{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ\t<br>                                                  <br>ESAS NO\t: 2024/66 Esas<br>KARAR NO\t: 2024/160 Karar<br><br>DAVA\t: Tanıma Ve Tenfiz<br>DAVA TARİHİ\t: 05/09/2024<br>KARAR TARİHİ\t: 23/10/2024<br>G. K. YAZILDIĞI TARİH \t : 31/10/2024<br><br>Davacı tarafından mahkememizde açılan Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan açık yargılaması sonunda; <br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:<br>Davacı vekili dava dilekçesinde; Bulgaristan Cumhuriyeti - .... Heyeti tarafından 28/06/2022 tarihli .... nolu ve ....sayılı kesinleşmiş mahkeme kararının tenfizine ve karar verilinceye kadar borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın alacaklarının sürüncemede kalmaması ve yapacakları icra takibinin sonuçsuz kalmaması açısından borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. Şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz hükümlerinin uygulanmasını, şirket ortaklarından ....'nun şirket müdürü sıfatı ile ve şirketi temsilen kötü niyetli bir şekilde fiilen ve hukuken ifa edilmesi mümkün olmayan sözleşmeler düzenlediğini, bu sözleşmelere dayanarak yapılan icra takibini şirket adına şahsen teslim alarak şirketin çalışanları da dahil olmak üzere diğer ortaklarına da kasten hiçbir bilgi vermeyerek takibin kesinleşmesine ve şirketin 769.677,96 Leva zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, anılan nedenlerle Bulgaristan Cumhuriyeti - ... Heyeti tarafından 28/06/2022 tarihli .... nolu ve .... sayılı mahkeme kararının tanınmasına ve tenfizine, davalının mal kaçırma olasılığına binaen ihtiyati haciz taleplerinin teminatsız olarak veya mahkemece uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin borçlu yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.  <br>Davalı vekili cevap dilekçesinde; MÖHUK’un 54. maddesinin (a) bendi, yabancı mahkeme kararlarının tenfizi için, tenfiz talebine konu kararın verildiği devlet ile Türkiye arasında, yabancı mahkeme kararlarının tenfizi konusunda mütekabiliyet bulunmasının  şart koşulduğunu, Madde 54(a)’ya göre, bu mütekabiliyet, iki devlet arasında imzalanan bir uluslararası sözleşme ile kurulmuş olabileceği gibi (akdî mütekabiliyet), her iki devlet hukukundaki tenfiz koşullarının özdeş mahiyet taşıması (kanunî mütekabiliyet) veya her iki devletin mahkeme kararlarının karşılıklı olarak fiilen tenfiz ediliyor olması (fiilî mütekabiliyet) şeklinde de gerçekleşebileceğini, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki Adli Yardımlaşma Sözleşmesi’nde, mahkeme kararlarının tenfizine ilişkin genel bir düzenleme yer almadığını, bu Sözleşmede yalnızca mahkeme masrafları hakkındaki kararların tenfizine ilişkin bir düzenleme mevcut olduğunu, bu itibarla Bulgaristan ile Türkiye arasında uluslararası anlaşmaya dayanan bir mütekabiliyet (akdî mütekabiliyet) bulunmadığını, bu nedenle, Türkiye ile Bulgaristan arasında kanunî mütekabiliyet bulunup bulunmadığına bakılması gerektiğini, Kanunî mütekabiliyetin, her iki devlet hukukunda yer alan tenfiz koşullarının özdeş mahiyet taşıması anlamına geldiğinden, Türkiye ile Bulgaristan arasında kanunî mütekabiliyet bulunup bulunmadığının belirlenebilmesi için, her iki devleti tenfiz koşullarının karşılaştırılmasının gerektiğini, Tenfiz talebine konu olan, Bulgaristan  Cumhuriyeti ... Heyeti tarafından kararına konu sözleşme merhum .... ve .... şirketinin mevcut yönetim kurul başkanı olan .... tarafından sözleşmenin imzalanmasından önce bilindiğini, Merhum ....'nun ilk önce iş bu makinelere konu parçaları Bulgaristan'daki .... şirketine müvekkilinin yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde vermeyi taahhüt ettiğini ancak sözleşme imzalandıktan sorasında ise kızının ve damadının manipülasyonları ile müvekkilini