{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi               21.Hukuk Dairesi  2022/639 Esas 2024/1008 Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2022/639 <br>KARAR NO\t\t\t\t\t\t\t\t\t: 2024/1008<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br>BAŞKAN\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ... \t  ...<br>ÜYE\t\t: ...         ...<br>KATİP\t\t: ... \t...<br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN\t<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 16/02/2022<br>NUMARASI\t\t: 2018/81 Esas 2022/118 Karar<br>DAVACI \t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI <br>DAVA\t: İtirazın İptali <br>DAVA TARİHİ\t: 30/01/2018<br>KARAR TARİHİ\t: 03/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 02/11/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.  <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı ... Gıda San. A.Ş. ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcuna müvekkilinin kefili olduğunu, kefalet taahhütnamesinin davalı tarafından da müteselsil kefil sıfatıyla imzalandığını, borçlunun müvekkilinin kefaleti ile kullandığı krediyi ödememesi üzerine bankanın müvekkilinden kredi kefalet tutarının tazminini talep ettiğini, müvekkilinin bankanın tazmin talebini davalı ve diğer borçlulara bildirdiğini, davalının taahhüdünü ihtarname tebliğine rağmen yerine getirmemesi üzerine davalı aleyhine alacağın tahsili talebiyle icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek davalının icra takibine itirazının iptaline, %20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı cevap dilekçesinde özetle; dava dışı asıl borçlunun yönetim kurulu üyesi olduğu dönemlerde şirketi temsil ve ilzama yetkili tek kişinin yönetim kurulu başkanı olduğunu, yönetim kurulu üyelerine herhangi bir yetki verilmediğini, genel kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığını, sözleşmeye müteselsil kefil sıfatıyla imza attığını bilmediğini, kefalet taahhütnamesine istinaden asıl borçlu şirket ile ilişiği kalmadığından kefaletinin kaldırılmasının davacıya bildirildiğini, davacının asıl borçlunun yeni ortaklık durumu ve yönetim kurulunu dikkate alarak yeni kefalet taahhütnamesi imzaladığını, eski ortaklar veya yönetim kurulu üyeleri tarafından imzalanan kefalet taahhütnamesinin yenisinin imzalanmasıyla geçersiz kaldığını bildirerek davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, dava dışı ... dava dışı ... Gıda San.ve Tic. A.Ş. lehine kullanılacak kedi için davacı ve davalının kefalet taahhütnamesi ile müşterek ve müteselsil kefil olduğu, taraflar arasındaki kefalet taahhütnamesinin 2. maddesi gereği davalının kefaletinin ... A.Ş. ... Şubesi'nden alınan ve kefalet verilen kredinin, anapara ve faizlerinin, kar paylarının tamamı ödeninceye kadar devam edeceğinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda dava dışı şirket tarafından krediler kullanıldığı, bir kısım ödemeler yapıldığı, yapılan ödemeler ile davalının davacıya verdiği taahhütten kaynaklı müşterek ve müteselsil sorumluluğun sözleşmenin 2. maddesi gereği sona erdiği, dava dışı bankadan 30/09/2011 tarihinde kullanılan ve davalının müşterek ve müteselsil kefili olmadığı icra takibine konu 30/09/2011 tarihli krediden davalının sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığı, davacının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalının ortağı ve yetkilisi olduğu dava dışı ... Gıda San. Ve Tic. A.ş. ile 02.11.2009 tarihinde imzaladığı kefalet taahhütnamesi uyarınca, adı geçen şirketin ... a.ş. ankara/... şubesinden kullandığı/kullanacağı kredilerin 200.000,00 TL’sine ...’nun ... A.