{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2679 <br>KARAR NO: 2024/2906<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 16/05/2024<br>NUMARASI: 2024/84 E - 2024/531 K<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit <br>KARAR TARİHİ: 04/11/2024<br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının dava dilekçesinde belirtilen adreste \"... mah. ... Sk. ... Cad. No: ... Küçükçekmece /İst\" adresindeki ... Restaurant'ın sahibi olduğunu, davalı idare nezdinde ... sayaç numarasında kayıtlı ... hizmet, ... hesap numaralı (kurumun sayaç değiştirme işlemi sebebiyle ... olarak hesap numarası değişen) işyeri elektrik aboneliğinin bulunduğunu, davalı ... tarafından  müvekkili hakkında kaçak elektrik kullanım bedeline ilişkin olarak 31.07.2023 tarih ...  fatura nolu 255.420,06 TL bedelli ve yine aynı tarihli ... fatura numaralı 449.482,63 TL tutarlı iki adet fatura düzenlendiğini,ancak  müvekkilinin iş yerinin 2022 Temmuz ayından 2023 Şubat ayına kadar kapalı kaldığını ve 2023'ün Şubat ayından itibaren faaliyetine geri döndüğünü,  kendi- lerine 5 aydır elektrik faturası gelmediğini ve buna rağmen elektrik kesintisi de olmadığını, bu durumun nedenini öğrenmek için davalı şirkete gittiklerinde davalı çalışanlarınca,bu durumun sebebi olarak; \"müvekkilinin elektriğinin kesik göründüğü, 5 adet ödenmemiş faturanın ödenmesinin gerektiği, aynı zamanda kaçak elektrik bedeli de çıkacağı ve bunu da ödemeleri gerektiği, bunun sebebi olarak da kurum yetkililerince müvekkiline \"güç artırım talebinde bulunması\" için defalarca ihtar gönde- rildiği, ancak müvekkili tarafından güç arıtım talebinde bulunulmadığı, kullanılan makinelerin harca- dığı elektrik limitinin eski projeye uymadığı, bunun için müvekkili tarafından yeni bir proje hazırlanıp kuruma güç artırım talebinde bulunulmadığının gerekçe gösterildiğini, söz konusu kaçak bedelinin  bu nedenle ortaya çıktığının söylendiğini, ancak bu konuda müvekkiline yazılı veya sözlü ihtarda bulu- nulmadığını, müvekkilinin davalı tarafından ödenmesi belirtilen tüm ödemeleri yaptığını, davalı tarafça, \"bu ödenmemiş faturalardan kaynaklı olarak bir de 6 bin TL tutarında kaçak elektrik faturası çıkacağı, elektriğin açılması için bunun da ödenmesi gerektiği\"nin söylendiğini, tüm bu ödeme işlemleri gerçekleştirildikten sonra elektrik açma işlemi için davalı şirket yetkilerinin müvekkilin iş yeri adresine geldi- ğini, davalının çalışanlarının elektrik bağlantısını sayaçtan geçirmeyerek hatalı bağlama işlemi yaptık- larını, arkasından da kaçak elektrik birimine durumu ihbar ettiklerini, bunun akabinde kaçak elektrik bölümünan iş yerine gelerek kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlediklerini, dava konusu miktar kadar kaçak faturası düzenlendiğini, davalı şirket tarafından tutulan 28.07.2023 tarihli ... seri numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağının açıklamasına da bu gerekçenin şerh düşüldüğünü, bu işlemin akabinde de müvekkilinin kullanmış olduğu sayaç ve hesap numarası davalı şirket yetkililerince değiştirildiğini, bunun üzerine müvekkilinin, 01.08.2023 tarihinde dava konusu faturalara yönelik itiraz başvurusu gerçekleştirdiğini, ilgili şirketin 09.08.2023/ ... sayılı yazısında \"söz konusu tüketim noktasında nitelikli olarak ayrı bir hat çekmek suretiyle kaçak enerji kullanımında bulunulduğu\" belirtilmekle başvurunun olumsuz olarak sonuçlandığını beyanla; öncelikle kesilen elektriğin  teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat karşılığında tedbiren açılma- sına, kaçak elektrik faturası kesilmesine sebep olan Elektrik Bağlantı İşinin hatalı olarak yapıldığının ve müvekkilinin 31.07.2023 tarih ...  fatura nolu 255.420,06 TL bedelli ve yine aynı tarihli ... fatura numaralı 449.482,63 TL tutarlı faturalar nedeniyle borçlu olma- dığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;  davaya konu kaçak elektrik tüketimi bedeli ile ilgili  olarak hakkında davacı aleyhine Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davacı ödeme emrine itiraz ettiğini, akabinde 26.10.2023 tarihinde İstanbul 3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/693 Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, davacı ise mahkememizde görülen işbu menfi tespit davasını 26.01.2024 tarihinde açtığını, davacının işbu menfi tespit davasında hukuki yararı bulunmadığını, Eldeki  davanın, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle menfi tespit ve istirdat istemine iliş- kin olduğunu, davacının dava konusu mahalde  harici hat vasıtasıyla sayaçtan elektrik geçirilmeksizin tüketilen enerji miktarının ölçülmesini engelleyecek şekilde dağıtım sisteminden direkt olarak elektrik kullandığı tespit edilmekle buna ilişkin tutanak düzenlendiğini, söz konusu tutanağın sunulan tutana- ğın aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu ve düzenlendiği tarihteki maddi gerçeği yansıttığını, davacı tarafça  aksi yönde delil sunulmadığını, müvekkili şirket çalışanları işinde profes- yonel ve nitelikli olup dava konusu mahalde müvekkili şirketin çalışanlarınca hatalı bağlantı yapıldı- ğına dair iddianın gerçeği yansıtmadığını, davacının kendi eylemlerinin sorumluluğunu müvekkiline yıkamayacağını, müvekkilinin şimdiye kadar böyle bir isnat ile karşılamadığını, olay ile ilgili olarak davacı hakkında Küçükçekmece CBS'na suç duyurusunda bulunduklarını, ... nolu evrak üzerinden soruşturma açıldığını, Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Kapsamında ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde 449.482,63 TL kaçak tüketim bedeli ve 255.420,06 TL bedelli ek tüketim bedeli tahakkuk ettirildiğini, tespit, tahakkuk ve faturalamada her hangi bir hata olmadığını beyanla; eldeki davanın (itirazın iptali davasına ilişkin) İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/693 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, neticede eldeki davanın usul ve esastan reddini, yargılama gider ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nce: \"davacının aynı icra takibi nedeniyle açılan itirazın iptali davasından sonra iş bu menfi tespit davasını açtığı, borca itiraz ve def’ilerini itirazın iptali davasında da ileri sürebilecek olması karşısında iş bu davayı açmasında hukuki yararının bulunmadığı\" gerekçesiyle \"Hukuki yarar yokluğu nedeniyle DAVANIN REDDİNE\" karar verilmiştir. <br>İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu faturaların haksız olarak düzenlendiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullandığına dair iddianın somut verilerle ispatının gerektiğini, eldeki davasının açılmasında hukuki yararın bulunduğunu, aksi halde de maktu vekalet ücretine hük- medilmesinin gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Dava, İİK 72. Maddesine dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Dava \"hukuki yarar yokluğu nedeniyle\" usulden red edilmiş ve bu karar istinaf konusu edilmiş olmakla, bu aşamada uyuşmazlık eldeki davada hukuki yararın bulunup bulunmadığı hususundadır. Hukuki yarar bir dava şartıdır. Eda davalarında ve inşaî davalarda hukuki yararın bulunduğu varsayılır. Tespit davalarında ise her olayın özelliğine göre davacının tespit davası açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir. Özellikle bir olayın tespitine ilişkin açılan davalarda bu değerlendirmenin hassasiyetle yapılması gerekmektedir. Somut olaya gelindiğinde, davacının münhasıran taraflar arasında adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu tespit ettirmekte hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira adi ortaklık ilişkisinin varlığı ya da yokluğu taraflar arasında ortaya çıkan uyuşmazlıkta uyuşmazlığın çözümüne katkı sağladığı ölçüde mahkemece değerlendirilecektir. Davacının açtığı menfi tespit açısından yapılan değerlendirmede ise; İtirazın iptali davasının genel hükümlere göre görülen bir dava olması sebebiyle borçlu takibe itirazında bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı olmadan bütün savunma sebeplerini itirazın iptali davasında ileri sürebilmek- tedir. Bu sebeple itirazın iptali davası açıldıktan sonra takip konusu borçla ilgili olarak borçlunun menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Zira menfi tespit davasında ileri süre- bileceği borçla ilgili iddiasını itirazın iptali davasında savunma sebebi yapabilmekte ve savunmayla ilgili tüm delillerini gösterebilmektedir. (Yargıtay 19 HD'nin 2016/15783 E.- 2018/527 K. nolu 12.02.2018 tarihli, 2016/16979 E.- 2017/3718 K. nolu 11.05.2017 tarihli ve 2015/9828 E.- 2016/3214 K. nolu 26.02.2016 tarihli ilamları) Somut olaya gelindiğinde, davalı ...'ın dava konusu faturalarla ilgili olarak davacı borçlu aleyhine  Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden ilamsız takibe giriştiği, borçlunun itirazı nedeniyle takip durduğundan takip alacaklısı durumundaki ... tarafından davalı borçlu aleyhine, 26.10.2023 tarihinde İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahke- mesi'nde 2023/693 E. Sayılı itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır. Davacı borçlu kendisi aleyhine itirazın iptali davası açılmasından sonra, itirazın iptali davasına konu faturalardan kaynaklanan kaçak tüketim bedeli ve ek tahakkuk nedeniyle borçlu olmadı ğının tespitini istediğinden, gerek menfi tespit talebi yönünden hukuki yararının bulunmadığı sonu- cuna varılmaktadır. Bu nedenle hukuki yarar yokluğu nedeniyle verilen (usulden) red kararı yerindedir. Vekalet ücretine gelince; AAÜT'nin 7. Maddesine göre, 'davanın hukuki yarara ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle reddi' halinde  davalı aleyhine, davanın görüldüğü mahkemeye göre hük- molunacak avukatlık ücreti, bu tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçeme- yeceğinden, mahkemece davalı lehine bu miktardan fazla olacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın vekalet ücretine ilişkin 7. Nolu bendinin kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında; 1- Davanın Hukuki yarar yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2- Mahkememizce konulan tedbirin kaldırılmasına, 3- Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 427,60 TL ilam harcından peşin alınan 12.037,98 TL harcın  toplamı olan 12.037,98TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.610,38TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 4- 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa göre alınan 3.200,00TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 5- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- Davalı tarafından sarf edilen 208,00TL posta giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 30.000,00 TL (Maktu) vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine, 8- HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine,<br>İstinaf incelemesiyle ilgili olarak; Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine, Davacının istinaf sebebiyle yapmış olduğu 828,00 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.04/11/2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"355dbe8c16c1a685","SID":"71aeb044755d2f9c"}}