{"data":"<html><head><meta http-equiv=\"Content-Type\" content=\"text/html; charset=UTF-8\"></head> <body leftmargin=\"25\" topmargin=\"20\" font face=\"Verdana\" size=\"2\"><p align=\"justify\"><font face=\"Verdana\" size=\"2\">T.C.<br>İZMİR<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ  <br>14. HUKUK DAİRESİ <br>\t\t\t\t              \t            \t \t\t\t\t\t\t\t\t\t<br>ESAS NO\t   \t: 2022/326<br>KARAR NO\t\t: 2024/1369<br><br>T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A<br>BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI<br>                   <br><br>İNCELENEN KARARIN<br>MAHKEMESİ \t: İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ<br>ESAS NO\t\t: 2018/606 <br>KARAR NO\t\t: 2021/1004<br>DAVA TARİHİ\t: 18.05.2018<br>KARAR TARİHİ\t: 21.12.2021<br>DAVA\t\t: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)<br>KARAR TARİHİ\t: 03.10.2024<br>KARARIN YAZ. TARİH\t: 03.10.2024<br><br>İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.12.2021 tarih ve 2018/606 Esas, 2021/1004 Karar sayılı kararının, istinaf başvurusu yoluyla incelenmesinin davacı vekili tarafından istenilmesi üzerine, dairemize gönderilen dosya incelendi, dosya içeriğine göre incelemenin duruşmasız olarak yapılması uygun görülmekle, gereği konuşulup düşünüldü.<br>İSTEM:<br>Davacı vekili tarafından verilen 18.05.2018 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında müvekkil şirkete ait ... markası altında ... İli, ... İlçesi, ... Mahallesi, ... Bulvarı adresinde bulunan ...'da franchise olarak açılacak şubesinin sabit ve hareketli mobilya işlerinin imal ve montajının davalı şirket tarafından yapılması için anlaştıklarını, bu kapsamda sözleşme davalı ... Ltd. Şti. adına dava dışı ... tarafından imzalandığını, müvekkil şirket tarafından ödemeler davalı ... Ltd. Şti.ne yapılmış ve çekler de ... Ltd. Şti. lehine keşide edildiği, tarafların ... ... ...'da bulunan ...'ın sözleşme ekinde yer alan ve 22 kalemde sayılan mobilya imal ve montaj işlerinin 03.10.2017 tarihinde ... Ltd. Şti. tarafından tam, eksiksiz ve hatasız olarak ifa edilmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin ise yapılacak işler karşılığı davalı tarafa sözleşme bedeli olarak KDV dahil toplam 108.000,00 TL ödemeyi, ödemenin toplam tutarının 425'i peşin, bakiye tutarının ise 30, 60, 90, 120, 150, 180, 210 günlük vadelerle olmak üzere 7 adet çek ile yapılmasını kabul ettiğini, müvekkili şirket taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafa ait ... IBAN nolu hesabına EFT 27.000,00 TL ödediğini, davalı şirket namına 11.571,43TL'şer tutarlı 31.10.2017, 31.11.2017, 31.12.2017 ve 31.04.2017 vade tarihli olmak üzere 4 adet çek keşide ettiğini, davalı şirkete teslim ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye ve davalı tarafa yapılan ödemelere rağmen, davalı tarafça yapılması gereken işlerin bir kısmı hiç yapılmadığı, bir kısmı eksik ve kusurlu yapıldığını, davalı tarafın özetle, işlerin sözleşme çerçevesinde süresi içerisinde 03.10.2017 tarihinde eksiksiz ve hatasız olarak teslim edilmesi ediminin yerine getirmediğini, yapılması gereken işlerin müvekkili şirket tarafından üçüncü bir kişiye yaptırıldığını, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete İzmir 15.Noterliği'nin 20.11.2017 tarihli ve 18262 yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderilerek haksız talep edilen tutarların ve ihtarnama tarihi itibariyle henüz vadesi gelmemiş çeklerin iadesi talep edilmişse de davalı şirketin ihtarnameyi yanıtsız bıraktığı, davalı şirket aleyhine İzmir 11. İcra Müdürlüğü'nün 2017/16712 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, icra takibi kapsamında borçluya gönderilen ödeme emrinin 20.12.2017 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlu davalı tarafından icra takibine 26.12.2017 tarihinde itiraz edilerek takibin durduğu, davalının yapmadığı işleri ...