{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>44. HUKUK DAİRESİ<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>DOSYA NO:2024/1306 <br>KARAR NO:2024/1742<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:13/06/2024  ara karar <br>NUMARASI:2024/340 E. <br>DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:24/10/2024<br>Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan  inceleme sonucunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; öncelikle ... sayılı dosyasında başlatılan takibe ilişkin teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu hususun mahkememizce kabul görmemesi halinde makul tutarda teminata hükmedilip, ihtiyati tedbirkararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; \"Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin  REDDİNE,\" karar verilmiştir. <br>İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili istinaf  dilekçesinde özetle;  Mahkemece tedbir taleplerinin 13/06/2024 tarihli ara kararı ile usulsuz bir şekilde reddedildiğini, müvekkilinin davalıya borçlu  olmadığını, borçlu olmadığı halde ödeme durumuyla karşı karşıya kaldığını, tedbir talebi için yeterli şartların oluştuğunu, taleplerinin reddinin telafisi güç sonuçlar doğuracağını, söz konusu senetler müvekkilini iradesi sakatlanarak zorla imzalatılan senetler olduğunu, müvekkilinin mağdur ve davalıya borçlu olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte tüm yasal haklarının saklı kalması kaydıyla mağduriyetin önüne geçilmesi ve telafisi güç durumların engellenmesi amacıyla  icra veznesindeki paranın davalı takip alacaklısına ödenmesinin durdurulması gerektiğini, ... sayılı dosyasında başlatılan takibe ilişkin teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, taleplerinin reddi durumunda makul bir teminata hükmedilerek ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine yatırılan paranın davalıya ödenmemesine, mahkemece verilen red kararının kaldırılmasını, ihtiyati tebdir isteminin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. <br>Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak,  istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra  açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı  vekili, taraflar arasında işçi temini  konusunda iş ilişkisi olduğunu,  davalının  davacıyı 600.000-TL borçlu çıkarıp müvekkiline zorla senetler imzalattığını  zorla imzalatılan tarihsiz senetlerin  icra takibine konu edildiğini, borçlu olmadığı halde, iradesi sakatlanarak imzalatılan senetler nedeniyle menfi tespit ve öncelikle teminatsız olarak kabul görmemesi halinde makul tutarda teminata hükmedilip, ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine dair tedbir  talep etmiştir.Mahkemece, \"2004 Sayılı Yasanın 72/3 maddesi gereğince icra takibinden sonra ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğinden ve ayrıca dava konusu uyuşmazlığın yargılamayı gerektirmesi ve mevcut delil durumu dikkate alındığında davanın yaklaşık olarak ispat edildiği yönünde mahkememizce yeterli kanaat oluşmadığından, davacı vekilinin icra veznesine girecek paranın davalıya ödenmemesine yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine\"  karar verilmiştir. Karara karşı davacı  vekili istinaf yoluna başvurmuştur. İİK 72/3 maddesi gereği,  İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.  Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK'nın 389. m.; \"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. \"düzenlemesini, aynı yasanın 390/3 maddesi; 'Tedbir talep eden taraf,  dilekçesinde  dayandığı ihtiyati tedbir sebebini  ve türünü açıkca belirtmek ve  davanın esası yönünden  kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda,  eldeki davanın davalı tarafından başlatılan icra takibinden  sonra açıldığı takibin durdurulmasına yasal olanak bulunmadığı, ancak yasal düzenlemeye uygun şekilde teminat alınarak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yolunda ihtiyati tedbire hükmedilebileceği, .... Sayılı dosyasında takibin dayanağı olan ;  10.12.2023 düzenlenme ve 20.12.2023 vade tarihli 170.000-TL bedelli,10.12.2023 düzenlenme ve 18.12.2023 vade tarihli 180.000- TL bedelli,10.12.2023 düzenlenme ve 19.12.2023 vade tarihli 150.000-TL bedelli bonoların aynı gün düzenlendiği birer gün ara ile vade tarihlerini içerdikleri , dava dilekçesi ekinde dava konusu senetlerin zorla imzalatıldığına ve  teminat senedi olduğuna ilişkin iddiaların yaklaşık ispatına yarar taraflar arasında işçi temini için sözleşme , zorla senet imzalatılmasına ilişkin suç duyurusu ve benzeri  delil sunulmadığı  dikkate alındığında bu aşamada tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı , mahkemece tedbir talebinin reddine  dair verilen kararda  bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı  anlaşılmıştır.Sonuç olarak, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1- Usûl ve yasaya uygun  İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin  13/06/2024 tarih ve 2024/340 E., sayılı ara kararına karşı  davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.  24/10/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"e01574c1682df3b8","SID":"c7d7918510d1362d"}}