şirketten bedelsiz göndermek, mirasından ıskat ederek tüm varlığını kızı üzerine kaçırmak  maksadı ile aradığı bahaneyi bulma yoluna gittiğini, zira müvekkilinin tenfiz talebine konu bu karara konu sözleşmeye yönelik tüm yükümlülükleri şahsen yerine getirdiğini, zararın doğmadığını, müvekkilinin şirketi zarara uğratmamasına rağmen ve merhum ....'nun, ...., .... ve müvekkili ile devir sözleşmeleri kapsamında bu husus ile ilgili birbirlerini gayri kabili rücu olmak üzere ibra etmiş olmalarına rağmen müvekkili ile taraflar arasında görülen pek çok davada kullanmak maksadı ile kötü niyetli olarak bu tenfiz talebinde bulunduğunu, bu durumun gerek Plovdiv Ağır Ceza Mahkemesi huzurunda dinlenilen tanık beyanları ile ve gerekse de taraflar arsında imza edilen sözleşmeler yani yazılı deliller ile sabit olduğunu, ... ve .... Makine'nin yönetim kurul başkanı olan  ... tarafından yapılan asılsız iddialar neticesinde Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından hiç bir inceleme yapılmaksızın verilen bu karara konu dava dosyası sırasında....'IN \"..,25 hidrolik çekiç için gerekli parçaların 2 hafta içinde üretilmesi mümkündür,..., taraflar arasındaki görüşme Av...'ın ofisinde yapıldı,..., \" ve Plovdiv Ağır Ceza Mahkemesi sırasında kendisine yöneltilen \"....'da bulunan şirket bir hidrolik çekiç için gerekli tüm malzeme ve detayları Türkiye'den alırsa bunları bir araya getirip çalıştırabilir mi\" sorusuna  \"Kazançlı bir işlem olmadığını düşünüyorum, çünkü parçaları nereden alacaklar ki, ..\" şeklinde beyan verdiğini, Davacı şirketin yönetim kurul başkanının bu ifadesi incelendiğinde müvekkilin taahhüdünü yerine getirme kabiliyeti olmasına rağmen kendilerince kasıtlı olarak  sözleşme ifa edilmemesi maksadı ile  malzeme verilmediği açıkça görüldüğünü, ileri sürülen zararın gerçekleşmediğini, şöyle ki icra takibi başlatılmışsa da tüm borcun müvekkili tarafından üstlenildiğini, şirkete tek bir kuruş ödetilmediğini, Davacı şirketin tüm ortaklarının ve yönetim kurul başkanının haberi olduğu iş bu sözleşme davacı şirketin malzemelerinin müvekkiline teslim etmemesi sebebiyle yerine getirilemediğini, yukarıda izah olunan ve Re'sen nazara alınacak hususlara dayanarak; öncelikle ihtiyati haciz kararı talebinin reddine karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaate olması halinde  bu kararın .... San. Ve Tic. A.Ş. üzerine  uygulanmasına karar verilmesini, tenfizi talep olunan kararın açıkça adil yargılanma hakkının ihlali niteliğine haiz olması ve müvekkilinin savunma hakkının kısıtlanmış olmasının yanı sıra hukuki dinlenilme hakkının ihlal edilmiş olması sebebiyle türk hukuku taradından korunan kamu düzenine alenen aykırılık teşkil etmesi sebebiyle reddine karar verilmesi ile tüm masraf ve  yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. <br>Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde;<br>Dava, 5718 sayılı MÖHUK 'nun 50 vd. maddelerine dayalı Bulgaristan Cumhuriyeti - ....Heyeti tarafından verilen 28/06/2022 tarihli 260164 nolu ve 55/2020 sayılı kararın tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.<br>6100 Sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Bulgaristan Cumhuriyeti - .... Heyeti tarafından verilen 28/06/2022 tarihli .... nolu ve .... sayılı kararın tanınması ve tenfizi şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.<br>Yabancı Mahkeme Kararlarının Tanınması ve Tenfizi, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)’un İkinci Kısmının İkinci Bölümünde düzenlenmiştir. Kanunun 50 ilâ 57. maddeleri “tenfiz” e, 58 ile 59. maddeleri ise “tanıma”ya ilişkindir.