-... isimli üçüncü kişiye yaptırılarak bu kişiye toplamda ...'e ödenmeyen tutarlar ve eksik kalan işlerin tamamlanması bedeli olarak 54.965,00 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, müvekkilinin aynı iş için iki kez bedel öderken davalı taraf ise yapmadığı bir işin parasını tahsil ederek sebepsiz zenginleştiğini, taraflar arasında yapılan ve dosyada sunulan sözleşmede belirtilen işlerin yapılması karşılığı kapsamında müvekkil şirketin ödeme konusunda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiğini,ancak davalı tarafın söz konusu işlerin bir kısmını hiç yapmadığını bir kısmını ise kusurlu yaptığını ve sözleşmede belirtilen işin teslim süresi olan 03.10.2017 tarihine kadar eksik ve kusurlu işleri tamamlamamasından dolayı bu işlerin müvekkil şirket tarafından ... - ... isimli üçüncü kişiye yaptırıldığını ve bunun karşılığında 54.965.00 TL ödeme yaptığını, davalı borçluya gönderilen İzmir 15. Noterliği'nin 20.11.2017 tarihli ve 18262 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile icra takibine konu tutarın davalıdan talep edildiği, ihtarnamenin tebliği ve verilen süresinin dolmasını takiben davalının temerrüde düştüğünü, bu kapsamda ihtarnamenin davalı şirkete tebliğ tarihi olan 24.11.2017 tarihi takiben davalıya verilen 3 günlük sürenin dolduğu 27.11.2017 tarihi itibariyle faiz talebi mevcut olduğunu, toplam 54.965,00 TL'nin haksız ve kötü niyetli davalıdan avans faizi ile birlikte alınarak müvekkili şirkete ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.<br>CEVAP:<br>Davalı vekili tarafından verilen 22.06.2018 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davalı müvekkili şirket ile arasında yapılmış bir sözleşmeden bahsettiğini, ancak taraflar arasında yapılmış bir sözleşme bulunmadığını, dosyada iş sözleşmesi olarak belirtilen belgenin müvekkil şirket ile hukuki bağlantısı bulunmayan ... tarafından davacıya yönelik yapılmış tek taraflı bir taahhüt olduğunu, ...'in genç bir müteşebbis olarak piyasada kendine iş açmak ve tanınmak gayesinde olduğunu, bu bağlamda ... ... bünyesinde açılacak ... restoranın dizaynı ve dekorasyonu için gereki olan bir kısım üretim ve montaj işlerini diğer teklif veren firmalardan dah az ve piyasa fiyatlarının çok çok altında bir bedeli olan 100.000,00 TL + KDV'ye yapmayı taahhüt ettiğini, yapıalacak işlerin neler olduğunu gösteren belge henüz dava dosyasına ibraz edilmediği için bu işlerin neler olduğunu bilmediklerini, ancak varlığı iddia edilen bu listenin altında da şirketlerinin herhangi bir manada imzasının bulunmadığını, ...'in davalı şirket ortaklarından birisi ile akrabalık ilişkisi bulunduğu, mobilyacılık piyasasında davalı şirketin sahip olduğu ünden yararlanmak isteyen ... bu bağlamda davacıya verdiği taahhüde karşılık yapılması gerekli  25'lik peşin ödeme olan 27.000.00 TL nin davalı şirkete havale edilmesini istediği, davacı tarafın dava dilekçesinin 3. maddesinde zikrettiği sözleşme kapsamında \"nakit ödeme yapılmış ve çekler teslim edilmiştir.\" iddiası varit olmayıp, taahhüdün verildiği sırada ...'e söz verilen beheri 11.571,43 TL bedelli ileri vadeli 7 çek verilmediğini, davacının daha işin başında kendi edimini yerine getirmediğini, Eylül 2017 itibariyle kendisine 27.000.00 TL havale gelen şirketleri kendi iradesi dışında gelen bu bedeli sorguladığını ve aynı gün ...'e teslim edildiğini,...'in de dava dışı ... - ... ile 85.000.00 TL karşılığında anlaşarak işleri başlattığı ve ...'ya ilk ödemelerini yaptığını, ...'nın ise yapılan ödemeleri az bulduğundan ürettiği yaklaşık 35.000.00 TL tutarında bir kısım malı davacının gösterdiği adrese teslim ettiğini ve kalan işin üretimini durdurduğunu, taahhüdünü yerine getirmek isteyen ... kendisine verilmeyen çekleri alabilmek için davacıya başvurduğunda, davacı bu çekleri ancak ...  