{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">    T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM  35. HUKUK DAİRESİ     Esas-Karar No: 2023/826 - 2024/1308<br>T.C.<br>ANKARA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>35. HUKUK DAİRESİ<br><br><br>DOSYA NO\t: 2023/826 <br>KARAR NO\t: 2024/1308<br><br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>K A R A R <br><br><br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 11/04/2023<br>NUMARASI\t\t: 2022/108 Esas - 2023/447 Karar<br><br>DAVACI\t:<br>VEKİLİ\t<br>DAVALI\t:<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>KARAR TARİHİ\t: 31/10/2024<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZILMA TARİHİ\t: 04/11/2024<br><br>\tMahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;<br>\tTARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI<br>\tDavacı vekili dava dilekçesinde; 30.08.2019 tarihinde Ankara-Kahramankazan karayolunda Kahramankazan istikametine seyir etmekte olan ...'ın kendi sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile müvekkili ...'ın annesi olan müteveffa ...'a çarpması sonucu ...'ın vefat ettiğini, kazanın davalı ...'ın asli kusuruyla meydana geldiğini, müteveffanın ... EGO Genel Müdürlüğü'nün ilk kadın şoförü olduğunu ve ilgili kuruma 15 sene bu hususta hizmet ettiğini, ...'ın aracını kavun almak için gittiği serginin tam karşısına yaya geçidinin önüne bıraktığını, yaya geçidinden karşıya geçmeye başlayan müteveffanın ...'ın kontrolündeki aracın yüksek hızda, trafik kurallarını hiçe sayan şekildeki darbesiyle vefat ettiğini, yaşanan kazadan dolayı müteveffa ...'ın oğlu olan müvekkili ...'ın annesinin kaybı nedeniyle büyük acı ve üzüntü yaşadığını, bu kayıp nedeniyle müvekkilinin gerek iş, gerek sosyal, gerekse de özel hayatında olumsuzluklar yaşadığını, annesinin vefatı nedeniyle müvekkilinin maddi olarak da zarara uğradığını, zira müteveffanın, oğlunun bir ev sahibi olması amacıyla ... parsel- 4 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, gerçeklikte müvekkiline ait olan ve ailesi ile yaşaması için tahsis edilen bu evin alımında müteveffa tarafından kredi çekildiğini ve kredinin çıkması için de evin mülkiyetinin 1/2 oranında müteveffa üzerinde gösterildiğini, müvekkilinin evi için çekilen ve tüm geri ödemeleri de annesi tarafından yapılan bu kredi ödemelerinin annesi vefat edince yapılamadığını ve evin satılarak banka borcunun kapatılmak zorunda kalındığını, ... Şubesinden alınan ve ödemeleri müteveffa tarafından yapılan kredi ile alınan eve 2017 yılının 7. ayında müvekkili ve ailesinin taşındığını, annesinin ölümü nedeniyle kredileri ödeyecek kimse kalmayınca 2019 yılının 9 ayında evin satılmak ve boşatılmak zorunda kalındığını, bu tarihten sonra kiraya çıkmak zorunda kalan müvekkilinin çok büyük maddi zorluğa ve borca girdiğini, bu durumun ailevi geçimsizlik yarattığını ve nitekim müvekkilinin eşinin boşanma davası açtığını, boşanma davası ile birlikte ayrı yaşama zorunluluğu doğduğundan müvekkilinin kendisi için 1.900,00-TL, eşinin ev kirası olarak da 2.100,00-TL olmak üzere bugün için 4.000,00-TL aylık kayba uğradığını, müvekkilinin annesinin yaşamı boyunca vereceği bu destekten ve ayrıca her ay verdiği maddi destekten mahrum kaldığını, elindeki evini de kaybettiğini beyan ederek, ölümlü trafik kazasında merhum ...'ın vefatından kaynaklı olarak müvekkili oğlu ... için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve belirsiz alacak olarak 1.