<br>5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hakkında Kanun’un 51/I. maddesinde,  \"Tenfız kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemesidir.” düzenlemesi mevcut olup, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğundan bahsedilmemektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 5/3. maddesinde de \"Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.\" hükmünü haizdir. Somut olayda tanınması ve tenfizi istenen yabancı mahkeme kararı şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat isteminden kaynaklandığından, ticari nitelikteki bir uyuşmazlığa ilişkindir. Bu durum karşısında, söz konusu yabancı mahkeme kararının  tenfizine ilişkin davada görevli  mahkeme ticaret mahkemeleridir.<br>MÖHUK m.50 ; \"Tenfiz kararı:Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır, Yabancı mahkemelerin ceza ilâmlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. <br> MÖHUK m.54 ; \"Tenfiz şartları – (1) Yetkili mahkeme tenfiz kararını aşağıdaki şartlar dâhilinde verir:  a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması. b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması. c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması.ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması.\" şeklinde düzenlenmiştir. <br>- Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Bulgaristan Devleti arasında, 24 Ekim 1978 yürürlük tarihli Hukukî ve Ticarî Konularda Adlî Yardım Sözleşmesi mevcuttur. Bu sözleşme kapsamında, yabancılık teminatı alınmadan yargılamaya devam edilmiştir.<br><br>Davacı vekili tarafından, tenfizi talep edilen kesinleşmiş yabancı mahkeme kararı asılları dosyaya ibraz edilmiş ve mahkememiz kasasına alınmıştır.<br>Davacı vekilince ibraz olunan tenfiz konusu  Bulgaristan Cumhuriyeti - ... Heyeti tarafından verilen 28/06/2022 tarihli .... nolu ve .... sayılı kararının  MÖHUK’un 50. maddesinde yer alan şartlar açısından tetkikinde :<br>Plovdiv İl Mahkemesi'nin Bulgaristan Hukuku gereğince bir yargı makamı (mahkeme) olduğu konusunda herhangi bir tereddüt ve itiraz bulunmamaktadır.<br>Söz konusu mahkemece yapılan yargılama sonunda \"Adresi ... \"Bulgariya\" No:.... olan .... Bireysel Vatandaşlık Numaralı ...'nu 24/04/2019 tarihli ürün imalat sözleşmesi ile imzaları noterce tasdik edilmiş olan 29/08/2019 tarihli mutabakatı imzalamakla .... şirketini üçüncü kiye karşı borçlandırmak , akabinde bu borcun temlimk suretiye ...'nun şahsen ve yine kendisi tarafından temsil ve ilzam edilen .... şirketi tarafından satın alınması suretiyle verdiği maddi zararlardan ibaret olan ...şirketinin müdürü sıfatıyla ifa ettiği fiilleri neticesinde verilen maddi zararların tazminatı olan 769.677,96 Leva tutarındaki meblağı, dava dilekçesinin verildiği 22/01/2020 tarihinden itibaren borcun tamamen ödendiği tarhe kadar yasal faiziyle ve 47.920,43 Leva tutarındaki dava giderleriyle birlikte, merkezi ve idare adresi ...., .... \"....\" No: 125, blok 2, sektsiya 14 olan, müdürü .... tarafından temsil ve ilzam edilen .... Ticaret Sicil Numaralı ...şirketine ödemeye mahkum etmektedir.\" şeklinde karar verildiği, söz konusu mahkeme kararının hukuk mahkemesi kararı olduğu ve kararın 08/05/2024 tarihinde üst kanun yollarından geçerek kesinleştiği, bu itibarla Plovdiv İl Mahkemesi kararının Bulgarisan Hukukuna güre kesin ve nihai olduğu tespit edilmiştir.<br> MÖHUK'nun 54 maddesinde yer alan şartlar açısından  yapılan incelemede ise;<br>- Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile Bulgaristan Devleti arasında, 24 Ekim 1978 yürürlük tarihli Hukukî ve Ticarî Konularda Adlî Yardım Sözleşmesi mevcuttur. Bu sözleşmenin 1. maddesinde \".... Taraflardan birinin uyrukları (gerçek ve tüzel kişiler), diğer .... Taraf ülkesinde, şahıslarının, mallarının ve haklarının hukukî ve adlî koruması bakımından, mahalli uyruklara uygulanan aynı muameleyi göreceklerdir. Diğer ...Taraf uyruklarının tabî oldukları aynı şartlar ve usuller dairesinde mahkemelere, savcılıklara, noterlere serbestçe başvurabilecek ve dava ikame edebileceklerdir. \" hükmüne yer verilmekle karşılıklılık ilkesinin benimsendiği anlaşılmıştır.