{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>  11. HUKUK DAİRESİ<br><br>DOSYA NO\t\t: 2022/516 <br>KARAR NO\t\t: 2024/1823<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t\t: İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>TARİHİ\t\t: 22.12.2021<br>NUMARASI\t\t: 2020/88 Esas 2021/960 Karar<br>DAVANIN KONUSU\t: Tazminat <br>DAVA TARİHİ\t\t: 05.02.2020<br>KARAR TARİHİ\t: 24.10.2024<br>KARAR YAZIM TARİHİ\t: 24.10.2024<br><br>İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.12.2021 tarih 2020/88 Esas 2021/960 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili ve davalı ... Anonim Şirketi tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.<br>\tGEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :<br>\tDAVA :  Davacılar vekili, davalıların sürücüsü, maliki, İMM ve ZMM sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacılar davacılar murisleri anne ... ve kızı ...'nun hayatını kaybettiğini, mütevefaların ölümü nedeniyle davacıların destekten yoksun kaldığını, olay nedeni ile davacıların maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların oluşan zararı karışalamakla yükümlü olduğunu, sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını, belirterek; belirisiz alacak davası şeklinde şimdilik 2.000,00-TL maddi, 500.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>\tCEVAP : Davalılar ... ve ... vekili, kazanın oluşumunda müteveffaların bir kusurunun bulunmadığını, kazanın ...’nun kullandığı araçtaki teknik arızadan ve başka bir aracın sıkıştırmasından kaynaklandığını, aracın ZMMS sigortasıyla sigortalanıp davacıların teminat altına alındığını, ayrıca bir kasko sigortasının da bulunduğunu, müteveffa ...’nun bakmakla yükümlü kimsenin bulunmadığını, destekten yoksun kalma tazminatının ödendiğini, müteveffa ...’nun ise 30 yaşında ve bekâr olarak öldüğünü, bakmakla yükümlü kimsesinin olmadığını, destekten yoksun kalma tazminatının sigorta tarafından ödendiğini, talep edilen manevi tazminat miktarlarının çok yüksek olduğunu, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, kazaya neden olan aracın davalı nezdinde ZMMS ve kasko poliçesiyle sigortalı olduğunu, kasko sigorta poliçesinde İMMS limiti tanımlandığını, davalının sgortalı araç sürücüsünün kusuru oranında gerçek zarar nispetinde poliçe limiti ile sorumlu olduğunu, başvuru üzerine davacı tarafa ödeme yapıldığını, davalının poliçe kapsamında tüm yükümlülüğünü yerine getirdiğini, yapılan ödemelerin  güncelleştirilerek hesap mahsup edilmesi gerektiğini, davacıların manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, dolaylı zararlara ilişkin tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında kaldığını, defhin ve cenaze masrafı ve diğer kayıtların davalıdan istenemeyeceğini, davalının temerrüde düşmediğini, avans faiz talep edilemeyeceğini, belirterek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.<br>\tİLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre;  davalı sürücü ...’nun kullandığı ve işleten ...’na ait davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS ve kasko sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı kaza neticesinde davacılar murisleri  ... ve ...’nun hayatını kaybettiği, olayın oluşumunda araç sürücüsünün % 100 ve asli kusurlu olduğu, kusur durumu ve davalı sigorta tarafından yapılan ödemenin güncelleştirilerek mahsubu ile davacı ...’nun eşi ... yönünden 74.596,81-TL kızı ... yönünden ise 195.845,58-TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı alacağı bulunduğu, davacının maddi tazminat talebi içerisinde yer alan defin giderlerinden feragat ettiği, olay nedeni ile  davacı ... yönünden eşi ... için 75.000-TL, kızı ... yönünden 75.000-TL, diğer davacılar ...’nun anne ... yönünden 40.000-TL, kardeşi ... yönünden ise 35.000-TL ve davacı ...’nun anne ... yönünden 40.000-TL, kardeşi ... yönünden ise 35.000-TL manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği, belirtilerek; davacıların davasının kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.<br>\tKarara karşı davacı ve davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.