{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2022/1354 - 2024/1578<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1354 <br>KARAR NO\t: 2024/1578<br>  T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                     K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2019/375 E.  -  2022/395 K.<br><br>DAVACI\t<br>VEKİLLERİ<br>DAVALI\t<br>\t<br>DAVANIN KONUSU\t: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/05/2022 tarih ve 2019/375 E. - 2022/395 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ... Lojistik Gıda Sanayi ve Ticaret  Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ... Ambalaj San. A.Ş.'nin bobin kağıt ürünü taşıma işini  23.07.2018 tarihinde davalı ... (... Nakliye)'ye yaptırdığını, davalının taşıma konusu emtiayı ... Limanı'ndan müvekkili şirket adına yüklediğini,  24.07.2018 tarihinde ... Ambalaj San.A.Ş.'nin Eskişehir fabrikasında boşaltma için beklerken ürünlerin bir kısmının yağmur nedeniyle araç üzerinde ıslandığını ve hasarlandığını, bu nedenle ... Ambalaj San. A.Ş.'ye ödedikleri 30.572,63-TL+KDV'nin davalıdan tahsili amacı ile ilamsız icra takibine başlandığını, davalı tarafından borca, faize ve yetkiye itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili, müvekkiline taşıma ücreti ödemelerinin ihtirazi kayıtsız olarak gerçekleştirdiğini, davacının sigorta şirketinden alacağını alamayınca kendilerine yöneldiğini, malı üç araçla ... Limanı'ndan aldıklarını, ilk aracın hasarsız olarak teslimi gerçekleştirdiğini, diğer araçların boşaltılması sırasında yağmur ve fırtına başlayınca ...'ın folklift çalışanının işi bıraktığını, araçların talep ve uyarılarına rağmen fabrika önünde bekletildiğini, güvenli alana çektirilmediğini, çift brandalı olarak kapattıkları dorselerin üzerindeki brandaların fırtına nedeniyle söküldüğünü, yağmur ve fırtınanın şiddetinin afet boyutunda olduğunu, illiyet bağının kesildiğini, müvekkiline atfı kabil bir kusurun bulunmadığını, tek taraflı zarar tespitini kabul etmediklerini, davacının sigorta tarafından zararın rücu edileceğini bildiği halde kendilerine bilgi vermemekle kötüniyetini ortaya koyduğunu savunarak, davanın reddini, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, emtianın taşınmasının davacı tarafından üstlenildiği, fiili taşımanın ise davalı ... (... Nakliye) tarafından gerçekleştirildiği, taşınan emtianın davalının araçlarına yükleme ve istiflenmesinin davacı tarafından yapıldığı, araçlarda bulunan emtianın dava dışı ... Ambalaj San. A.Ş.'nin fabrikasında boşaltma için beklerken hasarlandığı hususunun çekişmesiz olduğu, taşınan emtianın yükleme ve istiflemesini asıl taşıyıcı davacının gerçekleştirdiği, davacının taşınan eşyanın yükleme ve boşaltma esnasında zarar görmemesi için basiretli tacir gibi davranarak ürün ambalajını kontrol etmesi, gerekirse yeniden ambalaj yaparak fiili taşıyıcı davalıya teslim etmesi ve benzeri tedbirleri alması hususunda yükümlülüğünün bulunduğu, fiili taşıyıcı davalının ise yükleme ve boşaltma esnasında nezaret yükümlülüğünün olduğu, esas taşıyıcıya malın zarar görmeden taşınmasına uygun halde yükleme ve istifleme yapılması konusunda uyarıda bulunmasının gerektiği, yine fiili taşıyıcının taşıma esnasında her türlü hava şartlarına uygun çadır, branda veya benzeri ekipman seçilmesi hususunda yükümlülüğünün bulunduğu, yükün hasara uğramaması için yükleme ve istiflemeye basiretli bir tacir gibi nezaret etmedikleri için taşıyıcıların da 6102 TTK'nın 875, 876 ve 878.maddeleri gereğince %50 oranında müterafık kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 18.037,85 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi işletilmesine, davalı itirazında haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın %20 sine karşılık gelen 3.607,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı takibi yapmakta kötüniyetli olmadığından davalının kötüniyet tazminatının reddine karar verilmiştir.   <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalının yükün bobin kağıt olduğunu bildiği halde kısa branda kullandığını, yağmur için gerekli ve yeterli önlemi almadığını, keza davalının yeterli önlemi almadığı ve gereken evrakı göndermediği için sigortadan ödeme de alamadıklarını, hasarın meydana gelmesinin davalının kusurlu eyleminden kaynaklandığını, bilirkişi raporunda taraflarına izafe edilen %50 müterafik kusur oranını kabul etmediklerini, emtianın hasarlanmasının ambalajlama hatasından kaynaklandığı yönünde karşı tarafın ihtirazi kaydının bulunmadığı gibi herhangi bir delilin de olmadığını, hasarın davalı fiili taşıyıcının kısa branda kullanmasından kaynaklandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne verilmesini