{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>3. HUKUK DAİRESİ<br>ESAS NO: 2024/2997 <br>KARAR NO: 2024/2908<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/09/2024<br>NUMARASI: 2023/102 E<br>DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit |İtirazın İptali <br>KARAR TARİHİ: 04/11/2024  <br>Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın  istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>ASIL DAVADA: Davacı ...  vekili dava dilekçesinde; Ticari nitelikteki menfi tespit davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa gidil- mesinin zorunlu olmadığını, davacı müvekkili davalı arasında ... Mah. ... Cad. No: ... Şişli/İstanbul\" adresinde bulunan cam atölyesi için 2011 yılında abonelik sözleşmesi yapıldığını ve müvekkilinin ... abone numarası ile bildirilen tüketim faturalarını gecikmeksizin ödediğini, Davalı şirket personellerinin 2019 yılının Aralık ayında iş yerine gelerek müvekkilinin kaçak elektrik kullandığı iddiası ile iş yerinin elektriğini kestiklerini, davalı şirket personellerinin ka- çak elektrik kullanımı iddiasına ve elektriğin kesilmesi işlemine dayanak herhangi bir belge ibraz etmediklerini, müvekkilinin iş yerinin elektrikleri kesildiğinden davalı kuruma başvurduğunu, Davalının elektrik verilmesi için yeni bir sözleşme yapılmasını şart koştuğunu, bu nedenle aynı iş yeri için 19.12.2019 tarihli yeni bir sözleşmenin kurulduğunu, bu işlem için müvek- kilinden 855,70 TL tahsil edildiğini, müvekkilinin davalı şirkete 20.12.2019 tarihinde 59.700,00 TL, 07.01.2020 tarihinde 9.945,00 TL, 27.01.2020 tarihinde 3.495,00 TL, 29.01.2020 tarihinde 5.945,00 TL,10.02.2020 tarihinde 4.945,00 TL,14.02.2020 tarihinde 4.945,00 TL,21/02/2020 tarihinde 4.945,00 TL, 28/02/2020 tarihinde 4.945,00 TL, 09/03/2020 tarihinde 4.994,75 TL, 16.03.2020 tarihinde 4.000,00 TL olmak üzere toplam 108.309,75 TL ödeme yaptığını, Bilahare Covid-19 salgını nedeniyle iş yeri faaliyetlerini durdurmak zorunda kaldığını ve aboneliğini sonlandırdığını, Davalı şirketin 16.06.2020 tarihinde   İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...  Esas numarası üzerinden icra takibi başlatarak müvekkilinden kaçak elektrik  kullanımından kaynaklanan ve ödenmeyen  140.393,47 TL alacağın  tahsilini talep ettiğini , ancak  ödeme emri ekinde dayanak olarak ekinde herhangi bir evrak sunulmadığını, geciken gün faizi ve faizin KDV'si ile  birlikte takip çıkışının 140.945,69 TL olduğunu, müvekkilinin ödediği miktarla birlikte toplam tahakkuk ettirilen kaçak elektrik bedelinin 248.703,22 TL olduğunun anlaşıldığını, kaçak tüketim iddiasını kabul etmemekle birlikte ,kabulü halinde de tahakkuk ettirilen bedelin fahiş olduğunu beyanla, Fazlaya dair talep, dava ıslah ve sair hukuksal hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik davacının  140.945,69 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespiti ile İstanbul ... İcra Müdür- lüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan icra takibinin iptaline, kötü niyetle takibe girişen davalının tazminat ile mahkumiyetini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... cevap dilekçesinde;  Her iki taraf tacir olup davanın Ticaret Mahkemelerinde görülmesinin gerektiğini, Davacı yan dava dilekçesinde, sözleşmesiz sayaçtan elektrik enerjisi tüketmesi sebebi ile davalı müvekkil şirket tarafından tanzim olunan kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden, tahak- kuk edilen fatura bedeline dayalı olarak İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibi kapsamındaki borç bakımından borçlu olmadığının tespiti ile kötüniyet tazminatına hükmedilmesi taleplerine ek olarak söz konusu icra takibinin iptalini de talep ettiğini,  fakat davacı asil, söz konusu icra dosyası kapsamında, 16.06.2020 tarihinde, zaten ödeme emrine itiraz etmiş olup itiraz üzerine takibin  durdurulduğunu, dolayısıyla halihazırda kesinleşmemiş olan söz konusu icra takibi bakımından, icra takibinin iptali talebinde bulunulmasının mümkün olmadığını, Müvekkili şirket personellerince, 04.12.2019 tarihinde yapılan kontrolde, sözleşmesiz sayaçtan elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti üzerine, iş bu tüketimin,  zabıt tarihinde