Ş. ile imzaladığı k.g. fonu uygulaması/k.g. fonu kefalet ve uygulama esasları çerçeve sözleşmesi uyarınca kefil olduğunu, davaya konu takip dayanağı kefalet taahhütnamesi incelendiğinde işbu taahhütname ... A.Ş. ... şubesinden kullandığımız/kullanacağımız nakdi ve gayrinakdi her türlü kredilere karşılık, ... A.Ş.'nin vermiş olduğu 200.000,00 tL limitli, kredi geri ödeme kefalet sözleşmesinin kontr-garantisi olup, aşağıdaki hükümleri ihtiva etmektedir.\" şeklinde başlayıp devam ettiğini, \"komisyon\" başlıklı 7. maddesinde de \"... A.Ş. şaşmaz şubesinden kullandığımız/kullanacağımız nakdi ve gayrinakdi her türlü kredilere karşılık...\" hükmünü, \"kgf'nun nakit depo isteminde bulunma hakkı\" başlıklı 9. maddesinde \"...firma ve kefilleri başka bir merasime gerek olmaksızın KGF'nin kefaleti ile kullandığı/kullanacağı ... A.Ş. ... nezdindeki kredileri tamamen kapatılıp KGF'nin kefaleti serbest bırakılıncaya kadar...\" hükmünü ihtiva ettiğini, mahkemenin hangi gerekçe ile 30.09.2011 tarihli krediden davalının sorumlu tutulmayacağı hükmüne vardığının anlaşılamadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da, hukuki dayanaktan yoksun olarak müvekkili kuruluş tarafından tazmin edilen kredide davalının müteselsil kefaletinin bulunmadığı yönünde kanaat bildirildiğini, bilirkişi raporuna itiraz edildiğini, mahkemece itirazları reddedilerek gerekçesiz ve denetime elverişli olmayan raporun hükme esas alındığını, bilirkişi raporuna itirazlarında da ayrıntılı olarak belirttikleri üzere davalının kurum ile imzaladığı sözleşme, dava dışı banka ile 17.09.2011 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesinden bağımsız olduğunu, 02.09.2009 tarihli kefalet taahhütnamesi ile davalının dava dışı bankanın kullandırdığı/kullandıracağı kredilerin ödenmemesi durumunda kefalet riskine kefil olarak borçtan sorumlu olduğunu peşinen kabul ve taahhüt ettiğini, davalı ve diğer borçluların müvekkili kuruluş KGF'ye karşı müstakil ve münhasır bir sözleşme ile taahhütte bulunduğunu, sözleşmenin başlığının \"kefalet taahhütnamesi\" olarak adlandırıldığını, içeriğinde davalı ile diğer borçluların müvekkilinin kredi kullandıran bankaya ödeme yapması halinde bu ödemeyi müvekkiline iade edeceklerini/ödeyeceklerini üstlendiklerini, davalının müvekkili ile yapılmış olan kefalet taahhütnamesini borçlu firmanın ortağı ve yetkilisi sıfatıyla değil müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, dolayısıyla davalının müvekkile kuruluşa karşı şahsi sorumluluğu bulunduğunu, şirket hisselerini devretmiş olmakla bu sorumluluktan kurtulamayacağını, müvekkili tarafından yapılan kefalet taahhütnameleri, finansman desteği sağlanan firmanın sadece ortakları ile yapılmadığını, çoğu kez (teminat yetersizliği vb durumlarda) üçüncü kişilerin de müşterek ve müteselsil kefil olarak kefalet taahhütnamesine dahil edildiğini,  dolayısıyla davalının da firmadaki hisselerini devretmiş olmasının şahsi kefaletini içeren müstakil ve münhasır bir sözleşmeden doğan sorumluğunu ortadan kaldırmayacağının açık olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; genel kredi sözleşmesi kapsamında kefil olan ... tarafından ödenen borcun kredi kefalet taahhütnamesi uyarınca kefile rücu talebi ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.\t<br>\t6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;  <br>\tGenel kredi sözleşmeleri, dava konusu Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2016/23934 (eski 2012/1346) sayılı takip dosyası, kefalet taahhütnamesi, ihtarname sureti, ödemeye ilişkin banka dekontu, davalı tarafından gönderilen ihtarname, dava dışı ... müzekkere cevabı, yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 10/03/2021 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisinde yer almaktadır.