{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İSTANBUL<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>14. HUKUK DAİRESİ<br>DOSYA NO:2021/1551 <br>KARAR NO:2024/1455<br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>İ S T İ N A F   K A R A R I<br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ:27/10/2020<br>NUMARASI:2018/1361 E. -  2020/616 K. <br>DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Taşıma sözleşmesinden kaynaklı)<br>Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.<br>TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı borçlunun yetki itirazının yerinde olmadığı gibi yetkili icra dairesinin de belirtilmemiş olduğunu, davalı taraf borcu bulunmadığını iddia ederek alacağa itiraz etmiş ise de davacının defter kayıtlarına göre davalıdan alacaklı odluğunu, davalının  davacı müvekkilinden  lojistik hizmeti aldığını, bedelini ödemediğini, bu sebeple  ...sayılı dosyası ile  icra takibi başlatıldığını,  davalının takibe itiraz ettiğini, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile  % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle;  davanın yetkisiz mahkemede açılmış olduğunu, davalının merkezinin bulunduğu  Bakırköy mahkemelerinin yetkili olduğunu,  müvekkili davalının davacıya borcu olmadığını,  davacı tarafından müvekkiline gönderilen ... numaralı, 28/02/2018 tarihli faturanın süresinde iade edildiğini,  her hangi bir hizmet almayan müvekkilinin  haklı olarak faturaları etmediğini,  ticari defterlerine de işlemediğini savunarak, davanın reddi ile davacının  kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini istemiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; \"...Dava, taşıma sözleşmesi uyarınca düzenlenmiş fatura alacağından kaynaklı  itirazın iptali davasıdır. Davadaki uyuşmazlık;Lojistik hizmetinin verilip verilmediği, hizmet karşısında bir alacak hakkının doğup doğmadığı, doğmuş ise miktarının ne kadar olduğu hususlarında toplandığı görülmüştür.Dava dilekçesi, ... sayılı dosya aslı, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.Dosyamıza getirtilen .... sayılı dosyasının suretinin incelenmesinde; davacı tarafından davalı  aleyhine 14.792,48  -TL toplam alacak,   üzerinden icra  takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/2 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davada, ilk itirazlardan yetki itirazının  bulunduğu bu hususta fatura alacağından kaynaklı davada alacaklının yerleşim yerinde TBK 89. Maddesi uyarınca yetkili olmasından dolayı yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizce oluşturulan ara kararı gereği dosyanın nihai rapor için bilirkişi ...   tarafından verilen   tarihli bilirkişi kök  raporunda; lojistik hizmet bedelinin yapılmasıyla ilgili herhangi bir bilgi ve belge sunulmamış olduğunu bildirir rapor tanzim etmiştir. Mahkememizce 07/07/2020  tarihli celsede verilen  ara karar gereğince; eksiklikler giderildikten sonra   bilirkişi incelemesine karar verilmiş; ... tarafından verilen EK RAPOR da özetle;   28.02.2019 tarih ... nolu 14.792,48 TL KDV dahil tutarlı fatura da belirtilen 4 adet seferle ilgili davacı tarafından herhangi bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı, dolayısıyla davacı tarafından herhangi bir hizmetin verilmediğinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi tarafından düzenlenen 11.12.2019 tarihli yazıda davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... Şti adına Şubat 2018 ayında BS (Satış) olarak herhangi bir bildirimin yapılmadığı, dolayısıyla davacı tarafından düzenlenen 28.02.2019 tarih ... nolu 14.792,48 TL tutarlı faturanın BS (Satış) olarak bildiriminin yapılmadığının anlaşıldığı, Bakırköy Vergi Dairesi tarafından düzenlenen 04.12.2019 tarihli yazıda davalı ... Şti tarafından davacı ... A.Ş. den Şubat 2018 ayında BA (Alış) olarak herhangi bir bildirimin yapılmadığı, icra takibinin davalıya 17.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlu ise 21.09.2018 tarihinde itiraz dilekçesini verdiği, dolayısıyla davalı borçlu 7 günlük yasal sürede itiraz ettiği, görüş ve kanaatini bildirir rapor sunmuştur.Dava dosyasında mevcut olan Bakırköy Vergi Dairesi Müdürlüğü 04.12.2019 tarih ... nolu yazısının incelenmesi; Bakırköy Vergi Dairesi tarafından düzenlenen 04.12.2019 tarihli yazıda davalı ... Şti tarafından Şubat 2018 ayında davacı ... A.Ş. den BA (Alış) olarak herhangi bir bildirimin yapılmadığı, Dava dosyasında mevcut olan Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi Müdürlüğü 11.12.2019 tarih ... nolu yazısının incelenmesi; Boğaziçi Kurumlar Vergi Dairesi tarafından düzenlenen 11.12.2019 tarihli yazıda davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... Şti adına Şubat 2018 ayında BS (Satış) olarak herhangi bir bildirimin yapılmadığı, dolayısıyla davacı tarafından düzenlenen 28.02.2019 tarih ...  