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen, manevi tazminat olarak ise 100.000,00- TL’nin davalı ...'dan olay tarihi olan 30.08.2019 tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... vekili cevap dilekçesinde; davaya konu trafik kazasında müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, zira aydınlatmaların çalışmadığı karanlık yolda müteveffanın kusurlu ve ani hareketi ile kazanın meydana geldiğini, müteveffanın 42 metre uzaklıkta bir yaya geçidi olmasına rağmen, taşıt trafiğine engel olacak şekilde ve dikkatsiz bir tutumla taşıt yolunu geçmeye çalıştığını, müteveffanın kontrolsüz bir şekilde giriş yaptığı yolda yaklaşan müvekkiline ait aracın ışıklarını dahi fark etmeyerek aracın önüne fırladığını, yaklaşan aracın hızını ve uzaklığını göz ardı ederek dikkatsiz davrandığını, ceza dosyası kapsamında dinlenen tanıkların da müteveffanın yolun sağ tarafından hızlı bir şekilde bir anda önlerine çıktığını beyan ettiklerini, nitekim soruşturma aşamasında dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, maktulün 42 metre yakın mesafede bulunan yaya geçidini kullanması gerekirken buna riayet etmeyip yaya geçidi dışından, aydınlatmaların bozuk olduğu kesimden, gün durumunun gece oluşunu, gelen araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almadan kontrolsüzce yola giriş yapmış olması sebebiyle asli kusurlu olarak kabul edildiğini, müvekkilinin gerek olayın meydana geliş şekli, gerekse de kendi tecrübeleri ve deneyimleri gereğince elinden gelen tüm refleks, dikkat, tedbir ve çabayı gösterdiğini, bu nedenlerle müvekkiline bir kusur atfedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davacının, müteveffanın desteğinden yoksun kaldığı ileri sürülerek huzurdaki dava ikame edilmişse de, destekten yoksun kalma tazminatı bir zenginleşme aracı olmayıp, ancak gerçek zararın varlığı halinde ileri sürülebilen bir tazminat talebi olduğundan, müteveffanın davacıya destek olduğunun veya yakın zamanda olacağının somut olarak ispatı gerektiğini, mahkemece müteveffanın geliri, ikameti, başkaca çocuklarının bulunup bulunmadığı ve onlara yardım edip etmediği, davacının başkaca gelirinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve fiili desteğin ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davacının sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; 30/08/2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak müvekkili şirkete başvuruda bulunulduğunu, yapılan inceleme sonucu eksik evrakla başvuru yapıldığının tespit edildiğini ve bu durumun bildirildiğini, eksiklik giderilmeden ve dava şartı yerine getirilmeden dava yoluna başvurulduğunu, dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı ...'ın destek yaşını geçtiğini, destekten yoksun kalma tazminatının, ölenin sağ kalan çocuklarının askerlik süreleri ve eğitim durumları gibi bir özel durumları yok ise, destek ve muhtaçlık yaş sınırının en geç 22 yaş olduğunun kabul edilmesi gerektiğini, dolayısıyla davacının destek yaşını geçtiği ve sürekli bakıma muhtaç olmadığı anlaşılmakla, müteveffanın desteğinden yoksun kalmadığı dikkate alınarak davanın reddi gerektiğini, her halükarda tazminat hesabının ZMMS Sigortası Genel Şartları A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalının kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olduğunu, bu nedenle kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının bilirkişi aracılığıyla tespitini talep ettiklerini, müvekkili şirketin manevi tazminat sorumluluğu bulunmadığını, davacı tarafından geçerli bir başvuru yapılmaması nedeniyle muaccel bir alacak bulunmadığını ve müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşürülmediğini, dolayısıyla kaza tarihinden itibaren faiz talebinin de yerinde olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI<br>\tMahkemece, davaya konu trafik kazası nedeniyle Kahramankazan Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/561 Esasına kayden görülen davada, Ankara ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 26/02/2020 tarih 2020/3932 sayılı raporda ve yine İstanbul ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 10/11/2020 tarih 2020/93224/10570 sayılı raporda, kazanın oluşumunda sanık sürücü ...'ın ve müteveffa yaya ...'