{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/626 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1836<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 12.10.2021<br>NUMARASI\t\t: 2017/1321 Esas 2021/810 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat<br>KARAR TARİHİ\t: 25.10.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 25.10.2024<br><br>\tİzmir 2.  Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.10.2021 tarih 2017/1321 Esas 2021/810 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalı ... A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :Davacı vekili,  davalı sürücüye ait ve diğer davalı sigorta şirketinin  ZMMS ile sigortacısı olduğu ... plakalı aracın  yaya olan ve karşıdan karşıya geçen müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin malul kaldığını belirterek sürekli iş göremezlik nedeni ile şimdilik 100,00 TL, geçici iş göremezlik nedeni ile 100,00 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olarak 100,00 TL olmak üzere 300,00 TL belirsiz alacağın davalılardan yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline ayrıca 50.000,00 TL manevi tazminatın davalı ...'ten kaza tarihi olan 27.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.  <br>\tCEVAP :Davalı ... vekili, olayın meydana gelmesinde kaza tutanağında da görüleceği üzere davacının kusurlu olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş vekili,  davanın yetkisiz yerde açıldığını, dava açılmadan önce müvekkiline başvuru yapılmadığını, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan rapora göre kazanın davacı yaya ...'ın olay mahallinde ışık kontrollü yaya geçidi üzerinden geçiş yaptığı sırada ışıkların yayalara yeşilden kırmızıya dönmesiyle meydana geldiğinin kabulü  ile, sürücü ... sevk ve idaresindeki araçla olay mahalli ışık kontrollü yaya geçidinde her ne kadar kendisine yeşil ışık yanmakta ise de, yaya geçidi üzerinde yolun belli kısmını kateden yayaların geçişini tamamlamasını beklemesi gerekirken bu hususlara riayet etmemesi nedeniyle kazanın oluşumunda %75 oranında asli kusurlu olduğu, davacı yaya ...'ın ise  olay mahalli ışık kontrollü yaya geçidinden geçişi sırasında yayalara yanan yeşil ışığın kırmızıya döndüğünü dikkate alması, geçişini kontrollü şekilde sürdürmesi gerekirken bu hususlara riayet etmediği gerekçesiyle %25 oranında kusurlu olduğu, maluliyet raporuna göre olay tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki Yönetmeliği göre, kişinin özürlülük oranının %21 olduğu, geçici iş göremezlik süresinin ise 120 gün olduğu, buna göre yapılan aktüer incelemede, davacı ...'ın meslekte kazanma gücündeki kayıp oranları üzerinden %25 kusur indirimi yapılmak suretiyle TRH-2010 Yaşam Tablosu ve Progresif Rant yöntemi ile %21 özür oranı üzerinden 175.506,72 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 4.201,69 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 967,50 TL SGK tarafından karşılanmayan belgesiz tedavi gideri alacağı tespit edildiğinden davanın kısmen kabulü ile toplam 180.675,91 TL maddi tazminatın davalılardan yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, talep edilen miktarın davalı sigorta şirketinin kaza tarihindeki teminat limiti olan 310.000,00 TL içerisinde kaldığı; davacı tarafça dava miktarının çalışma gücü ve meslekte kazanma gücündeki tespit işlemleri yönetmeliğine göre belirlenen maluliyet durumuna göre daha fazla artırım yapıldığından maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden de davanın kısmen kabulü ile, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, olayın oluş şekli kusur durumu dikkate alınarak taktiren 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'ten tahsiline karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı vekili, davalı ... A.Ş vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, 9 Eylül Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu Raporu  ile davacının sürekli maluliyet oranının meslekte kazanma gücü yönetmeliğine göre belirlenen %23 olarak dikkate alınması gerekirken,  Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine göre tespit edilen %21 oranının dikkate alınmasının hatalı olduğunu, davalı sigorta şirketin %21 maluliyet oranı üzerinden tazminattan sorumlu tutulacaksa dahi, davalı gerçek kişi olduğundan BK genel hükümlerince %23 maluliyet üzerinden belirlenecek miktardan sorumlu tutulması gerektiği, davacının kazada kusuru bulunmadığını, davacı için hükmedilen manevi tazminat bedelinin düşük olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş vekili, tazminat hesabının prograsif rant ile yapılmasının sebepsiz zenginleşmeye sebep olduğunu, zarar belirlenirken Trh 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, davacıya kırmızı, araçlara yeşil ışık yanarken karşıdan karşıya geçmeye çalışması esnasında kazanın meydana geldiğini, Mahkemece hiçbir haklı gerekçe olmadan rağmen hatalı değerlendirme ile olayın 2. durumdaki gibi meydana geldiğinin kabul edildiği, zira Ceza dosyası kapsamında sigortalı araç sürücüsü ve tanık ... ifadelerinde açıkça davacının kendisine kırmızı ışık yanarken karşıdan karşıya geçmeye başladığı kaza tespit tutanağının da bu yönde olduğunu, savcılık dosyasında olayın bu şekilde meydana geldiği kabul edilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararının maddi olgular yönünden hukuk mahkemesini bağladığını, mahkemece hükme dayanak alınan maluliyet raporunda başvuranın psikolojik arazının maluliyete dahil edildiğini, hatta ilgili yönetmeliğin emrettiği bir yıl sonra kontrol şartına dahi riayet edilmediğini, ilerleyen dönemde davacının iyileşme ihtimali bulunduğundan mevcut rahatsızlık durumu kesin maluliyet olarak nitelendirilmemesi gerektiğini, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik taleplerinin  teminat dışı olduğunu belirtmiştir.