{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2024/1583<br>KARAR NO\t\t: 2024/1386<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2024/339 <br>DAVA TARİHİ\t: 16/04/2024<br>ARA KARAR TARİHİ\t: 19/04/2024\t<br>DAVA\t\t: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>İSTEM\t\t: İhtiyati Haciz<br>KARAR TARİHİ\t: 08.10.2024<br>KARARIN YAZ. TARİHİ\t: 08.10.2024<br><br>İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/339 Esas sayılı dosyasından verilen 19.04.2024 tarihli ara kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>DAVA:<br>Davacı vekili tarafından verilen ihtiyati haciz talepli dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili ile davalı arasında rafineri inşaatı ihalesi kapsamında eser sözleşmesi yapıldığını, sözleşme kapsamında müvekkilinin bir takım ürünler üreteceği, davalının ise karşılığında bedel ödeyeceğini, müvekkili tarafından üretim devam ettirilmekte iken davalı tarafından üretimin ve sevkiyatın durdurulmasının istenildiğini ve teslimat tarihinde ürünlerin alınmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından depolama bedeli davalı firmaya fatura edildiği ilgili faturalara davalı tarafından itiraz edildiğini, müvekkili tarafından 27.10.2017 tarihli  ihtarname ile vadesi gelmesine rağmen borç da ödenmediğinden sözleşmeden kaynaklanan bakiye borcun ve depolama bedelinin ödenmesi için Kemalpaşa İcra Müdürlüğünün 2018/611 E. sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, takipten sonra davalı ile yapılan görüşmeler neticesinde davalının borcunu kabul edip hem depolama bedeli hem de sözleşmeden kaynaklanan bakiye bedelin bedelin taksitler hâlinde ödenmesi hususunda ve ilerleyen dönem tahakkuk edecek depolama bedellerinin ödenmesi hususunda anlaşıldığını, taraflar arasında sözleşmeden doğan iş bedelinin ödenmesi ve diğer bedellere dair harici görüşmeler devam etmekte iken davalının Kemalpaşa 1. Noterliğinin 12.11.2018 tarihli ihtarnamesini keşide ederek davaya konu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, söz konusu durumun akabinde, taraflar arasında İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1472 E. Sayılı dosyası  ve ilgili dosya ile birleşen 4 dosyaya dair çekişme meydana geldiğini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.02.2024 tarih ve 2018/1472 E. 2024/150 K. Sayılı ilamı ile davalı tarafın haksız feshinin kabul edildiğini, bu dosya kapsamında temin edilen bilirkişi raporları doğrultusunda davalı tarafın müvekkili şirkete faturalandırılmamış bakiye borcunun bulunduğunun tespit edildiğini, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1472 E. 2024/150 Karar sayılı dosyasının istinaf aşamasında olduğunu, bu nedenle müvekkilinin fazlaya ilişkin talep ve dava hakkı saklı kalmak üzere şimdilik 10,00 Euro sözleşmeden kaynaklanan faturalandırılmamış alacağın temerrüt tarihinden kamu bankalarınca Euro cinsinden alacağa uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte tahsiline  karar verilmesi, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan faturalandırılmamış bakiye alacağının teminat altına alınabilmesi için davalının  taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişilerdeki mal, hak ve alacaklarının İİK m. 257 vd. hükümleri doğrultusunda mümkünse teminatsız, mümkün değilse uygun bir teminat mukabilinde ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesinin 2024/339 Esas sayılı dosyasından verilen 19.04.2024 tarihli ara kararı ile özetle; ''...İİK'nun 257 ve 258 maddeleri gereği vadesi gelmiş bir alacak için ihtiyati haciz kararın verilebilmesi, tarafın alacağın varlığına yönelik mahkemeye kanaat getirecek delilleri sunması şartına bağlanmış olup, somut olayda taraflar arasındaki ticari ilişki (eser sözleşmesi) kapsamında birden fazla davanın bulunduğu, her ne kadar mahkememizin 2018/1472 E sayılı dosyasında hüküm tesis edilmiş ise de, bu aşamada yaklaşık ispatın tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine'' dair ara karar verilmiştir.<br>İSTİNAF SEBEPLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 24.04.2024 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesi ile özetle; <br>-Mahkemece ihtiayti haciz talebinin reddine dair verilen ara kararın içeriğinin kendi içerisinde çelişki taşıdığını,<br>-İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda tesis edilen hüküm bulunmakta iken, bu hususta yaklaşık ispatın gerçekleşmediğinin kabul edilebilmesinin mümkün olmadığını,  İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1472 E. Sayılı dosyasında  taraflar arasındaki hukukî ilişkinin ilk derece mahkemesi kararıyla çözüldüğü açık olmasına karşın, alacağın varlığı ve mevcudiyeti hususunda yaklaşık ispat kurallarının gerçekleşmediği yönündeki tespite katılmanın mümkün olmadığını, hukukî ilişkinin davalı tarafça haksız olarak feshediliği hususunda 5 yıllık bir sürece dair mahkeme kanaati bulunduğunu, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1472 E. Sayılı dosyası kapsamında tespit edilen bilirkişi heyeti 2. ek raporu doğrultusunda müvekkili şirketin faturalandırılmamış sözleşmeden kaynaklanan bakiye bedel alacağı bulunduğu hususunun da sabit olduğunu, çekişmesiz hususun