{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. KONYA BAM   6. HUKUK DAİRESİ     <br>T.C.<br>KONYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  6. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: ....<br>KARAR NO\t: ....<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br><br><br>BAŞKAN\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>ÜYE\t\t: ...  (...)<br>KATİP\t: ...  (...)<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: Konya..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 08/08/2024<br>NUMARASI\t\t: ....... Esas - ......... Karar<br><br>İSTİNAF EDEN DAVACI\t: .... Ticaret Sicil Müdürlüğü  <br><br>DAVALI\t: .......<br>DAVA\t\t: Tescile Davet<br><br>İSTİNAF KARARININ<br>KARAR TARİHİ\t: 24/10/2024<br>YAZIM  TARİHİ\t: 31/10/2024<br>Davacı tarafından davalı aleyhine Konya..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ....... esas sayılı dosyası ile açılan davada 08/08/2024 tarihinde tesis edilen davanın usulden reddine ilişkin karara karşı davacının istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde;<br>DAVA: Davacı Müdürlük dava dilekçesinde özetle; Ticaret Bakanlığı Baş Müfettişleri tarafından yapılan denetim sonucunda davalı şirketin tescilli adresinde bulunmadığının tespit edildiği ve gerekli işlemlerin başlatılması için 12/04/2023 tarihli müzekkere gönderildiğini, İç Ticaret Müdürlüğü tarafından düzenlenen 17/04/2023 tarihli yer tespiti tutanağında; davalı şirketin belirtilen adresinde ......... Hizmetleri Anonim Şirketinin olduğunun belirtildiğini, daha sonra müdürlükleri tarafından 10/05/2023 tarih, ....... sayılı yazı ile davalı şirkete, 10/05/2023 tarih,............ sayılı yazı ile şirket yetkilisi .........'a; davalı şirketin kanun ve ana sözleşme hükümleri gereğince yeni adresinin tescil yapılması gerektiği konusunda tebligat gönderildiğini, şirkete gönderilen tebligatın 22/05/2023 tarihinde ....... ....'a, yetkiliye gönderilen tebligatın ise 22/05/2023 tarihinde ....... .......'a tebliğ olunduğunu, ilgili şirketin TTK'nın 33. ve yönetmeliğin 36. maddeleri gereği tescile davet edildiği halde olumlu ya da olumsuz hiçbir cevap vermediğini, bu sebeple tescile davetin sonuçsuz kaldığını belirterek; davalı şirketin .... Mh. .... Cd. .... Sitesi No: 2/31 Selçuklu Konya şeklindeki merkez adresinin ticaret sicilinden terkin ve iptaline karar verilmesini, müdürlükleri yasal hasım konumunda olması nedeniyle müdürlükleri aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; \"...TTK'nun 33. ve Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. Maddesindeki düzenlemenin TTK'nun 31. Maddesi ve  Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 28. Ve 37. Maddeleri ile birlikte değerlendirildiğinde tescil edilmesi gereken hususların tesciline ilişkin düzenlemeleri kapsadığı, terkini kapsamadığı, (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi\"nin 27/02/2017 tarih ve  2017/32 Es. 2017/48 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır) 6102 sayılı TTK.nun 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. Maddesi gereğince  Ticaret sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda TTK’nun 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği, (Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin , 04.07.2012 tarih ve : 2011/6117 Es. 2012/11976 Kar. sayılı ilamı benzer doğrultudadır) davacı .... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün böyle bir dava açmasında hukuki yararının bulunmadığı (Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5.Hukuk Dairesi'nin  23/12/2021 tarih ve 2020/2091 Es. 2021/1857 Kar. sayılı ilamı, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi'nin 18/09/2023 tarih ve 2023/1512  Es. 2023/1477 Kar. Sayılı ilamı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 05/09/2023 tarih ve 2022/1338 Es. 2023/4650 Kar. Sayılı ilamı benzer doğrultudadır.) 6100 sayılı HMK'nun 114/1-h maddesi gereğince davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması'nın dava şartı olduğu, aynı kanunun 115.maddesi gereğince mahkemenin dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştıracağı ve taraflarında her zaman ileri sürebileceği anlaşılmakla davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine...\" şeklinde karar verilmiştir. <br>İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrar etmekle; yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,davalı şirketin tescilli adresinde faaliyet göstermediğini, davalı şirkete yeni adresini tescil ettirmesi gerektiği yönünde ihtar gönderilmesine rağmen sonuç alınamadığını, tescile davetin sonuçsuz kaldığını, üçüncü kişilerin mağduriyetinin önlenmesi için şirketin tescilli adresinin silinmesinin tescil ve ilan edilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. <br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>Dava; tescile davet istemine ilişkindir.<br>İstinaf incelemesi; Kamu düzenini ilgilendiren konularda resen, diğer yönlerden HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. <br>Türk Ticaret Kanunu'nun 32 ve 33 üncü maddelerinde; <br>\"MADDE 32- (1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.