{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>KAYSERİ<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>6. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS  NO: 2024/1839 <br>KARAR NO: 2024/1978<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 18/04/2024<br>ESAS NO: 2022/116<br>KARAR NO: 2024/380<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)<br>İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/10/2024<br>İSTİNAF KARAR YAZIM <br>TARİHİ:04/11/2024<br>Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2022/116 Esas 2024/380 Karar sayılı ilamına karşı ,davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:<br>Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; davacının 2019 yılından beri Amerika Birleşik Devletlerinde özel bir firmada işçi olarak çalıştığını, davalı ile tanıştığını, davalının davacıyı ABD 'ye götürebileceğini, ülkede şirketi olduğunu ve şirketinde inşaat mühendisi olarak kendisine özel şirket arabası tahsis edeceğini, bilgisayar, telefon ve tek kişilik odada kalacağını dile getirdiğini, bu şartlarda çalışma teklifinde bulunduğunu, davacının bu teklifi kabul ettiğini, bunun karşılığında davalının davacıyı ABD ye götürmek için 25.000$  bedelli senet imzalaması gerektiğini, bunun borç niteliğinde olmadığını, ABD de işçilerin kendisinden ayrılmaması için bir yöntem olduğunu, icraya konulmayacağını belirttiğini, davacının bu teklifi kabul ettiğini daha sonra pasaportunun davalının kardeşi ... de olduğundan boş senede imza atmak sorunda kaldığını, senedin içeriğinin davalı tarafından haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olarak bu senedin doldurulduğunu, üzerinde oynama yapıldığını ve davacının haciz tehdidi altına girdiğini, davacının davalıya borçlu olmadığını, davacının ABD ye gittikten sonra davalının inşaat şirketinde mühendis olarak çalışmayı beklerken 6 ay boyunca işçi-amele olarak çalıştırıldığını, davacının mühendis olmasına rağmen davalının vaadine rağmen ağır şartlarda işçi olarak çalıştırıldığını, davacının davalı ile aylık 2.000$+barınma ve yemek olarak anlaşıldığını ancak 6 ay süreyle 2.250 $ alabildiğini, davacının işçi evinden ayrılmadan önce çok hasta olduğunu dile getirdiğini, ateşli olduğunu ve bir kaç kez baygınlık geçirdiğini davalıya bildirdiğini ancak davalının oralı olmadığını, hastaneye gitme taleplerini karşısında davalının davacıyı oyaladığını, davacının bu zor şartlar karşısında 6 ay dayanabildiğini ve ABD deki işinden çıkışını istediğini, davalının davacının çıkışını verdiğini ancak davalının aldığı senedi geri vermediğini, bende senedin yok, sana teslim etmiyorum, avukata verip icra yapacağım dediğini, davalının bu şekilde kovulduğunu, davalı tarafından davacı aleyhine Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile 20.000$ karşılığı olan 128.674,13-TL harca üzerinden icra takibine başlanıldığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, takibe konu senetle ilgili davalı hakkında senet yağması, evrakta sahtecilik, göçmen kaçaklığı suçlarından suç duyurusunda bulunulduğu,  Kayseri C. Başsavcılığının 2021/71737 Soruşturma sayılı dosyasının açıldığını, davalının aynı suçlardan sicil kayıtlarının bulunduğu, davalıya verilen senedin teminat senedi olduğunu, senet üzerinde tahrifat yapıldığını, karalamalar olduğunu, bu nedenlerle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.