{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. <br>İSTANBUL <br>3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br><br>ESAS NO\t: 2023/424 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/691<br><br>DAVA\t: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>DAVA TARİHİ\t: 04/12/2015<br>KARAR TARİHİ\t: 01/10/2024<br><br>Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,<br>TALEP:<br>Davacı vekilinin mahkememize vermiş olduğu dilekçesinde özetle: \"Davacı ...  ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken yol kenarında trafık kurallarına aykırı olarak park etmiş olan ...'ya ait ... plakalı traktöre çarptığını, bu kaza  sebebi ile davacının malul olduğunu, kaza sonrası yapılan cezai soruşturma ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... sayılı kararı neticesinde asli kusurlu bulunarak traktör sürücüsü ...'ya  18 ay hapis cezası verildiğini ve ertelendiğini, ayrıca sigortasız araçların 3. Kişilere kusuru ile vermiş olduğu cismani zararlardan dolayı davalı kurum, teminat limiti oranında sorumlu olduğunu, bu teminat ölüm hallerinde üst limit 100.000-TL, tedavi ayrıca bakım giderleri için ise üst limit 100.000-TL olduğunu, kazaya kusuru ile sebebiyet veren ...'ya ait ... plakalı traktörün Zorunlu Mali Sigortası bulunmadığını, bu nedenle  iş bu dava davalı kuruma yöneltildiğini, sonuç olarak  bilirkişi marifetiyle hesaplanacak fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydı ile; şimdilik 5.000 TL bakıcı giderinin davalı Kurumdan tahsili ile davacıya ödenmesini, hükmedilen tazminata KTK 99/1, TTK 1427/2 açık hükmü gereğince ilk başvuru tarihinden işleyecek temrrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini, yine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini\" talep ve dava etmiştir. <br>SAVUNMA:<br>Davalının dosya içerisinde cevap dilekçesine rastlanılmamıştır.<br>DELİLLER VE GEREKÇE:<br>Mahkememizde görülmekte olan işbu dava bakıcı gideri tazminatı isteminden ibarettir. <br>Mahkememizin ... Sayılı dosyasının 20.09.2016 tarihli kararında özetle; Davanın hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir. ... 3. Asliye Ticaret Mahkemenin ... Sayılı kararına ilişkin olarak İstanbul BAM 8. HD'nin ...sayılı kararında özetle; “Dosya arasında bulunan “Makbuz ve İbraname” başlıklı belge incelendiğinde, ibranamenin maluliyet tazminatına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2003 tarihli ZMMS genel şartlarına göre sakatlanma ve ölüm teminatı ile sağlık giderleri teminatı ayrı teminat klozları lup, bakıcı gideri talebi sağlık giderleri teminatı kapsamında kalmaktadır. İbraname bakıcı giderini kapsamadığından KTK 111. Maddesinde öngörülen 2 yıllık hak düşürücü sürenin dava konusu olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu itibarle Mahkemece davanın esasına girilerek yargılama yapılması gerekirken hak icü süre nedeniyle reddine karar verilmesi doğru bulunmamaktadır... ... 3. Asliye Ticaret Mahkemenin ... Sayılı kararın kaldırılmasına” karar verilmiştir. <br>Akabinde mahkememizce 2019/417 Esas numarası verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı tarafın kararı istinaf etmesi neticesinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile; \"Dava; trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle bakıcı gideri tazminatına ilişkindir.<br>Dosya arasına bir örneği celbedilen ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ve aynı kazada yaralanan dava dışı ... tarafından davalı kurum aleyhine davaya konu trafik kazasından kaynaklı yaralanmaları nedeniyle doğan iş göremezlik zararlarının tazmini için dava açıldığı, mahkemece yapılan yargılama neticesinde 10/12/2019 tarihli ... E-K sayılı ilam ile, davanın 2918 sayılı Kanun'un 111.maddesi gereğince hak düşürücü süre geçtiği gerekçesi ile reddine karar verildiği, ilamın Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/02/2021 tarihli...Esas ve... Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği, yargılama sırasında Adli Tıp Uzmanı ... tarafından düzenlenen 07/08/2012 tarihli raporda davacının %52 oranında malul olduğu, iyileşme süresinin 6 aya kadar uzayacağı ve bu dönemde %100 malul sayılacağı kanaatine varıldığının bildirildiği, ancak bakıcı ihtiyacı yönünden herhangi bir değerlendirme yapılmadığı görülmüştür.