{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1264 <br>KARAR NO:2024/1741<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi<br>TARİHİ:07/06/2024 ara karar <br>NUMARASI:2024/121 E.<br>DAVANIN KONUSU:Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle;  davacının Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ve tanınmış ... esas unsurlu markalarından kaynaklanan haklarına, davalının SMK. 29. ve 149/1 ve devamı maddeleri uyarınca marka hakkına tecavüzünün ve Türk Ticaret Kanunun 55. ve 56. maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil eden fiillerin tespiti, önlenmesi durdurulmasını, mevcut marka tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle, davacının uğradığı ve uğrayacağı zararın artmasına engel olmak amacıyla, davacının tescilli markasını taşıyan ürünlere, bu ürünlerin üretiminde kullanılan araç ve gerece el konulmasına, yazılı ve basılı evrakların, tabelanın, bu markanın yer aldığı reklam, kartvizit, broşür ve tüm yazılı tanıtım vasıtaları ile tabela ve yol kenarında halka açık alanlarda bulunan levhalardan \"...\" ibaresinin silinmesine, silinemediği takdirde toplatılması ve bu suretle ürünlerin üretim, satış, pazarlama, reklam ve tanıtım faaliyetlerinin dava sonuna kadar durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. <br>İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \" Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine, \" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davacı vekili istinaf  dilekçesinde özetle; Mahkemece ihtiyatı tedbir  taleplerinin reddedilmesinin telafisi güç ve imkansız zararlar dogmasına sebebiyet vereceğini, Müvekkilinin tescilli ...markasının, karsı tarafın...Esenyurt/Istanbul adresinde bulunan isyerinde tabelasında kullanıldığını, kullanımın tescil kapsamı içinde yer alan emtia ve hizmetlerde gerçekleştiğini, tanınmışlığından faydalanarak iltibasa neden olduğunu, haksız kazanç sağladığını, markaya ve itibarına da zarar verdiğini,  tedbir talebinin kabulü için yeterli  sebeplerinin var olduğunu, davalının markaya tecavüz ve haksız eylemlerinin müvekkilinin tescilli markasını taşıyan ürünlerde müvekkili markasının isminin silinmesine, silinemediği takdirde toplatılması ve bu suretle ürünlerin üretim, satış, pazarlama, reklam ve tanıtım faaliyetlerinin dava sonuna kadar durdurulması için  tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması önlenmesi, tazminat ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. Davacı vekili tedbir talebine ilişkin olarak, davalının  marka tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemleri sebebiyle, davacının uğradığı ve uğrayacağı zararın artmasına engel olmak amacıyla, davacının tescilli markasını taşıyan ürünlere, bu ürünlerin üretiminde kullanılan araç ve gerece el konulmasına, yazılı ve basılı evrakların, tabelanın, bu markanın yer aldığı reklam, kartvizit, broşür ve tüm yazılı tanıtım vasıtaları ile tabela ve yol kenarında halka açık alanlarda bulunan levhalardan \"...\" ibaresinin silinmesine, silinemediği takdirde toplatılması ve bu suretle ürünlerin üretim, satış, pazarlama, reklam ve tanıtım faaliyetlerinin dava sonuna kadar durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece , yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı  vekili karara karşı istinaf başvurusunda bulunmuştur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 159/1. maddesinde, sınai mülkiyet haklarına tecavüz olduğunu ispatlamak şartıyla ihtiyati tedbir talep edilebileceği, 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.HMK’nın 389/1. maddesinde, \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.\" düzenlemesinin yer aldığı, düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, \"Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.\" şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı, talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Dava dilekçesi ekinde delil olarak  davacıya ait olduğu ileri sürülen işyerinin dışarıdan çekilmiş\"....\" ibaresini içeren tabela  bulunan  fotoğraf sunulduğu, söz konusu görsellerin davalı işletmesi olduğuna ilişkin bu aşamada delil bulunmadığı, davacının talebinin yaklaşık olarak ispatına yarayacak delillerin tespiti ve bilirkişi incelemesi talebinde bulunmadığı, bu durumda  mevcut delillere göre,  marka hakkına tecavüz teşkil edecek fiillerin gerçekleştiği ve bu fiillerin devam edeceği ihtimali olduğuna dolayısıyla durdurulması ve önlenmesi gerektiğine  dair   tedbir uygulanabilmesi bakımından  yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı  HMK 389.maddesindeki yasal koşulları oluşmayan tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı davacı  vekilinin  istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı  sonucuna varılmıştır.İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine  karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun  Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin  07/06/2024 tarih ve 2024/121 E., sayılı ara kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"3ffcc5687e340fc8","SID":"ea71340e2acb1708"}}