cari olan Elek- trik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42/1-a maddesi kapsamında olduğunun kabulü ile dava konusu, 04.12.2019 tarihli ve ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiğini, ... seri nolu tutanağa istinaden, davalı müvekkil şirket tarafından,  zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43, 44 ve 45 maddeleri ışığında tespit edilen 127819 kwh kaçak elektrik tüketim miktarı karşılığı olarak, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 46/1-3. maddesi ışığında, 234.887,68 TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiğini, her ne kadar davacı yan, \"2011 yılında abonelik sözleşmesi akdedilmiş olmasına karşın, dava konusu sözleşmesiz elektrik tüketimine istinaden kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edilmesinden ötürü, dava dilekçesi ekinde ibraz edilen 19.12.2019 tarihli yeni bir abonelik sözleşmesinin akde- dildiğini ve bu sebeplerle müvekkil şirketin gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tespit ve tahakkuk işlem- lerinin, doğru bulgu ve belgelere dayanmadığından hatalı olduğunu iddia etmişse de müvekkilî şirket yerinde inceleme bulgularına dayalı olarak somut olaya ve mevzuata uygun tespit ve tahakkukta bu- lunduğunu,  yukarıda da izahı yapılan ve  işbu dilekçe ekinde ibraz edilen 24.04.2017 tarihli ve ... seri nolu ve de ''abone tahliye'' şerhli mükerrer kaçak elektrik tespit tutanağı ile anlaşılacağı üzere, davacının 2011 yılında başladığını iddia ettiği aboneliği sonlandırıldıktan sonra elektrik tüketimi devam ettiği için gerek dava konusu gerekse mükerreri olan işbu tutanaklar tanzim edildiğini,  davacı yanın aksi yöndeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, Yine davacı yan, \"dava konusu kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden tahakkuk edilen kaçak elektrik fatura bedeli hakkında 16.06.2020 tarihinde başlatılan icra takibi kapsamında düzenlenen ödeme emrinde, dayanağı sunulmamış olan 140.393,47 TL ödenmeyen gecikmiş kaçak elektrik borcu olduğunu ve fakat taraflarınca takip tarihinden evvel toplamı 108.309,75 TL olan bir kısım ödemeler yapıldığını, takip konusu dayanak fatura dosya kapsamında mevcut olmadığından başkaca bir kaçak elektrik faturasının daha mevcut olması ihtimaline binaen, davacı adına yapılan kaçak elektrik tahakkukunun 248.703,22 TL olduğunun anlaşıldığını\" iddia etmişse de bu iddianın yerinde olmadığını, zira dava konusu İstanbul ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı icra dosyasına konu kaçak elektrik tespit tutanağının, 04.12.2019 tarihli ve ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ve işbu tutanağa istinaden tahakkuk edilen kaçak elektrik faturası, 234.887,68 TL bedelli kaçak elektrik faturası olduğunu, her ne kadar davacı adına 234.887,68 TL bedelli kaçak elektrik faturası tahakkuk edilmişse de, davacı yanca dava dilekçesi ekinde sunulan ödeme dekontları ve işbu dilekçeleri ekinde sunulacak müvekkili şirket tarafından oluşturulmuş ödeme tarihleri ile söz konusu ödemelerin asıl alacak olan 234.887,68 TL' ye işletilen faiz ve sair ferilerden  mahsubu akabinde kalan tutarları gösterir çizelge ile açıkça görüleceği üzere, asıl alacağın ferilerinden başlamak sureti ile mahsup işlemi gerçekleştirilmiş olduğundan takip tarihi itibari ile bakiye 140.393,47 TL asıl alacak, 467,98 TL işlemiş faiz (%19.20) ve 84,24 TL faizin KDV (%18)' si olmak üzere, toplam 140.945,69 TL üzeriden takip başlatıldığını, bu itibarla dava konusu kaçak elektrik bedeli bakımından bir belirsizlik olmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. <br>BİRLEŞEN DAVADA: Davacı ... vekili dava dilekçesinde ;Davalı/borçlunun kullanımında olan tesi- satta Kurum çalışanları tarafından 04.12.2019 tarihinde yapılan kontrolde \"sözleşmesiz sayaçtan enerji kullanıldığı tespit edildi\" şeklinde tespitte bulunulması üzerine zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği ... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tuta- nağı tanzim edildiğini,  (daha önce yapılan kontrollerde davalı adına tanzim edilmiş ... seri numaralı kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da bulunduğunu, davalının mükerrer kaçak kullanıcısı olduğunu,) Davalı/borçlu aleyhine yukarıda arz edilen tutanağa istinaden, ...  