{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">  T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi    21.Hukuk Dairesi    2022/632 Esas 2024/1029  Karar <br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>21.HUKUK DAİRESİ<br><br>ESAS NO\t\t: 2022/632<br>KARAR NO\t\t: 2024/1029<br><br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>KARAR <br><br><br><br>İNCELENEN DOSYANIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>TARİHİ\t\t: 23/09/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/46 Esas 2021/691 Karar<br>DAVACI\t: <br>VEKİLİ\t:<br>DAVALI\t:<br>DAVA\t: Alacak <br>DAVA TARİHİ\t: 21/01/2021<br>KARAR TARİHİ\t: 04/10/2024<br>GEREKÇELİ KARARIN<br>YAZILDIĞI TARİH\t: 04/10/2024<br><br>\tTaraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde ayrı ayrı  istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. <br>\tDAVA<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde özetle;  müvekkili banka ile davalı şirket arasında 01.01.2019 tarihli Maaş Ödeme Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmede maaş ve diğer ödemelerde aracılık hizmetinin 350 kişinin altına düşmeyeceğinin kararlaştırıldığını, 12. maddeye göre 3 yıl için 300.000,00 TL promosyon ücretinin davalı şirkete peşin ödendiğini, sözleşmenin 13. maddesi gereği davalının sözleşme hükümlerine uymaması halinde bankanın muhtemel zarar ziyanını talep hakkı saklı kalmak kaydıyla 12. maddedeki bedelin kıstelyevm esasına göre kalan süreye tekabül eden kısmının 1,5 katını bankaca ödendiği tarihten tamamen geri ödeneceği tarihe kadar filli ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankasınca kısa vadeli kredilere uygulanan avans faiz oranından belirlenecek faizi ile birlikte derhal ödeneceğinin taahhüt edildiğini, sözleşme süresi içinde Kasım/2019 ayı maaşlarının müvekkil bankadan gerçekleşmediğini, Etimesgut 1. Noterliğinin 14.01.2020/2031 tarih/yevmiye no.lu ihtarnamesinin keşide edildiğini, davalının sözleşmeye aykırı davrandığını iddia ederek peşin ödenen promosyon tutarından, gerçekleşen aylık ortalama ödeme tutarına göre kıstelyevm esası uygulanarak hesaplanan 241.666,67 TL nın ödeme tarihi 05.02.2019 dan itibaren işleyen faizi 73.436,46 TL'nin, ayrıca cezai şart olarak 120.833,33 TL ve 3.671,82 TL BSMV olmak üzere toplam 439.608,28 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. <br>\t\t\t       CEVAP<br>\tDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı banka ile imzalanan Maaş Ödeme Sözleşmesi akabinde müvekkili şirketin bütün çalışanlarının maaşlarını ... aracılığı ile ödediğini, ancak müvekkili şirketin ticari işletmesi olan hastaneyi ... Sağlık Eğitim Finansman Danışmanlık A.Ş.'ne sattığını, dolayısı ile sadece 7 ay faaliyette kalabildiğini, 2019/Eylül ayında müvekkilinin hiç işçisinin kalmadığını, huzurdaki davanın hakkaniyete aykırı olarak açıldığını beyan ederek  davanın reddini istemiştir. <br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece; taraflar arasındaki maaş ödeme sözleşmesine göre davacının belirtilen sayıda çalışanın maaşının yatırılmasına aracılık edeceği, 7 ay kadar davacının bu aracılığı yerine getirdiği, bu tarihten sonra davalının  taahhüt ettiği maaş ödemelerini davacı banka aracılığıyla gerçekleştirmediği, sözleşmenin tarafına yüklediği yükümlülüğü yerine getirmediği, taahhüt edilen sayıda çalışanın maaş ödemesini davacı banka aracılığıyla yapmadığı,  personel sayısının belirtilen sayının altına düştüğü ve mali durum sebebiyle ödeme yapacak personelin kalmadığının   davacı bankaya bildirilmediği, bu nedenle davacı yanın sözleşmenin 13. maddesi uyarınca cezai şart talep etmekte haklı olduğu, tespit edilen cezai şart bedelinin davalının içinde bulunduğu ekonomik durum değerlendirilerek (işletmenin devredilmiş olması, çalışan sayısının hızlı düşüşü ve mevcut çalışan sayısı, davalının borçlu olduğu icra takip dosyaları vs.) davalının mahvına sebep olacağı kanaatine varılmakla taleple bağlı kalınarak takdiren talep edilen cezai şartın %50 indirilmesine ve neticeten 219.804,14TL cezai şartın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi gerektiği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 439.608,28TL'nin TBK madde 182/3 uyarınca takdiren %50 oranında indirilmesi neticesinde 219.804,14TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine  karar verilmiştir.