{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br><br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1255 <br>KARAR NO\t: 2024/1596<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br>BAŞKAN \t\t: ... \t     ... <br>ÜYE\t\t: ...      ...<br>ÜYE\t\t: ...\t     ...<br>KATİP\t\t: ...\t     ...<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12/05/2022<br>NUMARASI\t\t: 2021/208 E.  -  2022/143 K.<br><br>DAVACI\t: \t  <br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka Hakkına ve Tasarıma Tecavüz ile Haksız Rekabetin Tespiti, <br>\t\t  Men ve Ref'i ile Manevi Tazminat<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/05/2022 tarih ve 2021/208 E. - 2022/143 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi katılma yoluyla davacı vekili ile davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2011/38529 sayılı \"...\", 2018/113735 sayılı \"...\", 2020/91783 sayılı \"...\", 2020/43207 sayılı \"...\" ibareli markalar ile 2019/04505 ve 2020/02864 sayılı şişe ve etiket tasarımlarının sahibi olduğunu, davalı şirketin tarafından “...” markası ile üretip/ürettirip satışa sunduğu sert yüzey temizleyici ürünlerinin piyasaya sunuluş şekilleri, şişe tasarımları ve etiket kompozisyon / dizaynlarının, müvekkilin “...” markası ile satışa sunduğu sert yüzey temizleyici ürünlerinin tescilli şişe tasarımları ve yine adına tescilli etiket kompozisyon/tasarımlarına iltibas oluşturacak şekilde benzer olduğunu, ayrıca karşı tarafın mamullerinde kullanmakta olduğu \"...\" markası fonetik olarak müvekkilinin tescilli ve çok tanınmış \"...\" markası ile benzerlik göstermekle birlikte yine davalı ürünlerinde kullanılan \"...\" ibaresinin müvekkili adına tescilli \"...\" markası ile birebir aynı olduğunu, davalı şirketin markası, etiketi ve şişe tasarımının bir bütün halinde değerlendirildiğinde müvekkili şirket adına tescilli “...” markası ile fonetik açıdan karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davalı ürünlerinin şişe ve ambalaj tasarımları ile sunuluş şeklinin açık bir marka ihlali ve dahi haksız rekabet oluşturduğunu, ileri sürerek, davalı şirket tarafından “...” markaları ile üretilip/ürettirilen yüzey temizleyici ürünlerinin her türlü fiziki ve sanal mecrada, https://....com/ alan adlı internet sitelerindeki yayınlarda, sosyal medya hesaplarında reklam ve tanıtımını ve satışını yapmak; ..., ..., Dostkar gibi e-ticaret online satış platformlarında satışa sunmak, arama motorlarında anahtar kelime olarak kullanmak suretiyle vaki fiillerinin, haksız olduğunun hükmen tesbitine, davalının haksız rekabetlerinin men’ine, davalının, davacının tescilli marka ve tasarımlarına tecavüzlerinin 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca ref ve men’ine, davalının haksız rekabetinin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen; davalının, davacının tescilli \"...\" ve \"...\" markalarından ve \"... ...\" markalı ürünlerin piyasaya sunuluş şekillerinden doğan haklarına tecavüz etmek suretiyle üretip satışa sunduğu \"...” tanıtım işaretli ürünlerin bulundukları yerden toplatılmasına, ambalajlarının imha edilmesine, davalının davacının tescilli sınai haklarına tecavüz teşkil eden ürünlerin reklam ve pazarlamasının yapıldığı katalog, broşür, tabela gibi her türlü tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, davalının https://....com/ alan adlı internet sitelerindeki ve facebook, instagram gibi sosyal medya hesaplarında başka eklerle dahi olsa \"...\" tanıtım işaretini taşıyan ürünlerin reklam ve tanıtımlarının ve dahi satışlarının yapıldığı yayınların ve yayınlara erişimin engellenmesine, her türlü online (e-ticaret)  satış platformlarında, bu meyanda ..., ..., Dostkar isimli online alışveriş sitelerinde \"...\" markalı ürünlerin satışlarının engellenmesine, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faizi ile birlikte tahsiline, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı vekili, tedbire konu markalar arasında görsel veya işitsel bir benzerlik bulunmadığını, tüketiciler nezdinde iltibasın oluşmayacağını, müvekkilinin tasarım ve etiketinin farklı olduğunu, müvekkilinin vegan belgeli ürünler ürettiğini ve farklı bir tüketici kitlesine hitap ettiğini, davacının \"...