ın asli kusurlu olduklarının bildirildiği, Mahkemece davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti amacıyla dosyanın karayolları fen heyetinde görev yapmış üç kişilik bilirkişi heyetine tevdii edildiği,  düzenlenen raporda, sürücünün hız limitleri dâhilinde seyretmesi halinde yayanın rahatlıkla geçişini tamamlayıp kazanın oluşmayacağı veya önlenebileceği bağlamında;          ... plakalı araç sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik Kanununun 47/c-d, 51, 52/b madde hükümlerine aykırı davranması nedeniyle 5/8 (%62,5) oranında kusurlu bulunduğu, maktul yaya ...'ın 2918 sayılı KTK'nın 68/b madde hükümleri gereğince 3/8 (%37,5) oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirildiği, davacının talep edebileceği maddi tazminatın hesaplanması bakımından aktüerya uzmanı bilirkişiden alınan 24/02/2023 tarihli raporda, sigorta poliçesinin kaza tarihini kapsadığı ve ölüm halinde şahıs başına azami teminat limitinin 390.000,00-TL olduğu, davacı çocuk ...'ın, kaza/ölüm tarihindeki yaşı itibarıyla destek alma yaş sınırını geçtiği, çalışarak gelir elde ettiği ve çalışmasına engel sağlık sorunu ve fiziksel engelinin olmadığı, somut olayda, destekten yoksun kalma tazminatının yasal koşulları, özellikle destek unsuru bulunmadığından, davacının destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği, ancak sayın mahkemede aksi kanaat hasıl olması halinde, davacı ... ile müteveffa arasındaki \"aylık kredi ödemesi yardımından kaynaklanan\" destek ilişkisi yönünden hukuki değerlendirme Sayın Mahkemenin takdirine ait olmak üzere, davacı açısından 73.578,66-TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, somut olayda, davacı 20.04.1982 doğumlu olup, kaza/ölüm tarihinde 37 yaşında olduğu, yargılama sürecinde davacı hakkında yapılan sosyal ve ekonomik durum araştırması sonucu, davacının adliyede şoförlük yaptığı ve asgari ücret aldığı, ek olarak herhangi bir gelirinin olmadığı, herhangi bir fiziksel engelinin bulunmadığının belirtildiği, müteveffanın, kredi ile satın alınan evin aylık kredi ödemelerinin tamamını bir başka ifade ile müteveffanın kendisine ait ½ payı yanında, davacının ½ payına tekabül eden miktarını da ödediği düşünülse dahi, yapılan bu yardımın, davacının normal yaşama ihtiyaçlarının giderilmesine ilişkin bir yardım olmadığı, Türk aile yapısında yardımlaşma unsurunun baskın olduğu, davacı ile müteveffanın birlikte yaşama olgusunun ve bu şekilde yapılan yardımın, Türk aile yapısının, gelenek ve göreneklerin uzantısı olduğu, bu sebeple de, müteveffanın destek niteliği taşımadığı kanaatine varıldığı, destekten yoksun kalma talepli maddi tazminat davasının reddine karar verildiği, manevi tazminat koşulunun oluştuğu gerekçesiyle, \"1-Maddi tazminat talepli davanın REDDİNE, 2-Manevi tazminat talepli davanın KISMEN KABULÜ İLE, 70.000,00 TL manevi tazminatın 30/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,\"  karar verilmiştir.<br>\tİLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ<br>\tDavacı vekili istinaf dilekçesinde;\t\tYerel Mahkeme gerekçesinde destekten yoksun kalma tazminatının belirleyici unsurunun destek olduğunu, davacının annesinin vefat ettiği tarihte 37 yaşında olduğunu, olay tarihinde destek alma yaş sınırını geçtiğini, davacının çalışarak gelir elde ettiğini, fiziksel engelinin bulunmadığını, bu nedenle de destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceğini belirtmiş ise de gerekçenin hukuken kabulünün mümkün olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatı 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinde düzenlenmiş olup madde metninde sözü edilen destek kavramının hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu amaçladığını, annesinin vefatının müvekkilin maddi zararına neden olduğu hususunun tartışmasız olduğunu, zira gelirlerini oğlu ...'e hasreden müteveffanın, onun bir ev sahibi olmasını istediğini ve hem bu bakımdan hem de aile geçimini sağlamak bakımından destek olduğunu, banka kayıtları, ödeme dekontları, tanık beyanlarıyla müteveffanın davacıya destek verdiği hususu yüzde yüz oranında ispat edildiğini, davaya konu haksız fiil nedeniyle davacının her zaman almakta olduğu desteği yitirdiğini, nitekim