{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2024/1582<br>KARAR NO\t\t: 2024/1425<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ  \t  <br>ESAS NO \t\t: 2022/446<br>DAVA TARİHİ\t: 26.05.2022<br>İSTEM TARİHİ\t: 08.05.2024<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 24.05.2024 <br>DAVA\t\t: Alacak<br>İSTEM\t\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 10.10.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 10.10.2024<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/446 Esas sayılı dosyasından verilen 24.05.2024 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen 08.05.2024 tarihli ihtiyati haciz istemli dilekçesinde özetle; dava dışı ve Fransa'da mukim olan ... ve ... şirketleri ile davalı yan maske üretimi ve teslimi, davalı şirket bu maskeleri bir takım nedenlerle üretemeyeceğinden bahisle onun adına maskeleri üretip, teslim etme hususunda müvekkili şirket ile sözlü olarak anlattığını, müvekkili şirket maskeleri üretip ilgili firmalara teslim edip ödemenin müvekkili şirkete yapılacağı hususunda anlaştıklarını, ancak davacı müvekkili şirket Fransa'daki şirketlerden ödeme alamadığını, davalı yandan ise sadece kısmi ödeme almış olup, davalı yanın kalan bakiyesini ödemediğini, bu konu ile ilgili Fransa'da mukim olan şirketlerden ...'in iş bu ödemeleri davalı tarafa yaptığını beyan ettiğini ve ek olarak banka dekontlarını sunduğunu, Fransa'da bulunan ... şirketinin davalı yana ödeme yaptığı sabit iken, davalı tarafça davacı müvekkili şirkete kalan bakiyesine ilişkin bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında yapılan anlaşma gereği, davacı müvekkili şirketin, davalı şirket aracığıyla ...'e gönderilmek üzere adet fiyatı 0.39 Avro'dan, 1.500.000 adet toplamda 585.000 avro bedelli 3 katlı maske siparişi alarak teslim ettiğini, alacaklı müvekkili tarafından 15.05.2020 tarihinde 590.000 adet, 16.05.2020 tarihinde 910.000 adet olmak üzere toplamda 1.500.000 adet maske siparişinin teslimatı Mars Nakliye aracılığıyla yapıldığını, siparişin haricinde 09.09.2020 tarihinde adet fiyatı 0,13 avro olan 600.000 adet ve 14.10.2020 tarihinde adet fiyatı 0,13 avro olan 100.000 adet maske siparişi verildiğini, Alacaklı müvekkili şirket, 600 bin adet maskeyi ... ve 100.000 adet maskeyi ise ... firması aracığıyla teslim ettiğini, ... şirket için ise, 22.05.2020 tarihinde adet fiyatı 0,39 avro'dan 300.000 adet olmak üzere toplam 117.000 avro tutarında maske davacı müvekkili şirket tarafından üretildiğini ve ilgili firmaya teslim edildiğini, davacı müvekkili şirketin anlaşmaya sadık kalarak, yükümlüklüklerini yerine getirtiğini, ancak Fransa'daki şirketlerden ödeme yapılmadığını, davalı şirketten ise her ne kadar kısmi ödeme alınmışsa da, kalan bakiyesini ödenmediğini davacı müvekkilinin süresinde beyannamelerde bulunamadığını, dolayısıyla, alacaklı müvekkili şirketin Türkiye Cumhuriyeti'nin vergi dairelerine sorumluluğu devam ettiğinden, ayrıca zarar görmekte davacı müvekkili şirket davalı şirketten alacaklı olduğnu, bu hususun yapılacak olan bilirkişi incelemesi ile davalı tarafa ihtarname göndermelerine rağmen, bu borcun ödenmediğini, davalı tarafın davacı müvekkili şirkete ödemesi gereken borcunu ifa etmemekle müvekkili şirketten haksız kazanç elde ettiğini belirterek ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 2022/446 Esas sayılı dosyasından verilen 24.05.2024 tarihli ara kararında özetle; gelinen aşamada yaklaşık ispatın henüz gerçekleşmemiş olduğu, talebin yargılamaya muhtaç olduğu değerlendirilmesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 05.06.