{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>53.HUKUK DAİRESİ  <br>DOSYA NO: 2022/872 <br>KARAR NO: 2024/1075<br>TÜRK MİLLETİ ADINA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 17/11/2020<br>NUMARASI: 2018/95 Esas, 2020/575 Karar<br>DAVANIN KONUSU: Alacak <br>KARAR TARİHİ: 10/10/2024 <br>Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı  istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; <br>GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin henüz şahıs şirketi olduğu dönemde davalı ile proje hizmetleri sözleşmesi imzaladığını, sözleşme kapsamında 150.000,00-TL karşılığında mimarlık iş yaptığını, işlerin tamamlanmış olarak davalıya teslim edildiğini, İstanbul Belediye Başkanlığı - UKOME tarafından alınan kavşak yapımı kararı nedeniyle ruhsat alımının geciktiğini ve Kasım 2017 döneminde ruhsatın alma işleminin yeniden işler hale geldiğini, davalını gizli bir şekilde işi askıya aldığını ve bunu müvekkilinden sakladığını, yaşanan durum nedeniyle müvekkilinin alacağını tahsil edemediğini, müvekkilinin sözleşme kapsamındaki edimlerinin %90'ını yerine getirdiğini ileri sürerek 135.000,00-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmeye ilişkin herhangi bir fatura kesilmediğini, sözleşme kapsamında işi tamamlamayı mimarın taahhüt ettiğini ve yine sözleşme ile davacı tarafa süreler verildiğini, bu verilen süreler içerisinde işin bitiminin taahhüt edilmesine rağmen işlerin zamanında bitirilmediğini, müvekkilinin haklı olduğunu ve borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece iddia,savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının işi zamanında teslim edememesine dayanak yaptığı kavşak çalışmalarının esasen sözleşmede kararlaştırılan vadelerden sonra söz konusu olduğu ve vadelere uyulmuş olsa idi bu çalışmaların eserin tamamlanmasını ve teslimini engellemeyeceği, kavşak çalışmalarının, geçici ifa imkânsızlığı yaratacak şekilde, yüklenicinin ediminin ifasına engel olmadığı ve temerrüdün koşullarının gerçekleştiğinin anlaşıldığı, bilirkişi kök ve ek raporu ayrıntılı, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun oluşa göre denetime elverişli bulunduğu, davacı yüklenicinin bu aşamada önce ifa yükümlüsü iken  kendi edimini yerine getirmemesi sebebiyle davalı iş sahibinden bedel ödeme ediminin ifasını, yani alacak talep etme hakkının oluşmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinafında, projelerin teslim olgusunun Yargıtay içtihatlarına uygun vasıtayla ispatlandığını, tanık Savaş'ın davalıya bu projelerin yapılıp teslim edildiğini beyan ettiğini, bilirkişilerin tutanak ile teslim edildiğinin bildirilmediği gerekçesinin hatalı bir değerlendirme olduğunu, teknik bilirkişinin ek klasörlerde sunulan projeleri ve elektronik yazışmaları incelemediğini ve eksik inceleme olduğunu, mimarın vekil tayin edilmemiş olmasına rağmen sanki vekil imişçesine sorumlu tutulduğunu, kesin proje teslim tarihinin 01.11.2016 olduğu, elektrik projelerinin 15.12.2016'da tamamlandığı, mekanik projelerin 28.01.2017'de tamamlandığını, ruhsat sürecindeki ilerlemeyen işlemler sebebiyle çalışmalara ara verilmesi, iptal edilmesi ya da beklenmesi yönünde bir talep gelmediği için sözleşmede taahhüt edilen tüm projelerin tamamlanması yönünde olumsuz bir durum görülmediği ve çalışmalara devam edildiğini, davacıya verilmiş bir vekâlet olmadığını, davalının avans ödemesi yapmamasının sorumluluğunun davacı mimara yüklendiğini, sözleşmenin yürümemesinin nedeninin tahkikat i̇le belirlenmiş olduğu ve davacının kusurlu olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici yazılı sözleşmeye dayalı olarak davalı iş sahibinden yaptığı işin bedelini talep etmiş, davalı ise, işin teslim edilmediğini savunarak davanın reddini istemiş, mahkemece davacı yüklenicinin önce ifa yükümlüsü olmakla kendi edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuştur. Davadaki uyuşmazlık esas itibarı ile sözleşmeye konu işin teslim edilip edilmediğine ilişkindir. Yüklenicinin bedel talebinde bulunabilmesi için öncelikli edimi olan teslim borcunu yerine getirdiğini ispatlaması gerekir. Eseri teslim borcu