\" ibareli markasını da kullanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.<br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı adına tescilli 2011/38529, 2018/113735, 2020/43207 ve 2020/91783 sayılı markaların kapsamında bulunan 03. sınıftaki “Beyazlatma ve temizlik amaçlı maddeler: deterjanlar, çamaşır suları, çamaşır yumuşatıcıları, leke çıkarıcılar, bulaşık yıkama maddeleri” malları için tescilli oldukları, davalı tarafın da aynı/aynı tür malların üretimini yaptığı; davalı kullanımındaki “...” ibaresindeki “...” ibaresinin ortalama tüketici tarafından çatı marka olarak algılanabileceği, dolayısıyla davalının kullandığı ibarelerin esas unsurunun “...” ibaresi olduğu, davacının “...” ibareli markası ile davalının kullanımında yer alan “...” ibareli işaret arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak benzerlik bulunmadığı; davacının “...” ibareli markası ile davalının kullanımında yer alan “...” ibarelerinin ise, hem her iki işaretin de “...” ibaresini ortak olarak içermesi hem de “...” ve “...” ibarelerinin renk adı olmaları nedeniyle aralarında bir bağ kurulabilme olasılığının yüksek olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, söz konusu işaretler arasında, işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu; davalının kullanımında yer alan “...” ibaresinin davacının “...” ibareli markasında aynen yer aldığı, ayrıca söz konusu ibare ile davacının “...” ibareli markası incelendiğinde, hem her iki işaretin de “...” ibaresini ortak olarak içermesi hem de “...” ve “...” ibarelerinin renk adı olmaları nedeniyle aralarında bir bağ kurulabilme olasılığının yüksek olduğu, davalının kullanımındaki “...” ibaresinin çatı marka olarak  algılanabileceği, çatı marka algısının ibareleri farklılaştırmaya yetmediği, somut uyuşmazlıkta bu farklılığın görsel, işitsel ve kavramsal bakımdan dava konusu işaretin üzerinde kullanılacağı emtianın ortalama tüketicileri nezdinde iltibası önleyici mahiyette olmadığı, dolayısıyla işletmeler arasında bir farklılığa yol açmayacağı, davalının kullanımda yer alan “...” ibaresi ile davacının “...” ve “...” ibareli markaları arasında marka işaretleri bakımından işitsel, görsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu; davalı tarafın, davacı yanın uzun yıllardır tescilli bir şekilde ilgili pazarda markasal mahiyette kullandığı markası ile oldukça benzer şekilde oluşturulmuş bir ibareyi, yine benzer mahiyetteki faaliyetlerde kullanımının TTK'nın 55/4. maddesinde yer alan “Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak” düzenlemesi kapsamında haksız rekabet teşkil eden bir eylem olduğu; davacının tescilli tasarımları ile davalı kullanımlarının görselleri arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığı; 20.000 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının \"...” markaları ile üretilip/ürettirilen yüzey temizleyici ürünlerinin her türlü fiziki ve sanal mecrada, https://....com/ alan adlı internet sitelerindeki yayınlarda, sosyal medya hesaplarında reklam ve tanıtımını ve satışını yapmak; ... ve ..., e-ticaret (online) satış platformlarında satışa sunmak, arama motorlarında anahtar kelime olarak kullanmak suretiyle vaki fiillerinin, davacı adına tescilli 2020/43207 ve 2020/91783 sayılı markalara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine; davalının vaki haksız rekabetinin men'ine, haksız Rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen, \"...\" tanıtım işaretli ürünlerin bulundukları yerden toplatılmasına, ambalajların üzerindeki markaların sinmesine, mümkün değilse  ambalajlarının imha edilmesine, ambalajların içindeki ürünün her durumda sahibine iadesine; davalının, davacının tescilli markalarına tecavüzlerinin 6769 sayılı SMK hükümleri uyarınca da ref ve menine,  davacının tescilli markalarına tecavüz teşkil eden ürünlerin reklam ve pazarlamasının yapıldığı katalog, broşür, tabela gibi her türlü Tanıtım Vasıtalarının toplatılmasına, davalının https://....com/ alan adlı internet sitelerindeki ve facebook, ınstagram gibi sosyal medya hesaplarında başka eklerle dahi olsa ... tanıtım işaretini taşıyan ürünlerin reklam ve tanıtımlarının ve dahi satışlarının yapıldığı  yayınlara erişimin engellenmesine, her türlü online (e-ticaret) satış platformlarında bu meyanda ... ve ... isimli online alışveriş sitelerinde \"...