{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ADANA BAM   9. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2024/1048 - 2024/1688<br>T.C.<br>ADANA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  9. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2024/1048 <br>KARAR NO\t: 2024/1688<br>KARAR TARİHİ\t: 11/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: <br>ÜYE\t: <br>ÜYE\t:  <br>KATİP\t:  <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 02/04/2024<br>NUMARASI\t\t: ... Esas, ... Karar <br><br>DAVACI\t: ... YEMEKÇİLİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVALI\t: ... GIDA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - <br>VEKİLİ\t: Av.  <br>DAVANIN KONUSU\t: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit<br><br>İSTİNAF KARARININ <br>KARAR TARİHİ                  : 11/10/2024<br>YAZIM TARİHİ                   : 11/10/2024<br><br>.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı  kararı  aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t                                  :<br>Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı takip alacaklısı ... Gıda ve Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'nin müvekkil ... Yemekçilik İnşaat Ticaret Limited Şirketi'ne dava dışı takip borçlusu ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin kendisi yaptığı sözleşmeden doğduğu iddia edilen 66.037,71.TL alacağı için 25/01/2024 tarihinden 89/2 haciz ihbarnamesi gönderdiğini, tebligatın usulsüz yapıldığını, müvekkilinin takip borçlusu ... Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne borcu bulunmadığını, şirkette herhangi bir ticari alışverişte bulunulmadığını, üçüncü kişi açmış olduğu menfi tespit davasında takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispatla yükümlü olduğunu, takip alacaklısı davalının soyut alacak iddiasının dayanağını somut olarak göstermediğini, dosyada alacağın varlığına ilişkin bilgi ve belge bulunmadığını, üçüncü kişinin açacağı menfi tespit davasında yetkili mahkemenin İİK 89/3 gereği takibin yapıldığı ya da üçüncü kişinin yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, davaya konu sözleşme sebebiyle her türlü tazminat ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla davalı şirket lehine müvekkil şirketin herhangi bir borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ                                              :<br>İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; dava tarihi olan 09/03/2024 tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nin 5/A maddesine göre, alacak davası açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması gerektiği, yasal düzenleme dikkate alındığında söz konusu dava şartının noksanlığı sonradan giderilebilecek nitelikte olmadığı, davacı tarafça arabuluculuk kurumuna başvurulmaksızın doğrudan doğruya eldeki menfi tespit davasının açıldığı, bu itibarla eldeki davada dava şartının gerçekleşmediği gerekçesi ile 6100 sayılı HMK'nin 115/1. ve 114/2. maddeleri ile 6102 sayılı TTK'nin 5/A maddesi hükümleri gözetilerek 6100 sayılı HMK'nin 115/2. maddesi gereğince dava şartı noksanlığından usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır. <br>DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ                   :<br>Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir miktar paranın ödenmesi yahut tazminat talebi gibi bir durumun bulunmadığını, söz konusu davanın TTK'nin 5/a maddesinde zikredilen dava şartı arabuluculuk sürecinden muaf olduğunu, gönderilen haciz ihbarnamesi nedeni ile ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmadığını, davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması  ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeni ile görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulünün gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLER\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t :<br>Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı <br>HUKUKİ  NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE                                                                               :<br>Dava,  İİK'nın 89/3. maddesi gereğince açılan menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Davacılar vekili, davalı takip alacaklısı tarafından, ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile dava dışı ... Gıda San ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine başlatılan icra takibi kapsamında, müvekkiline İİK'nun 89/1, 89/2 ve 89/3 haciz ihbarnamelerinin gönderildiğini, haciz ihbarnamelerine süresinde itiraz edilmediğinden kesinleştiğini, ancak müvekkilinin takip borçlusuna borcu bulunmadığını belirterek menfi tespit davası açmış, mahkemece yazılı gerekçe ile arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verildiği, iş bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.<br>          İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi gereğince davacılar vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.<br>6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, bu hükümde sayılan mutlak ticari davaların yanısıra  \"Her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır\" hükmü ile nispi ticari davaya ilişkin de düzenleme yapılmış olup, buna göre tarafların her ikisinin de tacir olması ve uyuşmazlık konusu işin tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.<br>2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesinin, üçüncü cümlesi, \"..İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur...\" hükmünü içermektedir. Bu hükümde belirtilen mahkemenin hangi mahkeme olduğu konusunda bir açıklık bulunmamakla birlikte 2004 sayılı İİK'nın 235/1. maddesindeki gibi kayıt kabul ve 154/3. maddesindeki gibi iflas davaları için Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu gibi açık bir düzenleme bulunmadığından bu mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun kabulü gerekir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere \"İİK 89. maddesindeki haciz ihbarnamesi üzerine açılan menfi tespit davalarında görevli mahkeme genel mahkemelerdir.\" (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 12/04/2016 tarih ve 2016/3568 Esas, 2016/6425 Karar, Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 17/12/2015 tarih ve 2015/7065 Esas, 2015/17162 Karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/4645 Esas, 2020/4139 Karar sayılı kararı benzer mahiyettedir.)<br> 01/10/2011 tarihinden sonra açılan menfi tespit davaları için görevli mahkeme, HMK'nın 2. maddesi uyarınca Asliye Hukuk Mahkemesidir. (Prof. Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, sh:476)<br>               Somut olayda; taraflar arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığı gibi uyuşmazlık, davalı alacaklı tarafından başlatılan icra takibinde çıkarılan haciz ihbarnameleri nedeniyle borçtan davacının sorumlu olup olmadığının tespitine ilişkindir.  İİK 89. maddesindeki özel düzenleme ile İİK 72. maddesindeki menfi tespit davasına ilişkin genel düzenleme gözetildiğinde genel düzenleme hükmünün İİK 89. maddesini işlevsiz bırakacak biçimde uygulanamayacağı da açıktır. <br> İlk derece mahkemesince, 2004 sayılı İİK'nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan davada, Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu gözetilerek, mahkemenin görevsizliği sebebiyle davanın usulden reddi ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile davanın arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere                                                      :<br>1)-Davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin KABULÜNE,<br>2)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-a-3 maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas ve ... karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,<br>3)-HMK'nin 353/a-3 maddesi gereğince davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olmasına ve mahkemenin görevli olmamasına rağmen davaya bakmış olması nedeni ile HMK'nin 114/c ve 115. maddelerine göre görev konusunda bir karar verilmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,<br>4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan 427,60.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE,<br>5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince KARARA BAĞLANMASINA,<br>6)-6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,<br>7)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE,<br> Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a/3 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 11/10/2024 tarihinde karar verildi.<br>\t\t\t\t<br>Başkan<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır<br> <br>Üye<br> <br>e-imzalıdır <br> <br>Katip<br> <br>e-imzalıdır <br> <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7307709f35c18b31","SID":"9a19ce75f908c57a"}}