San. Tic. Ltd. Şti. lehine düzenleyerek verebileceklerini bildirdiğini, bu arada çeklerin sadece ikisi için dosyada teslim belgesi olduğunu gördüğünü, davacı yanca dosyaaydelil olarak sunulan çek teslim belgesindeki 06.10.2017 tarihi itibariyle bakıldığında davacının burada kendi iddiaları ile çeliştiğini gördüklerini, davacının dava dilekçesinde davalı tarafa yapılmış ödemelere rağmen 03.10.2017 tarihinde işin eksik ifaya konu olduğundan hareketle bu noktadan sonra işlerin artık zarureten ikinci kez üçüncü şahıs ...'ya yaptırıldığı, ...'ya ikinci kez 54.965,00 TL ödeme yaptığını iddia ettiğini,  haksız ve yersiz davanın reddine ve yargı giderleri, vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. <br>İLK DERECE MAHKEMESİ  KARARININ ÖZETİ:<br>İlk derece mahkemesi 21.12.2021 tarih ve 2018/606 Esas, 2021/1004 Karar sayılı kararında özetle; her ne kadar aksi belirtilmiş ise de davacı tarafça davalı tarafa çek ve havale olmak üzere ödeme yapıldığı göz önüne alındığında dosya tarafları arasında belirtildiği üzere ticari bir ilişkinin bulunduğuna kanaat getirildiği, davacı ve dava dışı firma kayıtlarının tetkikine göre dava dışı ... - ... tarafından davacı tarafa toplam 3 adet olmak üzere aleyhine keşide edilen 54.965,00 TL tutarındaki faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı, davacı tarafça adı geçen dava dışı tarafa havale ve çek karşılığı ödeme olmak üzere toplam 61.965,00 TL'lik ödemede bulunulduğu, davacı tarafça istem konusu edilen hususun dava dışı ... - ...'e yaptırılan imal ve imalat karşısında ödenen 54.965,00 TL'nin davalıdan tahsiline yönelik olduğu göz önüne alındığında davacının esasen isteminin dava dışı üçüncü kişiye yaptırılmak zorunda kalan işten kaynaklı uğranıldığı belirtilen zarardan kaynaklı olduğu ileri sürüldüğünden zararın varlığının kanıtlanmasının ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu, her ne kadar mahallinde keşif yapılmış ise de yapılan keşif ve bu  keşif sonucunda hazırlanan raporda davacının üçüncü kişiye ödediği ve davaya konu ettiği bedelin davalıdan tahsili yönünden uğradığı herhangi bir zararın varlığının kanıtlanamadığı bu kapsamda her ne kadar davalı yanca ticari defter ve kayıtlar dosyaya sunulmamış ise de az yukarıda belirtildiği üzere zararın ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, bu hususta davacı yana mahkemece yemin delili hatırlatıldığı ve ancak davacı yanca verilen kesin süre içerisinde yemine yönelik ihtarat gereğinin yerine getirilmediği ayrıca yemin deliline de dayanılmadığı göz önüne alındığında her ne kadar iddialar doğrultusunda davacı tarafça davalıdan 54.965,00 TL'nin avans faizi ile tahsiline yönelik dava açılmış ise de yukarıda açıklanan gerekçeler ile bu tutarın davalıdan tahsili yönündeki talep dayanağı zararın varlığı davacı yanca ispat edilemediğinden açılı davanın reddine dair karar verilmiştir. <br>İSTİNAF NEDENLERİ:<br>Davacı vekili tarafından verilen 01.02.2022 tarihli istinaf kanun yoluna başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalının, müvekkil şirkete ait bir marka olan \"...\" markası altında ..., ..., ... Mahallesi, ... Bulvarı adresindeki ...'da franchise olarak açılacak şubesinin sabit ve hareketli mobilya işlerinin imal ve montajının davalı Şirket tarafından gerçekleştirilmesi için anlaştıklarını, bu kapsamda, sözleşmenin davalı ... Ltd. Şti. adına dava dışı (... Ltd. Şti. ortaklarının yeğeni olan) ... tarafından imzalandığını, müvekkili şirket tarafından ödemelerin davalı ... Ltd. Şti'ne yapıldığını ve çeklerin de ... Ltd. Şti. lehine keşide edildiğini, tarafların, İzmir ... ...'da bulunan ... 'ın sözleşme ekinde yer alan ve 22 kalemde sayılan mobilya imal ve montaj işlerinin 03.10.2017 tarihinde ... Ltd. Şti. tarafından tam, eksiksiz ve hatasız olarak ifa edilmesi konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin ise yapılacak işler karşılığı davalı tarafa sözleşme bedeli olarak KDV dahil toplam 108.000,00 TL ödemeyi; ödemenin toplam tutarın %25'i peşin, bakiye tutarın ise 30, 60, 90, 120, 150, 180, 210 günlük vadelerle olmak üzere toplam 7 adet çek ile yapılmasını kabul ettiğini, müvekkili şirketin, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalı tarafa ait ... IBAN nolu hesabına EFT yoluyla 27.000 TL (yirmiyedibin Türk Lirası) ödediğini; ayrıca davalı Şirket namına 11.571,43 TL'şer tutarlı 