\" markalı ürünlerin satışlarının engellenmesine; 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek banka reeskont faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, karar özetinin ilanına karar verilmiştir. <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eldeki dava yönünden mahkemenin yetkisiz olduğunu, taraf markaları benzer olmayıp, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin gerçekleşmediğini, müvekkili hakkında yapılan soruşturma sonucunda kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, \"...\" ibaresinin markanın esas unsuru olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, tarafların ürün ambalajlarının da tamamen farklı olduğunu, müvekkilinin vegan içerikli ürünler ürettiğini ve farklı tüketici kitlesine hitap ettiğini, karşı tarafın \"...\" ibareli markasını kullanmadığını, zarara uğradığı iddiasının yersiz olduğunu, davacı tarafından tasarıma tecavüz yönünden açılan dava ile ilgili hüküm kurulmamış olmasının da hatalı olduğunu, müvekkili aleyhine iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin de yasal olmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. <br>\tDavacı vekili, katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde, davalının dava konusu ürününü bir bütün olarak takdim şeklinin, şişe tasarımı ve etiket kompozisyonunun müvekkilinin müvekkili ürünlerinin tescili şişe tasarımı ve etiketiyle iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davalının kötüniyetli olarak ürünlerini taklit ettiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.<br><br>GEREKÇE\t: Dava, marka (manevi tazminat istemli) istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, SMK'nın 156/3. maddesi uyarınca sınai mülkiyet hakkı sahibi tarafından, üçüncü kişiler aleyhine açılacak hukuk davalarında yetkili mahkemenin, davacının yerleşim yeri veya hukuka aykırı fiilin gerçekleştiği yahut bu fiilin etkilerinin görüldüğü yer mahkemesi olduğu, buna göre, davalının hukuka aykırı fiillerinin etkilerinin Ankara'da da görüldüğü; dava konusu ürün üzerinde \"...\" ibaresinin yer aldığı, \"...\" ibaresi çatı markası olarak algılanacağından ibarede esas unsurun \"...\" olduğu, böylece davacı adına tescilli \"...\" ibaresinin dava konusu üründe aynen kullanıldığı, dava konusu üründe kullanılan \"...\" ibaresinin davacı adına tescilli \"...\" ibareli marka ile iltibas teşkil ettiği, tüketicilerin markalar arasında bağ kurma olasılığının yüksek olduğu, bu hale göre, davalının eylemlerinin hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabet oluşturduğu, 19/2. maddesi hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir ise de, davacının 2020/91783 sayılı \"...\" ibareli markanın 30.12.2020 tescil tarihi itibariyle kullanmama def'inin ileri sürülemeyeceği, dava konusu ürünün farklı tüketicileri hitap ettiği iddiasının de yerinde olmadığı, öte yandan, içerisinde tasarım konusunda uzman bilirkişinin de yer aldığı heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, dava konusu ürün ile davacının davaya mesnet tasarımları arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, her biri bağımsız davanın konusunu oluşturan tecavüzün tespiti ve diğer istemler ile manevi tazminat talepleri yönünden iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde de bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Katılma yoluyla davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca davacıdan alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-Harçlar Kanunu uyarınca davalıdan alınması gereken 1.362,20 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 341,55 TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 1.020,65 TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, \t<br>\t4-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin  uhdelerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/10/2024\t\t\t<br><br>Başkan<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Üye<br>...<br> <br><br>Katip<br>...<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8f84e01f75ba8f4","SID":"de6f0ff3dfe1cb5f"}}