{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1493 <br>KARAR NO\t: 2024/1628<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                      K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 13/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2021/9 E.  -  2021/431 K.<br><br>DAVACI\t:\t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/12/2021 tarih ve 2021/9 E. - 2021/431 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilin \"...\" markasının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu,  1975 yılında Filipinler’de kurulan müvekkili şirketin <br>dünyanın en büyük fast food zincirlerinden biri olduğunu, \"<br>...\" markasını 1980’lerde piyasaya sunmaya başladığı, halen fast <br>food zincirinin en çok tercih edilen menü seçeneklerinden biri olduğunu, sosyal paylaşım platformları yoluyla markalarının Türkiye'de tanındığını ve çeşitli ülkelerde de tescil edildiğini,<br> davalının müvekkilinin markalarını bildiği halde kötü niyetli olarak dava konusu marka başvurusunda bulunduğunu, markada yer alan logodaki renklerin de müvekkili markasında kullanılan renkler olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markaları ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu ileri sürerek, TÜRKPATENT YİDK'nin 2020/M-9090 sayılı kararının iptaline ve 2019/23284 sayılı \"...+şekil\" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.<br>Davalı Şirket tarafından davaya cevap verilmemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, \"Şekil+... \" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait \"...\" ibareli yurt dışı markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ,sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmakla beraber davacının Türkiye'de bu ibarede tescilli markası olmadığından SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, davacı tarafın \"Şekil+...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK 6/3 maddesi anlamında  markasal şekilde yani işlevine uygun , ayırt ediciliği sağlanmış olarak Türkiye hudutları içinde  ticaret alanında kullanıldığı ve bu şekilde kullanıma bağlı  gerçek hak sahipliğinin kanıtlanmadığı, SMK 6/4-5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun oluşmadığı, (davacıya ait yurt dışı markasının tanınırlığı kanıtlanmadığı gibi bu markanın yurt içinde tanınmış olduğu iddia edilen  markadan \" haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği \" kanıtlanmadığı ), davacı tarafın \"Şekil+...\" ibareli  başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil  diğer fikri ve sınai mülkiyet hakkı iddiasının ve dava  konusu  marka açısından  SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığının ispat olunamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.<br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili şirketin “...” ibaresinin gerçek hak sahibi olduğunu, markalarının Filipinler Marka Ofisi tarafından tanınmış marka olarak kabul edildiğini, Paris Sözleşmesi üyesi birçok ülkedeki tescilinin davalı başvurusundan çok öncelere dayandığını, Türkiye'de setkörel tanınmışlığı haiz ve birçok ülkede tescilli olduğundan markalarının Paris Sözleşmesi kapsamında korunmasının gerektiğini, dava konusu özgün, ayırt edici gücü yüksek, davacının ticari faaliyetleri ile dünya çapında ayırt edici karakter kazanmış “...” ibaresinin davalı tarafından aynı renk kombinasyonu ile marka başvurusuna konu edilmesinin tesadüfi bir tercih olmadığını, işbu kötü niyetli başvurunun bütün sınıflar bakımından hükümsüz kılınması gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının yurt dışında tescilli \"...\" ibareli markalarının bulunduğu anlaşılmakta ise de SMK'nın 6/1.maddesi anlamında iltibas değerlendirmesinde esas alınabilecek yurt içinde tescilli markasının bulunmadığı,  SMK'nın 6/3 maddesinde düzenlenen \"gerçek hak sahipliği\" ilkesi uyarınca, davacının önceye dayalı hak sahipliğini iddia edebilmesi için, marka başvurusundan önce tescil kapsamında bulunan mal ve hizmetler bakımından, başvuru konusu işaretin yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette markasal olarak kullanılması, bu kullanımla markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandırılması, önceye dayalı kullanımların, marka başvurusuna karşı çıkılan tarafın kullanımlarından önce olmasının gerektiği, somut olayda dava konusu başvuru tarihinden önce, davacı tarafından SMK'nın 6/3 maddesi anlamında, yurt içinde yerelliği aşan ve söz konusu ibareye belli bir bilinirlik kazandıracak ölçüde markasal kullanımın ispat edilemediği, davacının markasının SMK'nın 6/4. ve 6/5. maddesi uyarınca tanınmışlığını ispatlayamadığı, davacının ticaret unvanının çekirdek unsuru ile dava konusu başvuru arasında benzerlik bulunmadığından davacı şirket lehine 6769 sayılı SMK'nın 6/6.maddesi şartlarının oluşmadığı,  yurt dışında herhangi bir ülkede farklı kişiler adına tescilli bir markanın ülkemizde de bir başkası adına tesciline hukuki engel bulunmadığı, davacının yurt dışındaki tescilli markalarının, davalının marka başvuru tarihinden önce ülkemizde de ilgili sektörde tanınmışlığının ispat edilemediği ve tek başına, yurt dışında tescilli bir markanın, ülke içinde bir başkası adına tescil edilmek istenmesinin kötü niyetin varlığının kabulü için yeterli bulunmadığı, başkaca bir kötü niyet halinin varlığının da ispat edilemediği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin benzer bir uyuşmazlığa ilişkin 30/09/2019 Tarih ve 2018/4604 E., 2019/5986 K. sayılı kararında da bu hususun vurgulandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024<br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"cd9b158677d0a00c","SID":"4c13df455b706356"}}