{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO       : 2022/1441 <br>KARAR NO\t: 2024/1623<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...  ...<br>ÜYE \t\t: ...\t     ...<br>KATİP \t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 14/12/2021<br>NUMARASI\t\t: 2019/383 E.  -  2021/416 K.<br><br>DAVACI\t\t  <br>VEKİLLERİ\t:<br>DAVALI\t:<br>\t  <br>DAVANIN KONUSU\t: YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü <br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/12/2021 tarih ve 2019/383 E. - 2021/416 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ\t: Davacı vekili,  müvekkilinin dünya çapında tanınmış elma şekli ile “...” kelime markalarının sahibi olduğunu, dava konusu 2018/81099 sayılı “... ...” ibareli başvuru ile müvekkilinin markaları arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, benzer mal ve hizmetleri kapsadıklarını, başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığına ve ayırt ediciliğine zarar vereceğini,   üçüncü kişilerin tanınmış markaların benzerlerini tescil ettirmesine izin verilmesi halinde tanınmış markaların ayırt ediciliğinin birkaç yıl içinde ortadan kalkacağını ileri sürerek, davalı şahsın marka başvurusuna karşı müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazları nihai olarak reddeden TÜRKPATENT YİDK'nin 2019-M-8997 sayılı kararının iptali ile 2018/81099 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı vekili,  taraf markaları arasında herhangi bir benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvurunun tescil edilmek istendiği 36, 37 ve 41. sınıf hizmetlerin davacı markalarının bilgisayar ve teknoloji sektöründeki faaliyetleri ile karıştırılmasının mümkün olmadığını, müvekkili markalarının gayrimenkul, inşaat gibi alanlarda elma ağaçları ile ilişkilendirilerek kullanıldığını,  markaların görsel anlamda benzer olmadıklarını, “...” ismi veya “elma” görselinin tek başına bir gerçek kişinin tekeline bırakılamayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından,  dava konusu markadaki ısırılmış elma figürü ile davacı markalarındaki  şekil figürü kıyaslandığında, görsel anlamda işaretler arasında hiçbir benzerlik bulunmadığı, bununla birlikte davacı yana ait 2013 33760,  2014 69761 ve  2014 20150 tescil numaralı, 2015 19872 tescil numaralı, 2017 78057 tescil numaralı, 2016 69130 tescil numaralı, 2015 98251  tescil numaralı, 2015 92588 tescil numaralı ve 2015 96155 tescil numaralı  markalarının tamamının esas unsuru olan “...” ibaresinin, dava konusu marka içerisinde de bir bütün olarak kullanıldığı, bu kullanımda davalı markasındaki ön ses olan “...” ibaresine rağmen “...” kelimesinin bağımsız varlığını korumaya devam ettiği, başka bir ifadeyle “...” ibaresinin, dava konusu marka içerisinde “...” ibaresi ile birlikte yazılmasının oluşan bütünde, anılan ibarenin farklı bir anlama veya sese bürünmesine neden olmadığı, bu nedenle taraf markaları arasında “...” ibaresi ve bu ibarelerin taraf markalarındaki kullanım biçimleri itibariyle görsel anlamda düşük olmakla birlikte fakat kavramsal ve işitsel anlamda yüksek bir benzerlik bulunacağı, tüketicinin, markalar kapsamında benzer görülen hizmetlerde, davacı markalarının tanınmış olup olmadığından bağımsız olarak, dava konusu marka ile karşılaştığında, markalardaki ortak olan “...” unsurunun bütünler içerisindeki hakimiyeti ve markalardaki farklı unsur olan “...” ibaresinin yukarıda izah olunan anlamı itibariyle, davacının yeni ve daha üst nitelikte (... ibaresinden kaynaklı) bir hizmeti için yarattığı bir marka çalışmasının adı olarak dava konusu markayı algılayacağı, dava konusu marka kapsamındaki hizmetlerden 36.sınıftaki “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetleri”; 37. sınıftaki “İnşaat hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri, Isıtma, havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri” ve 41.sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri.” açısından oluşan aynı, aynı tür ya da benzerlik düzeyindeki ilişkinin, taraf markalarını oluşturan “...” ve “... ...” şeklindeki markalar arasında var olan benzerlikle birlikte ele alındığında, ilgili tüketici kitlesinin niteliğine rağmen tüketiciler nezdinde işaretlerin, bütünsel algılar itibariyle aralarında işletmesel bir bağlantının var olduğu algısını doğurabileceği, daha evvel davacı markalarından yararlanmış tüketicinin, dava konusu marka ile karşı karşıya kaldığında