{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  20. HUKUK DAİRESİ     <br>Esas-Karar No: 2022/1134 - 2024/1604<br>                     T.C.<br>                 ANKARA <br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>         20.HUKUK DAİRESİ <br><br>ESAS NO         : 2022/1134 <br>KARAR NO\t: 2024/1604<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>                                                                                                                  K A R A R <br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: ANKARA 1. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 18/01/2022<br>NUMARASI\t\t: 2020/282 E.  -  2022/12 K.<br><br>DAVACILAR <br>VEKİLİ<br>DAVALI<br><br>DAVANIN KONUSU\t: Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü<br><br>\tTaraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2022 tarih ve 2020/282 E. - 2022/12 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:<br><br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalı şirketin 32. sınıf mallar için 2019/13611 sayılı ve \"...\" ibareli markanın tescili talebiyle davalı ... başvuruda bulunduğunu, bu başvuruya, kötü niyetle yapıldığı ve haksız rekabete sebebiyet vereceği gerekçesiyle yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 2020/M-8477 sayılı kararı neticesinde nihai olarak reddolunduğunu, verilen kararın hatalı olduğunu, zira dava dışı ... A.Ş.’ye ait 76736 sayılı ve “... ...” ibareli markanın ... ... A.Ş.’ye devrine izin verilmesine dair Rekabet Kurulu’nun 25.08.2009 tarih ve 09-38/925-218 sayılı kararının, müvekkili tarafından açılan dava sonucu Danıştay 13. Dairesi’nin, 26.03.2013 tarih ve 2009/6743 E. - 2013/843 K. sayılı kararı ile “devir alma nedeniyle ...’in pazardaki hakim durumunun daha da güçleneceği ve bu sebeple pazardaki rekabetin önemli ölçüde azalacağı” gerekçesiyle iptal edildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini, ... ile ... arasında imzalanmış marka devri sözleşmesinin geçerliliği, gerek taraf iradeleri, gerekse 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun gereği Rekabet Kurulu’nun izin kararına bağlanmış olduğundan Danıştay tarafından iptaliyle birlikte taraflar arasındaki sözleşmenin geçerlilik şartının sağlanamaması nedeniyle baştan itibaren kesin hükümsüz hâle geldiğini, kesin hükümsüzlük sonucu TÜRKPATENT nezdinde ... adına gerçekleşmiş marka tescilinin de yasal dayanağını yitirdiğini, kesin hükümsüzlük nedeniyle tarafların birbirleriyle hukuki ilişkiye girmesinin ancak yeni bir sözleşme yapılması ile mümkün olabileceğini, iptal kararlarının geriye yürümesi ve eski halin geri getirilmesi ilkeleri çerçevesinde, iptal edilen idari işleme dayalı olarak tesis edilmiş işlemlerin düzeltilmesinin zorunlu olduğu, bu kapsamda ... adına mevcut “yolsuz” tescilin de düzeltilmesi gerektiğini,  idarenin iptal edilen idari işlemden önce var olan ve bu işlemle değiştirilmiş bulunan hukuki durumu sağlamakla yükümlü bulunduğu, iptal kararının yalnızca dava konusu edilen idari işlem üzerinde etki yaratmakla kalmayacağı, ona bağlı olarak tesis edilen diğer işlemleri de yapıldıkları tarihten itibaren ortadan kaldırarak tesis edilmemiş hale getireceğini, davalının çok açık bir şekilde kötü niyetli olduğunu, hukuken devren bile sahip olamayacağı markayı, bu kez tescil yoluyla elde etmeyi planladığını, kötüniyetli başvuruların tespitinde, başvuru sahibinin, markanın tescil edilmesi için başvuruyu yaptığı tarihteki niyeti dikkate alınması gerektiğini, davalının 2019/13611 sayılı marka tescil başvurusunun açıkça kötüniyetli olduğunu, davalı ...’in geçersiz hale gelen sözleşmeye dayalı olarak Rekabet Kuruluna başvurusu ve bunun üzerine tesis edilen RK 08.02.2019 tarihli kararı yok hükmünde olduğundan, anılan kararın işbu davada kendisi lehine kanıt olma vasfının bulunmadığını ileri sürerek, 2020-M-8477 sayılı YİDK kararının iptali ve dava konusu 2019/13611 sayılı markanın tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.