{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2027 <br>KARAR NO: 2024/2905<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 28/03/2024<br>NUMARASI: 2023/640 E - 2024/263 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit<br>KARAR TARİHİ: 04/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket \"... Mah, ... Bulvarı No: ... Sultanbeyli -İstanbul\" adresinde sözleşme numarası ..., sayaç numarası ... olan ön ödemeli sayaçtan su kullanmakta iken 19.10.2018 tarihinde ön ödemeli sayaç sökülerek yerine ... nolu mekanik sayacın takıldığını, davalı kurum tarafından \"07.02.2018 ile 19.10.2018 tarihleri arasında kontür alınmadan su kullanıldığı\" gerekçesiyle ön ödemeli sayacın içindeki mekanik sayaç işa- reti üzerinden borç tahakkuku yapıldığını,müvekkili şirket tarafından kullanmadığı halde 23.776,00 TL fatura gönderildiğini, itirazları üzerine davalı kurum tarafından ... nolu ön ödemeli sayacın teknik inceleme için Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'ne gönderildiğini, müdürlük tarafından tanzim edilen ve davalıya gönderilen 04.10.2019 tarih ve 15.10.2019- ... sayı numaralı cevabı yazıda aynen \"bu muayene sonuçlarına göre şikayet edilen sayacın 3518 sayılı Ölçüler ve Ayar Kanunu ile Ölçü e Aletleri Muayene Yönetmeliğinin ilgili hükümleri gereğince BOZUK çalıştığı anlaşılmıştır. \" denildiğini, bu rapor sanki hiç yokmuş gibi davalı şirket tarafından davacıya gönderilen 05.11.2019 tarih ve ...-... sayılı ihtarname ile 01.11.2019 tarihi itibariyle 34.182,93 TL borcun ödenmesinin istendiğini, ekte sunulan kurum kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkili şirketin aylık ortalama kullanımının 250,00 TL-300,00 TL civarında olduğunu, fahiş mik- tarda fatura tahakkuk ettirildiğini, dava öncesinde başvurulan itiraz ve arabuluculuk sürecinin anlaş- mazlık ile sonuçlandığını beyanla; davacının 07.02.2018-19.10.2018 dönemindeki su kullanımına iliş- kin tahakkuk nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının % 20 oranından az  olmamak üzere  tazminat ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının bahse konu tesisine 24.07.2003 tarihinde ... numaralı mekanik su sayacının takıldığını, 08.01.2009 tarihinde ... nolu sayacın sökü- lerek yerine ... numaralı kartlı su sayacı takıldığını ve ilgili sayacın 05.10.2015 tarihine kadar kullanıldığını, akabinde ... nolu kartlı su sayacı ile değiştirildiğini, kartlı sayaçların hatalı okuması nedeni ile ... Abone Hizmetleri Madde 41 kapsamında değiştirilmiş olduğunu ve bu sebeple 19.10.2018 tarihinde 2184 m3 endeksli olarak sökülerek ... no.lu mekanik tip sayacın takıldığını, söz konusu kartlı sayacın elektronik bilgi sisteminde arıza/hata olduğunun Ankara Valiliği Sanayi ve Teknoloji İl Müdürlüğü'nce yapılan inceleme ile tespit edildiğini, 2.184 m3 su kullanımı  doğru olup davacının düzenli kontör almadığını, kontörlerin sadece 323 metreküp olduğunu, dolayısı ile 2.184 metreküp kullanımdan 321 metreküp düşülerek 1.863 metreküp kullanım karşlığı 07.11.2018 tarih ve son ödeme tarihi ... numaralı 23.776,00 TL bedelli faturanın tahakkuk ettirildiğini, faturaların zamanında ödenmemesi nedeni ile cari borcun 35.788,53 TL olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce 2020/296 E., 2022/691 K. Nolu 13.10.2022 tarihli ilam ile: \"DAVANIN KISMEN KABULÜ ile, davacının  davalıya 9.311,18 tL borçlu olmadığının  tespitine, tazminat talebinin reddine \" karar verilmiştir. Hükmün davacı ve davalı tarafça istinaf üzerine, dairemizce yapılan inceleme sonucu 2023/80 E. 2023/2431 K. Nolu 12.09.2023 tarihli ilam ile; \"Dava, su aboneliği kapsamında tahakkuk olunan faturadan kaynaklanan menfi tespit talebine ilişkindir.Dava 03.02.2020 tarihinde açılmış olup yargılama aşamasında, 17.11.2020 tarihli Resmi Gaze- te’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7256 sayılı Vergi ve Diğer  Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un yürürlüğe girmesi ile birlikte su ve atık su borcu ile ilgili olarak borçların yapılandırılması imkanı getirilmiştir. Bu kanun kapsamında olan kamu alacakları arasında; 3/3 maddede, \"5393 sayılı Belediye Kanunu kapsamındaki belediyelerin su abonelerinden olan ve vadesi 31.08.2020  tarihinden  önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacaklarından, (e) bendinde yer alan; \"20.11.1981 tarihli ve 2560 sayılı İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun kapsamındaki büyükşehir belediyeleri su ve kanali- zasyon idarelerinin, vadesi 31.08.2020  tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş bulunan su ve atık su bedeli alacakları ile bu alacaklara bağlı faiz, gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) alacaklarından  kesinleşmiş olup bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacaklar (bu maddede vadeye ilişkin belirtilen hükümler saklı kalmak kaydıyla) hakkında uygulanır.\" \"Kesinleşmiş Alacakların Yapılandırılması\" başlıklı 2. maddesinin 7. fıkrasında;\"2464 sayılı Kanunun 97. maddesine göre tahsili gereken ücretler ile su, atık su ve katı atık ücreti alacaklarından vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ödenmemiş olan- lar ile bunlara bağlı fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.\" 9. Fıkrasında; \"2560 sayılı Kanun kapsamında büyükşehir belediyeleri su ve kanalizasyon idarelerinin, vadesi 31.08.2020 tarihinden (bu tarih dâhil) önce olduğu hâlde bu Kanunun yayımı tarihi itiba- rıyla ödenmemiş bulunan; su ve atık su bedeli alacak asıllarının tamamı ile bunlara bağlı faiz, gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’iler (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) hakkında bu maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi hükümlerine göre yapılacak hesaplamalar sonucu belirlenen tutarların aynı fıkra hükümleri çerçevesinde ödenmesi hâlinde bu alacaklara bağlı cezaların ve gecikme faizi, gecikme zammı gibi fer’ilerin (sözleşmelerde düzenlenen her türlü ceza ve zamlar dâhil) tahsilinden vazgeçilir.\" hükmüne yer verilmiştir. Davalı vekili bilirkişi raporuna ilişkin itirazlarını içerir 26.05.2022 tarihli dilekçesinde açıkça davacı şirket ile davalı idare arasında 7256 sayılı kanun kapsamında ... nolu  mukaveleye ilişkin olarak 29.01.2021 tarihinde 12.944,89 TL tutarında 5 taksit olacak şekilde yapılandırmaya gidildiğini, davacının baş vuru aşamasında açılmış davadan vazgeçtiği yönünde yazılı beyanda bulunduğunu beyan etmiştir. Aynı iddialara istinaf dilekçesinde de yer verilmiştir. Ancak  her iki dilekçe ekinde belge sunulmadığı gibi, davacı tarafça bu hususta açıklama yapılmamış, mahkemece de araştırma yapılmamıştır. Buna göre; anılan kanun ile getirilen bu olanaktan yararlanma konusunda, davacı tarafın,  yaptığı bir başvurunun olup olmadığı, var ise ne gibi işlem yapıldığı araştırılmak üzere davalı kuruma müzek- kere yazılması ayrıca davacıya beyanla bulunmak üzere süre ve imkan verilmesi, hasıl olacak sonuç dairesinde karar tesisi gerekirken eksik inceleme ile karar tesisi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur.\" denilerek, \"davacı ve davalının istinaf başvurusunun kabulü ile, kararın, HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılıp bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri gönderilmesine\" karar verilmiştir. Kaldırma kararımız sonrasında İlk Derece Mahkemesi'nce 2023/640 E., 2024/263 K. Nolu 28.03.2024 tarihli ilamda ;\" 28.03.2024 tarihli celsede davacı vekilince davasız konusuz kaldığı, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığı beyan edilmiştir.\"denilerek \"KARAR VERİLME- SİNE YER OLMADIĞINA karar verilmiştir.<br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Öncelikle (7256 sayılı) iş bu kanunun yürürlük tarihi 17.11.2020 tarihi olup 31.08.2020 tarihi ve öncesine ilişkin borçlara yönelik yapılandırmayı kapsadığını, iş bu davanın 03.02.2020 tarihinde açıldığını, yapılandırma işlemleri ve yapılandırma başvurusunun 29.01.2021 tarihinde yapıldığını, ancak bu yapılandırma başvurusunun şirket yetkilisi olmayan ... tarafından imza- landığını ve dava derdest iken -feragat işlemleri yapılmadan- yapılandırma işlemlerinin gerçekleş- tirildiğini, davalının  şirket yetkilisi olmayan ...'