istemiştir. <br>\tDavalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mücbir sebebin illiyet bağını açıkça kesen bir olgu olduğunu, mahkemece buna rağmen olay günü kuvvetli fırtına şeklinde yaşanan doğa olayının mücbir sebep olup olmadığının araştırılmadığını, taşınan yükün ambalajlama, yükleme, boşaltma işinin müvekkilinin sorumluluğunda olmadığını, ambalajlamanın davacı tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle sorumluluğun davacıya ait olduğunu, öte yandan takip konusu alacağın likit olmadığını, tek taraflı tutulan tutanaklara istinaden davacı tarafından dava dışı müşterisine ödeme yapıldığını, zarar hakkında kendilerine bilgi verilmediğini, boşaltma sırasında araçların güvenli bir yere çekilmesi taleplerinin ... yetkilileri tarafından kabul edilmediğini, taşımanın tek sürücü ile gerçekleştirildiğinden boşaltmanın davacının sorumluluğunda olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacak için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\t6102 sayılı TTK’nın 875/1. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Şayet ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, bu durumda taşıyıcı sorumluluktan kurtulacaktır. Yine aynı Kanun’un 878. maddesinde düzenlenen \"gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama\" gibi <br>koşullar nedeniyle ziya, hasar ya da gecikme meydana gelmişse taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyecektir. TTK'nın 888. maddesi uyarınca fiili taşıyıcı, kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumlu olur. <br>\tYine 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, aynı Kanunun 886. maddesinde ise zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı düzenlenmiştir.<br>\tYapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; asıl taşıyıcı olan davacının, dava dışı ... Ambalaj San. A.Ş.'nin bobin kağıt ürünü taşıma işini  davalı fiili taşıyıcıya yaptırdığı, 24.07.2018 tarihinde ... Ambalaj San.A.Ş.'nin Eskişehir fabrikasında boşaltma için beklerken, ürünlerin bir kısmının yağmur nedeniyle araç üzerinde ıslandığı ve hasarlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece ambalajlama ve yüklemenin davacı tarafından yapıldığı, davalının da her türlü hava şartlarına uygun branda seçmekle yükümlü olduğu, hasarın meydana gelmesine tarafların % 50'şer oranındaki kusurlarıyla sebebiyet verdikleri kabul edilerek, tarafların kusur durumuna ilişkin itirazları incelenip olayın gerçekte nasıl meydana geldiği tespit edilmeden ve davacının uğradığı gerçek zararı ve buna bağlı olarak da davalıdan isteyebileceği tazminat miktarı belirlenmeden, davalının doğrudan doğruya davacı tarafından dava dışı ... Ambalaj San. A.Ş.'ye ödenen 36.075,70 TL'nin yarısından sorumlu bulunduğuna karar verilmiştir. <br>\tOysa davalının sorumluluğu, davacının dava dışı ... Ambalaj San. A.Ş.'ne ödemesi gereken gerçek zarar miktarı kadardır. Aksinin kabulü halinde, davacı tarafça dava dışı ... Ambalaj San. A.Ş.'ne fahiş miktarda ödeme yapılsa bile bu meblağ, mahkemece denetlenmeden doğrudan doğruya davalıdan istenebilecektir. O halde mahkemece öncelikle dava konusu emteanın uğradığı hasar miktarı, diğer bir deyişle davacının davalıdan talep edebileceği gerçek zarar miktarı tespit edilmelidir. <br>\tAyrıca yukarıda da belirtildiği üzere davalının sorumluluğu, TTK'nın 882. maddesi uyarınca, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8.33 Özel Çekme Hakkını karşılayan tutar ile sınırlıdır. Maddenin son fıkrasına göre Özel Çekme Hakkı, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki değerine göre Türk Lirasına çevrilecektir. <br>\tİlk derece mahkemesince de kabul edildiği üzere, TTK'nın 886. maddesi kapsamında davalının kasten veya pervasızca davrandığı da ispat edilemediğine göre, davalının mahkemece tespit edilen gerçek zarar miktarının, Kanun'un 882. maddesi uyarınca belirlenecek sınırı aşmaması halinde tamamından, aşması halinde ise ancak TTK'nın 882. maddesi kapsamında belirlenecek sınır kadar sorumlu bulunduğunun kabulü gereklidir. <br>\tO halde mahkemece davalının sorumlu bulunduğu tazminat miktarı, yukarıda açıklanan şekilde belirlenmeden, doğrudan davacı tarafından ödenen emtia bedelinden ya da somut olayda kabul edildiği gibi % 50 kusuru nedeniyle bunun yarısından sorumlu tutulaması doğru görülmemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 01.07.2020 tarih, 2020/12-3403 E.K. sayılı ilamı da bu yöndedir.<br>\tÖte yandan davalı tarafından taşımanın üç kamyonla gerçekleştirildiği, bunlardan ... plakalı araçtaki emtianın boşaltılması sırasında yağmur ve fırtına başlamadığından hasar oluşmadığı, ... ve ... plakalı araçların boşaltılması sırasında başlayan fırtına ve yağmur nedeniyle dava konusu hasarın meydana geldiği, çift brandalı olarak kapatılan dorselerdeki brandaların fırtına nedeniyle söküldüğü, gerçekleşen doğal afetin davalının eylemi ile hasar arasındaki illiyet bağını kestiği, dava dışı ... Ambalaj San. A.