<br>Diğer davalı Şirket vekili, Danıştay 13. Dairesi'nin 26.03.2013 tarih ve 2009/6743 E. 2013/848 K. sayılı kararı ile Rekabet Kurulu’nun 09-38/925-218 sayılı kararının iptaline karar verildiğini,  dayanak kararda marka devir sözleşmesinin geçersizliğinin hüküm altına alınmadığını, Danıştay kararının Rekabet Kurulunun vermiş olduğu izin kararına ilişkin olduğu, devir sözleşmesinin hukuki geçerliliğine ilişkin olmadığının dikkatten kaçmaması gerektiğini, söz konusu iptal kararı devir sözleşmesini hükümsüz kılmadığı gibi Rekabet Kurumuna yapılmış izin talebinin reddi anlamına da gelmediğini, davacı vekilinin, müvekkili ile ... Alkollü İçecekler San. ve Tic. A.Ş. arasındaki ilgili marka devir sözleşmesinin, sözleşmede yer alan “Rekabet Kurumu’nun devralmaya onay vermemesi veya başvuruyu reddetmesi durumunda sözleşme sona erer” hükmüne bağlı olarak, Danıştay’ın iptal kararının ardından hükümsüz kaldığı iddiası tamamen mesnetsiz olduğunu, iptal kararı sonrasında 18.10.2018 tarih ve 7550 sayı ile Rekabet Kurumu nezdinde yeni bir bildirimde bulunulduğunu, 80/076736 sayılı “... ...” markasının müvekkil tarafından devralınması işlemine izin verilmesi yönünde karar tesis edilmesi talep edildiğini, talep neticesinde ise Rekabet Kurulu'nun 2008 tarihli marka devir sözleşmesinin halen geçerli olduğunu teyit ettiğini, güncel ekonomik koşullar ve pazar payları göz önüne alındığında bu bildirim hakkında ilgili mevzuat gereğince izin verilmesini dahi gerektirecek bir durum olmadığı yönünde 07.02.2019 tarihli yeni bir karar vermek suretiyle markanın devrini teyit ettiğini, Danıştay kararı sonrası, Rekabet Kurulu’nun mezkûr markanın devrine izin verilmediği yönünde bir kararı olmadığı gibi, aksine, Rekabet Kurulu güncel piyasa şartlarında tarafların pazar paylarını göz önüne alarak söz konusu marka devrinin Rekabet Hukuku mevzuatı gereğince izne tabi olmadığı yönünde karar verdiğini, 07/02/2019 tarihli Rekabet Kurulu kararının müvekkiline 12/02/2019 tarihinde tebliğ edildiğini, bu tebligatı takiben müvekkilinin, “...” ibaresinden müteşekkil 2019/13611 sayılı marka başvurusunda bulunduğunu, 07/02/2019 tarihli Rekabet Kurulu kararının iptali talebiyle davacı tarafça Ankara 12. İdare Mahkemesi nezdinde dava açılmışsa da anılan mahkemenin 26/06/2020 tarih ve 2019/1671 E.- 2020/864 K. sayılı kararıyla davanın reddedildiğini, karar karşı yapılan istinaf talebinin de reddedilmiş olduğunu, devir sözleşmesi hem şeklen hem de sözleşme şartları bakımından hukuken geçerli olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğu konusunda taraflarca varılmış bir uzlaşma ya da devreden tarafından devir bedelinin iadesi söz konusu olmadığı gibi sözleşme taraflarından birinin sözleşmenin geçersizliği konusunda açmış olduğu bir dava dahi bulunmadığını, müvekkilinin büyük maliyetlere katlanarak devraldığı 80/076736 sayılı “... ...” markasının güncel halinden ibaret olan şekil unsurunu içermeyen “...” ibaresinden müteşekkil 2019/13611 sayılı başvuruyu, 80/076736 sayılı markanın devrinin Rekabet Hukuku açısından izne dahi tabi olmadığı yönündeki 07/02/2019 tarihli Rekabet Kurulu kararının kendisine tebliğ edilmesini takiben yapmış olması en tabi hakkı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. <br><br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı yanın TÜRKPATENT nezdinde 76736 sayılı markanın hali hazırda tescil sahibi olmasının yanı sıra, 08.10.2009 