<br>\tDava konusu Ankara 23. İcra Müdürlüğünün 2016/23934 (eski 2012/1346) sayılı takip dosya incelendiğinde; davacı alacaklı tarafından davalı ve dava dışı borçlular aleyhine toplam 161.917,80 TL alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 31/01/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 7 günlük hak düşürücü süre içerisinde 17/02/2012 tarihinde icra takibinde yer alan borca ve ferilerine itiraz ettiği, işbu itirazın iptali davasının itiraz dilekçesinin alacaklı/vekiline tebliğ tarihinden itibaren başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 30/01/2018 tarihinde açıldığı görülmüştür.  <br>\tDava dışı ... A.Ş ile asıl borçlu ... Gıda .... A.Ş. arasında 09/06/2009 tarihli 42.462,00 TL limitli, 17/09/2011 tarihli 300.000,00 TL limitli, 23/10/2018 tarihli 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalının 09/06/2009 tarihli sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla imzasının yer aldığı, kefaletin sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan mülga BK'nun 484 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygun olduğu, 17/09/2011 ve 23/10/2018 tarihli sözleşmelerde ise davalının kefaletinin bulunmadığı görülmüştür. <br>\tYargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile, dava dışı ... A.Ş.'nin 2007 yılından 2012 yılına kadar ... ile kredi ilişkisi içerisinde olduğu, krediler kullandığı, kredileri kapattığı ve yeni krediler kullandığı, borçlu firma davacı KGF ile 02/11/2009 tarihinde kefalet taahhütnamesi imzalandığı, dava dışı bankadan krediler kullanılmaya devam edildiği, 02/11/2009 tarihinde davalının, dava dışı asıl borçlunun davacıya hitaben 200.00,00 TL limitli kefalet taahhütnamesi imzaladığı,  davacının ödediği kredinin 30/09/2011 tarihinde kullanılan 197.700,00 TL tutarlı taksitli ticari krediden kaynaklandığı, bankanın firma ile imzaladığı sözleşmelerin banka genel müdürlüğünden istendiği, bankanın gönderdiği CD içinde 17/09/2011 tarihli 300.000,00 TL tutarlı gks'nin ibraz edildiği, başka sözleşme ibraz edilmediği, kredi borçlusu firmanın 17/09/2011 tarihinde 300.000,00 TL limitli olmak üzere banka ile gks imzaladığı, 30/09/2011 tarihinde bu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığı, anılan gks'de davalının kefaletinin bulunmadığı, davalının 25/11/2011 tarihinde ihtarname ile davacıdan kefaletlerinin kaldırılmasını talep ettiği, dava dışı borçlu firmanın banka tarafından sunulan CD içerisinde bulunan tüm hesap hareketleri incelendiğinde firmanın davaya konu krediyi kullanmadan önce kullandığı tüm kredilerini kapattığını, KGF tarafından ödemesi yapılmış olan krediyi yeni gks'ye istinaden kullandığının görüldüğü, kefalet taahhütnamesi imzalandıktan sonra 16.11.2009 tarihinde borçlu firmaya 175.000,00 TL tutarlı BCH kredisi kullandırıldığı, kullandırılan bu kredi hesabının 08.11.2010 tarihinde kapatıldığı, daha sonra dava dışı firmaya 15.11.2010 tarihinde yeniden 200.000,00 TL tutarlı BCH kredi hesabı açıldığı, bu kredi hesabının da 30.09.2011 tarihinde borcu ödenerek kapatıldığı, borçlu firma tarafından ödemesi yapılmayan ve bakiye borcu davacı KGF tarafından ödenen 36 ay vadeli taksitli ticari kredinin ise 30.09.2011 tarihinde kullandırıldığı, KGF'nin kefaleti ile bankalar tarafından ihtiyaç sahibi küçük işletmelere kullandırılan kredilerle ilgili uygulama şekline ve davacının internet sitesinde de yayımlanan iş akış şekline bakıldığında, tazmin edilen kredinin davalı borçlunun şirket ortaklığından ayrıldığı ve kredi veren bankanın davalının kefaleti olmayan yeni bir gks ile krediyi kullandırdığı da düşünüldüğünde davacının tazmin ettiği kredi bakiyesi ile ilgili davalının kefaletinin olmadığı dolayısıyla bu borçtan sorumlu tutulamayacağı tespit edilmiştir. <br>\tDava konusu icra takip dayanağı 02/11/2009 tarihli kefalet taahhütnamesi sözleşmesi ile dava dışı asıl borçlu ... Gıda .... A.