<br>(2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.<br>(3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.<br><br>(4) Çözümü bir mahkeme kararına bağlı bulunan veya sicil müdürü tarafından kesin olarak tescilinde duraksanan hususlar, ilgililerin istemi üzerine geçici olarak tescil olunur. Ancak, ilgililer üç ay içinde mahkemeye başvurduklarını veya aralarında anlaştıklarını ispat etmezlerse geçici tescil resen silinir. Mahkemeye başvurulduğu takdirde kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem yapılır.<br>2. Tescile davet ve ceza<br>MADDE 33- (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.<br>(2) (Değişik: 26/6/2012-6335/4 md.) Sicil müdürünce verilen süre içinde tescil isteminde<br>bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, sicil müdürünün teklifi üzerine mahallin en büyük mülki amiri tarafından bin Türk Lirası idari para cezasıyla cezalandırılır.<br>(3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz.\" düzenlemesi bulunmaktadır. <br> Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36 ıncı maddesinde ise;  <br>\"(1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri,  otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir.<br> (2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir.<br> (3) Müdürlükçe verilen süre içinde tescil isteminde bulunmayan ve kaçınma sebeplerini de bildirmeyen kişi, Kanunun 33 üncü maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen idari para cezasıyla cezalandırılır.<br> (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir\" düzenlemesi bulunmaktadır.<br>              Limited şirket tip anasözleşmesinin 4. maddesine göre, tescil ve ilan edilmiş adresinden ayrılmış olmasına rağmen, yeni adresini süresi içinde tescil ettirmemiş  şirket için bu durum fesih sebebi sayılır. <br>               TTK’nın 636/1-a maddesine göre, şirket sözleşmesinde öngörülen sona erme sebeplerinden biri gerçekleşmişse, şirket sona erer.  <br>Dava konusu somut olayda; ....... .... Odası İç Ticaret Müdürlüğü'nün 17/04/2023 tarihli tutanağı ile davalı şirketin tescilli adresinde bulunmadığının tespit edildiği ve durumun ....... .... Sicil Müdürlüğü'ne bildirildiği, ....... .... Sicil Müdürlüğü'nün davalı şirkete 10/05/2023 tarihli ihtarnameyi,   davalı şirket müdürü .........'a da 11/05/2023 tarihli ihtarnameyi göndererek şirketin yeni adresinin tescili ve ilan edilmesi gerektiğini belirttiği, ihtarlardan sonuç alınamayınca eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.  Oysa,  TTK’nın 32. ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 34. maddesine göre, sicil müdürlüğünün tescil için aranan şartların var olup olmadığını, mevcut bir durumda değişiklik olup olmadığını re'sen incelemesi gerektiği, bu kapsamda davacının, şirketin başka bir adreste faaliyet gösterip göstermediğini araştırması, araştırma sonucunda şirketin adresinin tespit edilmesi durumunda yukarıda anılan TTK’nın 33. ve Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 36. maddesine göre işlem yapılması, yapılacak araştırmadan bir sonuç alınamazsa, yukarıda açıklanan anasözleşme hükmü ve TTK’nın 636/1-a maddesi gereğince Ticaret Bakanlığı tarafından şirketin feshi davası açılması gerektiği (Bkz. aynı yönde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2007/2041-2007/4977 E. K. sayılı ilamı), ticaret mahkemesinin adresten ayrılan bir şirketin nereye taşındığını araştırması ve bu adresi tescil ettirme görevinin bulunmadığı gibi, davacı tarafından açıklanan işlemler yapılmadan işbu davanın erken açıldığı, bu nedenle davanın açılmasında hukuki menfaatin bulunmadığı, TTK’nın geçici 7. maddesinin, 01.07.2015 tarihinden sonra meydana gelen işlemlere ilişkin olarak uygulanma olanağının olmadığı anlaşıldığından, davanın hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/1338 Esas, 2023/4650 Karar sayılı ilamı da bu yöndedir.) Buna göre ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, davacının istinaf talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1- Davacının istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE,<br>2- Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, <br>3- İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, <br>4-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 359/4.maddesi gereğince kararın dairemiz tarafından tebliğe çıkarılmasına,  <br>5-Dava dosyasının temyiz edilmeden kesinleşmesi halinde ilk derece mahkemesine gönderilmesine, <br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda verilen kararın HMK'nın 361/1 maddesi gereğince; taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde dairemize, temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi'ne veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçe ile temyiz kanun yoluna başvurma talebinde bulunulabileceğine  24/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br>Başkan ...<br>e-imzalıdır<br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Üye ...<br>e-imzalıdır <br>Katip ...<br>e-imzalıdır <br><br>....<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"85c34a972de132ba","SID":"bb1d52f0d9e0c14c"}}