31.10.2017, 31.11.2017, 31.12.2017 ve 31.04.2017 vade tarihli olmak üzere 4 adet çek keşide ettiğini ve davalı şirkete teslim ettiğini, taraflar arasındaki sözleşmeye ve davalı tarafa yapılan ödemelere rağmen, davalı tarafça yapılması gereken işlerin bir kısmının hiç yapılmadığını, bir kısmı eksik ve kusurlu yapıldığını davalı tarafın özetle, işlerin sözleşme çerçevesinde süresi içinde 03.10.2017 tarihinde eksiksiz ve hatasız olarak teslim edilmesi ediminin yerine getirmediğini, yapılması gereken işleri müvekkili şirket tarafından üçüncü bir kişiye yaptırıldığını, davalı/borçlunun yapmadığı işlerin, ... – ... isimli üçüncü kişiye yaptırılmak, bu kişiye de ayrıca toplamda davalı tarafça ...’e ödenmeyen tutarlar ve eksik kalan işlerin tamamlanması bedeli olarak 54.965,00 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, müvekkil şirketin aynı iş için iki kez bedel öderken, davalı tarafın ise yapmadığı bir işin parasını tahsil ederek sebepsiz zenginleştiğini, edimini ifa etmeyen borçlunun, sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında aldığını faizi ile birlikte iade etmesi gerekeceğinin açık olduğunu, ... – ...'ün, davalı tarafın sözleşme gereği yapması gereken işleri ihale ettiği üçüncü kişi olup, davalı taraf ödemeleri zamanında ve gereği gibi yapmadığını, işlerin sekteye uğramasına neden olduğunu, davalı tarafın işleri gereği gibi ve zamanında gerçekleştirmemesi nedeniyle bu defa müvekkil şirketin dava konusu işin niteliğini bilen üçüncü kişi ... ile anlaşmak ve davalının yapması gereken ödemeleri üçüncü kişi ...e'e yapmak suretiyle işi tamamlatmak zorunda kaldığını, bu kapsamda geç de olsa işi üçüncü bir kişiye tamamlattığını, taraflar arasındaki sözleşme gereğince gecikme nedeniyle ödenmesi gereken ve gecikilen her gün için 5.000,00 TL olmak üzere, cezai şarta dair her türlü yasal hak ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkili franchise alan Şirket ... Limited Şirketi'ne mobilya işlerindeki gecikme nedeniyle açılışın gecikmesi gerekçesiyle bedel ödemek zorunda kaldığını, söz konusu cezai şart tutarının, müvekkili şirketin franchise alandan olan alacağından düşüldüğünü, dolayısıyla müvekkili şirketin bu yönüyle de çok ciddi zarara uğradığını, ancak Mahkeme tarafından gerekçeli kararda \"...zararın varlığının kanıtlanmasının ispat külfetinin davacı tarafa ait olduğu, her ne kadar mahallinde keşif yapılmış ise de yapılan keşif ve bu  keşif sonucunda hazırlanan raporda davacının üçüncü kişiye ödediği ve davaya konu ettiği bedelin davalıdan tahsili yönünden uğradığı herhangi bir zararın varlığının kanıtlanamadığı, ... açıklanan gerekçeler ile bu tutarın davalıdan tahsili yönündeki talep dayanağı zararın varlığı davacı yanca ispat edilemediğinden açılı davanın reddine karar vermek gerekmiş...\" şeklinde hukuka aykırı hüküm kurulduğunu, mahkemenin iş bu karara hükmederken hatalı hesaplanan bilirkişi raporunu esas aldığını, dosyada mevcut gerek 18.03.2019 tarihli rapora gerekse de 12.02.2020 tarihli rapora karşı taraflarınca itirazlarının sunulduğunu ancak mahkemece itirazlarının göz ardı edildiğini, müvekkil şirket tarafından dava dışı ...'e toplamda 54.965,00 TL ödeme yapılmak zorunda kalındğını, davalı tarafa ise, toplamda 73.285,72 TL ödeme yapıldığını, buna göre müvekkili şirket tarafından toplamda 128.250,72 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, dava konusu anlaşmada iş bedelinin ise 105.000,00 TL olduğunu, davalının bu iş tutarının yalnızca bir kısımı karşılığı işi yaptığını, büyük kısımını ise yapmadığını, zira, davalı tarafça ...'e ödeme yapılmadığı için ...'