{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>12. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2022/435 <br>KARAR NO: 2024/1295<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 01/11/2021<br>NUMARASI: 2019/1139 Esas - 2021/786 Karar<br>DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>Davanın kabulüne ilişkin kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;<br>DAVA: Davacı vekili, davacı ile davalı şirket yetkilisi ... arasında  davalı ... Ltd. Şti'ne ait \"... İstanbul\" isimli okulun 2018-2019 eğitim öğretim yılı bittikten sonra, davacının yetkilisi bulunduğu, ... A.Ş. şirketine devri konusunda şifaen anlaşıldığını, Taslak Protokol hazırlandığını, 300.000-TL olan devir bedeli için 29.04.2019 tarihinde 20.000-TL, 02.05.2019 tarihinde 130.000-TL ödeme yapıldığını, protokolde maddi hata ile 1 Temmuz yerine 1 Haziran yazılması nedeniyle davalının kendilerinden  haziran giderlerini ödemesini istediğini, okulun 2019-2020 eğitim yılında faaliyette bulunmak üzere devir alınacağından bunun kabul edilmediğini, davalının cayarak protokolü imzalamadığını, ödenen parayı da iade etmediğini, yapılan icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek  İstanbul ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına yaptıkları itirazın iptali ile icra  inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br>CEVAP: Davalılar vekili, devirden davalının vazgeçtiği iddiasının doğru olmadığını, 01.06.2019 tarihinde devir yapılmak üzere anlaşıldığını, sonraki ödemeleri kendilerinin yapacağını söylediğini, devir nedeniyle yeni dönem için kayıt dahi almadıklarını, 20.6.2019 tarihli ihtarnameye rağmen okulun teslim alınmadığını, maddi, manevi zarara uğradıklarını ileri sürerek öncelikle davanın reddine, aksi kanaatte olunur ise takas- mahsup taleplerinin değerlendirilmesine ve %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece, TBK nın 177 maddesi  gereğince, davalıya ödenen paranın \"bağlanma parası\" olduğunun kabulü ile  davalı ...'ın davalı şirket yetkilisi olması sebebiyle şirketin de sorumlu olduğuna dayanılarak davanın kabulü ile; davalıların itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20 si olan 30.000-TL icra inkar tazminatının davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalılar vekili; bilirkişinin görevi dışına çıkarak hukuki mütalaa verdiğini, takas mahsup talebinin değerlendirilmediğini,kabul anlamına gelmemek kaydıyla bedelin bağlanma parası olduğu bir an için düşünülse dahi  takas-mahsup definin dikkate alınması gerektiğini,  sözleşmede ödenecek  bedellerin ne olduğunun açıklandığını, 20.000-TL'nin kapora, 130.000-TL'nin ise ilk taksit bedeli olduğunu, 130.000-TL'nin davacının okulu devir almaktan kaçınması nedeniyle oluşan zararına karşılık mahsubu gerektiğini, şirketin yeni eğitim döneminde öğrenci kabul edememesi nedeniyle uğradığı zararın defter kayıtları ile tespit edilebileceğini,cayan tarafın davalı olduğunun ispatlanamadığını,sözleşmeden dönen davacı olduğundan kaporanın da iade edilemeyeceğini, protokolde devir tarihinin 01.06.2019 olduğunu bildirerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>GEREKÇE: Dava, özel okul işletme devrinin gerçekleşmemesi nedeniyle davacı tarafından davalılara  yapılan kısmi ödemenin tahsili için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Taraflar arasında okul devri için haricen anlaşılmasına ve takip konusu bir kısım ödemelerin yapılmasına rağmen protokolün imzalanmadığı ve devrin gerçekleşmediği sabittir. Davacı devrin gerçekleşmemesi nedeniyle ödenen bedelin karşılıksız kaldığını ileri sürerek iadesini istemekte, davalı ihtara rağmen  devri almayanın davacı olup,  ödemenin  cayma parası olduğunu  ileri sürerek uğradığı zarar nedeniyle takas mahsup talebinde bulunmuştur. Davacı tarafından banka havaleleri  ile \"...ye ödenen kapora bedeli\" açıklaması ile ...'a gönderildiği, ...'ın davalı şirketin tek ortağı ve yetkilisi  olduğu  anlaşılmaktadır. TBK'nın 177. maddesinde ''Sözleşme yapılırken bir kimsenin vermiş olduğu bir miktar para, cayma parası olarak değil sözleşmenin yapıldığına kanıt olarak verilmiş sayılır. Aksine sözleşme veya yerel âdet olmadıkça, bağlanma parası esas alacaktan düşülür.'' denilmiştir.Taraflar arasındaki ilişki,yazılı sözleşme taraflarca imzalanmadığından  sözlü anlaşmaya dayalıdır.İlişki bir kısım ödeme yapılması aşamasında kalmış olup,yapılan ödemelerin,esasen cayma akçesi olduğunu ileri sürebilmek için de sözleşmenin kurulması gerekmektedir.Cayma akçesini bırakarak sözleşmeden dönme imkanı tanındığından henüz sözleşme imzalanmadan davacının yatırdığı para kaparodur.( pey akçesi)Pey akçesi, verenin kusuruna bağlı olmadan iadeyi gerektirir. Diğer yandan davalılar  vekili tarafından ihtara rağmen davacının kusuru ile devrin gerçekleşmediği, bu nedenle maddi-manevi zararları olduğu ileri sürülerek takas mahsup talebinde bulunmakta ise de; sözleşme imzalanarak yürürlüğe girmediği ,son havale tarihinin 2.5.2019 tarihli olduğu imzalanmayan protokolün ise 26.4.2019 tarihli olduğu ,sözleşme kurulmadığından davalıların zarara uğradığından bahisle  takas mahsup talebine konu olabilecek zararlarının somutlaştırılıp kanıtlanamadığı, sözleşme nedeniyle davalının yeni kayıt yapmasının anlaşma sürecinde engellendiğinin ispatlanamadığı, gözetilerek takas definin hükümde değerlendirilmemiş olması sonuca etkili bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle istinaf nedeni yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:  Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca  ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 10.246,50-TL istinaf karar harcından yatırılan 2.561,65‬-TL harcın mahsubu ile kalan 7.684,85‬-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 22-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/09/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"b0b69d97150baf87","SID":"ad3f6d36e6438d8b"}}