<br>DAVALI VEKİLİNİN İLK DERECE MAHKEMESİNE SUNMUŞ OLDUĞU CEVAP DİLEKÇESİNDEN ÖZETLE:<br>  İşbu davanın görevsiz mahkemede açıldığını, dava konusunun işçi ile işveren olduğunu, İş mahkemelerinin görevli olduğunu, arabulucuk görüşmelerinin ve işlemlerinin usulüne uygun olmadığını, davacının dava dilekçesindeki iddiaların gerçek dışı olduğunu, söz konusu bononun pasaportu alabilmek için verdiği gibi iddiaların gerçek dışı olduğunu, davacının 25.000$ lık bono iddiasında bulunduğu ancak takibe konu senedin 20.000$ bedelli olduğunu, davacının davalı ile ilişkisinin bitmesinden yaklaşık 3-4 yıl sonra, icra takibinin başlatılmasından ise 2 yıl 2 ay, tebligatın yapılmasından ise 1 yıl 4 ay kadar sonra suç duyurusunda bulunduğunu, dava açtığını, bunun hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının davalının sicil kayıtları bulunduğu yönündeki iddialarının ise iftira suçu ile yine iddialar gerçek olmasa da kişilek verilerin usulsüz olarak ele geçirilmesi niteliği taşıdığını, iddia edilen sosyal medya yazışmalarının davalı ile bir ilgisinin bulunmadığını, söz konusu senedin teminat senedi niteliğinde olmadığını, bonoda tahrifat bulunmadığını, bononun zorunlu unsurlarında bir problem bulunmadığını, bonoların niteliği gereği sebepten mücerret olduğunu, bu davada tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını, bu nedenlerle davanın reddini, %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri, vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda \"...Toplanan deliller, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davacının iradesi fesata uğratılarak cebren davacıya senet imzalatıldığı hususunun temin edilen soruşturma dosyası ve davacı tanığının beyanları ile ispatlanamadığı, dosyada başkaca davacıya zorla senet imzalatıldığına ilişkin delil ve belge bulunmadığı, senetteki imzanın davacıya ait olduğu, senedin sahteliği gibi bir durumu olmadığı, davalının davacıdan aldığı ve icra takibine konu ettiği senedin kambiyo senedi olduğu, kambiyo senedine ilişkin irade fesadı halleri dışındaki diğer hususların ve bedelsizlik iddiasının senet gibi kesin delillerle ispatlanması gerektiği ancak davacının senedin bedelsiz olduğuna ilişkin iddialarının geçerli delil ve belgelerle ispatlayamadığı, her ne kadar davacı taraf dava dilekçesinde her ne kadar yemin deliline dayanmış ise de yemin konusu vakıaların kişiyi suçlandıracak nitelikte ceza soruşturmasını ve kovuşturmasını gerektiren suç isnadı mahiyetindeki eylemler olduğu anlaşılmakla davacı tarafa, karşı tarafa yemin teklifinde bulunup bulunmayacağı hususunun hatırlatılmasına yer olmadığına karar verilerek ispatlanamayan davanın reddine...\" dair karar verilmiştir.<br>İş bu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. <br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Davacı Vekilinin İstinaf Başvuru Dilekçesinden Özetle: Müvekkili aleyhinde Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ...Esas sayılı dosyasında 17/01/2021 tarihinde 20.000 Amerikan Doları miktarlı kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığını, 10/02/2019 tarihli icra takibine konu olan senet, davalı ve onun kardeşi olan ... tarafından zorla alınmış senet hukuka aykırı olarak davacı tarafından elle doldurulduğunu, bu nedenle senet altındaki imzanın zorla alındığından dolayı ve bu şekilde müvekkilinin borcu olmadığı için senet alınması, senette tahrifat yapılması nedeni ile davalı ve kardeşi hakkında Kayseri CBS suç duyurusunda bulunarak menfi tespit davası açtıklarını, davalı ...'in müvekkilleri dışında yurt dışına götürmüş olduğu ve elinden senet aldığı 18 kişi hakkında icra takibi yapıldığını, bu kişilere  tebligat gönderildiğini, bu kişilerden bazılarına yaptıkları takipleri arabuluculuk ve akrabalık bağları sebebi ile geri çektiğini, bu kişilerden ise yapmış olduğu senet bedeli 30.000 Dolara yükseldiğini, kendilerinin hukuken yazılı belge olan facebook yazışması ve savcılık ifadesi ile borçlarının bulunmadığını ispat ettiklerini, yerel mahkemenin ise göz ardı ettiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.  <br>Davalı vekilinin istinafa cevap dilekçesinden özetle; davacının istinaf başvurusunun reddi ile yerel mahkeme kararının onanmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: <br>Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.