seri numaralı fatura ile 234.887,68-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, davalı tarafından ilgili faturaya istinaden ayrı dönemlerde parça parça olmak üzere  toplamda 108.309,75 TL kısmi ödeme yapıldığını, yapılan kısmi ödemelerin TBK m. 100 gereğince asıl alacağa işlenen ve sair ferilerden başlamak sureti ile mahsup edildiğini, bakiye 140.393,47 TL asıl alacağa 467,98-TL gecik- miş gün faizi ve 84,24-TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 140.945,69-TL'nin tahsili amacıyla İstanbul ... İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin  durduğunu ,Davalı borçlunun, ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş ve aley- hine icra takibi başlatılmış olmasına rağmen borcunu ödemediğini, bir de işbu takibe haksız bir şekilde itiraz ettiğini, alacak muaccel olup; rehin ile de temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, \"kamu alacağı\" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsilinin tehlikeye gireceğini, dava değerinden ve borçlu tarafın yargılama aşamasında ve daha öncesinde göstermiş olduğu tavırlardan anlaşılacağı üzere; borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğunu beyanla; Öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve ala- cakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, Dosyanın davalı tarafından ikame edilen ve İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/102 Esas  sayılı dosya ile görülen menfi tespit davası ile birleştirilmesine, Davalı/borçlunun İstanbul ... İcra Dairesi ... E. sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, Davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini  talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde ; . İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası incelendiğinde, 21.03.2020 tarihli takip talebinde; takibin kaçak elektrik kullanımına ilişkin olduğuna dair bir ibare yokken, bu eksiği gidermek adına itirazın iptali davası açılmadan önce geçmişe dönük bir takip talebi düzenlendiği ve \"asıl alacak\" yerine \"kaçak elektrik bedeli\" yazıldığının görüleceğini, ortada usul ve yasaya uygun olarak yapılmış bir icra takibi bulumadığını, Öncelikle dilekçeleri  ekinde,  müvekkilinin ... nolu aboneliğine ait  2017- 2018 dönemi fatura makbuzlarının bir elde olanlarının sunulduğunu,sözleşmesiz kullanım iddiasının gerçeği yansıtmadığını, kaçak kullanım yapıldığı iddia edilen sayacın sökülmediğini, herhangi bir sayaç incelemesi yapılmadığını, kullanıcıya  bir bildirimde bulunulmadığını ve kullanıcı hakkında suç duyu- rusu yapılmadığını, dosyaya sunulan fotoğrafın  kaçak kullanım yapıldığına ilişkin hiçbir şey anlatma- dığını, görevlilerce tespit edildiği iddia edilen ve fotoğrafı çekilen sayaca hiçbir müdahalede bulunul- madığını, bahsi geçen işyerinde elektrik tüketiminin fazla olmadığı göz önüne alındığında, müvek- kilinin kaçak/usulsüz elektrik kullanması hayatın olağan akışına aykırı olacağını, tutanakların  menfi tespit davası açıldıktan sonra geriye dönük hazırlanmış olabileceğini ,zira  davaya konu icra dosyasına da herhangi bir evrak sunulmadığını, dolayısıyla sözleşmesiz ve mükerrer kaçak elektrik kullanıldığı iddiasının hukuki dayanağının bulunmadığını beyanla; Davanın reddine, davacının İcra İflas Kanunu'nun 67. Maddesi gereğince alacağın % 20’den aşağı olmayacak şekilde kötü niyet tazminatı ile mahkumiyetine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. İlk derece Mahkemesi'nce birleşen dava ile ilgili olarak; 04.09.2024 tarihli ara karar ile \"İHTİYATİ HACİZ KARARININ REDDİNE \" karar verilmiştir. <br>İstinaf Başvurusu:  04.09.2024 tarihli ara karar  asıl davada davalı/birleşen davada davalı ... vekili tarafından istinaf edilmiştir. Asıl davada davalı/birleşen davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde;  Mahkemenin ara kararı gerekçesiz olduğunu, deliller ve gerekçeli karar arasında her hangi bir illiyet bağı kurulmadığını, dava konusu olay nezdinde muhakeme yapılmadığını, kanun hük- mü atfı ile hüküm kurulduğunu, işbu dosya kapsamına sundukları Kaçak/Usulsüz elektrik kullanım tespit tutanakları, kaçak tahakkuk