{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2022/427<br>KARAR NO\t\t: 2024/1439<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>ESAS NO\t\t: 2020/605<br>KARAR NO\t\t: 2021/1047<br>DAVA TARİHİ\t: 13/10/2020<br>KARAR TARİHİ\t: 25/11/2021<br>DAVA\t\t: Menfi Tespit, İstirdat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 15.10.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 15.10.2024<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.11.2021 tarih ve 2020/605 Esas, 2021/1047 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br> Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6176 Esas sayılı dosyasıyla müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı olarak ... Bankası Ümraniye Alemdağ Şubesinin 25.04.2020 ödeme tarihli, 80.000 TL bedelli çeki olarak gösterildiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 15.01.2020 tarih ve 120 numaralı sözleşme imzalandığını ve müvekkili tarafından 10 tane dairenin doğal gaz tesisatının yapılması işinin taahhüt edildiğini,  davalı şirket tarafından geri iade edilmek üzere müvekkilinin 10 dairelik doğalgaz tesisat taahhüt işi için müvekkilinden müşteri çeki talep edildiğini ve müvekkili tarafından takibe konu çekin davalı şirkete teslim edildiğini, müvekkili şirketin 10 dairelik doğalgaz tesisat taahhüt işini yerine getirdiğini,müvekkili tarafından davalı şirket adına 15.01.2020 tarihli  80.000 TL bedelli fatura  tanzim edildiğini, davalı şirket tarafından da bu işin karşılığının 3 adet çekle yapıldığını, müvekkilinin davalı şirkete teslim ettiği ... Bankası Ümraniye Alemdağ Şubesinin 25.04.2020 ödeme tarihli, 80.000 TL bedelli çekin iadesi istediğini, ancak davalı şirketin söz konusu çek ile ilgili olarak herhangi bir işlem yapılmayacağını beyan ederek çeki iade etmediğini daha sonra ise sözkonusu çeki İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6176 E. sayılı dosyasında takibe  konu ettiğini, takibe konu çekin  ödeme amacıyla değil, müvekkilinin taahhüt işine başlayabilmesi için avans - garanti olarak verildiğini,  davalı şirketin müvekkili şirketten alacağı bulunmadığını belirterek  İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6176 E. sayılı takibinin müvekkili şirket yönünden yargılama sonuna kadar tedbiren durdurulmasına ve İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6176 E. sayılı dosyasından ötürü müvekkili şirketin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den aşağı olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini talep ve dava etmiştir. <br>Davalı vekili 01.09.2021 tarihli dilekçesi ile müvekkilinin İzmir 28. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6176 E. sayılı takip dosyasında icra baskısı nedeniyle 30.03.2021 tarihinde 35.070,00TL kısmi ödeme yaptığından İİK 72/6 maddesi uyarınca ödenen bedel yönünden davanın istirdat davasına dönüştüğünden 35.070,00TL'nin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. <br>CEVAP: <br>Davalı vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; Sözleşmeye konu 10 daireye Doğalgaz tesisatı döşenmesi işi ile ilgili olarak önce dava dışı 3. kişi şirket olan ... Şti. adlı şirket ile 100.000,00-TL bedel ile davalı müvekkili ... Ltd. Şti. tarafından 14.11.2019 tarihinde yazılı anlaşma yapıldığını ve dava dışı  3. kişi şirkete bu iş işin 20 Bin + 24 Bin TL banka havalesi ile ödeme yapılmasına rağmen ... şirketinin müvekkili şirket ile yapılan anlaşma uyarınca yapılması kararlaştırılan bu işi yapmadığını, dava sonra dava dışı şirket olan ... Ltd.Şti. firmasının müvekkilinden bu yazılı ödemeyi aldığı halde işe başlamadığını ve işi .... Şti firmasına 10 dairelik Doğalgaz Tesisat işini devrettiğini ve  bu iş için aralarında  anlaşma yaptığını, dava dışı şirket ile davacı şirket bu yapılacak işi ne kadar bedelle yapmayı kararlaştırdıkları davalı müvekkili tarafından bilinmediğini, dava dışı ... şirketinin, davalı ... şirketi  ile yaptığı sözleşmeyi bozarak bu kez yapmayı üstlendiği işi  davacı ... Ltd.