{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO: 2021/1541 <br>KARAR NO: 2024/1439<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ: 04/06/2021<br>NUMARASI: 2019/245 E. - 2021/550 K. <br>DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali <br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne  dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı, süresi içinde davaya cevap vermemiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda;  \"...Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde, davacının talebi 2013 ve 2014 yıllarında davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının tahsiline ilişkindir. Davacı taraf defterleri üzerinde yapılan inceleme ile davacının 229,890,58 TL cari hesap alacağının bulunduğu tespit edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafından fatura konusu ürünlerin davalı tarafa teslimini tevsik edici belge sunulmamış ise de davalı tarafından ilgili vergi dairesine beyan edilen BA kayıtlarında dava konusu faturaların yer aldığı görülmekle davalının fatura konusu malları teslim aldığını kabul etmek gerekmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/706 E. 2018/63 K. sayılı ilamından doğan alacağın takas ve mahsubu talep edilmiş ise de ilgili dosyanın incelenmesinde davanın taşınmaz alım satımına dayalı alacak davası olduğu,  istinaf incelemesi için BAM'a gönderildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüştür. İş bu dosyanın cari hesaba dayalı itirazın iptali davası olması, takas mahsup talep edilen dosyanın henüz kesinleşmemiş olması hususları nazara alınarak TBK m.139'da belirtilen şartların oluşmadığı kanaati ile takas mahsup talebi dikkate alınmamıştır. Açıklanan bu nedenlerle davacı tarafın, takip talebinde belirtilen miktar itibari ile davalıdan alacaklı olduğu...\" gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının iptaline, takibin devamına, alacağın %20 si oranında ‭45.978,116‬ TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline, karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı  vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemece, faturaların BA-BS formlarında yer almasından bahisle davanın kabulüne karar verildiğini, oysa faturaların BA-BS formlarda yer almasının tek başına alacak oluşturmayacağını, Yargıtayın yerleşik içtihatları gereğince davacının sözleşme ilişkisini ispatlaması gerektiğini, bir çok Yargıtay kararı ve bilimsel makalede faturanın, taraflar arasında önceden yapılmış ve geçerli bir sözleşme ilişkisine dayanması gerektiği ve işin yerine getirildiğinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğinin belirtildiğini, TTK'nın faturaya ilişkin hükümlerine göre, fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerektiğini, faturanın bir alacağı mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlı olduğunu, bunun için öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanması gerektiğini, Yargıtay kararlarında, malın teslim olgusu arandığını, ancak en azından taraflar aradaki sözleşme ilişkinin ortaya konması gerektiğinin belirtildiğini, davacının ise müvekkiline ne sattığına ilişkin bir izahı ve delili bulunmadığını, 30.12.2019 tarihli kök raporun sonuç kısmında, \"İncelenen davacı defterlerine göre davacı tarafından davalıya 3 adette toplam 350.938,84 TL tutarında faturala düzenlenmiş olduğu anlaşılmakla birlikte gerek söz konusu faturalara ve gerekse faturalara konu emtia/hizmet davalıya teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir veriye rastlanılmadığından davacının bu talebinin bu aşamada ispata muhtaç olduğu\" hususunun belirlendiğini, davaya dayanak faturaların içeriğinin ne olduğunun belirsiz olduğunu, satılan emtiaya ilişkin hiç bir beyan bulunmadığını, hayali bir alacak üzerinden müvekkilinin ayıp, temerrüt, malın teslim edilmediği gibi savunma yapmasının da mümkün olmadığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanınreddine karar  verilmesini istemiştir.<br>İNCELEME VE GEREKÇE Dava, satım sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.  İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, satım sözlemesinden kaynaklanan 229.890 TL cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında, ilamsız takip başlatmıştır. Ödeme emrinin tebliği üzerine, davalını tarafından borç ve ferilerine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu, itiraz ve davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince taraf defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ve tarafların vergi dairesine bildirdikleri BA/BS formları istenmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan 30.12.2019 tarihli raporun incelenmesinde, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği, incelenen davacının ticari defterlerine göre, davacının 229.890,58 TL alacaklı olduğu, ticari ilişkinin 2014 yılına ilişkin olması nedeniyle, sonraki