<br>- MÖHUK’ta bir mahkemenin kendisini aşırı yetki teşkil edecek surette yetkili saymış olması bir tenfız engeli olarak öngörülmüştür. Tenfize konu yabacı mahkeme yargılamasında, davacının Bulgaristan kanunlarına uygun kurulan bir şirket ve davalının da ayrıca Bulgaristan vatandaşı olduğu görülmüştür. Bu haliyle somut uyuşmazlıkta, Bulgaristan mahkemelerinin aşırı yetkili bir durumunun olmadığı, tenfize engel bir durumun bulunmadığı görülmüştür.<br>- Türk mahkemelerinin münhasıran yetkili olmamasını öngören şart bağlamında ise Bulgaristan' da görülen davanın zararın tazmini talebine ilişkin olduğu ve bu nedenle de Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmediği anlaşılmıştır.<br>- Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına dair olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir. Kendisine karşı tenfız istenen tarafın savunma haklarının ihlali ise kamu düzenine aykırılıktan bağımsız bir tenfiz engeli olarak ç maddesi ile düzenlenmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 2010/1 esas, 2012/1 karar sayılı kararında da açıkça belirlendiği üzere; kamu düzeni, niteliği gereği zamana ve yere göre değişen, içeriğinin tespiti zor ve de her bir somut olaya göre değişiklik gösteren bir kavramdır. Bu nedenle de bu içtihatla, Türk hukukunun temel değerlerine, Türk genel ahlak ve adap anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı temel adalet anlayışına, Türk kanunlarının dayandığı genel siyasete, Anayasa'da yer alan temel hak ve özgürlüklere, milletlerarası alanda geçerli ortak prensip ve özel hukuka ait iyi niyet prensibine dayanan kurallara, medeni toplulukların müştereken benimsedikleri ahlak ilkeleri ve adalet anlayışının ifadesi olan hukuk prensiplerine, toplumun medeniyet seviyesine, siyasi ve ekonomik rejimine, insan hak ve özgürlüklerine aykırılık şeklinde bir çerçeve çizilmiştir. <br>Yukarıda belirtilen İçtihadı Birleştirme Kararı ile çizilen çerçeveye göre, yabancı mahkeme kararının verilmesinde uygulanan hukuk ve bunun hangi kriterlere göre uygulandığı değil, yabancı kararın Türkiye'de icra edilmesi halinde meydana gelecek sonuçların Türk kamu düzenini ihlal edip etmeyeceğinin belirlenmesi gerekir. Bu durumda yabancı mahkeme kararına uygulanan hukukun, Türk kamu düzenine aykırı olup olmadığı incelenmeyecek, sadece hükmün tenfizi neticesinde ortaya çıkan hukuki sonuçların kamu düzenine aykırı olması halinde tenfiz talebinin reddedilmesi gerektiği sonucuna varılacaktır.  <br>Kanunda kamu düzeni kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak kamu düzenine aykırılığın “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir. Bu düzenleme, Türk Tenfiz Hukukunda, kamu düzeni kavramının izin verdiği ölçüde, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi lehine bir eğilimin bulunduğunu göstermektedir. Doktrinde de bu konuda hakime yardımcı olması bakımından bazı kriterler verilmiştir. Buna göre örneğin Türk tenfiz hakimi “kural olarak” yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemez (revision au fond yasağı). Zira aksinin kabulü, aynı davanın Türk mahkemesinde tekrar görülmesi ve yeni bir Türk mahkemesi kararının ortaya çıkması sonucunu doğurur. Ancak örneğin Türk Hukukunun vazgeçilmez kabul ettiği temel prensiplerini ihlal eden veya milletlerarası alanda geçerli olan ortak ilkelere aykırı bulunan yabancı mahkeme kararları tenfiz edilemez. Tenfiz hakimi takdir hakkını kullanırken, her somut olayın kendine mahsus özelliklerini de dikkate almalıdır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.05.2012 Tarih ve 2011/2822 E. - 2012/9027 K. sayılı ilamı.) <br>Davalı taraf savunma hakkının ihlal edildiğini ve bu durumun kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini ileri sürmüş ise de; davalının yargılama sırasında cevap dilekçesi sunduğu, vekille temsil edildiği, delillere dayandığı, delillerin toplandığı, tanıkların dinlendiği ve yargılamanın üst kanun yollarına da taşındığı görülmekle davalının savunma hakkına riayet edildiği ve kamu düzenine aykırılığın söz konusu olmadığı tespit edilmiştir.