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle;  dosya kapsamından görüleceği üzere, huzurunda ikame olunan davanın; müvekkili şirket ile davalı tarafın ticari ilişkileri neticesinde davalı yanın iş bu ticari ilişkiden kaynaklanan edimlerini yerine getirmeyip, davacı müvekkili şirketin davalıdan alacaklı olmasından sebep ikame edildiğini, dava dışı ve Fransa'da mukim olan ... ve ... şirketleri ile davalı yanın maske üretimi ve teslimi hususunda anlaşmış olup, davalı şirketin bu maskeleri bir takım nedenlerle üretemeyeceğinden bahisle onun adına maskeleri üretip, teslim etme hususunda davacı müvekkili şirket ile sözlü olarak anlaşıldığını, iş bu anlaşmaya göre, müvekkili şirketin maskeleri üretip ilgili firmalara teslim edip, ödemenin müvekkili şirkete yapılacağı hususunda anlaştıklarını, ancak davacı müvekkili şirketin Fransa'daki şirketlerden ödeme alamadığını, davalı yandan ise sadece kısmi ödeme almış olup, davalı yanın kalan bakiyesini ödemediğini, Fransa'da mukim olan şirketlerden  ... işbu ödemeleri davalı tarafa yaptığını beyan ettiğini ve banka dekontlarını sunduğunu, Fransa'da bulunan ... şirketinin davalı yana ödeme yaptığı sabit iken, davalı şirket tarafından, davacı müvekkili şirkete kalan bakiyeye ilişkin hiçbir ödeme yapılmadığını, dosyada denetime elverişli bilirkişi raporunun mübrez olduğunu, iş bu bilirkişi raporu incelendiğinde, aleyhe hususları kabul etmediklerini tekrar ederek, davacı müvekkilinin davalı tarafından alacaklı olduğunu ortaya koyduğunu, bu hususun yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini ortaya koyduğunu, ne var ki mahkemece, somut bir gerekçe bildirmeden ihtiyati haciz talebinin reddine haksız bir şekilde karar verdiğini, dosyada istenilen evraklardan da görüleceği üzere, Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığı İlamat ve İnfaz Bürosu'nun 2023/813 sayılı Ailenin Korunması tedbir dosyası ile Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/113 D.İş sayılı tedbir kararına istinaden, davalı şirketin yetkilisinin sınır dışı edildiğini, davalı şirket yetkilisinin sınır dışı edilmesinin davacı müvekkilinin alacağını tehlikeye soktuğunu, davalı tarafın yetkilisinin mallarını kaçırması halindeyse müvekkilinin mağduriyetinin artacağını, davacı müvekkili şirketin alacağının tahsilinin neredeyse imkansız hale geleceğini, bu durumun müvekkili açısından telafisi imkansız zararların doğacağının aşikar olduğnu, ayrıca, mahkemenin ihtiyati haciz taleplerinin reddine yönelik kararın açıklanan nedenlerle yerinde olmadığını, Yerleşik Yargıtay kararlarına göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesinin aranmadığını, sonuç olarak, müvekkili şirketin alacağının güvence altına almak zorunda olduklarını, gerçekten de, İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesini şartlarının oluştuğunun ortada olduğunu, alacaklı müvekkili şirketin, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş para borcunun alacaklısı olduğunu, işbu alacağın, ticari ilişkisi neticesinde malı teslim etmesine rağmen ödeme alamadığı nedeniyle ortaya çıktığını ve bu durumun bilirkişi inceleme neticesinde ortaya çıktığını, ayrıca, davalı şirket yetkilisinin sınır dışı edilmesinin davacı müvekkilinin alacağını tehlikeye koyduğunu, nitekim, davacı müvekkili şirketin alacağının tahsilini neredeyse imkansız hale getirecek olup, telafisi güç ve imkansız zararların doğacağının aşikar olduğunu, iş bu nedenle, ihtiyati haciz şartlarının oluştuğunu, dolayısıyla öncelikle teminatsız, aksi kanaat hasıl olması halinde uygun bir teminat karşılığı, borçlunun, borca yetecek miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz talep etme zorunluluklarının doğduğunu belirterek yukarıda izah ettikleri ve resen gözetilecek nedenlerle, fazlaya dair alacak ve talep hakları saklı kalmak üzere, istinaf başvurularının kabulü ile, ihtiyati haciz ret kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, istinaf masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı vekili tarafından ihtiyati haciz