<br>İlk derece mahkemesince yargılama sırasında davacının bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı ve var ise süresinin tespiti için ATK'dan rapor alınmasına karar verildiği, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı ön rapor ile davacının tedavisine ilişkin tüm tıbbi belgelerin gönderilmesinin istenildiği, ancak mahkemece davacının bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığına yönelik rapor alınmasına ilişkin ara karardan usulünce dönülmeksizin dosyanın tazminat miktarının belirlenmesi için aktüer bilirkişiye tevdi edildiği ve bilirkişi tarafından düzenlenen 21/06/2022 tarihli raporda davacının %100 malul sayıldığı 6 aylık dönem ve ömür boyu bakıcıya ihtiyacı olması ihtimaline binaen seçenekli hesaplama yapıldığı, mahkemece davacının ömür boyu bakım ihtiyacı bulunduğu ihtimale göre belirlenen tazminat miktarı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Eksik araştırma ile karar verilemez.<br>Somut olayda; davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle, iyileşme sürecinde (geçici) ve tedavisinin bitiminden sonra sürekli bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, varsa bu ihtiyacın oranı ve süresi konusunda herhangi bir araştırma yapılmaksızın, davacının ömür boyu bakım ihtiyacı olacağı kanaati ile davanın kabulüne karar verilmesi isabetli değildir.<br>Bu durumda mahkemece; ATK 2. İhtisas Kurulu'nun ... tarihli ... sayılı ön raporu doğrultusunda davacının kaza nedeniyle yaralanmasına bağlı olarak yapılan tedavilerine ilişkin tüm tıbbi belgeler temin edildikten sonra,  ATK'dan veya üniversite hastanesi adli tıp bölümünden, davacının davaya konu kazadaki maluliyeti nedeniyle geçici ve sürekli bakım ihtiyacı bulunup bulunmadığı, bu ihtiyacı var ise sürelerini kaza tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü'ne göre belirleyen rapor alınıp, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmekte olup, davalı vekilinin bu hususa isabet eden istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/6 gereğince kaldırılmasına karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.\" şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. <br>Akabinde ise mahkememizce ... Esas numarası verilerek yargılamaya devam edilmiştir. <br>Davacının ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Sayılı dosyasındaki davanın konusunun iş gücü kaybı ve tam olarak karşılanmayan maddi kayıplara ilişkin olduğu, Sayın Mahkemece verilen kararda; davacı ... için 45.823,98 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde hüküm kurduğu, ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin... Sayılı kararına ilişkin olarak Yargıtay 17. HD'nin ... E ... K sayılı kararında özetle; “... Kazada cismani zarara uğrayan davacılara davadan önce ödeme yapıldığı, taraflar arasında 02.01.2009 tarihli ibraname imzalandığı, eldeki davanın ise KTK'nın 11. Maddesinde düzenlenen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 28.02.2012 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır. Buna göre açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir” şeklinde hüküm kurduğu görülmüştür. Bozma sonrası ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E ... Karar sayılı kararında, 2 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olmasından dolayı davanın reddine karar verdiği, kararın Yargıtay 17. HD'nin ...Esas. ... Karar sayılı kararı ile onandığı görülmüştür.<br>Mahkememizce dosyanın ATK'ya gönderildiği ve ATK'nın mahkememize göndermiş olduğu raporda özetle: \"Mevcut belgelere göre; ... ve ... oğlu, 01/01/1973 doğumlu, ...’in 26/04/2008 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının; ... ve ... oğlu, 01/01/1973 doğumlu, ...’in 26/04/2008 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının ... karar sayılı Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümleri kapsamında başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 3 (üç) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur.\" şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.<br>Mahkememizce alanında uzman bilirkişiden rapor alındığı ve bilirkişinin mahkememize sunmuş olduğu 30/04/2024 tarihli raporunda özetle: \"Davacı ...'in 26.04.2008 tarihli kazasından dolayı bakıcı gideri talebine ilişkin olarak;  Davacı adına düzenlenmiş Adli Tıp Kurumu'nun ... tarih ve ... sayılı Kurul Raporu'nda; maluliyet raporlarında sürekli iş göremezlik oranın 9652 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 6 ay olduğu, iyileşme süresinde 3 ay olduğu, Nihai takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; Davacı adına hesaplanan maddi tazminatın toplam 1.981.042,65 TL olduğu, ölüm ve yaralanma olaylarında poliçe teminat üst limitinin 100.000,00 TL olduğu, buna göre davalı ... Hesabının sorumluluğunun 100.000,00 TL olduğu, söz konusu tutara 02.01.2009 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği, Davacı adına hesaplanan bakıcı giderinin 1.403,81 TL olduğu, sağlık ve tedavi kulozu kapsamında poliçe teminat üst limitinin 100.000,00 TL olduğu, hesaplanan tutarın poliçe teminat üst limitini aşmadığı, söz konusu tutarın tamamından davalı ... Hesabının sorumlu olduğu, söz konusu tutara 02.01.2009 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği\" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.