Şti. firmasına verdiğini ve iş için de icra takibine konu çek de dava dışı ... şirketi tarafın dan ciro edilerek davacıya teslim edilerek davacı ... Şti.'nin müvekkili ... Şirketinin \".../ .... Sokak No:... ... Mah ...-... adresindeki\" binadaki 10 dairenin Doğalgaz Tesisat işini üstlendiğini, davalı müvekkili şirket tarafından bu iş için dava dışı ... şirketine 44 Bin TL ödeme yaptığı için, işi yapmamış olan dava dışı ve çeki ciro eden ... şirketinden davalı ... Ltd Şti  44 BİN TL alacaklı olduğu anlaşıldiğini, davacı ... şirketinin davalı müvekkili şirkete yapmayı üstlendiği iş ile alakalı olarak, davacı ile davalı şirket 56.000,00-TL' ye anlaştığını, yapılacak birtakım ilave işler için de 4.000,00-TL ilave ile 10 dairenin doğalgaz tesisatı işi için toplam 60 Bin TL' ye anlaşma yapıldığını, davacı ... şirketinin, dava dışı ... şirketinden  aldığı işin bedeli için  davalı müvekkilinden (15.01.2020 tarihli teslim belgesinde yazılı olan) 07.02.2020 ödeme tarihli 10.000 TL bedelli çeki ve ...bank Çiğli Şubesi'nin E1-2512217 seri numaralı 30.03.2020 ödeme tarihli 50.000 TL bedelli çek olmak üzere toplam 60.000,00- TL ödeme yapıldığını,  davacı şirket sahibi ...'ün, davalı müvekkili şirket sahibine başvurarak, yapmış olduğu iş nedeniyle işi teslim aldıkları ... şirketinden daha 20 Bin TL alacaklarının bulunduğunu, fakat bu bedeli nakit olarak alamadıklarını, ancak bu şirket tarafından davacı şirkete verilen takip konusu 80 Bin TL bedelli çekin bulunduğunu bu çekin de müşteri çeki olduğu için dava dşı ... şirketine ve keşideci şirketin de İstanbul şirketi olduğu için güvenemediğinden bu çeki kullanmak istemediği beyan ettiğini, davalı müvekkili şirket sahibinin de kendi şirketinin çeki ciro eden ... şirketinden 44 Bin TL alacaklı olduğu için,  davacı şirketin ... şirketinden alacaklısı olduğu 20 Bin TL için davacıya bu ödemeyi yapacağını bunun karşılığında da çeki ciro ederek kendisine teslim etmesini istediğini, Böylece, müvekkili şirket, davacının ... şirketinden olan alacağını davacıya ödediğini, davacı şirketin çeki bu şekilde  ve bu nedene dayalı olarak ciro ederek davalı müvekkili şirkete teslim ettiğini, çekin vadesi geldiğinde bankaya ibraz edildiğinde karşılıksız çıkınca davacı şirket müvekkili ... şirketine 20 Bin TL borçlandığını, davacı şirketin davalı ... şirketine hiç borcunun bulunmadığı iddiasının gerçek olmadığını, dava dışı ... şirketinden işi devir alan davacı ... Ltd. Şti ile davalı müvekkili ... Ltd. Şti arasında imzalanan (bedel miktarı yazılı olmayan) sözleşmede yazılı olan iş için 60.000,00 TL olarak anlaşma yapıldığını ve bu işin bedelin ödemesinin de davacı şirkete 10.000,00 TL ve 50.000,00 TL çekler ile  yapıldığını, davacı şirketten müvekkili şirketten bu çekten kaynaklı olarak 20.000,00-TL alacağı için icra dosyasında alacaklı olduğu için, davanın 20.000,00-TL'lik kısmı ve çeki ciro etmiş olan ... şirketinden de 44 Bin TL alacakları için açılan davayı kabul etmediklerini, davalı müvekkili şirketin, bu çekten dolayı davalıdan 20.000,00-TL, dava dışı ve çeki ciro ederek davacı ... şirketine teslim etmiş olan dava dışı ... şirketinden de 44 Bin TL alacaklı olduğu için çekin tam tutarı üzerinden işleme konulmasının asıl nedeninin bu olduğunu, İcra takibinde sevhen, çek borçluların sorumlu tutulacakları miktarın belirtilmediğini, Oysa, çekin karşılıksız çıkmasından sonra davacı şirketin yetkilisi ... ile yapılan sözlü görüşmelerde, kendilerinin gerçek borcunun 20 Bin TL olduğu konusunda karşılıklı mutabakata varıldığını, davacı şirket yetkilisi takibin neden bu şekilde başlatılacağı konusu belgelendirildiğini, takibin davacı şirket yetkilisi ile 20.000,00-TL'nin ödenmesi konusu görüldükten sonra, kendilerinin bu ödemeyi yapmayacaklarını beyan etmeleri üzerine  ve ... şirketinin borç miktarı kendilerine bildirilmiş ve 20 Bin TL'nin (...' den olan diğer 44 BİN TL alacağın da tahsili için) bu takip  başlatıldığını, davayı kısmen kabul ediyor kısmen de yani 20.000,00-TL davacıdan olan alacak için 44 Bin TL de çeki ciro eden ... şirketinden olan toplam 64 Bin TL tutarındaki