{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\"> T.C.<br>ANTALYA<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ<br>11. HUKUK DAİRESİ<br>KARAR TARİHİ  : 18/10/2024<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>B Ö L G E  A D L İ Y E  M A H K E M E S İ   K A R A R I<br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ\t: ANTALYA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>KARAR TARİHİ: 27/05/2021<br>DAVANIN KONUSU: Tazminat (Rücuen Tazminat)<br>GEREKÇELİ KARAR <br>YAZIM TARİHİ: 18/10/2024<br><br>İlk Derece Mahkemesinin kararı süresi içerisinde  istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi.<br>Üye hakimin görüşü değerlendirildi.<br>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: <br>DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: <br>Davacı vekili, Müvekkili kurumun ulaşım hizmetlerinde kullanılmak üzere panelvan araç kiralanması işi ve ulaşım hizmetlerinde çalıştırılmak üzere şoför temini hizmet alım işinin ihale edilmesi neticesinde ihaleyi alan davalı şirketler, ihale dokümanı gereğince müvekkili kuruma hizmet verdiğini, davalı şirketler, ihale konusu işi ihale dokümanı gereğince dava dışı işçi gibi işe aldığı işçiler eliyle tamamlamış olduğunu, Antalya 7. İş Mahkemesi'nin 28.06.2018 tarih ve ... Esas ve .,.. Karar sayılı ilamı ile dava dışı işçi olan ,... ödenen işçilik alacaklarının alt işveren konumunda bulunan davalı şirketlerden rücuen tazmini istemi ile 13.057,02-TL’nin ödeme tarihi olan 02.08.2018 tarihinden itibaren; 336,25-TL’nin ödeme tarihi olan 11.01.2019 tarihinden itibaren, 558,45-TL’nin ödeme tarihi olan 02.08.2018 tarihinden itibaren toplamda 13.951,72-TL'nin ödeneceği tarihe kadar işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketlerden rücuen tazminini talep ve dava etmiştir. <br>DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: <br>Davalı ... Şti vekili, davacı kurum  ile vekil edeni arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olmayıp ihale eden ve ihale alan ilişkisi olduğunu, davacının eldeki davayı asliye hukuk mahkemelerinde ikame edemeyeceğini, rücuen alacak konusunu oluşturan husus işçilik alacağından kaynaklanmakta olduğunu, bu nedenle eldeki davanın iş mahkemelerinde ikame edilmesi gerektiğini, davalı kurum müdürlüğü ile vekil edenleri arasında asıl işveren - alt işveren ilişkisi olmayıp ihale eden ve ihale alan ilişkisi olmakla beraber ihale süresince işçilerin denetim yetkisi ihale eden kurum üzerinde olduğunu, kadroya almamak için muvazalı işlem yapmakta olduğunu, hukuken hiç kimse kendi muvazasına dayanarak hak iddia edemeyeceğini, işçinin çalışma süresince münhasıran aynı ihale edene ait işyerlerinde, aynı veya değişen alt işverenler tarafından, değişen hizmet alım sözleşmeleri kapsamında çalıştırılmış olması, ihale edenin talimat verme, kontrol gibi işveren yetkilerini fiilen kullanmaya devam etmesi durumunda alt işverenin sorumluluğundan bahsedilemeyeceğinin yasa ve hakkaniyet gereği olduğunu, davacının haksız ve mesnetsiz olarak açılan davasının önce usulden sonra da esastan reddini talep etmiştir. <br>Davalı ... . vekili, davacı tarafın tacir sıfatına haiz olmaması sebebiyle davanın görevsiz mahkemede açıldığını, davacı idarenin iddiasında hukuki dayanak olarak önesürdüğü ihale sözleşmesi ve teknik şartnamede muvazaalı bir durum söz konusu olduğunu, idarenin bu sözleşmelere dayanarak taraflarına rücu etmesinin kabul edilebilir olmadığını, 10/09/2014 tarihinden itibaren yürürlüğe giren 6552 sayılı yasanın 8.maddesinde açık şekilde asıl işveren - alt işveren ilişkisinde kıdem tazminatlarından ihaleyi yapan kamu kurum ve kuruluşunun sorumlu olduğunun belirtildiğini, olaya bire bir uyan yasanın amir hükmü karşısında davacının vekil eden şirketten bu şekilde alacağını talep etme hakkı bulunmadığını, görev yönünden davanın reddi ile dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesini, davacının yasal dayanaktan yoksun olan tedbir talebinin reddine karar verilmesini, davanın haksız ve dayanaksız açılmış olması sebebiyle reddini talep etmiştir.