<br>İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin ... E ...K sayılı benzer mahiyetteki ilamında özetle; \"Dava, trafik kazası nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemine ilişkindir.<br>05/10/2015 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu sürücü ... sevk ve idaresindeki motosiklete plakası, marka ve modeli belirlenemeyen aracın çarpması sonucu davacının ATK 3.İhtisas Kurulunun raporunda tespit edildiği üzere %4,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacak iyileşme süresi kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabilecek şekilde yaralandığı, davacının plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiasıyla davalı hakkında geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri istemiyle bu davayı açtığı, anlaşılmıştır.<br>1/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5.maddesinin \"Sağlık Giderleri Teminatı\" başlıklı (b) maddesinde \"Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar, tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderlerin teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup, ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ... Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98 inci maddesi hükmü gereğince sona ermiştir.\" denmekte ise de; 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumunca karşılanacak sağlık hizmeti bedellerinin neler olduğu açıklanmış ve sınırlandırılmıştır. KTK'nun 98.maddesinde; trafik kazaları nedeniyle, üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın, SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup;  6111 sayılı yasanın geçici 1.maddesi ile de, \"Bu kanunun yayınlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı belirtilmiş olup, buna göre SGK 6111 sayılı yasa ile değiştirilen 2918 sayılı KTK'nun 98.maddesi uyarınca tüm tedavi giderlerinden değil sadece söz konusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Diğer bir ifadeyle SGK'nun hangi tedavi giderlerinden sorumlu olduğu, kanun uyarınca belirlenmiş olup, anılan kanun kapsamı dışına çıkılarak yapılan genel şartlardaki düzenlemeler ile, SGK'nun sorumluluk kapsamının genişletilmesi, bir kanun maddesinin idarenin yapmış olduğu bir düzenleme ile değiştirilmesi mümkün değildir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 25/01/2004 tarih, ... K.sayılı İçtihadı). <br>Bu durumda, SGK'nun sorumluğunun kapsamını belirleyen KTK'nun 98.madde hükmüne  aykırı olacak şekilde düzenlenen Genel Şartlardaki bu yöndeki bir belirlemenin KTK'nun 92.maddesine 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren değişiklik sonucu eklenen (i) maddesi nedeniyle yasal hale geldiği de söylenemeyeceği gibi, anılan düzenlemelerin Anayasa Mahkemesi kararı ile de iptal edildiği gözetildiğinde, davacının bedensel zararın bir türü olan bakıcı ihtiyacı içerisinde olacağına ilişkin varsayımından hareketle, bu giderin sağlık gideri olduğu ve poliçede bu konuda limit olduğu da gözetilerek, davalı sigorta şirketinin bu zarar kalemine ilişkin olarak sorumluluğu yoluna gidilmesi doğru olduğundan, davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf sebebi yerinde bulunmamıştır. <br>Her ne kadar yapılan yargılama sırasında davalı tarafça, kaza anında davacının kas takmaması ve diğer korucu ekipmanları kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu sayılması gerektiği ve olayda hatır taşıması bulunması nedeniyle belirlenecek tazminatlardan müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması suretiyle hüküm tesis edilmesi istenilmiş ise de, davacının yaralanmasının niteliği (ayak bileği kırığı) dikkate alındığında kaza anında kask takıp takmadığının bir öneminin bulunmaması ve diğer koruyucu ekipmanların kullanılması bakımından da yasal herhangi bir zorunluluk olmaması nedeniyle, müterafik kusur indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olmasında bir yanılgı mevcut olmadığı, ayrıca somut olayda taşımanın  bir bedel karşılığında  olmadığı ve taşımanın  davacı yararına yapıldığı hususu davalı tarafça usulüne uygun şekilde kanıtlanamadığı, iddianın soyut nitelikte olduğunun anlaşılmasına göre, mahkemece hatır taşıması indirimi yapılmaksızın karar verilmiş olmasında da isabetsizlik bulunmadığından, Güvence Hesabı vekilinin müterafik kusur ve hatır taşınması indirimi gerektiğine ilişkin istinaf başvurusunun yerinde  olmadığı, reddi  gerektiği sonucuna varılmıştır. <br>Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesi ile birlikte istinaf başvuru nedenleri de göz