{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">   T.C. <br>TEKİRDAĞ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>4. HUKUK DAİRESİ    <br>DOSYA NO\t: 2024/22 <br>KARAR NO\t: 2024/22<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>BAŞKAN:<br>ÜYE:<br>ÜYE: <br>KATİP: <br>MAHKEMESİ\t: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t: 27/09/2024<br>NUMARASI\t: .... Esas (Derdest)  <br>DAVACI:<br>VEKİLİ:<br>DAVALI: <br>VEKİLLERİ: <br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)<br>TALEP KONUSU \t: İhtiyati haciz<br>TALEP TARİHİ\t: 12/07/2024<br>KARAR TARİHİ \t: 06/11/2024<br> Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen \"ihtiyati haciz talebinin reddi\"ne dair ara karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi. <br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>\tA) TALEP:<br>\tİhtiyati haciz talep eden davacı vekili 12/07/2024 tarihinde sunduğu dava dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında cari hesap ilişkisi olduğunu ve cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla davalı hakkında .... İcra Dairesinin  .... Esas sayılı dosyası üzerinden 24/04/2024 tarihinde takip başlatıldığını, davalının borca ve yetkiye itirazı üzerine dosyanın ...... İcra Dairesine gönderilerek  .... Esas sırasına kaydedildiğini, bu kez yine borçlunun borca itiraz ettiğini ve taraflarınca \"icra takibi konusu alacağa ilişkin yeniden icra takibi yapma, dava açma hakları ve fazlaya dair her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak\" kaydı ile işbu icra dosyasının vazgeçme sebebi ile kapatılmasının talep edildiğini, harcı ödenerek dosyanın kapatldığını, devamında aynı alacağa ilişjin olarak  İstanbul  .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasından takip başlatıldığını ve borçlunun yine borca ve yetkiye itiraz ettiğini ve dosyanın yine ... İcra Dairesine gönderilerek  ... Esas sırasına kaydedildiğini ve böylece davalı aleyhine cari hesap ve faturadan kaynaklanan alacak sebebiyle icra takibi başlatıldığını ancak davalının takibi sürüncemede bırakmak ve müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla takibe itiraz ettiğin, TTK 5/A madesi uyarınca yaptıkları zorunlu arabuluculuk başvurularının da (.... Arabuluculuk  Bürosu, ....  arabulucuk no)  anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek, borçluya ait BA ve BS formlarının ilgili vergi dairesinden celbi ile ticari defter ve kayıtlar üzerinden yapılacak inceleme sonunda davalının ... İcra Müdürlüğünün  .... Esas sayılı icra takibine vaki itirazının iptali ile takibin devamına, davalının alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesi istemiyle açtığı davada, takip konusu borcun vadesi geldiği hâlde ödenmeyen borç niteliğinde olduğunu ve borçlunun mal kaçırmasından endişe ettiklerini belirterek, borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki alacaklarına teminatsız olarak aksi taktirde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep etmiştir. <br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: ..... Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/09/2024 tarih ve ......  Esas sayılı kararı ile; \"Davacı vekili tarafından ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş ise de; davaya konu alacağın varlığı ve miktarı açılan davada iddia ve savunma doğrultusunda yargılama içinde toplanıp incelenecek deliller ışığında yargılama sırasında ortaya çıkacak olması, davacının alacağı olup olmadığının tespitinin de yargılama sırasında ortaya çıkacak olması, yargılamanın bulunduğu aşama gözetildiğinde henüz delillerin toplanmamış olması, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen belgeler,  alacağın varlığı, miktarı ve muaccel olduğuna dair yaklaşık olarak ispata yeterli olmamakla ve ayrıca karşı tarafın, mallarını kaçırmaya, gizlemeye veya kendisinin kaçmaya çalıştığını gösterir delil de sunulmadığından, bu hali ile, İİK 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediği kanaatine varılarak davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin talep halinde yeni deliller eklenmesi durumunda her aşamada değenlendirilebileceğinden bu aşamada reddine kanaat edinilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.