zabıtları, faturalar ve fotoğraf kayıtları  ile borcun varlığının kesin kılındığını,  karşı tarafça aksi yönde delil sunulmadığını,  alacağın yargılamaya tabi olduğu görüşünün Yargıtay hukuk dairelerince kabul görmediğini, ihtiyati haciz kararı, alacağı teminat altına alan bir tedbir kararı olup yargılama aşamasına etki etmesinin söz konusu  olmadığını, alacağın muaccel oldu- ğunu ve rehin ile temin edilmediğini,İİK 257. Md de belirtilen ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu, yargılamanın tamamlanmasının beklenmesi halinde kamu alacağı niteliğindeki alacaklarının tahsilinin tehlikeye gireceğini, yerel mahkeme takip talebindeki rakamlar ile bilirkişi raporunda belirtilen rakam- ların birbirinden çok farklı olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiş ise de, bilirkişi raporunun hatalı tespit ve hesaplamalar içerdiğini, İstanbul BAM 3. HD 'nce verilen emsal ve güncel nitelikteki ilamlar ile ihtiyati haciz kararı verildiğini ,Yargıtay 3. HD'nin 25.03.2024 tarih 2024/83 E., 2024/1218 K. nolu ilamında ;\"elektrik abonesinin kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahak- kuk etti- rilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen deliller- den, alacağın ve 2004 sayılı kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebi- leceği\"nin işaret edildiğini beyanla ara kararın kaldırılmasını istemiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Asıl dava menfi tespit, birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir. Her iki davada, alacak ... nolu  04.12.2019 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kulla- nım tespit tutanağına istinaden tahakkuk olunan 234.887,68 TL bedelli faturadan  kaynaklanmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edil- memiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşı- nır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nın 258/1. Mad- desi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olması\"ndan anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yarg. 19.HD 12/12/2019 Tar. 2019/2300 E-2019/ 5531 K). Yaklaşık ispat konusunda,  ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muh- temel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; \"İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar. \"Özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fık- rasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954 sayılı ilamları  da aynı yöndedir.). Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı ilamında gerekçeleri belirtilmek suretiyle kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya dek geçerli belgelerden olmadığı, kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esas olduğu, ispat yükünün kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden şirkete ait olduğu, kaçak elektrik kullanımının çeşitli yön- temlerle yapılabilmesi nedeniyle tespit işlemleri için farklı usuller ve buna bağlı olarak yapılacak çeşitli işlemler öngörüldüğünden her uyuşmazlıkta somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği, kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğini belirtmiştir. Yukarıda belirtilmiş olduğu üzere, haksız fiile dayalı davalarda alacağın haksız fiil tari- hinde muaccel olacağı, koşullarının bulunması halinde, ölçülülük ilkeleri de nazara alınarak, talep edilen alacağın tamamı üzerine olmasa da, bir miktar alacak için ihtiyati haciz kararı verilebileceği tartışmasızdır. Sonuçta; her  talebin somut olayın özelliği, ibraz olunan deliller ve tüm dosya kapsa- mına göre değerlendirileceği gerçeği, mahkeme ve hakim önüne getirilen tüm uyuşmazlıklar için geçerlidir. Somut uyuşmazlıkta; kaçak kullanım türü ve yerinin niteliği, süresi, hesaplamada esas alınacak diğer unsurlar yönünden  ispat yükünün ... üzerinde olduğu noktasında duraksama yoktur. İhtiyati haciz talep eden ... alacağını yaklaşık ispat noktasında; kaçak tespit tutanak- larına, bu tutanağa  dayanarak yaptığı tahakkuk ve faturalara, kaçak kullanımını gösterir fotoğraf, zabıt münzi tanık anlatımlarına   dayanmaktadır. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahke- menin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterli olduğu hususu yukarıda açıklanmıştır.  