Ş.'nin folklift operatörünün hava şartları nedeniyle boşaltmayı yarıda bıraktığı, fabrika yetkililerinin de taleplerine rağmen araçları yağmura karşı güvenli bölgeye çektirmedikleri savunulmuştur. Nitekim dosyaya kazandırılan Meteoroloji Genel Müdürlüğü 3. Bölge Müdürlüğü'nün 18/02/2020 tarihli yazılarıyla 24/07/2018 tarihinde kuvvetli fırtına gerçekleştiği belirtilmiştir. Bunun yanında dava dışı ... Ambalaj San. A.Ş. yetkilisi tarafından tutulan, sürücü adı ve plaka numalarını içeren ancak sürücünün imzadan imtina ettiği belirtilen tutanaklarda \"çadır yarım çekilmiş/kısa kalmış\" ibarelerinin bulunduğu, hasarlanan emtia miktarlarının 9.565 kg ve 3.090 kg olarak kaydedildiği görülmüştür. <br>\tNe var ki işbu dosyada üç ayrı bilirkişi raporu alınmışsa da taraflarca  öne sürülen bu iddia ve savunmalar üzerinde yeterince durulmamış, nihayet hasarın gerçek nedeni ve tarafların eylemlerinin oluşan sonuca katkısı, denetime elverişli biçimde ortaya konulmamıştır.\t<br>\tHal böyle olunca ilk derece mahkemesince, taşıma alanında yetkin yeni bir bilirkişi heyetinden, dosyada yer alan hasara ilişkin fotoğraf ve tutanaklar ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü 3. Bölge Müdürlüğü'nün 18/02/2020 tarihli yazıları da incelenmek ve tarafların iddia ve savunmaları üzerinde durulmak suretiyle, hasarın gerçek nedeni ve tarafların eylemlerinin oluşan sonuca katkısının ortaya konulması, böylelikle tarafların varsa kusur oranlarının denetime elverişli şekilde belirlenmesi, ardından davacının davalıdan talep edebileceği gerçek zarar miktarının tespiti ve zarar gördüğü anlaşılan emtianın net olmayan ağırlığının belirlenmesi, zararın tazmini durumunda davacının gerçek zararı ile özel çekme hakkına göre belirlenen tutar karşılaştırılarak, özel çekme hakkının gerçek zararın altında kalması halinde özel çekme hakkına, fazla olması halinde ise gerçek zarara hükmedilmesi, zararın dosya kapsamına göre kesin olarak tespiti mümkün değil ise TBK'nın 50. maddesindeki \"Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler.\" hükmünün göz önünde bulundurulması, bu şekilde tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.  <br>\tKabul şekline gere de dava konusu olay tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve tazmini gerekecek bedel taraflar arasında açıkça kararlaştırılmadığından, tazminat alacağı önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşımamaktadır. Hal böyle olunca, İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleşmediğinden, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü de yerinde değildir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/06/2015 tarih, 2015/734 Esas, 2015/8068 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.)\t\t<br>\tBu itibarla, somut uyuşmazlığın çözümünde esasa etkili delil niteliğinde olan yukarıdaki hususların değerlendirilmediği anlaşıldığından, davacı şirket vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın davanın yeniden görülebilmesi için mahkemesine iadesine, kararın niteliğine göre, davacı şirket vekilinin ve davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı ... Lojistik Gıda Sanayi ve Ticaret  Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6  maddesi gereğince KABULÜ ile Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi 12/05/2022 gün ve 2019/375 E. - 2022/395 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;<br>\t2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,<br>\t3-Davacı ... Lojistik Gıda Sanayi ve Ticaret  Anonim Şirketi vekili ve davalı ... vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,<br>\t4-Davacı ... Lojistik Gıda Sanayi ve Ticaret  Anonim Şirketi  tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 309,00-TL(nispi) istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, <br>\t5-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 400,00-TL (nispi) istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davalıya iadesine, <br>\t6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, <br>\t6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, <br>\t7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,\t<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.<br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2024<br><br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br> <br><br>Katip<br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"7d5da4698fbfa188","SID":"80ffa2f4955881b1"}}