talep edilmiş, mahkemece ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından  istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br>6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/1. maddesinde: \"İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Aynı kanunun 394. maddesinde: \"(1) Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. (2) İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. (3) ihtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. (4) İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. (5) İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması tedbirin uygulanmasını durdurmaz.\" hükmü düzenlenmiştir.<br>Kanunun 396. maddesinde ise: \"(1) Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebilir. (2) İtiraza ilişkin 394. maddenin üçüncü ve dördüncü fıkrası kıyas yoluyla uygulanır.\" Hükmü düzenlenmiştir.<br>Anılan yasal düzenlemelere göre, geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin ilk derece mahkemelerince verilen ara kararlarından; ilk istek üzerine verilen red kararları ile isteğin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kabul ve red kararları hakkında istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Yasa'nın 396. maddesi gereğince, durum ve koşulların değişmesi halinde ihtiyati tedbirin değiştirilmesi ya da kaldırılması hakkındaki kararlara karşı ise istinaf yolu açık değildir.  394. maddenin 5. fıkrasındaki \"kanun yoluna başvurulabileceği\" hususu düzenlenmemiştir. Buna göre, 396. madde gereği verilen kararlara karşı istinaf kanun yolu kapalıdır.<br>Somut olayda; Eldeki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası ihtiyati haciz talepli olarak 26.05.2022 tarihinde  açılmış,  ilk derece mahkemesince, 27.05.2022 tarihli ara kararla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 21.01.2024 ve 08.05.2024 tarihli dilekçeleri ile yeniden ihtiyati haciz talebinde bulunmuş olup, ilk derece mahkemesince 24.05.2024 tarihli ara kararla ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. İstinaf incelemesine konu edilen 24.05.2024 tarihli ilk derece mahkemesi kararı, HMK.'nın 396. maddesi gereğince, daha önce reddedilen ihtiyati haciz talebinin, durum ve koşulların değişmesi nedeniyle yeniden değerlendirilmesi  isteği üzerine verilen bir karardır.  Yukarıda açıklandığı şekilde,  geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin ilk derece mahkemelerince verilen ara kararlarından; ilk istek üzerine verilen red kararları ile isteğin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kabul ve red kararları hakkında istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin 24.05.2024 tarihli ara kararına karşı istinaf yolu kapalıdır.<br>Belirtilen nedenlerle: hakkında istinaf kanun yoluna başvurulan, ilk derece mahkemesinin  ihtiyati haciz talebinin reddine dair 24.05.2024 tarihli ara kararının, yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince istinaf kanun yoluna tabi bir karar niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin, HMK'nın 341/(1), 396/(1)-(2) ve 394/(3)-(4) maddeleri uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/446 Esas sayılı dosyasından verilen 24.05.2024 tarihli ara kararına karşı, davacı vekili tarafından dosyaya sunulan istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/(1), 396/(1)-(2) ve 394/(3)-(4) maddeleri uyarınca REDDİNE, <br>2-Verilen kararın niteliği gereği istinaf karar ve ilam harcı alınmasına yer olmadığına,  davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının, isteği halinde yatıran davacıya ilk derece mahkemesince geri verilmesine, <br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 394/(5) ve 362/(1)-f maddeleri uyarınca, kesin olarak 10.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"2056f2bfa97ab477","SID":"299369e6ad6c7f86"}}