\t\t<br>\tDavalı ... vekili, olaya ilişkin olarak müvekkil aleyhine yürütülen savcılık dosyasında kaza tespit tutanağı doğrultusunda müvekkilinin kusursuz kabul edilerek kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, ceza mahkemesinin kesinleşen kararının maddi olgular yönünden hukuk mahkemesini bağladığını, Mahkemece ATK’dan alınan raporun 2.kısmının somut olayın oluşuna uygun olduğuna kanaat getirilmesinin hatalı olduğunu, trafik kazası tespit tutanağına göre müvekkilinin yeşil ışıkta, davacının kırmızı ışıkta geçmesi nedeniyle davacının tam kusurlu olduğu sonucuna varıldığını, davacı ve refakatçisinin 10 gün boyunca hastanede kalmakta  ve yatarak tedavi görmesi nedeniyle 10 gün üzerinden günde 3 sefer olmak üzere yol masrafı hesaplanmasının hatalı olduğunu,  manevi tazminat yönünden ise yine müvekkil davalının somut olayda herhangi bir kusuru olmadığından zararı tazmin yükümlülüğü bulunmadığını, tarafların mali durumu dikkate alındığında bu miktarın fahiş olduğunu belirtmiştir.<br>\tGEREKÇE :Dava, 27.12.2016 tarihide meydana gelen trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.<br>\tDairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\tSomut olayda, davalı sürücüye ait ve diğer davalı sigorta şirketinin  ZMMS poliçesiyle sigortaladığı ... plakalı aracın, yaya olarak karşıdan karşıya geçen davacıya çarpması sonucunda trafik kazası meydana gelmesi nedeniyle davacının maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. <br>\t2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketi ile işleten sıfatına haiz araç maliki ve sürücünün, sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu amirdir.(Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 tarih ve 2011/17-142 E. - 2011/411 K., 17. HD' nın 20/05/2013 tarih ve 2012/8984 E. - 2013/7276 K.) 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanun’unun 92. maddesinin (f) bendi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının gereği manevi tazminat poliçe kapsamı dışında olduğundan davalı sigorta şirketinin  manevi tazminat talebi yönünden her hangi bir sorumluluğu söz konusu değildir. Buna karşın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun  85 ve 90. maddeleri kapsamında davacıların manevi zararından  işleten sıfatına haiz  araç maliki ile araç sürücüsünün, sürücünün kusuru oranında sorumludur.<br>\tDavalıların sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arzeder. Bu kapsamda, dosyaya kazandırılan  açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli, mevcut bilirkişi rapor arasındaki çelişkiyi gideren  kusur bilirkişi raporu ile olaya ilişkin belirlenen maddi olgular çerçevesinde, oluş şekline uygun düşecek biçimde, kazanın davacı yayanın yaya geçidi üzerinden geçiş yaptığı sırada ışıkların yayalara yeşilden kırmızıya dönmesiyle meydana geldiğinin kabulü ile davacının kazanın oluşumunda %25, davalı araç sürücünün %75 oranında kusurlu olduğunun kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.<br>\tHaksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 01/06/2015 ile 20/02/2019 tarihleri arasında gerçekleşen kazalar için 30/3/2013 tarihli ve 28603 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. (Yargıtay 4.HD'nın 20/06/2022 tarih ve 2021/13933 E. - 2022/9109 K. )<br>\tHak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda 1931 tarihli PMF cetvellerine göre saptanmakta ise de gerçek zarar hesabı özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle TRH 2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesi güncel veriler ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olduğundan tazminat hesaplamasında TRH 2010 yaşam yönteminin kullanılması gerekir. ( Yargıtay 4. HD'nın  03.01.2022 tarih ve 2021/9412 E - 2022/3622 K., 17. HD'nin 23.03.2021 tarih ve 2020/6173 E. - 2021/3121 K.) Aynı şekilde, yeni genel şartlar zamanında düzenlenen poliçelerde yeni genel şartlardaki hesaplama tekniği uygulanamayacağı için tazminat hesabında eski uygulamalardaki gibi progresif rant yönteminin kullanılması ile bilinmeyen (işleyecek) devredeki gelirlerin her yıl için % 10 artırılıp % 10 iskonto edilmesi icap etmektedir. (Yargıtay 17. HD'nin 24.02.2021 tarih ve 2019/3292 E. - 20121/1848 K.)<br>\tAçıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, kusurun olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, maluliyetin olay tarihinde geçerli olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilmesine, tazminat hesabının progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, yaşam tablosuna ilişkin ileri sürülen istinaf itirazlarının sonuca etkili olmamasına, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, davalıların sorumluluğunun talebe uygun şekilde müşterek ve mütesilen sorumluluk ilkesine uygun düşecek şekilde belirlenmesine, tazminatın tamamına davalıların sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, kusur durumu ve maluliyet oranı dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminata ilişkin olarak ileri sürülen istinaf itirazlarının yerinde olmadığı, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, HMK''nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.  <br>\tHÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 427,60 TL'den peşin alınan 59,30TL'nin mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t3-Davalı ... Anonim Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 12.341,97 TL'den peşin alınan 3.085,49 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 9.256,48‬ TL'nin davalı ... Anonim Şirketi'nden alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t4-Davalı ... yönünden istinaf karar harcı olan 13.025,07 TL'den 3.256,27 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 9.768,8‬0 TL'nin davalı ...'ten alınarak hazineye gelir kaydına, <br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 25.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. <br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"c8de0fdd7d830ffb","SID":"7ffbcad3962329e7"}}