\" gerekçesi ile; \"Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine\" karar verilmiştir. <br>C) İSTİNAF NEDENLERİ:Hükme karşı ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, istinafında; ihtiyati haciz taleplerinin reddine dair mahkeme kararının eksik ve hatalı olduğunu, cari hesap ve faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılan emsal bir icra takibi sürecinde dile getirdikleri ihtiyati haciz talepler ile ilgili olarak verilen emsal niteliğindeki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14 Hukuk Dairesinin E 2024/228 K.2024/148 sayılı kararında yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı sonucuna varıldığını, eldeki davanın konusu alacağın vadesi geldiği hâlde ödenmemiş olduğunu ve alacağın teminata da bağlı olmadığını, borçlunun mal kaçırmasından endişe ettiklerini, ihtiyati haciz  koşullarının oluştuğunu belirterek, inceleme konusu ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>D) İSTİNAFA CEVAP:Davalı vekili istinafa cevabında; yaklaşık ispat kuralını gerçekleştirecek hiçbir belgenin söz konusu olmadığını, davacının dosyaya sunduğu belgelerin, alacağın varlığı ve miktarı ve muaccel olup olmadığı konusunda yaklaşık ispata yeterli olmadığını, müvekkili şirketin mal kaçırmaya yönelik herhangi bir davranışının olmadığını belirterek, davalının istinaf başvurusunun reddini dilemiştir. <br>E) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati haciz kararı verilmesine ilişkin olup, uyuşmazlık, somut olayda sözü edilen geçici hukuki koruma tedbirinin verilmesinin koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.<br>Talep eden vekili, taraflar arasında cari hesap ilişkisi olduğunu, cari hesap ve faturaya dayalı alacağın tahsil istemi ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek davalının icra takibine vaki itirazının iptali istemi ile açtığı davada, davalının mallarını kaçırmasından endişe ettiklerini ileri sürerek, davalı borçlunun menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine öncelikle teminatsız, aksi taktirde uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Dava, Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile  ..... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde açılmış iken,   Çorlu.... Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/07/2024 tarih ve E. ..., K ... sayılı kararı ile; 'Hakimler ve Savcılar Kurulunun 07/07/2021 tarih ve 608 numaralı karar ile yeni kurulan Tekirdağ  Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresinin, Tekirdağ İlinin mülki sınırları olarak belirlendiği, akabinde yine Hakimler ve Savcılar Kurulunun 08/07/2021 tarih ve 568 numaralı kararı ile Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesinin 01/09/2021 tarihinden itibaren faaliyete geçirilmesine karar verildiği, 01/09/2021 tarihinden itibaren anılan yargı çevresinde, ticari davalar yönünden görevli mahkemenin  Tekirdağ  Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu, davanın Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatı ile açıldığı, uyuşmazlığın çözümünde görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğu' gerekçesi ile dosyanın görevli Tekirdağ  Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; dosya bu kez  ..... asliye Ticaret Mahkemesinin ..... Esas sırasına kaydedilmiştir.<br>.....  Asliye Ticaret Mahkemesinin 27/09/2024 tarih ve E .... Esas sayılı kararı ile; 'alacağın varlığı ve muaccel olup olmadığı hususlarının yargılamayı gerektirtirdiği, yaklaşık ispat kapsamında dosya kapsamında ibraz edilen belgelerin yaklaşık olarak ispata yeterli olmadığı' gerekçesi ile; davacı yanın ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; verilen karara karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. <br>İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki, inceleme konusu ara karar başlığında; davacının, davacı vekilinin ve davalı vekilinin adresinin 6100 sayılı HMK'nın 297. maddesine aykırı ise de; mahallinde her zaman düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Dairemiz bu eksikliği eleştirilmekle yetinilmiştir İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır.<br>\tHMK'nin 406/2. maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilen  ihtiyati haczin koşullarını düzenleyen İİK'nin 257. Maddesinde; <br>\t\"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.