nolu 14.792,48 TL tutarlı faturanın BS (Satış) olarak bildiriminin yapılmadığının anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde,  ticari defterlerin kanıt olması, bu defterlerin Ticaret Kanunu'nun öngördüğü şartlar içinde tacirin lehinde veya aleyhinde olarak kullanılması ve ticari bir uyuşmazlığında hükme esas teşkil etmesidir. Böylelikle, ticari bir uyuşmazlıkta ticari defter kaydı, uyuşmazlığın çözümünde yazılı bir kanıt aracıdır. Tacirin tuttuğu bütün defterlerdeki kayıtların birbirine uygun olması; birbirini tutması ve doğrulaması şarttır Ayrıca ticari defterlerin kanuna uygun olarak tutulmuş olması yanında tasdike tabi olan ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin de Ticaret Kanununda belirtilen sürelerde ve şekillerde yapılmış olması gerekmektedir. Aksi takdirde defterler, sahipleri lehine kanıt olma niteliklerini kaybederler. Bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı  ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur. Davacı firma kayıtlarına göre 28.02.2018 tarih ... nolu 14.792,48 TL tutarlı faturanın davacı şirket yevmiye defterinde 28.02.2018 tarih ... yevmiye numarasıyla kayıtlı olduğu görülse de faturada belirtilen lojistik hizmet bedelinin yapıldığına yada gerçekleştiğine dair davacı tarafından bilgi yada belge sunulmadığı görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendiriliğinde, davacı tarafından davalıya lojistik hizmetinin verildiğine dair bilgi ve belgelerin sunulmadığı, Boğaziçi Kurumlar Vergisi Dairesi ve Bakırköy Vergi Dairesinden alınan  yazı cevaplarında BA BS olarak herhangi bir kaydın yapılmadığı görüldüğünden   hüküm kurmaya elverişli nitelikteki mevzuata uygun bilirkişi raporu doğrultusunda taraf iddia ve savunmaları,  mail yazışmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre  açılan davanın esastan reddine, kötü niyet tazminatı şartlarının İİK:72/5 maddesi uyarınca oluşmadığına karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.\"  gerekçesiyle, davanın reddine karar  verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin cari hesapları kapsamında, davalıdan alacağı bulunduğunu, davalının defter sunmamış olduğu durumda müvekkilinin ticari defterlerinde bilirkişi tarafından tespit edilen alacak bakiyesinin kabul edilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince bu hususun görmezden gelindiğini, 08/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda, müvekkili şirketin yasal defterlerinin incelenmesi sonucunda 28.02.2018 tarihli 14.792,48 TL faturanın varlığının  tespit edildiğini,  davalının ise ise ticari defter kayıtlarını sunmadığını, davalının, davacının sunduğu yasal delillere karşı, hiç bir delil sunamadığını, mahkemece müvekkil şirketin sunmuş olduğu delillerle alınan bilirkişi raporundaki  lehe olguların kabul edilmediğini, müvekkil tarafından söz konusu taşımaya ilişkin fatura detaylarının da sunulduğunu,  sunulan bu belgede taşımaya ilişkin tarih, araç plaka bilgisi, aracın cinsi, istikameti ve taşımanın bedelinin de açıkça belirtildiğini, dosyadaki bilgi ve belgelerin lehe olması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin açıkça yasaya aykırı  olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. <br>İNCELEME VE GEREKÇE:Dava,  taşıma hizmetinden doğan  fatura  alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine vaki  itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf  nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili; müvekkilinin fatura konusu taşıma hizmetini davalıya verildiğini, ancak fatura bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş; davalı vekili ise, taşıma hizmetinin verilmediğini, fatura borcundan davalının sorumlu olmadığını savunmuştur.Dosya kapsamında bulunan ... sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu  aleyhine 14.792,48 TL asıl alacak yönünden 07.09.2018 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 14.792,48 TL alacağın gösterildiği, ödeme emrinin 17.09.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 21.09.2018 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına, yetkiye ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.  İtiraz dilekçesinde yetkiye itiraz edildiği belirtilse de, yetkili icra müdürlüğü gösterilmemiş olduğundan  icra müdürlüğünün yetkisine  geçerli bir yetki itirazı olmadığı görülmüştür. HMK'nın 190.maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir. Buna göre somut olayda, takip konusu faturalardan dolayı alacaklı olduğunun ispat yükü, davacı alacaklıdadır. Takip ve dava konusu alacağın dayanağı  fatura davacı defterlerinde kayıtlı olmakla birlikte, fatura konusu  taşıma hizmetinin de davalıya verildiğinin kanıtlanması gerekir. Tek başına fatura düzenlenmiş olması ve bunun davacı defterinde kayıtlı olması  alacağı kanıtlamaya yeterli değildir.Davacı tarafından taşıma hizmetinin verildiğine ilişkin herhangi  bir delil  sunulamamıştır. Bu nedenle, alacağın varlığının kanıtlandığına ilişkin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Davalı taraf ticari defterlerini sunmamış, sadece  davacı defterleri üzerinde inceleme yapılmış ve davacı delillerini davalının ticari defterlerine hasretmemiştir. Bir diğer deyişle davacı taraf, HMK'nın 222/son maddesi uyarınca delillerini davalının defterlerine hasretmemiştir. Davacı delillerini hasretmediğinden davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış olması, davacı iddiasının ispatlanmış kabul edilmesi için yeterli değildir. Bu nedenle davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri de yerinde görülmemiştir.Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.17.10.2024</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"699fe3a9e6c8c204","SID":"d5a1b3fb8b2400fa"}}