<br>\tİSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin taleplerinin  yalnızca cezai şart olduğunu düşündüğü ve davanın, %50 gibi fahiş bir oranda indirim yaparak, kısmen kabulüne karar verdiğini, talepleri doğrultusunda hüküm kurulmadığından dolayı müvekkili bankanın haklarının ihlal edildiğini, talep ve karar arasındaki çelişki bulunduğunu, davalının müvekkili bankaya ödemesine hükmedilen 219.804,14-TL'lik miktarın yalnızca kıstelyevm esasına göre talep edilen anaparada bile daha düşük bir meblağ olup, anaparadan daha yüksek olsa bile uygulanan takdiri indiriminin her halükarda alacaklı tarafın zararı ile borçlunun menfaati arasında dengeyi sağlamaktan uzak, fahiş bir indirim olduğunu, bu indirim oranının borçluyu korurken alacaklıyı zarara uğratığını bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, adil yargılanma hakkının zedelendiğini, müvekkili şirketin sadece 7 ay faaliyette kalabildiğini, bu süre içerisinde de personellerinin tümümün maaş ödemesinin ... üzerinden yapıldığını, 2019 Eylül ayı itibari ile müvekkili şirketin işçisinin kalmadığını, şuanda müvekkili şirket bünyesinde çalışan sadece 1 kişi bulunduğunu, müvekkil şirketin yaşadığı ekonomik sıkıntılar sebebi ile personeli de bulunmadığından ... üzerinden maaş ödemesi yapılamadığını, müvekkili şirketin bu sebeplerle, sözleşmeye aykırı davranmamış olup tasfiye sürecine girdiği için maaş ödemesi yapabileceği bir personel de bulunmadığını, alınan bilirkişi raporunun eksik ve yetersiz  olduğunu bildirerek  ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. <br>\tHUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ<br>\tDava; taraflar arasındaki maaş ödeme sözleşmesinin ihlali nedeniyle sözleş me kapsamında ödenen miktarın iadesi ile sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. \t<br>\tMahkemece bankacı bilirkişiden alınan 06/07/2021  tarihli bilirkişi raporunda özetle;  davacı ... T.A.Ş. ile davalı ... Tıp Teknolojileri Eğitim San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan Maaş Ödeme Sözleşmesi gereği 36 ay süre ile davalının personel maaşlarının davacı banka tarafından ödenmesi karşılığı davalıya 300.000,00 TL promosyon ödendiği, davalının sözleşmeye 7 ay uyduğu, davalının işlettiği hastanenin ... Sağlık Eğitim Finansal Danışmanlık A.Ş.'ne devredilmesi nedeniyle personelinin de büyük kısmının devir alan firmaya aktarıldığı, SGK'ya aylık olarak bildirilen Sigortalı Hizmet Listesinden 2019/Ağustos ayında davalı şirketin 373 olan çalışan sayısının izleyen ayda 24 kişiye düştüğünün görüldüğü, sözleşmenin  hükümleri gereği davalı ... Ltd. Şti.'nin davacı ... ...'ne ödemesi gereken cezai şartın 476.804,82TL olarak hesaplandığı, davacı ... ...'nin talebinin ise 439.608,28TL olduğu, davalı ... Ltd. Şti.'nin ikametinin devir sonrası birkaç kez ikamet değiştiği, bu nedenle ticari defterlerini sunamadıkları, haklarında yürütülen çok sayıda icra takibi olduğu, bu nedenle mali bünyesi hakkında yeterli bilgiye ulaşılamadığı belirtilmiştir.<br>\tSomut olayda davacı yan, davalı ile aralarında imzalanan 01/01/2019 tarihli maaş ödeme sözleşmesi gereğince 350 kişinin maaşını davalı banka aracılığıyla ödenmesi karşılığında davalıya 300.000,00 TL promosyon bedelinin peşin olarak ödendiğini, sayının 350 kişi altına düşmesi halinde cezai şart ödeneceği hususunun sözleşmede düzenlendiğini, davalının Kasım 2019 tarihi itibariyle sözleşmede taahhüt edildiği üzere maaş ödemelerini davacı bankadan gerçekleştirilmemek suretiyle sözleşmeyi ihlal ettiğini, bu nedenle peşin ödenen promosyon bedelinden kıstelyevm esasına göre hesaplanan 241.666,67 TL ile bu miktarın 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyen bütçe faizi olan 73.436,46 TL'nin ve ayrıca sözleşmenin 13.meddesi gereğince cezai şart olarak hesaplanan 120.833,33 TL ile 3.671,82 TL BSMV ücretinin davalıdan tahsili istemiyle eldeki davayı açmıştır. