{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. ...10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tTÜRK MİLLETİ ADINA<br>              YARGILAMA YETKİSİNİ KULLANAN<br>                          T.C.<br>                     ANKARA<br>10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\t\tGEREKÇELİ KARAR<br>ESAS NO\t: 2023/437 <br>KARAR NO\t: 2024/234<br><br>DAVA\t: Genel Kurul Kararının İptali<br>DAVA TARİHİ\t: 12/06/2023<br>KARAR TARİHİ\t: 17/04/2024<br>KARARIN YAZILDIĞI TARİH \t : 02/05/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan genel kurul kararının iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>DAVA :Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %13 payı ile azınlık hissedarı olduğunu, hali hazırdaki diğer %55,5 oranındaki payın ...'e ve %31,5'nin de Dursun Küsmüş'e ait bulunduğunu, yönetim kurulu üyelerinin 28/02/2020 tarihli genel kurul kararı ile ... ile kardeşi Nuh Küsmüş olarak belirlendiğini, yönetici ... hakkında tazminat davası açıldığını, 13/03/2023 tarihinde davalı şirketin genel kurul toplantısı yapılmasına karar verildiğini, vekili vasıtasıyla finansal tabloların incelenmesinin istendiğini, merkezine gidildiğinde kapalı olduğunu, bu kere şube adresine gidildiğini, vekilinin yöneticinin oğlu tarafından darp edildiğini, kayıtları inceleme imkanı olmadığını, bilgi alma hakkının engellendiğin, toplantıya vekilinin katıldığını, vekaletnamesinin  TTK'ya uygun olmadığı gerekçesiyle toplantıya alınmadığını, alınan kararların usulsüz olduğunu, ibrada ve finansal tabloların kabulünde yöneticilerin oy kullanmayacakları halde, oy kullandıklarını, kararların yoklukla malul olduğunu ileri sürerek, öncelikle 13/03/2023 tarihli genel kurul da alınan kararların yoklukla malul olduklarının tespitine, değilse iptallerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>CEVAP :Davalı vekili, vekaletnamenin noterden düzenlenmiş olsa da toplantıya katılmak için mevzuat hükümlerinin aradığı gerekli şartları taşımadığını, bahsi geçen vekaletnamede genel kurul toplantısının tarihi ve pay sahibinin pay adedinin yazılı olmadığını, vekaletnamenin geçersiz olduğu gerekçesi ile toplantıya alınmadığını, belgelerin incelenmesine izin verilmediği iddiasının yerinde bulunmadığını, alınan kararların usulüne uygun olduklarını açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. <br>KANITLAR : Genel kurulu toplantı tutanağı, genel kurul kararı ve davalı ticaret sicil kayıtları sunulmuştur.<br>...8 ATM'nin 2022/435 Esas sayılı dosyası getirtilmiştir.<br>Davacının genel kurula katılması için vekiline verdiği vekaletname örneği sunulmuştur.<br>Davalı yönetim kurulu tarafından genel kurula çağrı ve ekleri ibraz edilmiştir.<br>...C. Başsavcılığı'nın 2024/27974 sayılı takipsizlik kararı sunulmuştur.<br>SMM ve işletme alanında uzman bilirkişi kurulundan rapor alınmış, anılan raporda; davalının ticaret sicil dosyasını, genel kurula çağrı ve eklerini, genel kurul tutanağı ve alınan kararlar ile vekaletnameleri incelediklerini, yönetim kurulunun genel kurula çağrıya ilişkin işlemlerin, tebligatların ve ilanların kanun ve sözleşmeye uygun olduğu, davacıya ayrıca bildirim yapılarak vekille temsili halinde vekaletname örneğinin de eklendiği, inceleme hakkının engellenip engellenmediği hususunun dosya kapsamından belli olmadığı, davacının vekaletnamesinin, Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkındaki Yönetmeliğin 21/1. maddesine uygun olmadığı, toplantı ve karar yeter sayısının TTK'nın 418. maddesinde belirlendiği, yönetim kurulu başkanı ...'ün ibrada ve finansal tabloların kabulünde oy kullanmasının emredici kurala aykırı olduğu, ancak bu oy dikkate alınmadığı takdirde diğer %31,5 pay sahibinin tek başına karar alma yetkisine haiz olduğu hususları görüş olarak açıklanmıştır.<br>GEREKÇE: Dava, genel kurul kararların öncelikle yoklukla malul olduklarının tespitine, olmadığı takdirde ise iptaline karar verilmesine ilişkindir.<br>Somut uyuşmazlıkta davacının, davalı şirkette %13,5 pay sahibi olduğu, davacı dışında da % 55,5 payla dava dışı ... ile %31.5 pay sahibi ... ...  adında iki ortağının daha bulunduğu, 28/02/2020 tarihli genel kurul kararı ile yönetim kurulu üyeliklerine ..., ... ... ... 'ün seçildiği, ...'ün münferiden yetkisinin olduğu, 13/03/2023 tarihinde genel kurulun icra edildiği, davacının vekili ile katılımını sağladığı, vekaletnamenin mevzuata uykırı olduğu gerekçesiyle vekilin genel kurula alınmadığı, buna yönelik karar alındığı, 2 numaralı karar ile finansal tablolar ile faaliyet raporunun onaylandığı, 3 numaralı karar ile yönetim kurulunun ibra edildiği ve 4 numaralı karar ile yönetim kurulunun seçildiği, toplantıya %55,5 pay sahibi ... ile %31,5 pay sahibi ...'