<br>Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:<br>\t1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;<br>\t2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;<br>\tBu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” hükmüne yer verilmiştir. İhtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nin 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.  İİK'nin 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usûl hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. Söz konusu hükümdeki düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın hiç aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Dava konusu icra takip dosyası incelendiğinde, davacı şirket tarafından davalı şirket hakkında 307.363,71 TL asıl alacak olmak üzere toplam 350.973,57 TL tutarlı alacağın tahsili istemine ilişkin olduğu, borç sebebinin cari hesap ve fatura alacağı olarak gösterildiği, ayrıca  talep eden şirket tarafından davalı şirket hakkında düzenlenen e-faturalar ile üzerinde davalı şirket kaşe ve imzası bulunan 23/02/2024 tarihli 'hesap mutabakatı' konulu belgenin takibe dayanak belge olarak dosyaya sunulduğu; mutabakat yazısında cari hesap borcunun 307.363,71 TL olarak gösterilmiş olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamı, az yukarıda anılan ilke ve açıklamalar çerçevesinde değerlendirildiğinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının yukarıda belirtilen e-faturalar ve mutabakat belge örneğine göre belgede yer alan alacak nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, bu hâliyle ihtiyati haciz talep eden alacaklının, İİK'nin 258.maddesinde öngörülen alacağın miktarı ve varlığı hakkında mahkemeye kanaat getirecek belgeleri sunduğunun kabulü gerektiği sonucuna Dairemizce varılmıştır.  Buna göre, İlk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş olması açıklanan nedenlerle yerinde olmadığından,  ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ile davacının ihtiyati haciz talebinin  takip konusu alacağın  yüzde onbeşi (%15) oranında teminat karşılığında kabulüne karar verilmesi gerektiğine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.<br>\tHÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle;<br>\tA-) İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile İnceleme konusu ilk derece mahkemesi ara kararının HMK'nin 353/1-b.2. Maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, davacının ihtiyati haciz talebi hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, bu suretle:  <br>\t1-)  Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜ ile, davalının 350.973,57 TL alacağa yetecek kadar yedinde ve/veya üçüncü şahıslarda bulunan menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda bulunan hak ve alacakları üzerine, taktiren alacağın %15'i oranında (52.646,04 TL) tutarında nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubu karşılığında, İİK'nin 257 ve müteakip hükümleri uyarınca  İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA,  <br>\t2-) İİK'nin 259. maddesi gereğince teminat İlk Derece Mahkemesi veznesine yatırıldığında yahut  banka teminat mektubu  sunulduğunda kararın infazı için bir suretinin İlk Derece Mahkemesi tarafından ihtiyatî haciz isteyen davacı vekiline VERİLMESİNE,<br>\t3-) İhtiyati haciz masraflarının hangi tarafa yükletileceğinin nihai kararda değerlendirilmesine, <br>\tB-) İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan harç ve masraflar yönünden; <br>\t1-) İstinaf eden tarafça peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi hâlinde iadesine, <br>                        2-) Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\t3-) İstinaf eden tarafça istinaf aşamasında yapılan harç ve yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletileceğinin ilk derece mahkemesince yargılama sonunda verilecek nihai kararda değerlendirilmesine,<br>\t4-) Kesin olarak verilen kararın taraflara tebliğinin ve diğer işlemlerin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, <br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-f maddesi uyarınca  KESİN olmak  üzere 06/11/2024  tarihinde oybirliği ile  karar verildi.\t<br><br>Başkan <br><br>e-imzalıdır<br><br>Üye <br><br>e-imzalıdır<br><br>Üye <br><br>e-imzalıdır<br><br>Katip <br><br>e-imzalıdır <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fee080875e8d7af6","SID":"c03f026642f2da73"}}