başvuru tarihli 2009/52831 sayılı “... ... asırlık türk ...”, aynı tarihli 2009/52932 sayılı “... ...” ve 30.10.2009 başvuru tarihli 2009/57425 sayılı “... ...” ibareli markalar üzerinde de 32. sınıfta tescil sahibi olduğu; bunun yanı sıra 76736 sayılı markanın devri ile ilgili olarak taraflar arasında Danıştay nezdinde görülen yargılama neticesinde 15.08.2008 tarihli “marka devir sözleşmesi\" ile gerçekleştirilen devir işlemine onay verilmesi için yapılan 11/09/2008 tarihinde Rekabet Kurumu başvurusu neticesinde verilen 25/08/2009 tarih ve 09-38/925-218 sayılı Rekabet Kurulu kararının iptaline karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği; karar ile birlikte mahkemece 76736 sayılı markanın tekrar önceki hak sahibi dava dışı ... firmasına devredilmesi gerektiği yönünde bir hüküm ise kurulmadığı; verilen bu karar neticesinde 76736 sayılı markanın devrine esas sözleşmenin sonuçlarının ortadan kalktığı kabul edilebilir ise de 76736 sayılı markanın halihazırda devir işlemlerinin tamamlanmış olarak mülkiyet hakkının davalı yana geçmiş olması sebebiyle, artık kurum nezdinde bir idari işlem ile verilen mülkiyet hakkının, salt Danıştay kararındaki durum gözetilerek, ortadan kaldırılmasının mümkün olmaması gerektiği; zira gerek mülga 556 sayılı KHK'nın 42/1 maddesi gerekse de 6769 sayılı SMK'nın 25/1 maddesinde belirtildiği üzere “tescilli bir markanın hükümsüzlüğüne ancak yetkili mahkemelerce\" karar verilebilecek olup kurum tarafından tescil kararı verildikten sonra, tescil kararının yine bir idari işlemle ortadan kaldırlabileceğine dair herhangi bir yasal düzenlemenin mevzuatta bulunmadığı, mevzuatta yer alan tek istisnai hal olan SMK'nın 22/2. maddesinin somut olay açısından zaten dikkate alınabilir olmadığı; uyuşmazlık konusu 2019/13454 sayılı marka başvurusunda bulunulmasının davalının halihazırda tescilli markalarının varlığı ile birlikte yine Rekabet Kuruluna yaptığı 07/02/2019 tarihli başvuru neticesinde verildiği görülen Dosya No: 2018-3-75, Karar Sayısı: 19-06/54-20 sayılı kararda belirtildiği anlaşılan hususlara istinaden gerçekleştirildiği, her ne kadar Danıştay 13. Dairesi'nin, 26.03.2013 tarih ve 2009/6743 E. - 2013/848 K. sayılı kararında “devir alma nedeniyle ...'in pazardaki hakim durumunun daha da güçleneceği ve bu sebeple pazardaki rekabetin önemli ölçüde azalacağı\" yönünde bir karar verilmiş ise de bu karar sonrasında davalı ... tarafından yeniden yapılan bir başvuru sonucunda Rekabet Kurulu'nun: 2018-3-75/19-06/54-20 sayılı kararı ile değişen güncel mevzuat düzenlemeleri de gözetilerek bu kez \"Bildirim konusu işlemin, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğin 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ciro eşiklerinin aşılmaması nedeniyle izne tabi olmadığına\" karar verildiği görülmüş olup, bu karardan hemen sonra davalının, “... ...” ibaresi üzerindeki hak sahipliğinin geçerliliğine ilişkin verilen bu kararın getirdiği sonuçlara göre edindiği güven ilkesi uyarınca dava konusu başvuruyu gerçekleştirdiği, kaldı ki anılan bu son karara karşı davacı yanca açılan idari davanın da daha sonra reddolunduğu, dolayısıyla davalının daha evvelden süregelen tescili ile birlikte Rekabet Kuruluna yaptığı son başvurunun sonucunu gözeterek yeni bir başvuruda bulunmuş olduğu, davalının başkaca herhangi bir şekilde davacı ile haksız rekabete sebebiyet verdiği hususunda bir iddianın dosyada mevcut olmadığı gibi bu hususta başkaca iddialara yönelik bilgi ve belgelerin de bulunmadığı; davalının kötü niyetli davrandığına dair dosyaya yeterli delil sunulmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.   <br><br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, davalı adına tescilli 2009/57425 sayılı \"... ...