ün katıldığı ve işbu davanın da 12/06/2023 tarihinde açıldığı hususları uyuşmazlık konusu değildir.<br>Çekişme, davalı ... şirketin genel kurulunda alınan kararların kanun, esas sözleşme ve dürüstlük kurallarına aykırı olup olmadığı, yokluklarının tespiti ve/veya iptal koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>6102 sayılı TTK'nın 445 ve devamı maddelerinde iptal ve butlan davası açılmasının koşulları etraflıca düzenlenmiştir. İptal davası, karar tarihinden itibaren 3 ay içinde açılmalıdır. Bu süre, hak düşürücü süredir. Butlan davası ise, süreye tabi değildir. Kural olarak toplantıya katılan ortağın iptal davası açması için, karara karşı olumsuz oy vermesi ve muhalefetini tutanağa yazdırması gereklidir. Ancak, anılan Kanun 446-1-b maddesi hallerinde toplantıya katılıp katılmamasının ve karşı oy kullanıp kullanmamasının sonuca etkisi yoktur. Butlan hallerinde de toplantıya katılmasının ve/veya karara karşı olumsuz oy kullanmasının dava açılmasına engel hal teşkil etmeyecektir. Ortak, süresiz butlan davasını açmak hakkına haizdir.<br>Dava konusu olayda davacı, bilgi alma hakkının engellendiğini ileri sürmüştür. Bu konuda bir kanıt sunulmamıştır. Her ne kadar savcılık soruşturması var ise de suç teşkil eden hakaret ve tehdit fiilinden takipsizlik kararı verilmiştir. Bilgi alma hakkını sınırlayan bir karar alınmamıştır. Engelleme olsa dahi, anonim şirketin ortağının şirket hakkında bilgi alma yolları mevcuttur. Salt genel kurul öncesi bilgi alma hakkının engellenmesi, genel kurul kararının iptali ve yokluğu sonucunu doğurmayacaktır. Öte yandan, anonim şirket ortağı genel kurula doğrudan katılabileceği gibi vekili vasıtasıyla da katılması mümkündür. Ancak, şirketlerin özelliği ve genel kurulun niteliği dikkate alındığında, kanun koyucu vekaletnameye ilişkin özel düzenleme öngörmüş, kanuna bağlı olarak Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Bakanlık Temsilcileri Hakkındaki Yönetmeliği kabul edilmiştir. Vekaletin hangi hususları taşıyacağı anılan yönetmelikte belirtilmiş, esasen davalı yönetim kurulu davacıyı genel kurula davette vekaletnamenin hangi şekilde olması gerektiğine yönelik de örnek göndermiştir. Ancak, davacı vekilinin sunduğu vekaletnamenin yönetmelik hükümlerine içermediği, genel açıklamaları taşıdığı, bu yönüyle geçerli özel vekaletname niteliği taşımadığından, toplantıya sokulmaması ve kararlara katılmaması bakımından mevzuata aykırılık görülmemiş, davacı, usulüne uygun çağrıya rağmen toplantıya katılmamış ortak gibi değerlendirilmiştir. Öte yandan, finansal tabloların kabulü ile yönetimin ibrası hususu ayrı ayrı karara bağlanmıştır. Finansal tabloların kabulü ve yıllık faaliyet raporlarının onaylanması, ayrı ibra gündem maddesi olmadığı takdirde ibra sonucu doğuracaktır. Ayrı ibra gündem maddesi mevcut olduğunda yönetim kurulu üyeleri finansal tabloların ve faaliyet raporunun kabulünde oy kullanmalarına engel hal yoktur. Bu nedenle alınan 2 numaralı kararda yöneticinin oy kullanması mevzuata aykırı değildir. Davacının bu karara karşı oy kullanması ve muhalefeti bulunmamaktadır. Kaldı ki, aksi düşünülse bile %55,5 pay sahibi yöneticinin oyu geçersiz kabul edildiğinde %31,5 pay sahibi ortağın katılımı ve kabulüyle alınan karar geçerliliğini koruyacaktır. 3 numaralı kararda yöneticiler ibra edilmiştir. Yöneticinin kendi ibrasında oy kullanması, emredici düzenlemeye aykırıdır. Fakat, anılan kararda yöneticinin oyu dikkate alınmadığı takdirde %31,5 oranında pay sahibi olan ve yönetici olmayan ortağın tek başına aldığı karar, toplantı ve karar sayısı bakımından yeterli olup, başka bir ifadeyle yönetici ortağın oyunun varlığı, sonuca etkili bulunmadığından, butlan neden sayılmamıştır. <br>Bu durum karşısında, davacının davası subuta ermediğinden reddi yönünde aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.<br>HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>1-Davacının davasının reddine,<br>   2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcı için peşin alınan 179,90 TL peşin harcın mahsubu ile noksan olan 247,7‬0 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,<br>3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davalı yararına hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalıya verilmesine,<br>4-Davacı tarafça yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, <br>5-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde  iadesine,<br>Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere 17/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi. <br>Başkan ...<br> E¸<br>Üye ...<br> E¸<br>Üye ...<br> E¸<br>Katip ...<br> E¸<br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"a480a0ca8fd59ec6","SID":"a2188b60e11962b8"}}