<br>MÖHUK m. 55/2' de ; \"Karşı taraf ancak bu bölüm hükümlerine göre tenfiz şartlarının bulunmadığını veya yabancı mahkeme ilâmının kısmen veya tamamen yerine getirilmiş yahut yerine getirilmesine engel bir sebep ortaya çıkmış olduğunu öne sürerek itiraz edebilir. ’ şeklinde düzenlenen hüküm ile Türk hukukunda, tenfiz davalarında davanın esasına girme yasağı getirildiğinden, iş bu tenfiz davasında yabancı mahkemenin davanın esasına dair hukuki nitelendirmesi, vakıaları değerlendirme biçimi, hukuk kurallarını doğru tatbik edip etmediği ya da delilleri doğru değerlendirip değerlendirmediği dikkate alınamamış, değerlendirme konusu yapılmamıştır.<br> Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yabancı mahkeme kararlarının tenfizi davalarında harcın maktu olarak alınması yönündeki içtihatlarının istikrar kazanmış olduğu dikkate alınarak, mahkememizce maktu harç alınmış ve maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 11/07/2023 tarih 2022/1024 E. 2023/4355 K.; 11/07/2023 tarih 2022/2244 E. 2023/4370 K.; 16/10/2023 tarih 2022/6371 E. 2023/5889 K.; 31/05/2023 tarih 2022/6677 E. 2023/3391 K. Sayılı içtihatları).<br>Dosyada mevcut delil durumu ve söz konusu karar dikkate alındığında, yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı, İİK'nın 257/1. maddesindeki yasal şartların oluştuğu ve halen mahkememizin 14.10.2024 tarihli ihtiyati haciz kararının şartlarının mevcut olduğu anlaşıldığından, ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenlerle Bulgaristan Cumhuriyeti - ... Heyeti tarafından verilen 28/06/2022 tarihli .... nolu ve... sayılı kararının, tenfiz şartlarını taşıdığı tespit edilmekle sübut bulan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. <br>HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-Davacının davasının KABÜLÜ İLE,<br>Bulgaristan Cumhuriyeti - ... Heyeti tarafından verilen 28/06/2022 tarihli ... nolu ve....sayılı kararı ile verilen; maddi zarar 769.677,96 Leva, bu miktara 22.01.2020 tarihinden itibaren borcun tamamen ödendiği tarihe kadarki yasal faizi ve 47.920,43 Leva dava giderini ödemeye hükmedilen davalı hakkındaki icrai kararın TANINMASINA VE TENFİZİNE, <br>2-İhtiyati haciz kararına yapılan itirazın REDDİNE,<br>3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, 704,50 TL olarak nispi alındığından, bakiye 276,90 TL harcın karar kesinleştiğine ve istem halinde davacıya İADESİNE,<br>-Davacı tarafça sarf edilen toplam 916,00.‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>4-Davacı tarafından sarf edilen tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 400,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)<br>5-Davalı tarafça yatırılan gider avansından kullanılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına,<br>-Davalı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın talep halinde davalı tarafa İADESİNE, <br>6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,<br>Dair;  6100 sayılı HMK.'nun  341. ve   devamı maddeleri gereğince  gerekçeli kararın tebliğinden itibaren  2 haftalık  süre içerisinde İstanbul Bölge  Adliye  Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen  anlatıldı. 23/10/2024<br><br>Başkan ...<br>¸e-imzalı <br>Üye ...<br>¸e-imzalı <br>Üye ...<br>¸e-imzalı <br>Katip ...<br>¸e-imzalı <br><br><br><br></font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"246fdcdc91478f0c","SID":"f57b25434aa37d52"}}