da, zihninde önceki markadaki deneyimlerinden kalan bir izlenimin ortaya çıkacağı, bu durumun da işaretler arasında imaj transferine yol açabileceği, davacı yanca dosya kapsamına tanınmışlık olgusunu ispatlamaya yönelik yeterli delil sunulmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi  2017/3943 E. 2019/1154 Kararı göz önünde bulundurularak tanınmışlığın dosya kapsamında ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, TPMK YİDK'nın 2019-M-8997 sayılı kararının 36.sınıftaki “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetleri, Gayri menkul komisyonculuğu müşavirliği ve idaresi hizmetleri”; 37. Sınıftaki “İnşaat <br>hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri, Isıtma, <br>havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai <br>makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli <br>ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Saat Tamiri Hizmetleri ” ve 41.sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür <br>ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma <br>hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları <br>vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım <br>hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri.” bakımından  iptaline, YİDK iptaline yönelik fazlaya dair talebin reddine, hükümsüzlük talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile, davalı şirket adına tescilli 2018/81099  sayılı  \"... ...+Şekil\" ibareli markanın tescilli olduğu, 36.sınıftaki “Sigorta hizmetleri. Finansal ve parasal hizmetleri, Gayri menkul komisyonculuğu müşavirliği ve idaresi hizmetleri”; 37. Sınıftaki “İnşaat <br>hizmetleri, inşaat araç - gereçlerinin ve iş makinelerinin kiralanması hizmetleri, Isıtma, <br>havalandırma ve su tesisatının kurulması (tesis edilmesi), bakımı ve tamiri hizmetleri. Sınai <br>makinelerin ve cihazların, büro makinelerinin ve cihazlarının, haberleşme cihazlarının, elektrikli <br>ve elektronik cihazların tesisi, bakımı ve tamiri hizmetleri. Saat Tamiri Hizmetleri ” ve 41.sınıftaki “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür <br>ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b. gibi yayınların basıma <br>hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları <br>vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım <br>hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri.” bakımından yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükümsüzlüğe ilişkin fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.  <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı markalarında yer alan elma şekli ile başvuru konusu markadaki şeklin birbirine benzemediğini, markaların münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim nazara alındığında ise genel izleniminin birbirlerinden farklı olduğunu, elma şeklinin sadece bir gerçek veya tüzel kişinin tekeline bırakılmasının da söz konusu olamayacağını, markalarda markalar arasında işletmesel bağlantı kurulmasına neden olacak herhangi bir unsurun yer almadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 2018/81099 sayılı \"... ...+şekil\" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet \"...\" asıl unsurlu ve elma şeklinden oluşan markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan 36, 37 ve 41.sınıftaki bir kısım hizmetler yönünden,  SMK'nın 6/1.maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda davacı ile özdeşleşen elma figürüne benzer şekil unsuruna ve davacı markalarının asıl unsurunu oluşturan ve  Türkçe karşılığı \"elma\" olan \"...\" ibaresine yer verilmesinin markalar arasında iltibasa neden olacağı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/1690-2023/1573 E/K, 2020/133-2020/4209 E/K, 2019/5274-2020/3172 E/K ve 2016/6599-2018/307 E/K sayılı ilamlarında da, \"...\" ibaresini ve elma şeklini içeren başvurunun, \"...\" ibareli başvurunun, \"...\" ibareli başvurunun ve \"elmacel\" ibareli başvurunun davacının \"...\" asıl unsurlu ve elma şeklinden oluşan markaları ile benzer kabul edildiği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davalı ...  vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t  <br>\t3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin  davalı ...  uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 18/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/11/2024<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"444236db2d0e4efa","SID":"a8244317574c70ed"}}