önüne alınmak suretiyle incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; dosyadaki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, hükme esas alınan aktüer raporunda davacı Halil Bolat'ın iyileşme süresi olan 4 ay boyunca bakıcı gideri zararı oluşacağının belirtilmiş olmasına ve hesaplanan bakıcı gideri zararına hükmedilmesinin doğru olmasına, davalıya davadan önce yapılan başvuru üzerine ödeme yapıldığı, ödemenin yetersiz olduğundan bahisle dava açmak için tekrar sigortaya başvuru yapılmasının gerekmemesine, geçici iş göremezlik dönem zararının niteliği itibariyle bedensel zararın bir türü olması karşısında, bu yöndeki talebin ZMM sigortası teminatı kapsamı dışında kaldığından söz edilemeyeceğinin açık olması nedeniyle, davalı ... Hesabının sorumluluğu yoluna gidilmiş olmasında bir yanılgı bulunmamasına, ayrıca hükme esas alınan aktuer bilirkişi raporundaki hesap şekli ve yönteminin o tarihteki yargısal uygulamalara uygun olmasına ve her ne kadar davacının kazadaki yaralanmasından kaynaklanan sürekli maluliyet oranı kaza tarihi itibariyle yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmemiş ise de, Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelikte maluliyet oranlarına ilişkin aynı cetvellerin kullanılarak belirleme yapılması nedeniyle ilk derece mahkemesi tarafından  bu  raporun  hükme esas alınmasında  bir isabetsizlik  tespit edilememesine göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.nun 535/1-b/1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.\" şeklinde karar verilmiştir.<br>Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak incelendiğinde; davacının geçirmiş olduğu kaza nedeniyle 3 aylık bakıcı ihtiyacı bulunduğunun Adli Tıp Kurumu'nca belirlendiği, bu belirleme doğrultusunda aktüer bilirkişi tarafından 3 aylık bakıcı giderinin 1.403,81 TL olduğunun hesap edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin bakıcı gideri talebi hususunda sorumlu olmadığı savunması bakımından ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi'nin  ... E ...K sayılı benzer mahiyetteki ilamında da belirtildiği üzere davacının bedensel zararın bir türü olan bakıcı ihtiyacı içerisinde olacağına ilişkin varsayımından hareketle, bu giderin sağlık gideri olduğu ve poliçede bu konuda limit olduğu da gözetilerek davalı şirketin sorumlu olduğu kanaati mahkememizde hâsıl olmuştur. Tüm bu sebeplerle Davacının 26.04.2008 tarihinde ... plakalı motosiklet ile seyir halinde iken dava dışı ...'ya ait ... plakalı traktöre çarparak yaralanması sonucu sürekli olarak bakıma muhtaç hale geldiği, kazaya karışan aracın Zorunlu Mali Mesuliyet poliçesinin bulunmaması nedeniyle davalı Güvence Hesabına husumet yöneltildiği ve davacının bahse konu kaza nedeniyle 3 aylık bakıcı ihtiyacı bulunduğunun Adli Tıp Kurumu'nca belirlendiği, 3 aylık bakıcı ihtiyacının parasal karşılığının ise 1.403,81 TL olduğunun bilirkişi tarafından hesap edildiği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. <br>HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;<br>Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,<br>1-1.403,81 TL bakıcı gideri tazminatının 02/01/2009 tarihinden itibaren başlayacak yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,<br>2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan peşin-ıslah alınan 409,86 TL'nin mahsup edilerek bakiye 17,74 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 409,86 TL peşin-ıslah harç, 27,70 TL başvuru harcı gideri toplamı olan 437,56 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>4-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 1.403,81 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 1.403,81 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,<br>5-Davalı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen red edilen 98.596,19 TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT 13/3 gereği takdir olunan 1.403,81 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,<br>6-Davacı tarafından yapılan 512,75 TL tebligat, posta gideri ile 1.750,00 TL bilirkişi ücreti ve 2.595,00 TL ATK ücreti olmak üzere toplam 4.857,75 TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 48,57 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,<br>7-Davalı tarafından yapılan 211,00 TL masrafın kabul ve red durumuna göre 208,89 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiyesinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine  ,<br>Dair;  taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.  01/10/2024<br><br>Katip<br> e-imzalıdır   <br> <br> <br>Hakim <br>e-imzalıdır   <br><br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2262419dce59bf3c","SID":"b00d7eeb041fbd8f"}}