu  davalı ... Şirketi tarafından yapılan ödemeler karşılığı,davacı taraf davadan feragat ettiğinden; ayrıca  davacı tarafın davalı ... şirketinden vekalet ücreti tahsil etmiş olduğundan; gerek davacılara ve gerekse davalı ... şirketi lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına, 2-Davacı ...'un manevi tazminat talebinin kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline\" karar verilmiştir. <br>Davacı vekili, altı numaralı karar ile davalı vekiline AAÜT. 6/1 ve HMK. 312 gereğince vekalet ücreti verilmesine hükmedilmiş olup, iş göremezliğe ilişkin davalarından feragatlerini  sundukları 07.03.2019 tarihli duruşmada davalı vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını belirttiğini, hal böyle olunca gerekçeli kararda davalı vekiline vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olup kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>Davalı ... vekili, davacının motosikletle seyahat ederken kullanması gereken kask, dizlik, kolluk gibi koruyucu donanım kullanmamış olmasının kaza sonrası oluşan zararın boyutunda etkili olduğu manevi tazminat belirlenirken Mahkemece göz ardı edildiğini, davacının kaza öncesinde de bir operasyon geçirdiğinin taraflarınca iddia edildiğini ancak müzekkere yazılan sağlık kurumlarından bu tedaviye ilişkin olumlu bir cevap gelmediğini, bu türden bir cevap gelmemiş olmasının, bu türden bir operasyonun olmadığı anlamına gelmeyeceğini, hükmedilen manevi tazminatın çok yüksek olduğunun davalının ekonomik durumu dikkate alındığında açıkça görüleceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.  <br>Dava, haksız fiilden kaynaklı maddi-manevi  tazminat istemine ilişkindir. <br>Duruşma açılmasını gerektiren bir cihet bulunmadığından inceleme ve müzakereler HMK'nın 353 ve 355.maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla  sınırlı olarak dosya üzerinden yürütülmüştür.<br>Mahkemece aldırılan İstanbul Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan 10/04/2018 tarihli raporda davalının; \"E cetveline göre %15.2 (yüzdeonbeşnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütala olduğunu\" bildirmişlerdir.<br>Mahkemece aldırılan trafik bilirkişisi .... tarafından hazırlanan 21/06/2019 tarihli raporda özetle; \"davalı sürücü ...'ın %100 kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'un kusursuz olduğunu, davacı ...'un kusursuz olduğunu bildirmiştir.<br>Buna göre davalının olayda %100 kusurlu olduğu, yaralanmanın derecesi ve tarafların ekonomik ve sosyal durumları kazanın tarihi ve oluşa göre davalının manevi tazminata ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir. <br>Ancak davacının 07.03.2019 tarihli duruşmada sulh olduklarından maddi tazminat taleplerinden feragat ettiği, davalı vekilinin feragat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebinin olmadığını belirttiği halde davalı ... yararına vekalet ücreti takdiri doğru olmadığından kararın kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;<br>Davacı vekilinin istinaf isteminin vekalet ücretlerine yönelik olarak kabulü ile kararın kaldırılması ve HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca yeniden hüküm kurulmasına, davalı vekilinin istinaf isteminin reddine,<br>I-Hükmün esasına ilişkin olarak; <br>1-Maddi tazminat davası yönünden feragat nedeniyle maddi tazminat talebinin  reddine,<br>a)Davacı ile davalı ... şirketi arasında  müteselsil sorumlu  davalı ... Şirketi tarafından yapılan ödemeler karşılığı, davacı taraf davadan feragat ettiğinden; ayrıca  davacı tarafın davalı ... şirketinden vekalet ücreti tahsil etmiş olduğundan; gerek davacılara ve gerekse davalı ... şirketi lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesine yer olmadığına,<br>2-Davacı ...'un manevi tazminat talebinin kabulü ile 8.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline,<br>3-Hükmolunan manevi tazminat miktarı üzerinden alınması gerekli 546,48 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 515,08 TL harcın davalı  ...'dan ve davalı ...'nden tahsiline,<br>4-Davacı tarafından yapılan peşin harç dahil 119,10 TL ilk masraf, 1.242,20 TL bilirkişi, müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam 1.361,30 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 990,04 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı ... üzerinde bırakılmasına,<br>5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1 maddesi gereğince kabul olunan manevi tazminat miktarı üzerinden hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan tahsili ile davacı ...'a verilmesine,<br>6-Taraf vekillerince yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın HMK 333.maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra istek halinde iadesine, <br>II-İstinaf incelemesine ilişkin olarak;  <br>1-İstinaf talebinde bulunan davacıdan peşin alınan karar harcının istek halinde  davacıya ilk derece mahkemesince iadesine,\t<br>2-İstinaf eden davalı ...'dan alınması gereken karar ilam harcından peşin alınan 136,62 TL'nin mahsubu ile bakiye 409,86‬ TL harcın bu davalıdan alınarak hazineye irad kaydedilmesine,<br>3-İstinaf talebinde bulunan taraflardan peşin alınan istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye irad kaydedilmesine, <br>4-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 123,90 TL yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 286,00‬ TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-İstinaf eden davalı ...'ın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>İlişkin dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 24/10/2024 tarihinde, 6100 sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi.<br>...</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3fefe8431fd91159","SID":"47406437cdecce38"}}