<br>İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: <br>Mahkemece, \"Dönemsel sorumluluk ilkesi nazara alınarak ve  rücu alacağı olduğu davacının halefiyet gereği davacı yerine talepte bulunduğu dikkate alınarak alacağa ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilerek her bir davalı yönünden davanın KABULÜ İLE; <br>-9.030,06 TL rücu alacağı; 230,79 TL bakiye karar ilam harcı için 02/08/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile 383,30 TL istinaf harcı alacağı yönünden 11/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile toplamda 9.644,15 TL alacağın davalılardan .... Den alınarak davacıya verilmesine,<br>-4.026,96 TL rücu alacağı; 105,46 TL bakiye karar ilam harcı için 02/08/2018 tarihinden işleyecek yasal faizi ile 175,15  TL istinaf harcı alacağı yönünden 11/01/2019 tarihinden işleyecek yasal faiz ile toplamda 4.307,57 TL alacağın davalılardan ... den alınarak davacıya verilmesine,\" karar verilmiştir.<br>İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: <br>Karara karşı, davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. <br>Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporlarının usul ve yasaya, Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazların hiçbir aşamada dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin sorumlu tutulması halinde işçilik alacaklarının 1/2'sinden sorumlu tutulabileceğini, davacı idarenin iddiasında hukuki dayanak olarak öne sürdüğü ihale sözleşmesi ve teknik şartnamede muvazaalı bir durumun söz konusu olduğunu, idarenin bu sözleşmelere dayanarak kendilerine rücu etmesinin kabul edilemeyeceğini, devreden işverenin sorumluluğu, devir tarihinden itibaren iki yıl ile sınırlı tutulduğundan somut olayda bu iki yıllık sorumluluk süresine göre müvekkilinin işçinin alacaklarından sorumlu tutulmaması gerektiğini, ilk derece mahkemesi hükmünde bilirkişi raporu esas alınarak; vekalet ücreti ve harçlarla ilgili de müvekkilinin müteselsil sorumlu olması dolayısıyla asıl işverenin rücu talebinin kabulüne karar verilmiş, müvekkilinin bu alacak kalemlerinden de sorumlu tutulduğunu; ancak kendisine kanunla açık bir şekilde asıl işverene başvurma imkanı tanınan dava dışı işçinin bu hakkını kullanmış olmasından doğan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin sorumluluğun, alt işverenlere yükletilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, aynı şekilde müvekkilinin alt işveren; istinaf başvuru ve karar harçlarından da sorumlu tutulması yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.<br>DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: <br>Dava, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesinden kaynaklı rücuen tazminat istemine ilişkindir.<br>Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kabulüne  karar verilmiştir.<br>Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.<br>Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. SGK kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur. İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması  sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.<br>İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği  bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.<br>Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye  devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır. <br>İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. <br>HMK m. 359/3 uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davacı ile davalı şirket arasında imzalanmış olan hizmet alım sözleşmelerinde, davacı kurumun işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması, davacı kurumun ödediği  bedeli ve ferilerinin tamamını, davalı alt işverenden dava dışı işçileri çalıştırdığı dönem ve işçilerin son aldığı ücretle sınırlı olarak talep etme hakkı olmasına, HMK m. 355/1. gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1-b-1. gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerektiği anlaşıldığından aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; <br>1-Davalı ... . vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,<br>2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 953,04-TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 229,30-TL harcın mahsubu ile bakiye 723,74-TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye GELİR KAYDINA, harç tahsil müzekkeresinin ilk derece mahkemesince YAZILMASINA,<br>3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, <br>4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, <br>5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,<br>6-Kararın İlk Derece Mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,  <br>Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince dava değerinin karar tarihi itibariyle temyiz kesinlik sınırı olan 378.290,00-TL'nin altında kalması nedeniyle kesin olarak karar verildi.<br>18/10/2024<br>... </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"6362cd69a6388b4f","SID":"1604eda783d6ab31"}}