ün davalıdan aldığı işi tamamlamayıp, yarım bıraktığını, kalan işlerin müvekkili tarafından ödeme yapılmak suretiyle ...'e yaptırıldığını, bu ödeme tutarının da 54.965,00 TL olup, müvekkilinin kendisi için yaptırdığı diğer işler için ...'e ayrıca ödeme yaptığını, bilirkişi tarafından yapılan karmaşık hesaplamaların taraflarınca kabulünün mümkün olmayıp, müvekkili şirketin işlerin bitirtilebilmesi için dava dışı ...'e yaptığı 54.965,00 TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğunu, diğer taraftan, bilirkişi tarafından raporda belirtilen 31.10.2017 ve 30.04.208 tarihli çeklerin ödendiğine dair makbuzların da dosyada mübrez olduğunu, bu makbuzlarla birlikte bilirkişi raporunda belirtilen en az 22.550,72 TL tutarında alacaklı olduklarını ortaya koyduğunu, ancak önemle ve terkarla belirtilmesi gerekir ki, müvekkilinin davalıdan olan alacağının 22.550,72 TL değil; 54.965,00 TL olduğunu, itirazları doğrultusunda 12.02.2020 tarihli bilirkişi raporu aldırılmış olmasına rağmen iş bu raporun da ilk bilirkişi raporunda yapılan hatalı hesaplamaları baz aldığını, dava konusu imalatların çok önemli kısmının, tanık ... tarafından imal edildiğini, ancak imalatların çoğunun, davalı tarafından verilen iş kapsamında davalıya tanınan süre içerisinde değil, müvekkil şirket ile dava dışı ... (eşi ...) ile yapılan anlaşma çerçevesinde ...'e müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile tamamlattırıldığını, bu hususun tanık beyanları ile sabit olduğunu, bir diğer ifade ile önceki raporların alınması öncesinde yapılan keşif sırasında mahalde davalı tarafından yapılan işler olarak tespit edilen ve bilirkişi raporunda belirtilen işlerin tamamının davalı tarafından yaptırılmadığının tanık beyanı ile ortaya çıktığını, ayrıca keşif mahallinde yapılan tespitte yapılan ürünlerin bedelinin fahiş şekilde 105.700,00 TL olarak belirlendiğini, raporlar dikkate alınarak yapılan hesaplamanın tamamen hatalı olduğunu, davalı tarafın işi 105.000,00 TL'ye yapacağını belirttiğini ancak yapmadığını, davalının işi kar etmeden yapmış olacağının değerlendirilmesi fahiş bir hata olduğunu, kaldı ki, bu imalatların hepsi yukarıda belirtildiği üzere davalı tarafça yaptırılmadığını, müvekkili şirket tarafından toplamda 128.250,72 TL ödeme yapılmak zorunda kalındığını, dava konusu anlaşmada iş bedelinin ise 105.000,00 TL olduğunu, davalının bu iş tutarının yalnızca bir kısımı karşılığı işi yaptığını, büyük kısımını ise yapmadığını, zira, davalı tarafça ...'e ödeme yapılmadığı için ...'ün davalıdan aldığı işi tamamlamayıp, yarım bıraktığını, kalan işlerin müvekkili tarafından ödeme yapılmak suretiyle ...'e yaptırıldığını, bu ödeme tutarının da 54.965,00 TL olup, müvekkilinin kendisi için yaptırdığı diğer işler için ...'e ayrıca ödeme yaptığını, dosyada mevcut  bilirkişi raporları tarafından yapılan hesaplamaların ve müvekkilinin karşı taraftan 9.785,72 TL alacaklı olduğuna dair tespitinin taraflarınca kabulünün mümkün olmayıp müvekkil şirketin, işlerin tamamlatılması için dava dışı ...'e yaptığı 54.965,00 TL tutarında davalıdan alacaklı olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle hatalı hesaplamalar sonucu tanzim edilen bilirkişi raporlarını hükme esas alan hukuka aykırı mahkeme kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve toplam 54.965,00 TL'nin haksız ve kötü niyetli olan davalıdan avans faizi ile birlikte alınarak müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesi amacıyla istinaf kanun yoluna başvurma zorunluluğu doğduğunu belirterek yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, gerekçelendirmiş oldukları itirazları doğrultusunda ve resen gözetilecek hususların da incelenmesi sonucunda ortaya çıkacak nedenler dikkate alınarak; istinaf incelemesinin duruşma açılarak değerlendirilmesine, mahkeme tarafından verilen kararın kaldırılarak davanın ve istinaf taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesi istemiyle istinaf kanun yoluna başvurmuştur. <br>DELİLLER, DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:<br>İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK.nın 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan inceleme sonucunda,<br>Dava eser sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olup, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.