fiili olarak da sırf bu desteği alamadığı için kredi taksitlerini ödeyemeyen davacının oturmakta ve mülkiyet sahibi olduğu konutu da kaybettiğini, yerel mahkemece tazminat ve kusur raporuna ilişkin itirazlarının giderilmemiş olmasının da bir diğer bozma nedeni olduğunu, \t24.02.2023 tarihli tazminat bilirkişi raporunda ise, müteveffanın bakiye ömür süresi TRH 2010 yaşam tablosu baz alınarak hesaplansa da müteveffanın yaşam süresi hesaplanırken dikkate alınan TRH 2010 yaşam tablosunda yer alan tahmini ölüm yaş ortalamaları içerisinde bulunulan ülkenin güncel ölüm istatistiklerinden oldukça farklılık göstermekte olup, ülkenin ölümlülük yapısını yansıtan, gerçeğe yakın ve yaşam süresiyle bağlantılı olan bir tablodan son derece uzak olduğunu, manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDavalı\t... vekili istinaf dilekçesinde; trafik kazasında müvekkile atfedilecek bir kusur bulunmadığını, zira, aydınlatmaların çalışmadığı karanlık yolda müteveffanın kusurlu ve ani hareketi ile kazanın meydana geldiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu`nun 68/b maddesi \"yüz metre kadar mesafede yaya geçidi bulunmayan yerlerde yayalar, taşıt trafiği için engel teşkil etmemek şartı ile ve yolu kontrol ederek kendi güvenliklerini sağladıktan sonra en kısa doğrultuda ve en kısa zamanda taşıt yolunu geçebilirler.\" şeklinde olduğunu, müteveffanın 42 metre uzaklıkta bir yaya geçidi olmasına rağmen kanun maddesine aykırı davranarak, taşıt trafiğine engel olacak şekilde ve dikkatsiz bir tutumla taşıt yolunu geçmeye çalıştığını, nitekim dava konusu trafik kazası ile ilgili başlatılan soruşturma aşamasında dosyaya sunulan bilirkişi raporunda, maktul 42 metre yakın mesafede bulunan yaya geçidini kullanması gerekirken buna riayet etmeyip yaya geçidi dışından, aydınlatmaların bozuk olduğu kesimden, gün durumunun gece oluşunu, gelen araçların hız ve yakınlık durumunu dikkate almadan kontrolsüzce yola giriş yapmış olması sebebiyle asli kusurlu olarak kabul edildiğini, kusur oranını kabul etmediklerini, hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. <br>\tDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE<br>\tMahkemece verilen kararda kamu düzenine aykırılık görülmediğinden, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf edenin sıfatına göre ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda; <br>\tDava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemidir.<br>\tÇocukların bakım ihtiyacından ne zaman kurtulacağını tayin etmek çocuğun yaşadığı yöreye, sosyal çevreye, çocuğun özelliklerine, cinsiyetine, ailenin sosyal ve ekonomik durumuna göre değişmektedir. Hakim, her somut olayda, destek ölmeseydi, ne kadar süre ile destek olacak idiyse bu süreyi destek süresi olarak kabul eder. Ana-babaya yardımda, onların yaşama süreleri, çocuklara yardımda ise, çocukların çalışmaya başlama süresi esas alınır. Çocuklarda, kız veya erkek olmalarına, yüksek öğrenim yapıp yapmamalarına, fiziksel/zihinsel engelleri bulunup bulunmamasına göre farklı süreler kabul edilmektedir. Bunun dışında kız çocukları için genellikle, çalışmaya başlama veya evlenme ile destek ihtiyacı ortadan kalkar.<br> \tSomut olayda, davacı 37 yaşında olup dava dilekçesi içeriğine göre davacının zihinsel/fiziksel bir engel sebebi ile ölen annesinin destekliğine muhtaç olduğuna dair bir iddia, delil ve ispat bulunmamaktadır. Kolluk tarafından yapılan araştırmada da davacının adliyede şoförlük yaptığı ve asgari ücret aldığı, fiziksel engelinin ve sağlık sorununun bulunmadığı tespit edilmiştir. Buna göre davacının, ölen annesinden destek almaya devam etmesini gerektirir özel durumu bulunduğu iddia ve ispat edilemediği dikkate alındığında maddi tazminat istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmekte olup, bu yöndeki Mahkeme kabulü yerindedir.