1.Alacağın dayanağını oluşturan 04.12.2019  tarihli ... nolu tutanağın ... çalışanları tarafından, davalı borçlunun kullanımında bulunan \"... mh. ... cad. No: ... Şişli\" adresindeki  ... nolu hizmet noktasında\"sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı\" gerekçesiyle düzenlendiği, tutanakta borçlunun isim ,soy isim ,TC kimlik no ve etelfon numarasına yer verildiği, ancak borçlunun her hangi bir beyanına veya imzadan imtina ettiğine dair bir açıklamaya  yer verilmediği  görülmüştür. 2. Bilahare, davacı tarafça dava konusu ... nolu tutanak gereğince 234.887,68 TL bedelli kaçak elektrik faturası düzenlendiği, ancak  borçlu tarafından bir kısım ödemeler yapıldığı ve bu ödemelerin  asıl alacak olan 234.887,68 TL' ye işletilen faiz ve sair ferilerden  mahsubu  sonucu bakiye  140.393,47 TL asıl alacak, 467,98 TL işlemiş faiz (%19.20) ve 84,24 TL faizin KDV (%18)' si olmak üzere, toplam 140.945,69 TL alacağın tahsili talebiyle  İstanbul ... İcra Dairesi ... E.  sayılı dosyası  üzerinden takip başlatılmıştır. 3. Davalı borçluyu temsilen vekili tarafından İcra Müdürlüğü'ne ibraz olunan 16.06. 2020 tarihli dilekçe ile;\"Alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcumuz bulunmamaktadır. Bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, faiz oranına ve işlemiş faize, ferilerine açıkça itiraz ediyoruz.\" denilerek borca itiraz edildiğinden İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verilmiştir. 4. İlk Derece Mahkemesi'nce Elektrik Mühendisi  ...'den aldırılan 26.08.2024 tarihli raporda uyuşmazlık ile ilgili olarak; a) Dava konusu somut olay: Davalı ... A.Ş., davacı ...'un, işyerinde kayıtlı sayaçtan fakat sözleşme yapmadan elektrik enerjisi kullandığını 04.12.2019 tarih ve ... sayılı kaçak elektrik tutanağıyla tespit etmiştir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Madde- 42: (1) Gerçekveya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi olmaksızın elektrik tüketmesi, kaçak elektrik tüketimi sayıldığından dava konusu olay kaçak elektrik enerjisi tüketimidir. b) Davacının takip tarihi itibariyle borcu; Davacının asıl borcu 51.456,19 TL Gecikme zammı 1.995,64 TLGecikme zammının KDV'si 359,21 TL Davacının toplam borcu 53.811,04 TL'dir. c) Davacının takip tarihi itibariyle borçlu olmadığı bedel  Davacının takip tarihi itibariyle borcu yukarıda 53.811,04 TL olarak saptandığından, davalı şirketin takipteki 140.945,69 TL asıl, 467,98 TL faiz, 84,24 TL KDV olmak üzere toplam 140.945,69 TL'nin 140.945,69 TL- 53.811,04 TI =87.134 65 TL'sinden borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır.\" şeklinde görüş bildirilmiştir. Borçlu vekili 02.10.2024 tarihli dilekçesi ile rapora itiraz etmiştir. Duruşma 11.12.2024 gününe ertelidir.  Dosya kapsamına göre, tutanak tarihinde davalı şirketin adresinde sözleşmesiz sayaçtan elektrik enerjisi kullanıldığı  ve bu nedenle ...'ın  53.811,04 TI tutarında alacaklı olduğu yaklaşık olarak ispatlanmış olup davalı şirket yönünden ihtiyati haciz koşulları oluşmuştur. Açıklanan nedenlerle, davalı/birleşen davada davacı ...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden  aşağıdaki şekilde ara karar vermek gerekmiştir.<br>K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Asıl davada davalı/birleşen davada davacı ...'ın istinaf talebinin kabulüyle HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, 04.09.2024 tarihli ara kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında;  1- İhtiyati haciz talebinin kabulüne,- takip ve dava konusu CA12019000171601 nolu 234.887,68 TL  bedelli fatura ile sınırlı olmak kaydıyla, borçlunun  53.811,04 TL tutarındaki alacağı karşılayacak  miktardaki  taşınır, taşınmaz malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacakları üzerine,  ihtiyati haciz tesisine, 2- Takdir olunan % 15 oranındaki teminatın ilk derece mahkemesince tahsiline,3- Peşin alınan istinaf karar harcının istinaf edene  isteği halinde iadesine, 4- İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa talep halinde istinaf edene  ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.  04/11/2024  </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"fc6d76e513534c99","SID":"40909aa2c58e2875"}}