alacak kısmı için kabul etmediklerini, Davacı şirket ile kendilerinden olan 20.000,00-TL tutarındaki alacak ile ilgili olarak uzlaşma talepleri bulunduğunu, davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatının davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 25.11.2021 tarih ve 2020/605 Esas, 2021/1047 Karar sayılı kararı ile özetle; Davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkide davacının borçlanmasını gerektirir herhangi bir işlem bulunmadığı, davacının yüklenici, davacının ise iş sahibi olduğu doğalgaz tesisatı yapım işi sözleşmesinin imzalanmış olduğu, sözleşme ile aynı tarihte dava konusu çekin davalı şirkete tesliminin sabit olduğu, sözleşme kapsamı ve aynı tarihte davalı şirkete çekin teslim edilmesi, davalı şirket kayıtlarına göre davacının borçlu olduğunu gösterir bir kayıt veya hukuki ilişki bulunmadığı, davacı şirket yetkilisinin eda ettiği yemin delili birlikte gözetildiğinde dava konusu çekin davacı yönünden bedelsiz olduğu değerlendirildiğinden davanın kabulüne, davacının takibe konu çek nedeniyle 80.440,32-TL borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça aynı icra dosyasına yapılan 30/03/2021 tarihli 35.070,00-TL tutarlı ödemenin istirdadına, istirdat miktarına ödeme tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, davalı şirket çeki iktisap ettiği anda bedelsiz olduğunu bilebilecek durumda olup takipte haksız ve kötü niyetli hareket ettiğinden alacağın %20'si oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine şeklinde karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davalı vekili tarafından verilen 10.01.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Davacının delilleri arasında bulunan 15/01/2020 tarihli sözleşmede yazılı olan yapılacak işin ne kadar bedelle yapılacağının açık şekilde yazılı olmadığı halde yerel mahkemece davacı şirketin işi 80.000,00-TL bedelle yaptığı kanısına varmış olmasının hukuka aykırı olduğunu,<br>-Davacı şirket tarafından davalı müvekkili şirkete dava konusu 80.000,00-TL tutarlı çeki verdiğinin doğru olduğunu, ancak bu çekin teminat çeki olarak verildiğine dair yazılı bir belgenin davacı şirket tarafından dosyaya sunulmadığı halde, yerel mahkemece bu çekin davalıya teminat çeki olarak verildiği tespitinin hukuka aykırı olduğunu,<br>-Davacının çekin teminat olarak verildiği iddiasını yazılı delille kanıtlanması gerektiği, ispat külfetinin davacı üzerinde olmasına rağmen mahkemece tam aksine hareket ederek, ispat yükünün davalıya yüklendiğini ve davalının zorunlu olarak yemin teklif etmek zorunda bırakıldığını, davacı şirket yetkilisinin de yalan yere yemin eda etmesi üzerine davanın kabulüne dair karar verildiğini,<br>-Davacı şirketin dava dışı ... Ltd. Şti'nin ticari defter ve kayıtlarına dayandığı  halde bu delil toplanmadan  hüküm kurulduğunu, <br>-Davacı ... şirketinden önce davalı müvekkili şirketin \".../... Sokak No:... ... Mah ...-.... adresindeki\" binanın 10 dairenin Doğalgaz Tesisat işini dava dışı ... şirketinin üstlenmiş olan sonradan da işi yapmayı bırakmış olan bu şirket ile yani ... şirketinin emrine kesilen dava konusu olan 80.000,00-TL bedelli çeki ... şirketi tarafından ciro edilerek davacı şirkete teslim edilmiş olmasının bu iki şirket (... ve ... şirketleri) arasında ticari ilişkinin olup olmadığının tespitinin yapılması gerekirken Yerel Mahkeme bu incelemeyi yapmaksızın hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu,<br>-Davacı tarafça \"teminat / Güvence çekinin iade edilmesinin istendiğine dair ne bir beyan ne de yazılı ihtar veyahut yasal herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığına dair  yazılı belge dosyaya sunulmadığını, <br>-Yerel mahkemenin yaptığı yargılamada toplanan delillerin; hem yasaya aykırı olarak hem de dilekçe ekinde sundukları Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerince benimsenen görüşlere aykırı olacak şekilde değerlendirilmesi neticesinde, davalı şirketin adil yargılanma hakkı ihlal edildiği gibi, davalı müvekkili şirketin haklılığını