\" ibareli markanın kötüniyet gerekçesiyle hükümsüzlüğüne karar verildiğini, dava konusu marka başvurusunun da kötüniyetli olduğunu, kesin hüküm halini alan Rekabet Kurumu'nun 25.08.2009 sayılı kararının iptaline ilişkin kararın, geçmişe etkili hüküm doğurduğunu, devir işleminin geçersiz hale geldiğini, davalı şirketin sicilin düzeltilmesi suretiyle sahiplik kaydının eski hale getirilmesi işleminin etkisini ortadan kaldırmak amacıyla kötüniyetli olarak dava konusu marka başvurusunu yaptığını, YİDK'nın başvuruya yaptıkları itirazı haksız olarak reddettiğini, devir sözleşmesinin geçerliliği Rekabet Kurumu'nun kararına bağlı iken bu onay veren kararın reddedildiğini, davalının devren sahip olamayacağı markayı bu kez tescil yoluyla elde etmeşyi planladığını, piyasadaki hakim durumunu güçlendirmeyi ve rekabeti bozmayı amaçladığını, başvurunun \"...\" ibaresini içermesi nedeniyle müvekkili aleyhine haksız rekabet teşkil ettiğini, YİDK kararının bu nedenle de reddinin gerektiğini, Rekabet Kurumu'nun 08.02.2019 tarihli kararının yok hükmünde olduğunu, davalının \"...\" ibareli markaları aleyhine açtıkları davaların derdest olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br><br>GEREKÇE\t: Dava,  marka ile ilgili kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.<br>\tİnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>\tDosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Danıştay 13. Dairesi'nin, 26.03.2013 tarih ve 2009/6743 Esas ve 2013/848 K sayısı ile görülen dava neticesinde “devir alma nedeniyle ...'in pazardaki hakim durumunun daha da güçleneceği ve bu sebeple pazardaki rekabetin önemli ölçüde azalacağı\" yönünde bir karar verilmiş ise de, bu karar sonrasında davalı ... tarafından yeniden yapılan başvuru sonucunda Rekabet Kurulu'nun 2018-3-75 / 19-06/54-20 sayılı kararı ile değişen güncel mevzuat düzenlemeleri de gözetilerek \"Bildirim konusu işlemin, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'nin 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ciro eşiklerinin aşılmaması nedeniyle izne tabi olmadığına\" karar verildiği, bu karardan sonra davalının dava konusu başvuruyu gerçekleştirmiş olduğu, anılan kararın iptali talebiyle davacı tarafça yeniden dava açıldığı, açılan davanın Ankara 12. İdare Mahkemesinin 26.06.2020 tarih ve 2019/1671 E.-2020/864 K. sayılı kararıyla reddedildiği, bu kararın ise önce Ankara Bölge İdare Mahkemesi 8, İdare Dairesinin 02.12.2020 tarih ve 2020/1526 E.-2020/2037 K. sayılı kararıyla istinaf incelemesinden, ardından Danıştay 13. Dairesinin  21.11.2023 tarih ve 2021/696 E.-2023/4941 K. sayılı kararıyla temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği, davalının başkaca herhangi bir şekilde davacı ile haksız rekabete sebebiyet verdiği hususunda bir iddianın dosyada mevcut olmadığı, davalının dava konusu başvuruyu kötü niyetli yaptığının da ispatlanamadığı, öte yandan, her başvurunun kendi şartları içinde değerlendirilmesinin gerekeceği  anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.<br><br><br>HÜKÜM\t: Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, <br>\t3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,<br>\t4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,<br>\tDair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/10/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. <br><br>GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 01/11/2024<br><br>Başkan<br><br><br>Üye<br><br><br>Üye<br><br><br>Katip<br> <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.<br><br><br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f63b549b709e7fbe","SID":"e2bfc42f47627067"}}