<br>\tKusura ilişkin olarak ise, ceza dosyasında alınan raporda, sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracı ile aydınlatması bozuk olan meskun mahal içinde seyrini, far ışığı altındaki görüş alanına göre ve istikamet yönüne hitap eden hız tahdidi ile yaya geçidi levhasını ve yaklaşmakta olduğu yaya geçidini dikkate alarak hızını her an tedbir alabileceği asgari seviyeye düşürüp müteyakkız bir şekilde seyrini sürdürmeye özen göstermesi gerekirken bu hususlara riayet etmeyip, hazırlık beyanına ve yayanın savrulduğu son konum ile aracın hasar durumuna göre mahal şartların üzerinde bir hızla seyirle olay mahalline geldiğinde, istikametine göre sağ tarafından kaplamaya girerek karşıdan karşıya geçmekte olan müteveffa yayanın katetmiş olduğu mesafe de dikkate alındığında bu yayayı uyarıp zamanında etkin fren tedbiri almayarak çarpması ile meydana gelen kazada dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve olayda asli kusurlu bulunduğu, müteveffanın ise yaya geçidini kullanmadan, kendi can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde aydınlatma bulunmayan mahalde, görünürlüğünü kısıtlayıcı koyu renk giysilerle hareketli araç trafiğine açık kaplama içerisine girip, soluna ilişkin gerekli ve yeterli kontrolleri yapmadan, sanık sürücü idaresindeki aracın hızını ve konumunu dikkate almadan karşıdan karşıya geçişini sürdürmek istemesi neticesinde meydana gelen olayda dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davrandığı ve olayda asli kusurlu bulunduğu belirtilmiştir.<br>Dosyada Karayolları Fen Heyetinden alınan raporda ise, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın Karayolları Trafik Kanunu nun 47/c-d, 51, 52/b, madde hükümlerine aykırı davranması nedeniyle 5/8 (62,5) oranında kusurlu bulunduğu, yaya ...'ın ise aynı kanunun 2918 sayılı KTK'nın 68/b madde hükümleri gereğince 3/8 (37,5) oranında kusurlu olduğu, her iki tarafın da kusurlu olduğu, sebep/sonuç ilişkisi, ihlal edilen kuralların önem derecesi ve birden fazla olması itibariyle sürücünün kaza anındaki hızının limitlerin çok çok üzerinde olması görüş açısı olmasına rağmen kazayı önlemek için yeterli tedbir olarak etkili fren ve direksiyon manevrasında bulunamaması, yolun sağından girip yolu tamamlamakta olan yayaya aracının sağ ön kısmıyla kontrolsüzce çarparak kazanın oluşumuna sebebiyet vermiş, hız limitleri dâhilinde seyretmesi halinde yayanın rahatlıkla geçişini tamamlayıp kazanın oluşmayacağı veya önlenebileceği değerlendirilmiştir.<br>Hukuk hakiminin ceza mahkemesi tarafından belirlenen maddi olguyla bağlı olduğu, ancak alınan kusur raporuyla bağlı olmadığı, hükmolunan tazminat miktarının hakkaniyete uygun olarak belirlendiği anlaşılmakla davacı ve davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.<br>\tHÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;<br>\t1-Davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-İstinaf eden davacıdan alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcının peşin alınan 765,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 337,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine <br>\t3-İstinaf eden davalı ...’dan alınması gerekli 4.781,70 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.195,42 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.586,28 TL harcın anılan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\t4--İstinaf eden taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,<br>\t5-İstinaf eden taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,<br>\t6-Kararın taraflara HMK'nın 359/4 maddesi gereğince usulüne uygun şekilde tebliğine,\t\t<br>\tDair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın usulen tebliğinden itibaren 2 HAFTA İÇERİSİNDE TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere 31/10/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.<br><br>\t\t\t\t<br><br>Başkan <br>Üye <br>Üye <br>Katip <br> <br><br><br>* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.<br><br><br><br>  <br>  <br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"0e8b77185a8fc4cc","SID":"0acb90c8a65b6bf6"}}