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının talebinin peşin ödenen promosyon bedelinden sözleşmenin bakiye süresine isabet eden kısmının iadesi ile birlikte sözleşmede öngörülen cezai şartın tahsiline istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. <br>\tDavalı yan ise, taraflar arasında 01/01/2019 tarihinde maaş ödeme sözleşmesi imzalandığına ilişkin herhangi bir itirazda bulunmamakla birlikte davalı şirketin ticari işletmesi olan hastanenin \"... Sağlık Eğitim Finansal Danışmanlık AŞ\"ye satılması nedeniyle 2019 Eylül ayı itibariyle davalı şirket bünyesinde işçi kalmadığını, personel bulunmadığından maaş ödemesinin de yapılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.<br>\tMahkemece, gerekçe kısmında yalnızca davacının cezai şart talebine ilişkin olarak gerekçe yazılmış,  promosyon ödemesinin sözleşmenin kalan kısmına tekabül eden miktarının iadesine ilişkin talep yönünden herhangi bir gerekçe yazılmadığı gibi hükme esas alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında da yalnızca cezai şart tutarının hesaplandığı, mahkemece, hesaplanan cezai şart tutarı olan 439.608,28 TL'den davalının mahvına sebep olacağı gerekçesiyle %50 oranında indirim yapılarak 219.804,14 TL cezai şartın tahsiline karar verilmiş, davacının peşin ödenen 300.000,00 TL promosyon bedelinden sözleşmenin kalan kısmına tekabül eden 241.666,67 TL promosyon bedeli ile 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyen faiz olan 73.436,46 TL'nin tahsiline ilişkin talebi yönünden herhangi bir hüküm kurulmamıştır. <br>\tÖte yandan, her ne kadar mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılarak 06/07/2021 tarihli rapor esas alınarak hüküm kurulmuş ise de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda yalnızca cezai şart miktarı hesaplanmış olup, davacının bakiye promosyon bedelinin iadesine ilişkin talebi yönünden denetime elverişli bir hesaplama yapılmadığı gibi, hesaplanan cezai şart miktarının davalı şirketin ekonomik olarak mahvına neden olup olmayacağı hususunda herhangi bir açıklama da yapılmamıştır. \t<br>\t 6100 sayılı HMK'nun \"Hükmün Kapsamı\" başlıklı 297/2.maddesi; \"Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.\" düzenlemesini içermektedir.<br>\t22/07/2020 tarih ve 7251 Sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 35.maddesi ile yapılan değişik HMK'nun 353/1.a-6 maddesi \"Mahkemece uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması\" hükmünü içermektedir.<br>\tHal böyle olunca,  mahkemece, davalı şirket ve davacı banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının  peşin ödenen 300.000,00 TL promosyon bedelinden sözleşmenin kalan kısmına tekabül eden 241.666,67 TL promosyon bedeli ile 05/02/2019 tarihinden itibaren işleyen faiz olan 73.436,46 TL'nin tahsiline ilişkin talebi yönünden ve taraflar arasındaki sözleşmenin 13.maddesi gereğince talep edilen cezai şart yönünden ve hesaplanan cezai şart miktarının davalı şirketin mahvına neden olup olmayacağı yönünde ayrıntılı, gerekçeli, denetim ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli niteliğe sahip deliller toplanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. \t<br>\tTüm bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikte davaya konu delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;  <br>1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince ayrı ayrı KABULÜNE,  <br>2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/09/2021 tarih ve 2021/46 Esas 2021/691 Karar sayılı kararının  KALDIRILMASINA, <br>3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,<br>4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya  iadesine, <br>5-Davalı tarafından yatırılan 3.753,70 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya  iadesine, <br>6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, <br>Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca  kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 04/10/2024<br><br><br><br>Başkan-              Üye -                 Üye -                   Zabıt Katibi -<br><br>    Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden  elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9a9e9c723c0d69b3","SID":"48ac63c8e39be66c"}}