yıllara ilişkin BA/BS formlarından fatura kayıtlarını belirlenemediği ve 2014 yıla ilişkin kayıtların getirtilmesi halinde yeniden inceleme yapılabileceği belirlenmiştir. İlk derece mahkemesince, davacının 2014 yılına ilişkin BS formu ile davalının aynı yıla ilişkin BA formu getirtilerek ek rapor alınmıştır. Bilirkişi tarafından ibraz edilen 02.04.2021 tarihli ek raporda, davacının düzenlediği üç adet faturanın davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği görülmüştür. Davalı, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisi bulunmaması nedeniyle düzenlenen faturaların borç doğurmayacağını savunmaktadır. Kural olarak, fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Dolayısıyla davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini, faturaların da bu akdi ilişki nedeni ile düzenlendiğini kanıtlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını, uyuşmazlığın miktarına göre yazılı delillerle kanıtlamalıdır.Somut olayda, davalı, mal teslim olgusunu inkar etmemekte, öncelikle taraflar arasında sözleşme ilişkisinin kurulduğunun ve davacı tarafından davalıya hangi emtianın satıldığının kanıtlanması gerektiğini savunmaktadır.  TTK'nın 21/2. maddesine göre, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde fatura içeriği hakkında itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 03/03/2016 tarih ve 2015/18039 Esas, 2016/3759 Karar sayılı kararı). TBK'nın 207.maddesinde satış sözleşmesi, \"Satış sözleşmesi, satıcının, satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşmedir.\" şeklinde tanımlanmıştır. Satım sözleşmesinin geçerliği için bir şekil şartı öngörülmemiştir. TBK'nın 207/2. maddesine göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça veya aksine bir âdet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Buna göre bu sözleşmede, kural olarak malın teslimi anında bedelinin de ödenmesi gerekmektedir. Bu nedenle öncelikle satıcının HMK'nın 190. ve TMK'nın 6. maddesine göre emtiayı teslim ettiğini kanıtlaması gerekmektedir. Mahkemece getirtilen ve bilirkişi tarafından incelenen davalının vergi dairesine bildirdiği BA formunda, davacının düzenlediği 07.12.2013 tarihli 56.434,68 TL bedelli fatura, 10.12.2013 tarihli ve 57.052,76 TL bedelli fatura ile  25.06.2014 tarihli ve 237.451,40 TL bedelli faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, faturaların mal veya hizmeti temsil etmesi ve kural olarak faturanın mal ile birlikte gönderilmesi nedeniyle, teslim anında faturaların da davalıya teslim edildiği açıktır. Aksi halde, davalının bu faturaları kendi defterlerine kayıt ederek vergi dairesine bildirmesinin imkanı bulunmamaktadır. Bu faturaların karşılıklı kaydı ile oluşan açık hesap ilişkisi kapsamında, davalının teslim aldığı emtia bedelini ödemesi gerekmektedir. Davacının teslim olgusu, davalı tarafından vergi dairesine yapılan beyan ile kanıtlanmıştır. Davalı, vergi dairesine bildirdiği faturaya süresinde itiraz etmeyerek içeriğini kabul etmiştir. Bu kabul karşısında, artık satım konusu faturanın içeriğinde ne olduğunun ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı, vergi  dairesine bildirdiği faturanın içeriği mal veya hizmetlerden haberdar olup, bu mal veya hizmetin teslim edilmediğini kanıtlamakla yükümlüdür. Davalının kayıtları ile kanıtlanan teslim olgusunun yeniden yargılama konusu edilmesi ve bu hususun davacı tarafından kanıtlanmasını beklemek ispat hukukunun temel ilkelerine aykırıdır. Bu nedenle, davalı kayıtlarında bulunan ve vergi dairesine bildirdiği fatura içeriği mal veya hizmetin teslim edilmediğini veya ayıplı olduğunun TTK'nın 23.maddesinde belirlenen usullere göre kanıtlamakla yükümlüdür. Belirtilen şekilde bir açıklama yapılmaksızın, faturaya ilişkin genel ilkelerin tekrar  edilerek, satıcının tek taraflı olarak düzenlediği ve alıcının haberdar olmadığı, teslim alarak kayıtlarına işlemediği bir faturaya ilişkin Yargı kararları ile bilimsel görüşlerin tekrar edilmesi davalının savunmasının yerinde olduğu anlamına gelmez. Davacının, teslim olgusunu kanıtlaması ve davalının usulüne uygun şekilde ödeme  olgusunu kanıtlamaması, süresinde ve usulüne uygun ayıp ihbarının bulunmaması karşısında, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, davalı vekilinin istinaf başvuru nedenleri ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin kararında ve gerekçesinde yasa ve usule aykırılık bulunmadığı gibi kamu düzenine aykırılık da görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun  HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 11.777,87 TL istinaf harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı  tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi  üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 10.10.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"bd5825c3f92f142d","SID":"cff3aff5f09d656a"}}