<br>\tİSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı ...'nun  babası ...'ya ait aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek kaldırım üzerinde arkası dönük yaya olarak yürüyen anne ... ile kızı ...'ya çarparak ölümlerine sebebiyet verdiğini, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam ve asli kusurlu olduğunu,  talep edilen  manevi tazminat fahiş olmayıp olayın oluş şekli, duyulan ızdırap ve tarafların ekonomik durumlarına göre yasal ve hakkaniyete uygun olduğunu, talep gibi manevi tazminatın tamamına karar verilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalılar ... ve ... vekili, kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu olarak kabulüne karar verilmiş ise de araçtan kaynaklanan bir hatanın bulunup bulunmadığı hususu incelenmediğini, davalının herhangi bir kural ihlali yapmadan kendi şeridinde aracı ile ilerlemekte iken aracın kontrolünü kaybetmesi sonucunda kazaya karıştığını, maddi tazminat hesabında yapılan itirazların karşılanmadığını, destek olma halinin davacı tarafça ispat edilemediğini, davacı ...' nun eşi ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı alacağı bulunmadığını, tazminatın tamamı sigorta şirketi tarafından ödendiğini, müteveffa ...'nun 30 yaşında ve bekar olarak vefat ettiğini, vefat ettiği tarihte çalışmadığını, müteveffanın kazanın çok öncesindeki 2015 yılındaki aylığının asgari ücretin 1,88 katı olmasını dikkate alarak gelir durumunu hesaplaması hukuka aykırı olduğunu, bakmakla yükümlü olduğu kimse bulunmadığını,  hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti hatalı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin kısmen reddi sebebiyle davacı lehine hükmedilen kadar vekalet ücretine hükmedilmesi gerekli iken eksik hesaplama yapıldığını,  belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tDavalı ... A.Ş. vekili, davalı sigorta şirketince davacılara yapılan ödeme ile zararın tam ve eksiksiz karşılandığını, davalı sigorta şirketinin başkaca bir sorumluluğu kalmadığını, ödeme tarihi itibariyle yapılan ödemenin yetersiz olup olmadığının belirlenmediğini, TRH 2010 ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabının yapılması gerektiğini, pay dağılımın yerinde olmadığını, müteveffanın kaza tarihinde çalışmadığını, farazi kazanç hesaplamasını kabul edilemeyeceğini, davalı sigorta şirketinin ancak gerçek zararı ödemekle yükümlü olduğunu, bilirkişi raporunda tespit edilen tazminat miktarının davacının sebepsiz zenginleşmesine yol açacak nitelikte fahiş olduğunu,  hükmedilen manevi tazminatında fahiş olduğunu, davacının ıslahtan önceki tazminat talepleri için dava tarihinden itibaren, ıslahtan sonraki tazminat talepleri için ise ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir.<br>\tGEREKÇE : Dava, işletenin hukuki sorumluluğu ve ZMMS  kapsamında ölüm nedeni destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.<br>\t1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle  sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.<br>\t2. Toplan tüm deliller ile hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmasına, davacı  ...’nun vefat eden eşi ve kızı yönünden destekden yoksun kalama tazminatına hak kazanmasına, destekten yoksun kalma zararın anılan ilke ve esaslar ile örtüşecek şekilde olayın oluş şeklline ve dosya kapsamına uygun olarak belirlenmesine, mütevefanın gelirinin soysal ve ekonomik durumuna uygun düşecek şekilde saptanmasına, tazminat hesabının TRH 2010 yaşam tablosu ile progresif rant yöntemi esas alınarak hesaplanmasına, pay dağılımına ilişkin ilkelere uygun düşecek şekilde davacının hak kazandığı tazminatın kusur oranı dikkate alınarak tespit edilmesine, sigortacının davadan önce ödediği miktar ile ödemesi gereken miktar arasında açık yetersizlik bulunduğundan ödenen bedelin güncelleştirilerek tazminattan mahsup edilmesine, tazminatın tamamına davalının sıfatına göre belirlenenen temerrüt tarihinden faiz yürütülmesine, tazminatın poliçe limiti dahilinde hüküm altına alınmasına, zararın poliçe kapsamı dışında kaldığının davalı sigorta şirketi tarafından ispat edilememiş olmasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.<br>\t3.\t6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince haksız bir eylem sonucunda zarara uğrayan kimse, uğradığı maddi ve manevi zararın ödetilmesini isteyebilir. Manevi tazminat, zarar görenin kişilik değerlerinde meydana gelen eksilmenin (manevi zararın) giderilmesi, tazmin ve telafi edilmesidir. Esasen manevi tazminat, ne bir ceza, ne de gerçek manasında bir tazminattır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.(Yargıtay İBK 22/06/1966 tarih ve 1966/7 E. - 1966/7 K.) Olay nedeni ile davacıların manevi zarara uğrayacağı yadsınamaz bir gerçekliktir. Maddi zararda olduğu gibi manevi tazminatta kesin bir hesabın yapılması olanaksızdır. Bunun için tazminat miktarı, somut olayın özelliği, kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alınarak M.K.nun 4. maddesi uyarınca hakim tarafından takdir ve tayin edilir. Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak gösterilmelidir. Bu itibarla, somut olayda aynı ailedem birden fazla ölüm dolayısıyla davacıların maruz kaldığı bu acı ve elem ile yaşadığı sıkıntılar nedeniyle oluşan manevi zararına karşılık, takdir edilen manevi tazminat anılan ilke ve esaslar çerçevesinde az olup daha fazla miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekir.<br>\t4.\tDavalı sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe limiti ile sınırlı olup Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.b maddesi uyarınca kabul edilen dava değerinin poliçe limitini aşması halinde davalıya yükletilecek yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin toplam tazminatın, dava değerinin limite oranı dahilinde hüküm altına alınması gerekir. ( Yargıtay 17.HD'nin 14.06.2017 tarih ve 2016/12075 E. - 2017/5498 K. )<br>\t5.\tDavalı sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumludur. Davalı ... A.Ş nezdinde düzenlenen zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesinde kaza tarihi itibariyle kişi başına teminat limiti 360.000,00-TL, kaza başına ise 1.800.000,00-TL, kasko sigorta poliçesi kapsamında ihtiyari mali mesuliyet klozu ile teminat altına alınan ve  manevi tazminat taleplerininin dahil olduğu teminat limitinin 50.000,00-TL olup davacı ...  dava tarihinden önce yapılan toplam 96.265,99-TL ödeme nispetinde davacı yönünden poliçe limitinin tüketildiği gözetilerek bu davacı için bakiye limiti (263.734,01-TL)  aşmayacak ve infazda tereddüte neden olmayacak şekilde poliçe limiti belirtmek suretiyle davalı sigorta şirketinin sorumluluğu cihetine gidilmesi, davacı yönünden kabul edilen dava değerinin bakiye poliçe limitini aşması halinde yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden sigorta şirketinin sorumluluğunun kabul edilen dava değerinin limite oranı dahilinde belirlenmesi, poliçe limitinin altına kalması halinde ise oran yapılmaması  gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır.<br>\t6.\tO halde, manevi zarara uğrayan davacılarda bir huzur duygusunun oluşabilmesi için tarafların kusuru, sosyal ve ekonomik durumu, davacıların maruz kaldığı acı ile hakkaniyet ilkesi gözetilerek, manevi zararın karşılığı olarak takdiren davacı davacı ... yönünden eşi ... için 100.000-TL, kızı ... yönünden 100.000-TL, diğer davacılar ...’nun anne ... yönünden 75.000-TL, kardeşi ... yönünden ise 75.000-TL ve davacı ...’nun anne ... yönünden 75.000-TL, kardeşi ... yönünden ise 75.000-TL olmak üzere toplam 500.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... A.Ş. Yönünden İMMS poliçe limitiyle sınırlı olmak kaydı ile  temerttüt tarihi olan 29.11.2018 diğer davalılar ise ... ve ... yönünden ise haksız fiil tarihi olan 17.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile ayrı ayrı davacılara ödenmesine karar verilmesi gerekirken aksi şekilde verilen kararda isabet bulunmamaktadır. Bu itibarla, belirtilen hususlar yönünden istinaf başvurusu yerindedir.<br>\tBu durumda, davalıların istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi uyarınca kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında  karar verilmesi gerekmiştir.<br>\tH Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>\t1-Davalılar ... ile ... ve davalı ... Anonim Şirketi'nin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,<br>\t2-Davacıların istinaf başvurusunun KABULÜ ile İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22.12.2021 tarih ve 2020/88 Esas 2021/960 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,<br>\tKaldırılan kararın yerine geçmek üzere yeniden hüküm tesisi ile;<br>\t3-Davacıların maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile davacı ... için müteveffa eşi ... yönünden 74.596,81-TL, müteveffa kızı ... yönünden 195.845,58-TL olmak üzere toplam bakiye 270.442,40-TL destekten yoksun kalma tazminatın davalı ... A.Ş yönünden (bakiye ZMMS poliçe limiti olan 263.734,01-TL'yi aşmayacak şekilde) temerrüt tarihi olan 29.11.2018, diğer davalılar ... ve ... yönünden ise haksız fiil tarihi olan 17.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılarından müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ÖDENMESİNE, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,<br>\tDavacı ... yönünden talep edilen 1.000,00-TL cenaze ve defin giderinden feragat edilmekle bu kısım yönünden davanın REDDİNE,\t<br>\tDavacıların manevi tazminat davasının KABULÜ ile davacı ... için 200.000-TL, davacı ... için 150.000-TL, davacı ... için 150.000-TL olmak üzere toplam 500.000,00-TL manevi tazminatın (davalı ... A.Ş için İMMS poliçe limiti olan 50.000-TL'yi aşmayacak şekilde) davalılar ... A.