<br>Mahkemenin görevli olmasının HMK 114/1-c ve 115. maddesi gereğince yargılamanın her aşamasında incelenmesi ve gözetilmesi gereken kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olması ve HMK 355. maddesi uyarınca da kamu düzenine ilişkin işbu görev hususu dairemizce resen incelenmiştir.<br>Somut olayda davacı, davalıyla davalının yurt dışında faaliyette bulunan şirketinde inşaat mühendisi olarak çalıştırılması hususunda anlaştıklarını,  davalının alacaklı olduğu dava/takip konusu bononun da yurt dışına çıkarken teminat amacıyla verildiğini, davalıya ait inşaatlarda işçi-amele personel olarak bir süre çalıştığını, davalının aralarındaki sözlü anlaşmaya aykırı davrandığını ileri sürmüştür. Davalı vekili cevap dilekçesinde davacının taraflar arasında ilişkinin işçi işveren ilişkisi olduğunu iddia ettiğinden görevli mahkemenin iş mahkemeleri olduğunu dava konusu bononun ise teminat niteliğinin olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. <br>Dosya kapsamındaki bilgi, belge, whatsapp yazışma kayıtları ve tanık anlatımlarından davacı davalı  arasındaki ilişkinin iş ilişkisi olduğu, davalının davacının işvereni olduğu, bir başka ifade ile davacın davalının yanında hizmet akdi ile çalıştığı, taraflar arasındaki ilişkinin işçi işveren ilişkisi olarak nitelendirilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Şu halde, mahkemece taraflar arasında işçi - işveren ilişkisi olması nedeniyle uyuşmazlığın (dava konusu senedin teminat senedi niteliğinde olup olmadığının, teminat senedi sayılması halinde teminat altına alınan şey/ kısım yönünden teminat altına alınan miktarla sorumluluk doğuracağı hususlarının) Asliye Ticaret  Mahkemesinde değil İş Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği nazara alınarak görevsizlik kararı verilmesi gerekirken aksi değerlendirme ile işin esasına girilip yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.<br>Bu itibarla; mahkemece somut dava konusu uyuşmazlığa bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olmadığı İş Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken uyuşmazlığın esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacı vekilinin İstinaf Başvurusunun KABULÜ ile,<br>2-HMK'nın 353/1-a.3 maddesi gereğince davanın esası ve sair istinaf sebepleri incelenmeksizin, Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2022/116 E - 2024/380 K sayılı kararının  KALDIRILMASINA,<br>3-3-İstinaf edilen kararın esası ve istinaf eden davalının istinaf sebepleri incelenmeden HMK'nun 353/1-a-3 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin kararının mahkemenin görevsizliği yönünden kaldırılarak, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi ve HMK nun 20. Maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflarına tebliği tarihinden itibaren iki hafta içerisinde taraflarca Yerel Mahkemesine müracaat/talep edilmesi halinde, dosyanın davanın yeniden görülmesi için görevli KAYSERİ İŞ MAHKEMESİNE gönderilmesine dair karar verilmek üzere  KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'ne İADESİNE,<br>4-İstinaf eden davacının peşin yatırdığı istinaf karar harcının talebi halinde kendilerine iadesine,<br>5-İstinaf eden davacının yaptığı istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,<br>6-İstinaf incelemesi duruşmalı olarak yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>7-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; HMK'nın 359/4. maddesi gereğince de karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,<br>Dair, dosya üzerinden yapılan incelemeyle,sair hususları incelenmeksizin, H.M.K'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2024<br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f69ba6d25f2738e6","SID":"d00555223ee56a84"}}