kanıtlamaya yarar tüm deliller toplanmadan kurulan 25.11.2021 tarihli karar/ hüküm hukuka aykırı olması sebebiyle 25.11.2021 tarihli kararın ortadan kaldırılarak davacının davasının reddine karar verilmesi için istinaf etmek zorunluluğu doğduğunu, <br>Belirterek   kararın kaldırılmasına ve davacının davasının reddine, istinaf giderleri ile diğer her türlü masraf ile avukatlık ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesi kapsamında verilen çeke dayalı olarak başlatılan takip nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, yargılama sırasında takip tutarının kısmen ödenmesi nedeniyle ödenen bedelin istidadı istemine ilişkindir. <br>İlk derece mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verildiği, verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>Davacı yüklenici ile davalı iş sahibi arasında 15/01/2020 tarihli eser sözleşmesi yapıldığı, sözleşmede iş bedelinin belirtilmediği, ancak sözleşme eki ödeme planına göre iş bedelinin 80.000,00-TL olduğu, davacı yüklenici tarafından 15/01/2020 tarihli tediye makbuzu ile davalı iş sahibine ... Bankası 25/04/2020 keşide tarihli 0000382 çek nolu 80.000,00-TL bedelli çekin verildiği anlaşılmıştır.<br>Davacı yüklenici, 25/04/2020 keşide tarihli 0000382 çek nolu çeki eser sözleşmesi kapsamında davalı iş sahibine teminat olarak verildiğini, çekten dolayı davacının herhangi bir borcunun bulunmadığını ileri sürerek menfi tespit ve istirdat talebinde bulunmuş, davalı iş sahibi ise çekin teminat maksatlı verilmediğini, davacının çekten dolayı davalıya 20.000,00-TL borçlu olduğunu, çekin geri kalan kısmı yönünden bir borcunun bulunmadığını savunmuştur.<br>İlk derece mahkemesi tarafından tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, davacı yüklenici tarafından düzenlenen 80.000,00 TL faturanın ve bu faturaya karşılık yapılan 80.000,00 TL ödemenin tarafların defterlerinde karşılıklı olarak kayıtlı olduğu, ayrıca davalı şirket kayıtlarında davacı şirket tarafından verilen 80.000,00-TL bedelli  dava ve takibe konu  çekin kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.<br> Menfi tespit davalarında ispat yükü kural olarak alacaklı olduğunu iddia eden davalıya ait ise de alacak ilişkisi kambiyo senedinden kaynaklanıyorsa senede karşı senetle ispat kuralı gereği tekrar borçlu tarafa geçmektedir.<br> Somut olayda taraflar arasında 15.01.2020 tarihinde 80.000,00 TL bedelli eser sözleşmesinin yapılması, aynı tarihte davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibine dava ve takibe konu 80.000,00 TL bedelli çekin verilmesi, sözkonusu çekin  davalı defterlerinde kayıtlı olması, davalı defterlerinde sözkonusu bu çekin teslimini gerektiren bir borç bulunduğunun tespit edilmemesi, eser sözleşmesinden kaynaklanan 80.000,00 TL iş bedelinin davalı iş sahibi tarafından ödenmesi karşısında davacının dava ve takip konusu çekin teminat senedi olarak verildiği iddiasını ispat ettiği, bu durumda davalı tarafın defter  kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlaması gerektiği, davalı tarafın defter kayıtlarının aksini gösterir kesin delil sunamadığı, yemin deliline dayanan davalının yemin teklifinde bulunması üzerine davacı şirket yetkilisinin usulüne uygun olarak yemini eda ettiği, bu kapsamda dava ve takibe konu çekin davacı tarafça davalıya teminat amacıyla verildiğinden söz konusu çekin davacı yönünden bedelsiz olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne ilişkin ilk derece Mahkemesi tarafından verilen kararda usule ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygun olup, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25.11.2021 tarih ve 2020/605 Esas, 2021/1047 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 5.494,86 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.373,72 TL'nin mahsubu ile kalan 4.121,14 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davalı vekili tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 15.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0a2b7dbe947fe362","SID":"714614f3ef2f221a"}}