ın beyan ve imzasıyla hareket ettiğini, iş bu işlemlerin müvekkili şirketin bilgisi dahilinde gerçekleşmediğini, davadan vazgeçildiğine ilişkin muvafakatleri olmaksızın yapılandırma sürecinin işlediğini, ilgili kanun maddesine göre, yapılandırma işlemi gerçekleştikten sonra davaya devam edilemeyeceğinden iş bu dava konusuz kalmış ise de, davanın konusuz kalmasına müvekkili sebebiyet vermediği için davanın konusuz kaldığı yönünde karar verilerek, müvekkil şirket yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesini, bu yönüyle  müvekkili lehine hükmedilen 3.957,32 TL vekalet ücretinin düzeltilerek hükmün verileceği tarihteki AAÜT'ne göre belirlenmesini, ayrıca davalı kurum yönünden yükletilen vekalet ücretinin kaldırılmasını  istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davacı istinaf dilekçesinde mahkemece kurulan gerekçeli karardaki \"davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına\" dair 1. Nolu hüküm fıkrasını istinafa getirmemiş, sadece davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti ile ilgili 6 ve davalı lehine hükmolunan vekalet ücreti ile ilgili 7 nolu hüküm fıkralarının düzeltilmesini istemiştir. İlgili hüküm fıkraları; \"6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 3.957,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenecek 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,\" şeklindedir. Dosya kapsamına göre; 1.) Borca dayanak ... nolu abonelik  davacı şirket adınadır. 2.)7256 sayılı yasa gereğince ... Genel Müdürlüğü'ne hetaben düzenlenen ... nolu sözleşmeden kaynaklanan borç ile ilgili 29.01.2021 tarihli yapılandırma talebinin ... tarafından imzalandığı, taksit ve ihbarname bordrosunun \"borçlu\" sıfatıyla ... tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. 3.) İTO'dan alınan ticaret sicili kaydına göre ... davacı şirketin ortağı veya yetkilisi değildir. Yapılandırma talebi ekinde de vekaletname vs temsil belgesi sunulmamıştır. 4.)Yapılandırma talebi ile ilgili olarak, davacı tarafın iş bu davadan feragat yönünde bir beyanları bulunmamaktadır. 5.)Mahkemece yapılan yargılama sırasında davacının borcu, -Jeofizik ... ile nitelikli hesap uzmanı ...'den alınan 18.01.2021 tarihli raporda 24.871,75 TL, - Jeoloji ..., Makine ... ve Elektrik ...'dan alınan 28.04.2022 tarihli raporda; 21.764,64 Tl  olarak tespit edilmiştir. 6.)Borcun ödendiğine dair bilgi /belge de bulunmamaktadır. 7.) Davacı vekili Av. ... 13.10.2023 tarihli dilekçesinde; yapılandırma başvurusunun şirket yetkilisi olmayan ... tarafından imzalandığını ve dava derdest iken -feragat işlemleri yapılmadan- yapılandırma işlemlerinin gerçekleştirildiğini, davanın konusuz kalmasına müvekkili sebebiyet vermediğinden müvekkili aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir. 21.12.2023 tarihli duruşmada davacı vekili Av. ...; \"yapılandırma dava açıldıktan sonra gerçekleşmiştir, bu nedenle de dava konusuz kalmıştır, vekalet ücretine hükmedilmeksizin davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesini talep ediyorum\" şeklinde beyanda bulunmuştur. 28.03.2024 tarihli karar celsesinde e- duruşma yoluyla duruşmaya katılan davacı vekili Av. ...: rapora karşı beyanlarımızı tekrar ederiz, dava konusuz kalmıştır, vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep ederiz demiştir. Davalı taraf, istinaf başvurusunda bulunmadığı gibi davacının da, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair 1 nolu hüküm fıkrası ile ilgili istinafı yoktur. Böylelikle davanın konusuz kaldığına dair hüküm her iki tarafça istinaf konusu yapılmadan kesinleşmiştir. 6100 sayılı HMK'nun \"Esastan sonuçlanmayan davada yargılama gideri\" başlıklı 331. maddesinin 1. Fıkrasında; \"Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder.\" şeklinde düzenleme yapılmıştır. Eldeki davada, davacının dava konusu fatura nedeniyle davalıya borçlu olduğu tespit edildiğine ve davalı vekili 28.03.2024 tarihli celsede lehlerine vekalet ücreti takdirini talep ettiğine göre; davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre, davalı lehine vekalet ücreti takdirinde isabetsizlik olmadığı değerlendirilmiştir. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında, usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvuru- sunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. 18.10.2024<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a  maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"5c2c45a45f2b5bb2","SID":"0b54ab8d051ad651"}}