<br> 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen “Eser sözleşmesi” yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Hukukumuzda egemen ilke “şekil serbestisi” olup,  kural olarak eser sözleşmesi herhangi bir geçerlilik şartına tabi değildir. Yasada aksi öngörülmedikçe, sözlü veya yazılı yahut resmî biçimde yapılabilir. Bununla birlikte bazı sözleşmelerin geçerli olabilmesi için yasada belirlenen şekle uygun olarak yapılması zorunludur.<br> TMK'nın 6. ve HMK'nın 190. maddelerine göre kural olarak yapılan işlerin miktarını ve bedelini ispatlamak  yükleniciye, yapılan ödemeleri ispat etmek ise iş sahibine aittir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 6. maddesi: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.<br> ”6100 sayılı HMK’nın “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesi: “(1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” <br>Somut olayda; Davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşmedeki yükümlülüklerin, bedeli ödenmesine rağmen davalı tarafça yerine getirilmediğini belirterek, davalı tarafça yapılması gerektiği halde yapılmayan ve üçüncü kişiye yaptırılmak zorunda kalınan işlerin bedelinin davalıdan tahsilini istemekte, davalı ise akdi ilişkiyi inkar ederek davanın reddini savunmaktadır.<br>Davacı tarafça dosyaya sunulan \"İş Sözleşmesi\" başlıklı belge, dava dışı ... tarafından imzalanmıştır. ...'in adının yer aldığı kısmın üzerine ...  ibaresi yazılmıştır. Davacı sözleşmenin, davalı şirket adına ... tarafından imzalandığını beyan etmektedir. Dosyada mevcut Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre, ..., davalı şirketin hissedarı ya da temsilcisi değildir. Taraf vekillerince beyan edildiği üzere bu kişinin şirket ortaklarından birinin akrabası olduğu, davacı tarafça bir kısım ödemelerin davalı şirkete havale edildiği  anlaşılmaktadır. <br>İlk derece mahkemesince taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, refakate alınan muhasebeci ve mobilya teknikeri bilirkişiler ile birlikte mahallinde keşif yapılarak bilirkişi kurulu raporu alındığı, davacı yanın ticari defter ve belgelerinin incelendiği, bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine aynı heyetten ek rapor alındığı, ek rapora da itiraz edilmesi üzerine dosyanın nitelikli hesaplamalar konusunda uzman başka bir bilirkişiye tevdi edildiği ve rapor hazırlandığı, tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirket tarafından karşılanması gereken bir zararının bulunduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı sonucuna varılarak, davacı vekilinin istinaf itirazları isabetli görülmemiştir.<br>Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; ilk derece mahkemesince taraflarca gösterilen delillerin toplanmasında, değerlendirilmesinde esas ve usul bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı ve davacı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.<br>HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;<br>1-İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21.12.2021 tarih ve 2018/606 Esas, 2021/1004 Karar sayılı kararı, usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, davacı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf kanun yoluna başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,<br>2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olması nedeniyle, alınması gerekli 427,60 TL istinaf  karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile kalan 346,90 TL harç bedelinin davacıdan  alınarak, Hazine'ye gelir kaydına,<br>3-Davacı tarafından yatırılan 220,70 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,<br>4-Kararın, ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,<br>Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/(1)-a maddesi uyarınca dava değeri itibarıyla kesin olmak üzere 03.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.    </font></p></body></html>","metadata":{"FMTY":"SUCCESS","FMC":"ADALET_SUCCESS","FMTE":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","FMU":"İşlem başarıyla gerçekleştirildi!","PTID":null,"TID":"32f3f20fc3cef3f6","SID":"47eb2af6ecc0dda5"}}