Ş. ile davacı alacaklı ... A.Ş. arasında 200.000,00 TL limitli olarak imzalandığı, taahhütnamenin kullanılan ve kullanılacak olan nakdi ve gayrı nakdi her türlü kredilere karşılık ... A.Ş.'nin verdiği kredi geri ödeme kefalet sözleşmesinin kontr-garantisi olduğunun belirtildiği, davalının taahhütnamede 200.000,00 TL limitle müteselsil kefil olarak imzasının yer aldığı, kefaletin taahhütname tarihinde yürürlükte bulunan mülga BK'nun 484 vd. maddelerinde yer alan şekil koşullarına uygun olduğu görülmüştür.<br>\tDavacı ...Ş. tarafından dava dışı ... A.Ş.'nin tazmin talebi üzerine ... Gıda .... A.Ş. teminat bedeli tazmini açıklamasını içerir 158.160,00 TL ödendiğini gösterir 20/01/2012 tarihli banka dekontu dosya içerisinde yer almaktadır.  <br>\tDavacı tarafından davalı, dava dışı asıl borçlu ve diğer borçlulara 10/01/2012 tarihli ihtarname gönderilerek toplam 200.000,00 TL'nin 3 gün içinde ödenmesi talep edilmiştir.<br>\tDavalı tarafından davacıya gönderilen 25/11/2011 tarihli ihtarname ile ise, ... Gıda .... A.Ş.'deki hisselerini devrettiği, şirketle ortaklık bağının kalmadığı, yeni hissedarlar ve yeni yönetim kurulu üyeleri tarafından kuruma yeni kefaletler verildiği belirtilerek şahsi kefaletinin kaldırılması, kaldırıldığına ilişkin yazılı belge verilmesi talep edilmiştir. Anılan ihtarname 28/11/2011 tarihinde davacıya tebliğ edilmiştir. <br>\tYargılama aşamasında ... A.Ş.'ye yazılan müzekkereye verilen 03/11/2019 tarihli cevapta, ... Gıda .... A.Ş.'ye 02/11/2009 tarihinde kullandırılan herhangi bir kredi bulunmadığı bildirilmiştir.<br>\tDavacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, yeni ortaklarla yeni kefalet taahhütnamesi imzalandığı savunmasını kabul etmediğini, tek kefalet taahhütnamesi bulunduğunu belirtmiştir.<br>\tDavacı yan genel kredi sözleşmesinde yer alan KGF kefaleti nedeniyle asıl borçlunun kredi borcunu ödememesi üzerine bankanın tazmin talebi ile bankaya ödeme yaptığını, yapılan ödemeden kefalet taahhütnamesi uyarınca davalı kefilin de sorumlu olduğunu, alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini iddia etmiş, davalı yan ise asıl borçlu şirketten ayrıldığını, şirketin yeni ortakları ile yeni sözleşme imzalandığını, borçtan sorumlu olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. <br>\tTaraflar arasında dava dışı ... ile dava dışı ... Gıda .... A.Ş. arasında 09/06/2009 tarihli 42.462,00 TL limitli, 17/09/2011 tarihli 300.000,00 TL limitli, 23/10/2018 tarihli 250.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, davalının 09/06/2009 tarihli sözleşmede kefalet imzasının bulunduğu, diğer sözleşmelerde kefaletinin bulunmadığı, davacı ile davalı arasında 02/11/2009 tarihli 200.000,00 TL limitli kefalet taahhütnamesi imzalandığı, KGF'nin kefaleti ile dava dışı şirketin dava dışı bankadan kredi kullandığı, bankanın kredi borcunun ödenmemesi üzerine kredi hesabını kat ettiği ve sorumluluk bedelinin bankaya yatırılmasının davacıya bildirildiği, davacı tarafından ...'a dava dışı asıl borçlu şirketin borçları nedeniyle 20/01/2012 tarihinde 158.160,00 TL ödendiği, ödenen bedelin  rücuen tahsili hususunda davalı ve diğer borçlulara ihtarname gönderildiği, davacının alacağını tahsil edememesi üzerine işbu itirazın iptali davasına konu icra takibinin başlatıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. <br>\tUyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen kefalet taahhütnamesinde yer alan davalı kefaletinin davacının dava dışı bankanın tazmin talebi üzerine ödediği bedelin teminatı olup olmadığı, davacının bankaya tazmin ettiği bedelin rücuen tahsilini davalıdan talep edip edemeyeceği, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. <br>\tDavacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalı arasında 200.00,00 TL limitli 02/11/2019 tarihli kefalet taahhütnamesi imzalanmıştır. Davalının anılan taahhütnamede yer alan kefaleti kefalet tarihinde yürürlükte bulunan yasanın aradığı şekil koşullarına uygun niteliktedir. <br>\tAnılan kefalet taahhütnamesinde asıl borçlu ... Gıda .... A.Ş.'nin ... A.Ş. ... şubesinden kullanılan ve kullanılacak olan nakdi ve gayri nakdi kredilere karşılık davacının verdiği 200.000,00 TL limitli kredi geri ödeme kefalet sözleşmesinin kontr garantisi olduğu hükme bağlanmıştır.<br>\tDava dışı banka ile ... Gıda .... A.Ş. arasında 09/06/2009, 17/09/2011, 23/10/2018 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalanmıştır. Davalı anılan sözleşmelerden sadece 09/06/2009 tarihli sözleşmede müteselsil kefil olarak yer almaktadır. <br>\tDavalının imzasının yer aldığı, kefalet taahhütnamesi tarihinde banka ile dava dışı asıl borçlu arasında imzalanan tek genel kredi sözleşmesi 09/06/2009 tarihli sözleşmedir. Nitekim davalının akdedilen diğer genel kredi sözleşmelerinde müteselsil kefil sıfatıyla imzası da bulunmamaktadır. <br>\tDavacı ile davalı arasında akdedilen kefalet taahhütnamesinde taahhüdün asıl borçlunun banka şubesinden kullandığı ve kullanacağı her türlü krediye karşılık olarak imzalandığı belirtilmiş ise de, yapılan bu belirleme dava dışı asıl borçlu ile banka arasında akdedilen tüm genel kredi sözleşmelerini kapsadığı sonucunu doğurmayacaktır. Bir başka anlatımla kefalet taahhütnamesi sadece taahhüt tarihinden önce dava dışı asıl borçlu ... Gıda.... A.Ş. ile banka arasında akdedilmiş olan 09/06/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinden doğmuş ve doğacak borçlar nedeniyle davacı tarafından bankaya tazmin edilen bedelin teminatı olduğu kabul edilecektir. Aksi kabul kefaletin belirlilik ilkesine aykırılık teşkil edecektir. <br>\tYargılama aşamasında alınan ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu ile davacı tarafından dava dışı bankaya tazmin edilen bedelin 17/09/2011 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının kefalet taahhütnamesi ile teminat altına aldığı, kendi kefaletini de bulunduğu 09/06/2009 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan bir borcun bulunmadığı tespit edilmiştir.<br>\tHal böyle olunca, mahkemece icra takibine konu borcun davalının kefaletinin bulunmadığı 17/09/2011 tarihli sözleşme kapsamında asıl borçlu ... Gıda .... A.Ş.'ye kullandırılan 30/09/2011 tarihli krediden kaynaklandığı, davalının anılan sözleşmeye kefaletinin bulunmadığı, kefalet taahhütnamesinin anılan sözleşmeyi kapsamadığı, davalının kefil sıfatıyla borçtan sorumlu tutulamayacağı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.    <br>\tTüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>\tHÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, <br>\t2-Alınması gerekli olan 427,60 TL istinaf karar harcından peşin alınan  80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, <br>\t3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,  \t<br>\tDosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 03/10/2024<br><br>Başkan - ...             Üye - ...                   Üye -  ...                Zabıt Katibi - ...<br>...     ...  ...   ... <br>Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9133d5835b4589c4","SID":"160c8da697c702c3"}}