yüklenicide olduğundan işin teslim edildiğini kanıtlama borcu da yükleniciye düşmektedir. Eser sözleşmelerinde teslim, yüklenicinin tamamladığı eseri sözleşmeyi ifa etmek niyeti ile iş sahibinin fiili hakimiyetine geçirmesi olarak tanımlanmaktadır. Eserin teslimi konusunda taraflarca sözleşmeye delil sözleşmesi niteliğinde bir hüküm konulabilir. Böyle bir kararlaştırma yoksa yüklenici meydana getirdiği eseri iş sahibine teslim ettiği vakıasını, eser sözleşmelerinde teslim hukuki işlem değil, hukuki fiil olduğundan kural olarak tanık dahil her türlü delil ile ispat edebilir. Somut olayda, dava dayanağı sözleşmede, sözleşmeye konu projelerin nasıl teslim edileceğine dair açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Davacı yüklenici tanık deliline dayanmış ve mahkemece dinlenen davacı tanığı ... işlerin teslim edildiğini ifade etmiş ise de beyanının soyut olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmenin 6. Maddesi \"Ruhsat projelerinin Ekim 2016 sonuna kadar ilgili belediyeye sunulması zorunluluğu bulunmaktadır. Tüm proje ekibi bu kıstas doğrultusunda hareket edecek ve herhangi bir gecikmeye yol açmayacak şekilde çalışmalarını planlayacaktır. Taraflar, çalışma periyodu içerisindeki tüm talep, itiraz ve onay isteklerini yazılı olarak ya da email vasıtasıyla gerçekleştirecek, gönderilen ya da iletilen yazışmaların ellerine ulaştıklarını cevabi yazıya da yine email yoluyla bildireceklerdir. Söz konusu işin periyodu içerisindeki tüm toplantılar düzenlenecek \"toplantı tutanakları\" ile kayıt altına alınacak; tüm tutanaklar toplantı katılımcılarının yanı sıra projeyle ilgili bilgi sahibi olması gereken tüm kişilere ulaştırılacaktır. Bu sözleşme kapsamındaki mimari, mekanik ve elektrik müellifleri inşaat ruhsatı alınmasına müteakip resmi yazı olarak feragatname vereceklerdir.\" şeklindedir. Bu maddeye göre söz konusu projelerin 2016 Ekim ayı sonuna kadar ilgili belediyeye sunulması zorunluluğunun getirildiği anlaşılmakla, teslim olgusunun fiilen gerçekleştiğinin kabulü için bu madde hükmüne göre projelerin belediyeye sunulması gerekmektedir. Yüklenici bu yükümlülüğü yerine getirmemiş, bunları yerine getirebilmek için (vekâletname gibi) iş sahibinden talepte bulunduğuna dair   belge sunmamıştır. Yüklenici sözleşmeye konu projeleri sözleşmede belirlenen prosedüre uygun şekilde tamamlayarak teslim ettiğini ispatlayamadığına göre bedel talebinde bulunamıyacağından bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı gerekçeyle verilen red kararı hatalı olmuştur. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin sadece \"gerekçe yönünden\" usulen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak, davanın reddine dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiş, kaldırma sebebine göre ilk derece mahkemesince davalı lehine verilen vekalet ücreti aynen korunmuştur.<br>HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)1-Davacı vekilinin istinaf talebinin \"gerekçe yönünden\" usulen KABULÜNE, 2-İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 17/11/2020 tarih ve 2018/95 Esas, 2020/575 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3- Davanın REDDİNE,<br>B) İLK DERECE MAHKEMESİ YÖNÜNDEN 1-Alınması gereken 54,40-TL karar ve ilam  harcının  peşin yatırılan 2.305,47-TL peşin harçtan mahsubu ile geriye kalan 2.251,07-TL harcın karar kesinleştiğinde istek halinde davacı tarafa İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 3-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine YER OLMADIĞINA,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 16.775,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, <br>C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN 1-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davacı  tarafa İADESİNE,2-Davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 95,00 TL tebligat ve posta  gideri olmak üzere toplam 257,1‬0 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa VERİLMESİNE,  3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere 10/10/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"ce2abb2596e50b84","SID":"ce560233fcce388f"}}