Ş. yönünden  temerrüt tarihi olan 29.11.2018 diğer davalılar ise ... ve ... yönünden ise haksız fiil tarihi olan 17.08.2018  tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsili ile davalılarından müşterek ve müteselsilen ayrı ayrı tahsili ile bu davacılara ayrı ayrı ÖDENMESİNE,<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince maddi tazminat yönünden alınması gereken 18.473,92-TL peşin harcın maddi tazminata ilişkin kısmı olan 6,85-TL ve ıslah harcı olarak alınan 950,00-TL olmak üzere toplam 956,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 17.517,07-TL harcın davalı ... A.Ş. yönünden 16.991,55-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye gelir kaydına,<br>\t492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince manevi tazminat yönünden alınması gereken 34.155‬,00-TL peşin harcın manevi tazminata ilişkin kısmı olan 1.707,73-TL'nin mahsubu ile bakiye 32.447,27-TL harcın davalı ... A.Ş. yönünden 3.244,72-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye gelir kaydına, <br>\tDavacılar tarafından başlangıçta peşin olarak yatırılan maddi tazminata ilişkin kısım olan 6,85-TL peşin harç ve 950,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 956,85-TL harcın davalı ... A.Ş yönünden 928,14-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara ödenmesine,<br>\tDavacılar tarafından başlangıçta peşin olarak yatırılan manevi tazminata ilişkin kısım olan 1.707,73-TL harcın  davalı ... A.Ş yönünden170,77-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen  tahsiliyle davacılara ödenmesine,<br>\tDavacılar tarafından yargılama gideri olarak yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 562,31-TL posta ve tebligat masrafı, 133,09-TL talimat masrafı, 300,00-TL ATK masrafı ve 1.100,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.157,60-TL'nin davanın kabul ve red oranına göre 2.114,45-TL'sinin davalı ... A.Ş yönünden 2.051,02-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacılara ödenmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacılar üzerinde bırakılmasına, <br>\tDavalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,<br>\tDavacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 43.270,78-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş yönünden 41.972,65-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine,<br>\tDavalılar ... A.Ş, ... ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat davasının red edilen miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT  uyarınca 5.362,72‬-TL tek vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalılar ... A.Ş, ... ve ...'na verilmesine,<br>\tDavacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş. yönünden 3.200‬,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine,<br>\tDavacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş. yönünden 3.000‬,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine,<br>\tDavacı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ... A.Ş. yönünden 3.000‬,00-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya ödenmesine,<br>\tDava şartı arabuluculuk ücreti olan ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesi uyarınca tarafların anlaşamamaları nedeniyle Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00-TL'nin davalı ... A.Ş. yönünden 1.280,4‬0-TL ile sınırlı olmak kaydıyla davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,<br>\tTaraflarca yatırılan ancak sarf edilmeyen gider avansından kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde taraflara resen iadesine,<br>\t4-İstinaf yoluna başvuran davacıların ödediği istinaf harçlarının istek halinde kendilerine iadesine,<br>\t5-İstinaf başvurusu nedeniyle davacılar tarafından yapılan 220,70 TL istinaf yoluna başvuru harcı, 56,10 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 276,80 TL istinaf yargılama giderinin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,<br>\t6-Davalılar ... ve ... yönünden istinaf karar harcı olan 2.631,44 TL'den peşin alınan 1.948,35 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 683,09 TL'nin davalılar ... ve ...'ndan alınarak hazineye gelir kaydına,<br>\t7-Davalı ... Anonim Şirketi yönünden istinaf karar harcı olan 2.631,44 TL'den peşin alınan 5.500,00 TL'nin mahsubu ile bakiye fazla alınan 2.868,56 TL harcın talep halinde yatırana iadesine,<br>\t8-İstinaf başvurusu nedeniyle davalılar tarafından yapılan giderlerin kendi üzerilerinde bırakılmasına,<br>\tDosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere 24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.<br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"9b05ae8b5b249c26","SID":"c70dd99e0f1a212f"}}