ispat açısından tam ispatı karşıladığı ortada iken, ilk derece mahkemesince yaklaşık ispat koşullarının gerçekleşmediğinden hareketle talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, <br>-Müvekkili şirketçe eser sözleşmesi kapsamında ürünün üretimi ve teslimi yükümlülüğü yerine getirilmesine karşın, davalı tarafın sözleşme bedelini ödemediği açık olduğundan talebin kabulüne karar verilmesinin gerektiğini, <br>-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1472 E. Sayılı dosyası kapsamında yürütülen yargılama faaliyeti neticesinde müvekkili şirketin faturalandırılmamış alacağı bulunduğu hususunda duraksama bulunmadığını, söz konusu alacağın taraflar arasındaki sözleşme ve protokolden kaynaklandığını, ilgili sözleşme ve protokol doğrultusunda vadesinde davalı tarafça ödeme yapılmadığı hususunun da sabit olduğunu, vadesi geçmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun mallarını ihtiyaten haczettirebilme olanağını haiz olduğunu, hâl böyle iken, ilk derece mahkemesince yanılgıya düşülerek yaklaşık ispatın gerçekleşmediğinden bahisle talebin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, <br>Belirterek ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati haciz isteminin mümkünse teminatsız, mümkün değilse uygun bir teminat mukabilinde kabulüne, müvekkili şirketin sözleşmeden kaynaklanan faturalandırılmamış bakiye alacağının teminat altına alınabilmesi için davalı firmanın taşınır ve taşınmaz mallarıyla üçüncü kişiler nezdindeki hak ve alacaklarının İİK m. 257 vd. hükümleri doğrultusunda ihtiyaten haczine, istinaf başvuru harç ve giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur.<br><br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Talep, ihtiyati haciz istemine ilişkindir.<br>İlk derece mahkemesi tarafından ihtiyati haciz talebinin reddine karar verildiği, verilen kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edildiği görülmüştür.<br>2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 257. maddesinde, “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1–Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2–Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”;<br>258. maddesinde, “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” düzenlemeleri mevcuttur.<br>İhtiyati haciz kararı verilmesinin yasal koşulları İİK'nun 257. maddesinde düzenlenmiş olup, talepte bulunan alacaklı tarafından, alacağın varlığı ve miktarı hususunda, yaklaşık ispat olgusunun yerine getirilmesi gerekmektedir. İİK'nun 258. maddesi uyarınca, alacaklının alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermesi mecburdur.<br>Tarafların iddia ve savunmalarının gerçekliği ve haklılığı yapılacak olan yargılama sonunda ortaya çıkacak ise de, ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği tarih itibariyle ihtiyati haczin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerekmektedir.<br>İİK 265.maddede, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.<br>Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.<br>Davacı yüklenici vekili davalı iş sahibi ile yapılan eser sözleşmesinin davalı tarafça haksız feshedildiğinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1472 E. Sayılı dosyasında yapılan yargılamada tespit edildiğini ve müvekkilinin sözleşme kapsamında faturalandırılmamış alacağı bulunduğunun bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda tespit edildiğini belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş ise de, İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1472 Esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmemesi, sözkonusu dosya kapsamında  alınan bilirkişi raporunun  iş bu davaya  konu edilen fatura edilmemiş alacağa ilişkin tespit  içermemesi, davacı tarafça  faturaladırılmamış alacağın hangi ürün/ürünlere ilişkin olduğu ve teslime ilişkin  belge sunulmaması, İİK.'nın 257 ve devamı maddeleri gereğince dosya kapsamında sunulan delillerin muaccel bir alacağın varlığına ilişkin \"yaklaşık ispat\" ölçüsünü sağlayacak nitelikte olmaması dava konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz isteminin reddine ilişkin ara kararında usule ve yasaya  aykırı bir yön bulunmadığından davacı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.<br>Dosya kapsamı, mahkeme gerekçesi ve yapılan değerlendirmeye göre; mahkemece verilen ara karar usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiş olup, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/339 Esas sayılı dosyasından verilen 19.04.2024 tarihli ara kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu ara karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gereken 704,50 TL ihtiyati haciz harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile kalan 276,90 TL'nin davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,  <br>3-Davacı tarafından yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 2004 sayılı İİK'nın 258/(3) ve 6100 sayılı HMK'nın 362/(1)-f maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 08.10.2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.</font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"f2b8d86d55551cf7","SID":"78c342b8f6c0c35c"}}